BASINDAN YAZILAR
Gelir Vergisi Beyanları / Veysi Seviğ - MuhasebeTR

Gelir Vergisi Beyanları / Veysi Seviğ

  Gelir Vergisi Kanunu’nun 92’nci maddesi gereği olarak “Bir takvim yılına ait beyanname izleyen yılın Mart ayı başından 25’inci günü akşamına kadar, gelirin sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan ibaret olması halinde izleyen yılın Şubat ayı başından 25’inci günü akşamına kadar tam mükellefiyette vergiyi tarha yetkili vergi dairesine, dar mükellefiyette Türkiye’de vergi muhatabı mevcutsa onun Türkiye’de oturduğu yerin, Türkiye’de vergi muhatabı yoksa işyerinin, işyeri birden fazla ise bu işyerlerinden herhangi birisinin bulunduğu yerin vergi dairesine” verilmektedir.
Gelir vergisi mükellefin ikametgahının bulunduğu yer vergi dairesince tarh edilmektedir. Ancak;
* İşyeri ve ikametgahı ayrı vergi daireleri bölgesinde bulunan mükelleflerin vergileri Maliye Bakanlığı tarafından uygun görüldüğü takdirde ve mükellefe de evvelden bildirilmek kaydıyla işyerinin bulunduğu;
* Diğer ücretlerle, gezici olarak çalışanların ticaret ve serbest meslek kazançlarının vergileri, bu ücret ve kazanç sahiplerinin ikametgahlarının bulunduğu yerin vergi dairelerince tarh edilmemişse, faaliyetlerini icra ettikleri;
* Dar mükellefiyete tabi olanların vergileri, beyannamelerini vermeye mecbur oldukları yerin vergi daireleri tarafından tarh olunmaktadır.
Tarhiyatın muhatabı Gelir Vergisi Kanunu’nun 107’nci maddesinde belirlenmiş bulunmaktadır. Buna göre;
* Küçüklerle kısıtlılarda, bunların nam ve hesabına kanuni temsilcileri,
* Verginin tevkif (kesinti) suretiyle alınması halinde, mükellef hesabına tevkifat yapmaya mecbur olanlar,
* Dar mükellefiyette, mükellefin daimi temsilcisi mevcut değilse kazanç ve iratları yabancı kişiye sağlayanlar,
* Türkiye’de birden fazla daimi temsilcisinin mevcudiyeti halinde, mükellefin tayin edeceği, tarhiyat tarihine kadar böyle bir yayın yapılmamışsa temsilcilerden herhangi birisi tarhiyata muhatap tutulurlar.
Yıllık beyanname üzerinde tahakkuk ettirilen gelir vergisi iki eşit taksitte ödenmektedir. Bu bağlamda basit usule tabi tutulanlar Şubat ayında vermiş oldukları beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinin birinci taksidini Şubat ayı sonuna kadar, ikinci taksidini ise Haziran ayı sonuna kadar ödemekle yükümlüdürler. 
Gelir Vergisi Kanunu’nun 121’inci maddesi gereği olarak yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan bu kanuna göre kesilmiş bulunan vergiler beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmektedir.
Mahsubu yapılan miktar gelir vergisinden fazla olduğu takdirde aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade olunur.
Maliye Bakanlığı; iadeyi mahsuben veya nakden yaptırmaya, inceleme raporuna, yeminli mali müşavir raporuna veya teminata bağlamaya ve iade için aranılacak belgeleri belirlemeye yetkilidir.
Maliye Bakanlığı’na kanunla verilen bu yetki; kazanç türlerine, iade şekillerine, geliri elde edenin veya ödemeyi yapanın hukuki statüsüne göre ayrı ayrı kullanılabileceği gibi belli hadler çerçevesinde de kullanılabilir.
Mahsuben iade işlemi, aranan tüm belgelerin tamamlanması koşuluyla, yıllık gelir vergisi beyannamesinin verildiği tarih itibariyle yapılır. İkmalen veya resen yapılan tarhiyatlarda mahsup işlemi, mahsup talebine ilişkin dilekçe ve eklerinin eksiksiz olarak vergi dairesi kayıtlarına girdiği tarih esas alınarak yapılır. Aranan belgelerin tamamlanması aşamasında yapılan tahsilatlar yönünden düzeltme yapılmaz.
Diğer yandan kontrol edilen yabancı kurumlara yapılan ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94’üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kesilen vergiler, Türkiye’de yıllık beyannameyle bildirilen kontrol edilen yabancı kurum kârı üzerinden hesaplanacak gelir vergisinden mahsup edilebilmektedir. Bu bağlamda mahsup edilecek vergi, kontrol edilen yabancı kurumun bu ödemelerden kaynaklanan kazancına isabet eden vergisinden fazla olamayacak.
Ayrıca tam mükellefiyete tabi mükelleflerin yabancı ülkelerde elde ettikleri kazanç ve iratlardan mahallinde ödedikleri benzeri vergiler, Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinin yabancı ülkelerde elde edilen kazanç ve iratlara isabet eden kısmından indirim konusu yapılabilmektedir.

(İto Gazetesi | 12.03.2012)

GÜNDEM