BASINDAN YAZILAR
Eşim çalışmıyor yalanı, özel sektörde de para ediyor / Ahmet Karabıyık - MuhasebeTR

Eşim çalışmıyor yalanı, özel sektörde de para ediyor / Ahmet Karabıyık

Geçen hafta okumuştum gazetelerde. Eşi çalışmayan memurlara verilen aylık 86 liralık aile ödeneğinden, Adana'da eşi çalışan 267 memur da "eşim çalışmıyor" diyerekten aylardır (belki de yıllardır) yararlanmış. Adana Defterdarı Tamer Utkucu, haksız ödeneği, kendi personel kayıtları ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kayıtlarını karşılaştırmak suretiyle tespit ettiklerini, sonrasında ise o memurların maaşlarından bu ödeneklerin kesildiğini belirtmiş. Defterdar Utkucu, Türkiye'de ilk kendilerinin yaptığı bu incelemeyi Maliye Bakanlığı'na sunacaklarını ve tüm defterdarlıklarda da aynı incelemenin uygulanmasını teklif edeceklerini söylemiş.

Belli ki Adana'daki inceleme tüm Türkiye'ye de yayılacak. Şimdi başlıktaki özel sektör çalışanlarına gelelim. Çünkü pek çok kişi "Memurlar ‘eşim çalışmıyor' dediğinde ödenek alabiliyor tamam da özel sektörde nasıl oluyor bu" diyecektir.

Açıklayalım: Özel sektör çalışanları da dahil milyonlarca çalışanın ücret hesaplamalarında Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulanıyor. AGİ uygulamasına göre eşi çalışmayan her çalışanın eline ayda net 10.93 lira (2010 yılı için) daha fazla para geçiyor. Dolayısıyla her kim eşi çalıştığı halde "eşim çalışmıyor" diye işverenine bildirimde bulunmuşsa onlar da haksız kazanç elde etmiş oluyor. AGİ'den haksız yararlanmanın tek yolu bu da değil. Çocuklar da bu usulsüzlüğe alet olabilir. Çünkü çalışanların aylık gelirleri çocuklarından dolayı da (AGİ kaynaklı) artabilmekte. Çalışanlar; ilk iki çocuğun her biri için aylık 8.20 TL lira, üç ve daha fazla çocuktan her biri için aylık 5.47 TL daha fazla gelir elde etmekteler. Usulsüzlük nasıl oluyor derseniz.. Hem anne hem baba çalıştığı durumda ve her ikisi de işverenlerine aynı çocuk/çocukları AGİ kapsamında bildirdiğinde aynı çocuktan dolayı hem anne hem baba mükerrer olarak vergi indiriminden (AGİ) yararlanmış oluyor dolayısıyla haksız gelir elde etmiş oluyor.

Çalışan çocuklarının yaşlarının işveren kayıtlarında güncellenmemesi de haksız AGİ ödenmesine neden olabilir. AGİ'den 18 yaşını doldurmamış veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocuklar yararlanabiliyor.

 

Çalışanın yanlış beyanı patronu sıkıntıya sokar

İşin kötüsü; haksız olarak AGİ'den faydalanılmışsa ve bu sonradan tespit edilmişse düzeltme görevi işverene düşmekte. Çünkü patronlar, çalışanlarına ödedikleri AGİ kaynaklı tutarları, devlete ödeyecekleri Gelir Vergisi'nden (GV) muhtasar beyannamede düşmekteler. Dolayısıyla olası yanlışlıklar ancak geçmişte verilen muhtasar beyannamelerin düzeltilerek yeniden verilmesiyle giderilebilecektir.

AGİ kaynaklı haksız ödemeler için kasıt söz konusu olmayabilir de. Anne ve babanın her ikisi de farkında olmadan AGİ kapsamında çocuklarını işverenine bildirmiş olabilir. Veya çocuklar AGİ ilk uygulamaya başlandığında (2008 Ocak) 18 yaşını veya 25 yaşını geçmemişken bugün itibariyle geçmiştir ama bu durum işveren kayıtlarına yansımamıştır.

Hem çalışanların hem işverenlerin halen yararlandıkları/uyguladıkları AGİ'yi özellikle aile durum bilgilerinin güncellenmesi ve mevzuata uygunluğu bakımından daha hiç cezai durumlar oluşmadan gözden geçirmeleri yerinde olacaktır.

Not: Konuyla ilgili daha detaylı bilgi edinmek isteyenler; AGİ hakkındaki yasa maddesini, (GV Kanunu'nun 32. Maddesi) ve uygulamayı açıklayan tebliğleri (265 ve 272 no'lu GV Kanunu Genel Tebliğleri) ve konuyla ilgili özelgeleri referansgazetesi.com ve ahmetkarabiyik.com internet adreslerinde bulabilirler.

(Kaynak: Referans Gazetesi | 27.01.2010)

GÜNDEM