BASINDAN YAZILAR
Tahsil edilen alacaklardan vergi çıkabilir! / İsmail Kökbulut - MuhasebeTR

Tahsil edilen alacaklardan vergi çıkabilir! / İsmail Kökbulut

Ekonomi, krizin etkilerini gittikçe atıyor.
Ekonomi yönetimi de yaptığı açıklamalarla Türk ekonomisinin krizin izlerini sildiğini ve yüksek büyüme yolunda önemli adımlar attığının altını çiziyor.

Ekonomik krizin hissedildiği ilk dönemlerde işletmeler açısından en büyük sorunlardan birisi alacakların tahsil edilmesindeki gecikmeydi. Ekonomik açıdan sıkıntılı günler geçiren reel sektör açısından özellikle karşılıksız kalan çek sayısında müthiş bir artış yaşandığı bir gerçekti.

Tahsil edilemeyen alacaklara ilişkin daha önceden yapılan satışlardan doğan kâr vergilendiği için, tahsil edilemeyen alacaklar gider kaydedilebiliyor. Bu şekilde alacaklarını tahsil edemeyen mükellefler açısından vergi kanunlarımızda öngörülen bir müessese var. Bunun için Şüpheli Alacak Karşılığı hesabı kullanılıyor.

Hemen hatırlatalım, şüpheli alacak karşılığı ayırabilmek için bazı şartların varlığı gerekiyor.

1- Karşılık ayrılacak alacak ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmalı,

2- Alacak için dava ve icra işlemlerine başlanmalı,

3- Bilanço esasında defter tutulmalı,

4- Alacak teminatsız olmalı.

Mükellefler tahsil edemedikleri alacakları için şüpheli alacak karşılığı ayırıp gider kaydetme imkânına sahipler. Örneğin mal satışından kaynaklanan 10.000 TL'lik bir alacağınız var ve bunun karşılığında da 10.000 TL'lik çek aldınız. Çek zamanında ödenmediği takdirde alacağınız şüpheli hale geliyor. Siz de bu alacak için dava açarsanız yahut da noterden protesto çekerek alacağınızın ödenmesini talep ederseniz, alacağınızı tahsil edememeniz durumunda, 10.000 TL için şüpheli alacak karşılığı ayırabilir ve bunu ilgili yılda gider kaydedebilirsiniz.

Bazı durumlarda ise alacağın tahsil edilemeyeceği kanaat getirici bir vesika ile ispat edilebiliyor. Örneğin mahkeme kararıyla alacağın tahsilinin imkânsızlığı ortaya konulabiliyor. Bu gibi durumlarda Şüpheli Alacak Karşılığı ayırmadan, bu alacaklar doğrudan Değersiz Alacak olarak gider kaydedilebiliyor.

İşte bu şekilde tahsil edilmesi pek mümkün gözükmeyen veyahut az mümkün gözüken alacaklar daha sonradan tahsil edilebiliyor. Bu durumda ise daha önceden gider kaydı yapılmış ise bu defa gelir kaydı yapılması gerekiyor.

Ekonomik iyileşme ile birlikte daha önceden tahsil edilemeyen alacakların tahsilinde bir artış yaşanma olasılığı doğal olarak yüksek. Dolayısıyla mükelleflerin tahsil ettikleri alacaklarını çok iyi takip etmeleri gerekiyor. Bu alacaklar için daha önceden yapılmış muhasebe kayıtlarının gözden geçirilmesi ve gider kaydı yapılıp yapılmadığının tespiti oldukça önemli.

(Kaynak: Bugün Gazetesi | 27.09.2010)

GÜNDEM