BASINDAN YAZILAR
Banka hesabına el koyma yerine vergi borcu faizlerinin silinmesi daha akıllıca / Ahmet Yavuz - MuhasebeTR

Banka hesabına el koyma yerine vergi borcu faizlerinin silinmesi daha akıllıca / Ahmet Yavuz

Son günlerde Maliye'nin tahsil edemediği alacakları için banka hesaplarını dondurarak e-haciz uygulamasına geçtiği haberlerini okuyoruz.
Mükelleflerin zamanında beyan ettiği, fakat ekonomik kriz, yeni yatırımlar, bireysel sorunlar gibi sebeplerle ödeyemediği vergi borçları, geçen süre zarfında katlanarak arttı. Öyle ki, ortaya çıkan rakam artık ödenemeyecek bir hal aldı. Aynı problem Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçları için de geçerli. Rakamların bu kadar şişmesinin temelinde, zamanında yatırılamayan vergiler için uygulanan gecikme zammı ve cezası oranı yatıyor. Merkez Bankası, faiz oranlarında art arda indirime gitti. Bankalar da bu indirimlere paralel olarak faiz oranlarını yüzde 1'lere çekti. Fakat vergi borçlarına uygulanan faiz, yakın zamana kadar aylık yüzde 2,5'ti. Geçen kasımda bu oran yüzde 1,95'e indirildi. Gecikme zammı ve gecikme faizinin, piyasada geçerli faiz oranlarından yüksek olması anlaşılabilir. Çünkü aynı oranda faiz uygulanması halinde vergi ödeme eğiliminin düşmesi muhtemeldir. Yine de aradaki farkın bu kadar açılmaması gerekir. Maliye, tahsil edemediği vergiler için cebri tahsil yollarını uygulamaya karar verince mükellefler zor duruma düştü. Banka hesaplarına haciz konulması, o hesaplardan kredilerin, ticari borçların, işçi maaşlarının ödenememesi anlamına geliyor. Hal böyle olunca mükellef iş yapamaz, çarkı döndüremez hale geliyor. Oysa bu borçlar, ancak şirketlerin çalışması ile ödenebilir.

HACİZDEN ÖNCE, BORÇ HATIRLATILMALI

Birçok mükellef, kendisinden habersiz banka hesaplarına haciz konulduğunu, konuyu araştırdıklarında borçlu olmadıkları halde hacze muhatap olduklarını öğrendiklerini söylüyor. Borçlu görünen mükelleflerin bazıları, iade alacakları olan mükellefler. İadenin nakit olarak alınıp tekrar vergi borcuna yatırılması yerine, bu mükellefler, alacakları verginin yeni vergi borcuna mahsup edilmesini istiyor. Vergi dairesi, bu mahsup işlemini zamanında yapmayınca mükellefler borçlu görünüyor ve böylece banka hesaplarına haciz işlemi uygulanmış oluyor. Maliye, bu gelişmelerin ortaya konulması üzerine haczi kaldırıyor ama geriye, ödeme yapılamadığı için uğranılan ticari itibar kaybı ve yaşanan sıkıntılar kalıyor. Aslında haciz gibi cebri tahsil yollarına gitmek için mükellefe ödeme emrinin tebliğ edilmesi gerekiyor. Ödeme emrinde borcun miktarı, nereden kaynaklandığı, nereye ödeneceği gibi hususlar yer alıyor. Ayrıca borcun 7 gün içinde ödenmemesi veya mal bildiriminde bulunulmaması halinde hapis cezasının uygulanacağı hatırlatılmalı. Böylece mükellef, böyle bir borcu olduğunu öğrenmiş, hatta varsa düzeltme imkanı bulmuş, ödeme yapmaması halinde uğrayacağı cezanın farkına varmış olur. Bu çok önemli aşama yerine getirilmeden doğrudan haciz uygulamasına geçilmesi hatadır. Kanunun e-haciz için Maliye Bakanlığı'na yetki vermiş olması, durumu değiştirmez.

Şu an itibarıyla 100 milyar lira civarında tahsil edilemeyen vergi borcu var. Bu borçlara ait gecikme faizlerinin belli oranda silinmesi ve taksitli ödeme planı çıkarılması halinde devlete ciddi bir gelir akışı sağlanmış olacak. Bu kaynağın başka bir şekilde elde edilmesi mümkün değil. Düşünün bir kere, borçlanma yoluna gidilirse içine düşülen borç sarmalı katlanarak artacak. Özelleştirme yoluna gidilirse birçok çevreden itirazlar yükselecek. Yeni vergilerin konulması, zaten ağır hissedilen vergi yükünü iyice artıracak ve mükelleflerin tepkisine sebep olacak. Bu alacakların tahsili için haciz ve icra uygulamasına gidilecek olursa, hem mükelleflerin ekonomik faaliyetleri sekteye uğramış olacak hem de hatalı uygulamalar sebebiyle daha önce örneğini verdiğim mağduriyetler yaşanacak. Bu yüzden vergi affı olarak nitelendirilebilecek bir düzenlemeye gitmekte fayda var. Maliye'ye olan borcu sebebiyle sıkıntılı günler geçiren mükellefler, böyle bir imkan sağlanması halinde borçlarını ödeyeceklerini ve bu sıkıntıdan kurtulacaklarını ifade ediyor. Mükelleflerin iyi niyetli olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü bu mükellefler kendi beyan ettikleri vergiyi ödeyememiş. Belki isteseydiler kayıt dışına kaçarak bu vergi beyan etmeme yoluna gidebilirlerdi.

Vergi alacaklarının tahsilini kolaylaştırmak için yapılacak düzenlemeyi de vergilerin silinmesi olarak algılamamak lazım. Sadece vergilere ilişkin ceza ve faizlerde indirim sağlanacak, vergi asılları olduğu gibi alınacak. Burada vergilerini zamanında ödeyenlerin tepkisi anlaşılır olmakla beraber, aslında konuyu vergisini ödemeyenlerden ve belki de ödemeyecek olanlardan vergi ve düşük tutarlı faizin tahsil imkanı olarak kabul etmek gerekiyor.

(Kaynak: Zaman Gazetesi | 22.02.2010)

GÜNDEM