BASINDAN YAZILAR
Mükelleflere bir bildirim zorunluluğu daha getirildi / Ahmet Yavuz - MuhasebeTR

Mükelleflere bir bildirim zorunluluğu daha getirildi / Ahmet Yavuz

Bildirim vermek zorunda olan mükellefler, "Mükellef Bilgileri Bildirimi"ni, 1 Nisan tarihi itibarıyla faal olan (tasfiye işlemi devam edenler dahil) tüm Kurumlar Vergisi, ticari kazanç (kazancı basit usulde tespit edilenler hariç), zirai kazanç ve serbest meslek kazancı elde eden Gelir Vergisi mükellefleri vermek zorunda.

 

Gelir İdaresi, mükelleflere getirdiği yeni bildirim zorunluluğu ile hem kendisini hem de diğer mükellefleri rahatlatmış olacak. Çıkarılan yeni tebliğ ile mükelleflerin bilgilerini elektronik ortamda güncellemeleri istenecek. Her yıl nisan ve mayıs aylarında yapılması gereken bu bildirim ile mükelleflere ait veriler güncellenmiş olacak. Ayrıca mevcut bilgilerdeki eksiklikler giderilecek ve bu bilgilerin doğrulukları da teyit edilmiş olacak. Normalde idarenin yapması gereken yoklama işlemleri mükellef sayısının fazlalığı, vergi dairesi işlerinin yoğunluğu ve buna mukabil memur sayısının azlığı sebebiyle yeterli seviyede yerine getirilemiyor. Bu görevin ihmali ise mükelleflerin taşınmaları, bilgilerinde değişiklik olması veya işi bırakmaları halinde bile mükellefiyetin devam ediyor görünmesine sebep oluyor. Bu mükellefler beyanname vermeyince re'sen terk edilmeyip takdir komisyonlarına sevk edilebiliyor. İşi terk ettiği halde vergi dairesine terk vermediği için yıllar sonra takdir komisyonlarından kendilerine vergi tarh edildiğini gören mükellefler de aslında işi bıraktıklarını, o dönemlerde herhangi bir kazançları olmadığını ispatlamakla uğraşıyor. Öte yandan bu zafiyetten kötü niyetli mükellefler de bolca istifade ediyor. Kendilerine ait doğru dürüst taşıt, alet edevat, istihdam ettirdikleri işçiler olmadığı halde bu mükellefler bir masa ve bir telefonla milyonlarca liralık faturalar düzenliyor ve bu faturaları komisyon karşılığı satıyor. Bu mükelleflere ait faturaları kullanan ve normalde satın aldığı malın faturasını aldığını zanneden iyi niyetli mükellefler ise yıllar sonra aldığı faturanın sahte olduğunu ve daha önce ödediği KDV'yi tekrar ödemesi gerektiğini öğrenince şoke oluyor.

Peki yeni bildirim zorunluluğu, açık adıyla mükellef bilgileri bildirimi buna ne kadar mani olabilecek? Zaten Ba-Bs, beyanname gibi bildirimleri aylık olarak yapmak zorunda olan mükellefler bu bildirimlerle de tespit edilemiyor mu? Aslında bu bildirimlerin de bahsettiğim kötü niyetli mükellefleri bulmaya yetmesi gerekiyor. Ancak bu tür mükellefiyet tesis ettirenler maalesef tüm bilgileri usulüne uygun bir şekilde veriyor. Ayrıca beyanname veya form Ba-Bs'yi vermeyen veya eksik veren çok mükellef bulunduğu için bunun teyidi kolay olmuyor. Şimdi getirilen mükellef bilgileri bildirimi idare tarafından ciddiye alınır, oradaki bilgilerin çapraz kontrolü elektrik, su, telefon ve doğalgaz şirketleri ile yapılırsa ve bildirim vermeyen mükellefler anında yoklamaya tabi tutulursa sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçunun önlenmesi adına büyük bir adım atılmış olacak.

