BASINDAN YAZILAR
Güvenlik Görevlisinin İşyerinde Suç İşlemesi İle Tutuklanması / Vedat İlki - MuhasebeTR

Güvenlik Görevlisinin İşyerinde Suç İşlemesi İle Tutuklanması / Vedat İlki

 

Geçtiğimiz hafta sonu TV kanallarında yer alan haberler de bir bankanın güvenlik görevlisi yaşlı müşterilere yardım etmek adına ATM'den  işlem yaparak el çabukluğu ile banka kartını değiştirmek suretiyle müşteriye ait hesaplarını boşaltığı tespit edilmiştir.Yapılan yolsuzluk ile 10.000 TL’na kadar para müşterilerinin hesabından çekilmiştir.
Halk deyimi ile hırsızlık yapılarak hortumlanmıştır.

BANKA NASIL BİR İŞLEM YAPACAKTIR?
Şu anda soruşturma safhasında olan olaydan dolayı güvenlik görevlisinin emniyet birimlerince savcılığa sevki yapılacaktır.Savcılık tarafından tutukluluk kararı verildiğinde yargılama süreci başlayacaktır.
Yargılama süreçinde mağdurların şikayetleri dinlenecek,mahkeme heyeti yapılan suçun niteliğine göre karar verecektir.Kararlar temyize gönderilecektir.Yargıtay Kararından sonra verilen kesin karar doğrultusunda mahkumiyetle sonuçlanırsa çalıştığı banka tarafından gerekli işlem yapılacaktır.
Yargı hükmü doğrultusunda işyerinde işlenen bir suç olduğu için mahkumiyet kararı ortaya çıkarsa; 4857/25.Maddesinin II-(f) bendine göre işlem yapılacaktır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II fıkrasının (f) bendine göre, “işçinin işyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi” ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan bir hal olarak kabul edilmiştir.
Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, söz konusu madde de öngörülen hallerden biri ya da birkaçının vuku bulması halinde işçinin iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilecektir. 

SUÇ ÖNCELİKLE İŞYERİNDE İŞLENECEKTİR:
1.)Her şeyden önce, hüküm giymeyi gerektiren suç, işyerinde işlenmiş olmalıdır.
2.) İşin yapıldığı yer kadar nitelik ve yürütüm bakımından işyerine bağlı bulunan yerler, eklentiler ve araçlarda suç işlenmesi halinde de bu koşulu gerçekleşmiş saymak gerekir.
Bu durumda işlenen suçun işçinin işini yaptığı işyerinde işlenmiş olması gerekir.Burada güvenlik görevlisi çalıştığı bankanın sınırları içinde bulunan ATM’den yardım bahanesi ile kandırarak banka müşterilerinin hem kartlarını hemde şifrelerini ele geçirmiştir.

SUÇUN NİTELİĞİNDE MAĞDUR KAVRAMI:
1.)İşveren
2.)Çalışanlar
3.)Üçüncü kişiler(müşteriler)

Burada banka güvenlik görevlisi kasıtlı olarak dolandırmak yada hile yolu ile kandırmak suretiyle banka müşterilerini hedef seçmiştir.
Bu durumda mahkemece hüküm olunan cezanın niteliği de önemlidir.

CEZAYA BAKIŞ AÇISI NEDİR?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II-f fıkrası 
“İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.” hükmü uyarınca işçinin iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin işlemiş olduğu suç işyerinde olmalı, yedi günden fazla hapisle cezalandırılmalı ve cezası ertelenmemeli şartlarının bir arada olması gerekmektedir.
Bu şartların uygun olması halinde;
A) İşveren işçinin belirli süreli,
B) Belirsiz süreli iş sözleşmesine bakmaksızın,
sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilecektir.

BU KONUDA UYGULAMACILAR NE'YE DİKKAT ETMELİDİR?
Henüz kesinleşmeyen bir karara dayanılarak akdin feshi söz konusu olmaz. İşçinin aldığı ceza yedi günden fazla hapis cezası olsa bile mahkemece ertelenmişse, bu bende dayanılarak akdin fesih imkanı olmayacaktır. 
O halde;
1.)Bu konuda henüz kesin bir karar verilmemiş ise,
2.)Ceza yedi gün ile verilse de mahkemece ertelenmiş ise,
Akdin feshi söz konusu olmuyor.

Kovuşturma aşamasında veya hüküm kesinleşmeden yapılan fesih haklı sayılamaz.

CEZA 8 GÜN VE DAHA FAZLA SÜRELİ OLMALIDIR:
Hapis cezası yedi günden fazla olmalıdır, diğer bir ifade ile en az sekiz günlük hapis cezasının varlığı aranmalıdır. Kanun “hapis” cezasından bahsettiğine göre, ağır para cezası bile söz konusu olsa, para cezasına mahkumiyet, haklı neden oluşturmaz. Buna karşılık, hapis cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre para cezasına tahvil edilmiş olması, haklı nedenin oluşmasını etkilemez.

