BASINDAN YAZILAR
Tarım kesimi çalışanlarının sosyal güvenliği / Celal Kaplan - MuhasebeTR

Tarım kesimi çalışanlarının sosyal güvenliği / Celal Kaplan

Ülkemizde bazen kanunların en iyi şekilde çıkarılmasına rağmen uygulamada beklenilen yararları sağlamadığı görülebiliyor. Bu biraz da toplumsal kabul görme ile ilgili sanırım. Özellikle sosyal güvenlik alanında bu hususu en iyi şekilde görüyoruz. Düşünün, işçi ve memur kesimi için sosyal güvenlik uygulaması henüz 1940'lı yılların başında resmi olarak başlatılmış. 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun tam anlamıyla uygulamaya geçişi 1965'e denk gelir. Bu günle kıyaslandığında işçi-işveren kesiminin dahi son derece sınırlı olduğu, devlete ait işletmeler dışında yaygın bir özel sektör çalışmasının görülmediği bir dönem. Üstelik yürürlüğe giren kanun Avrupa'dan naklen alınmış. Batı toplumlarının 150-200 yıllık bir süreçte ve sanayi devriminin ortamında olgunlaştırdığı bir kanun. Her maddesi çeşitli pazarlıkların, mücadelelerin sonunda ve düşünsel bir temele dayanılarak şekillendirilmiş. Bizde belki de, mücadele evresi eksik kaldığı için sosyal sigorta sistemi ilk başlarda hak ettiği önemi elde edememiş. Örneğin çalışan kesim, kendisinin yegane gelecek güvencesi olan sosyal sigorta uygulamalarının hassasiyetini çok geç fark etmiştir diye düşünüyorum. Öyle olmasaydı örneğin sigortalılarımız, kendisine numaralı gözlük yazdırıp, yerine güneş gözlüğü ya da ilaç yerine kozmetik malzemesi almayı tercih etmezdi.

İKİ YOL VAR
Tarım kesimi çalışanlarının sosyal güvenlik kapsamına alınış hikayesi ise çok daha ilginç. Bu hikayenin dünü, bugünü ve yarınına önümüzdeki yazılarda devam edeceğiz. Ancak Torba Kanun'da yer alan düzenlemeler nedeniyle uzun süredir okur sorularını ihmal ettiğimizi düşünüyoruz.
Okurumuz Mustafa Göğüsten, 22 Şubat 1964 doğumlu ve genel cerrahi uzmanı. 12 Ekim 1987'den beri 23 yıl 3 aylık kesintisiz Emekli Sandığı hizmet süresi var. Çeşitli nedenlerden ötürü ayrılıp isteğe bağlı prim ödeyerek emekli olmak istiyor. 25 yılı tamamlamak için 21 ay daha prim ödemesi gerek. Yaşını da bekleyerek 22 Şubat 2014 tarihinde maaşlı ve ikramiyeli emekli olmak istiyor. Ödeyeceği aylık isteğe bağlı prim tutarını, alacağı emekli aylığında fiili çalışma ile isteğe bağlı ödeme yapmanın bir farkının olup olmayacağını ve 2014 yılında emekli olduğunda 23 yıllık ikramiyesini alıp alamayacağını soruyor. Biz sorularına cevap vermek istedik. İsteğe bağlı sigortalılık için tercih edeceğiniz iki yol var.

PRİM ORANI YÜZDE 32
İlki 5510 Sayılı Kanun'un 4. maddesine göre, normal bir isteğe bağlı sigortalılık tercihi. Yatıracağınız isteğe bağlı sigorta primleri, 4/b statüsünden sigortalılık olarak değerlenir. Ödeyeceğiniz aylık prim tutarını yasal en düşük ve en yüksek kazanç tutarları arasında kazanç tercihi yaparak kendiniz belirleyeceksiniz. Yatıracağınız primin oranı yüzde 32 olur ve bunun içerisinde genel sağlık sigortası primi de bulunur. Emekliliğinize üç buçuk yıldan daha az süre kaldığı için, emekliliğiniz yine 4/c (eski Emekli Sandığı)statüsünden gerçekleşir. Ancak bu tercihte son irtibatlı olduğunuz statü Emekli Sandığı olmayacağından, şu anki mevzuata göre emekli ikramiyesi alma imkanından mahrum kalırsınız.

10 YILLIK İŞTİRAKÇİLİK
İkinci seçebileceğiniz yöntem, ikramiye hakkınızı da koruyan ve sizin de tercihinizin bu yönde olduğu anlaşılan yöntem. SGK'ya, mülga 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na göre isteğe bağlı kesenek ödemeye devam etmeniz. 1 Ekim 2008 tarihinden daha önce bu kanuna göre iştirakçi olmanız ve asgari on yıllık iştirakçilik sürenizin bulunması, ayrıca memuriyetten kendi isteğinizle ayrılacak olmanız bu haktan yararlanmanızı sağlar. Bu durumda yatıracağınız primin (keseneğin)tutarını emekli keseneğine esas memuriyet derece, kademe ve ek göstergeniz belirleyecektir. Ancak siz hem iştirakçiden kesilen keseneği, hem de kurum karşılığını birlikte yatıracaksınız. Bunu en son maaş bordronuzdan kolaylıkla tespit edebilirsiniz. Şahıs keseneğinin oranı yüzde 16, kurum karşılığı da yüzde 20 olmak üzere toplam prim oranı yüzde 36 olacaktır. Bu tercih size, emekliliğinizde fiili çalışma süreniz olan 23 yılı aşkın sürenin ikramiyesini alma hakkını da sağlar.

FARKLI SORUNLAR
Alacağınız emekli aylığında da bir değişiklik olmaz. Ancak burada sizi farklı sorunlar bekliyor. İsteğe bağlı kesenek ödediğiniz sürede, zorunlu sigortaya tabii bir işte çalışmamanız gerekir. Memuriyetten istifa ettikten sonra bir özel sağlık kuruluşunda çalışmayı düşünüyorsanız, çalışmanız bu kuruluşların Sağlık Bakanlığı'na ve SGK'ya yaptığı bildirimler nedeniyle kayıtlı çalışma olmak zorunda. Karşılaşacağınız ikinci sorun daha genel nitelikte. Mülga 5434 Sayılı Kanun'a göre isteğe bağlı iştirakçilik döneminde yatıracağınız primin içerisinde genel sağlık sigortası primi olmayacak. Çünkü, 1 Ekim 2008 öncesinde memurlarda çalıştıkları dönemde sağlık giderleri, çalıştıkları kurumlar tarafından, emekli olduktan sonra da Emekli Sandığı'nca karşılanıyordu. Bu nedenle Emekli Sandığı keseneğinin içerisinde sağlık primi olmazdı. 1 Ekim 2008 sonrasında SGK ile bu konuda yazışma yapan bir çok sigortalıdan, isteğe bağlı iştirakçilik döneminde ayrıca genel sağlık sigortası müracaatı yapıp yüzde 12 oranında sağlık primini de yatırmaları istenildi. 2925 Sayılı Kanun'a tabi olarak isteğe bağlı tarım sigortalıları ve ailelerinde de benzer sorun yaşanıyordu. Torba Kanun tasarısında onlarla ilgili sorunu çözecek bir madde mevcut. Aslında kanun henüz çıkmadan, isteğe bağlı Emekli Sandığı iştirakçiliğini sürdürmek isteyenlerin genel sağlık sigortalılığına ilişkin bir düzenleme yapılmasında yarar var. Çünkü onların ödedikleri primin oranı da hayli yüksek.

(Kaynak: Yeni Asır | 12.02.2011)

GÜNDEM