Bildirim vermek zorunda olan mükellefler

"Mükellef Bilgileri Bildirimi"ni, 1 Nisan tarihi itibarıyla faal olan (tasfiye işlemi devam edenler dahil) tüm Kurumlar Vergisi, ticari kazanç (kazancı basit usulde tespit edilenler hariç), zirai kazanç ve serbest meslek kazancı elde eden Gelir Vergisi mükellefleri vermek zorunda. Bu bildirimin merkez ve her bir şube için ayrı ayrı verilmesi gerekiyor. Bildirim verme zorunluluğu getirilen mükellefler, kimlik veya şirket bilgilerini, üye olunan odaları, SGK bilgilerini, çalışan kişiler ve bunların mahiyetlerini (bay, bayan, 16 yaş altı üstü, özürlü vs.) faaliyet alanlarını ve bu faaliyetlerle ilgili gayri safi hasılatı, işyerinde mevcut abonelikleri ve işyerinin kira olması halinde sahibine ait bilgileri forma dolduracak. Mükellefler, bildirimlerini her yıl 1 Nisan-31 Mayıs tarih aralığında elektronik ortamda vermek zorunda.

Bildirimin elektronik ortamda verilmiş sayılabilmesi için onaylama işleminin yapılması gerekiyor. Onaylama işlemi ise en geç, bildirimin verilmesi gereken son gün olan 31 Mayıs günü saat 24.00'e kadar tamamlanmalı. Bildirimin elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olduğundan vergi dairesi müdürlükleri/mal müdürlükleri, bildirimi kâğıt ortamında hiçbir şekilde kabul etmeyecek. Elektronik ortam dışında gönderilen bildirim verilmemiş sayılacak. Bildirimin verileceği tarihten önce bağlı oldukları vergi dairesi değişen mükellefler bildirimlerini, halen bağlı oldukları vergi dairesinin mükellefi olarak gönderecek.

VERMEYENLERE 1.170 LİRA ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI

Bildirimini elektronik ortamda belirlenen süre içinde vermeyen veya eksik ya da yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi hükmü uyarınca (1.170 TL) özel usulsüzlük cezası kesilecek. Bildirimler yapıldıktan sonra hatalı verildiği anlaşılırsa düzeltme yapılmalı. Düzeltme işleminde ilk bildirim tamamen iptal edileceği için yeni bildirimin yani düzeltmenin daha önce bildirimde bulunulmamış gibi tüm bilgileri içerecek şekilde doldurulması gerekiyor. Bildirim süresi bittikten, yani mayıs ayı sona erdikten sonra yapılan düzeltmelere de ceza uygulanacak. Yalnız sürenin bitiminden itibaren ilk on gün verilen düzeltme bildirimi için özel usulsüzlük cezası kesilmeyecek. Bu on günü takip eden 15 gün içinde düzeltme bildirimi verilirse yukarıda belirtilen cezanın beşte biri kesilecek. Bu süre de aşıldıktan sonra düzeltme amacıyla verilen bildirimler için ise özel usulsüzlük cezası tam olarak kesilecek.

Depremzede emekli aylığı alacak

Geçtiğimiz haftalarda Resmi Gazete'de yayımlanan 6270 sayılı kanunla iş ve sosyal güvenlik mevzuatına ilişkin önemli düzenlemeler yapıldı. Bunlardan birisi de depremzedelerle ilgili. Depremzedelere emekli aylığı bağlamada büyük bir imkân sağlandı. Buna göre geçtiğimiz yıl mayıs, ekim ve kasım aylarında meydana gelen depremlerde malul kalan sigortalılar ile ölen sigortalıların yakınlarına birçok şart aranmadan emeklilik maaşı bağlanabilecek. Bunun için, malullük ya da ölüme sebep olan deprem tarihinden önceki döneme ilişkin olarak en az 30 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi veya bir aylık kesenek ile karşılık ödenmiş ve bu süreye ilişkin sigortalı tescil işleminin kanunda belirtilen sigortalı bildirim sürelerinden kaynaklanan haller saklı kalmak kaydıyla deprem tarihlerinden önce yapılmış olması şartıyla, 5510 sayılı kanunda öngörülen prim ödeme süresi, hizmet, prim ve prime ilişkin borcu olmama ve sigortalılık sürelerine ilişkin diğer şartlar aranmadan Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kendilerine veya hak sahiplerine aylık bağlanacak.

 

(Kaynak: Zaman Gazetesi | 07.02.2012)

GÜNDEM