FESİH HAKKI KULLANIMINDA SÜRE:
Diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlaması halinde bir yıllık süre uygulanmaz.
A) Hakkın kullanımına ilişkin hak düşürücü süre altı işgünü; 
B) Doğumuna ilişkin hak düşürücü süre ise bir yıl olarak kabul edilmiştir.
Yasa hem altı iş gününü hem de bir yıllık süreyi hak düşürücü olarak belirtmiştir. Bu sürelerden hangisi önce biterse o süre dikkate alınacaktır. İş Kanunu’na göre cumartesi günleri de iş günüdür.
Altı iş gününden oluşan hak düşürücü süre, iş sözleşmesinin feshine neden olan en az 8 günlük hapis cezasının kesinleştiğinin öğrenildiği günün ertesi başlar. Bu altı günün belirlenmesinde aradaki iş gününden sayılmayan yılbaşı ve Pazar tatilleri gün sayısı hesabına dahil edilmez.
Fesih bildirimi posta veya noter aracılığıyla gönderilmişse muhatabın eline geçtiği tarihin değil, fesih iradesinin açıklandığı tarihin esas alınması gerekmektedir. Bu durumda da notere başvuru tarihi veya fesih bildiriminin postaya verildiği tarih önem kazanacaktır.

KIDEM TAZMİNATI ALAMAZ:
İşçinin gözaltına alınmasının veya tutuklanmasının işverenlikçe tespiti, işçinin 7 günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi ve kesinleşmiş mahkeme kararı söz konusuysa işçinin iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II-f fıkrası hükmü uyarınca feshedilebilecektir. Bu fesih nedeniyle işçi herhangi bir tazminata hak kazanamayacaktır. 

SUÇ İŞLEDİĞİ SÜREYE KADAR GEÇEN KIST MAAŞ VE SÖZLEŞME GEREĞİ KIST HAKLARI ALIR MI?
Suç işlediği süreye kadar geçen sürede çalışmasına ait kısmi maaş,sözleşme gereği ikramiye ,sosyal hakları hak ettiği fazla mesailerini alacaktır.
Henüz iş akdi feshi gerçekleşmediği için kullanmadığı yıllık izin süresine ait ücreti alamayacaktır.

SGK YÖNÜNDEN NASIL BİR YOL İZLEYECEKTİR:
Gözaltına alınma veya tutuklanma nedeniyle işçinin iş sözleşmesi işverence 25/IV fıkrası hükmü uyarınca feshedilmediği sürece, iş sözleşmesi askıda kalmış olacaktır. Askı döneminde işçinin sigortalılığı sona erdirilmeyecek, ücret bordrosundan, eksik gün bildiriminden ve aylık prim ve hizmet belgesinden çıkarılmayacak, sıfır primle bildirim ve tahakkuklara devam edilecektir. Ancak, tutukluluk nedeniyle işçi 8 günü aşan hapis cezasına mahkum edilmiş ise işverence haklı fesih işleminin tamamlandığı süreç sonunda sigortalının işten çıkışı yapılacak ve 10 gün içerisinde e-Sigorta yoluyla işten ayrılma bildirimi verilecektir.

DEĞERLENDİRME:
4857/ 25. maddesine göre, işçi işyerinde yada eklentilerinde en az sekiz günlük hapis cezasını gerektiren ve cezası ertelenmeyen bir suç işlerse işvereni iş sözleşmesini bildirimsiz ve tazminatsız feshedebilir.
İşlenen suçun öncelikle işyerinde işlenmesi gerekir. İşyeri kavramına geniş anlam da kısacana işçinin işini yaptığı yerde bu suçu işlemesi gerekir.
İşçi bu cezayı gerektiren eylemi herhangi birine veya müşteriye karşı yapabilir. Burada önemli olan suçun işyerinde işlenmesidir. Bu suçtan dolayı işçiye hapis ya da ağır hapis cezası verilmeli ve bunun süresi de en az 8 gün olmalıdır. Bu hapis yada ağır hapis cezası para cezasına çevrilmişse bile aslına bakılacağı için işveren haklı fesih yetkisini kullanabilir. Ancak, mahkemece verilen hapis cezası ertelenmişse düzenlemeye göre fesih yetkisi söz konusu olmayacaktır.
İşveren ihbar tazminatı ödemeksizin hapis cezası kararını öğrenme gününden başlayarak altı iş günü ve olayın gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde fesih yetkisini kullanmalıdır. Eğer işveren bu nedenlere dayalı olarak işçisini işten çıkarırsa kıdem tazminatı da ödemeyecek, işçi bu konuda maddi bir çıkar sağlamış ise bir yıllık hak düşürücü süre de uygulanmayacaktır.
SGK yönünden ise yargılama süresince iş akdi askıda kalınacağı için APHB ona göre düzenlenmesi gerekecektir.

 

(Alitezel.com | 13.03.2012)

GÜNDEM