BASINDAN YAZILAR
Ekonomide küçülme 2007'de siyasi istikrarsızlıkla başladı - MuhasebeTR

Ekonomide küçülme 2007'de siyasi istikrarsızlıkla başladı

İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, ekonomide küçülmenin küresel krizle değil, Türkiye'nin istikrarsızlaştırıldığı ve belirsizliğe itildiği 2007 yılındaki siyasete müdahale döneminde başladığını söyledi. Yalçıntaş, "Biz kriz değil küçülme yaşadık. Bu 2007'de başladı, küçülme sebebiyle iflaslar oldu. Olumsuzluğun adını doğru koyalım" dedi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaş, Türkiye'nin küresel finansal krizden en az etkilenen ülkelerden olmakla birlikte, ekonomide küçülmenin 2007 yılındaki siyasete müdahale döneminde başladığını söyledi. Türkiye'nin son dönemde yaşadığını kriz olarak değil ancak 'ciddi anlamda ekonomik küçülme' olarak nitelendiren Yalçıntaş, küçülmenin de 2007 yılındaki siyasetin istikrarsızlaştırılması ve belirsizliğe itilmesiyle başladığını ifade etti. 2007'de cumhurbaşkanlığı seçimi esnasındaki 367 krizi yüzünden Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığının Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi siyaseti istikrarsızlaştırmış, 2008'de iktidardaki AK Parti'ye açılan kapatma davası da belirsizliğe yol açmıştı.

İstanbul Piyasa Güven İndeksi ve İstanbul Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi'ni açıklayan İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, "Kriz, ekonomiyi teğet mi geçti?" sorusunu şöyle cevapladı: "Rakamlar 2007'de düşmeye başladı. 2007 yılında ciddi bir siyasi istikrarsızlık yaşandı ve alınması gereken ekonomik tedbirler alınamadı. Biz tedbirleri alamadığımızdan dolayı, Türkiye olarak bambaşka şeylerle uğraştığımızdan dolayı, dünyada oluşan talep daralması ve emtia fiyatlarının düşmesi bizde doğrudan doğruya küçülme olarak yansıdı. Bu da bize ekonomi ile siyasetin birbirine ne kadar bağlı olduğunu net bir şekilde gösteriyor."

Türkiye ekonomisinde 2007'de başlayan küçülme ile küresel krizin etkilerinin birbirine karıştırıldığını anlatan Yalçıntaş, ekonomideki bozulmanın adının doğru konulamaması halinde çözüm adına getirilen önerilerin de yanlış olacağını ifade etti. Yalçıntaş'ın bu konudaki tespiti şöyle oldu: "Biz Türkiye'de kriz yaşamadık küçülme yaşadık. Bu ikisi birbirinden farklı. Sebepleri de, reçeteleri de farklı. Kriz yaşayan ülkelerde finans piyasaları çok ağır darbe aldı. Devletler finans kuruluşlarına çok ciddi anlamda para vermek zorunda kaldı. Birçok bankaları battı ya da kapandı. Bizde batan, kapanan finans kuruluşu olmadı. Devlet hiçbir kuruluşa para vermek zorunda kalmadı. Yani 2001'de yaşadığımız gibi bir şey olmadı. 2001'de yaşadığımız krizdi, bizim son dönemde yaşadığımız şey kriz değil. Biz çok ciddi anlamda küçülme yaşadık. Yani kriz yaşayan ülkeler yüzde 2-3 küçüldüğü halde biz yüzde 6 küçüldük. Bizim buna bakmamız lazım ve buna uygun reçeteler üretmemiz lazım. Biz kriz yaşamadık, küçüldük. O nedenle birçok iflas eden, sıkıntı yaşayan firmalar oldu. Türkiye'nin yaşadığı bu olumsuzluğun adını doğru koymak lazım ki reçete de doğru olsun."

PİYASA KRİZDEN ÇIKIŞI YÜZDE YÜZ ALGILADI

'İstanbul Piyasa Güven İndeksi ve İstanbul Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi Ocak 2010' başlıklı anket raporunu İTO ve İstanbul Ticaret Üniversitesi birlikte hazırladı. 2010 ocak ayı sonuçlarına göre 'Piyasa Eğilim ve Beklenti İndeksi' değeri 96,48, 'Piyasa Güven İndeksi' ise 90,19 oldu. 'Piyasa Güven indeksi' ekim 2006'da 100,44 ile iyimserlik düzeyindeyken, bu oran küresel krizin baş gösterdiği 2008 yılının ekim ayında en düşük değerine inerek 69.56'ya gerilemişti. İndeksin 29,7 artarak 90,19'a çıkması piyasadaki karamsarlık havasının dağıldığını gösteriyor. 2008 Ekim'de 70,89 ile dibe inen eğilim ve beklenti indeksi ise 96,48'e yükseldi. 'Gelecek 6 aylık dönemde ülkenin genel ekonomik durum' sorusuna verilen cevap 2006 yılı ekim ayında 98,59 seviyesinde bulunurken, 2008 ekim ayında 54,97'ye geriledi. Bu indeks geçen ay 86,22'ye yükseldi.

Verilerin kötümserlik trendinin kırıldığını gösterdiğini söyleyen İTO Başkanı Yalçıntaş, "Piyasalar, krizden çıktığımızı yüzde 100 algılamış durumda. Temkinli bir iyimserlik içinde olduğumuz görülüyor. Mayıs ayında indeksin 100'ün üzerine çıkacağını, sonraki aylarda da üst sınır olan 200'e doğru yükselerek Türkiye'nin iyi bir yere doğru gideceğini düşünüyorum." dedi.

(Kaynak: Zaman Gazetesi | 03.02.2010)

GÜNDEM