BASINDAN YAZILAR
Yabancı pasaportuyla Türkiye'ye giren yerli fonlara da 'barış' imzalama fırsatı / Ahmet Yavuz - MuhasebeTR

Yabancı pasaportuyla Türkiye'ye giren yerli fonlara da 'barış' imzalama fırsatı / Ahmet Yavuz

Yurtdışında bulunan varlıkların ekonomiye kazandırılması için çıkarılan Varlık Barışı'na başvuru süresi bugün sona eriyor. Kanundan faydalanmak isteyenlerin; 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla yurtdışında veya yurtiçinde olup da yastık altında bulunan kanun kapsamındaki varlıkları, bugün mesai bitimine kadar Türk Lirası değerleriyle bankalara, bağlı oldukları vergi dairelerine veya aracı kurumlara beyan etmesi gerekiyor.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra, fakat bildirim veya beyandan önce Türkiye'ye getirilen ya da buradaki banka veya aracı kurumlarda açılan bir hesaba transfer edilen varlıklar için de bu kanundan faydalanılabilecek.

Düzenleme, vergi ödememek için paralarını yurtdışında tutan işadamları için büyük bir imkan. Bazı ekonomistlerce 'bıyıklı yabancılar' olarak isimlendirilen ve aslında Türkler tarafından yabancı bir ülkede (özellikle off-shore'larda) kurulan fonlar; tam mükellef olup gelirleri üzerinden vergi ödemeleri gerekirken, bu şekilde makyajlanarak yabancı kurumlara sağlanan istisnadan faydalanıyor ve herhangi bir vergi ödemiyor. Daha geçen hafta BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, Türklerin Avrupa'daki bir bankada 60 milyar doları bulunduğunu söyledi. Sadece Kuzey Avrupa'daki bir ülkede yer alan para bu ise dünya ölçeğinde ne kadar paranın ülke dışında bulunduğunu siz düşünün. Bu paraların bir kısmı yabancı ülkede kurulan fonlarla tekrar ülkemize sokularak menkul kıymet piyasasında kullanılıyor. Bu fonların ortalama yılda 10 milyar lira gelir elde ettiği tahmin ediliyor. Bu durumda 'Varlık Barışı' kapsamında beyan edilebilecek yaklaşık 40 milyar lira paradan bahsedilebilir.

Bu sınıftaki yatırım fonları dar mükellef olarak görüldükleri için elde ettikleri gelir stopaja tâbi tutulmuyor. Birikimlerini bu şekilde değerlendiren kişiler; şimdiye kadar menkul sermaye iradı elde etmiş kabul edildi. Repo ve mevduat gibi gelirler tevkifata tâbi tutulduğu için ayrıca beyan edilmesi gerekmiyor. Hazine bonosu ve hisse senedi alım satımında ise birçok indirim ve istisna uygulandıktan sonra belli tutarı aşanlar için cüzi miktarlarda beyan edilme düzenlemesi mevcut. Türk sermaye piyasasından milyarlarca lira gelir elde etmesine rağmen hiçbir beyanname vermeyen bu fonların gelirleri incelemeyle ortaya konulduğu takdirde, geliri de aşan çok yüklü miktarda vergi ve cezayla karşı karşıya kalabilirler.

Özellikle vergi kanunlarının farklı kişilerce farklı şekilde yorumlanması özelliği bu kurumları ciddi sıkıntıya sokabilir. Menkul sermaye iradı olarak kabul edilen kazanç vergilendirilerek cüzi bir vergi ödemesi çıkarılabilir. Ancak Maliye ve vergi denetmenleri, bu gelirleri ticari kazanç sınıfına alıp bu şekilde vergilendirilmesi yoluna gidebilirler. Bu durumda geçici vergiden KDV'ye birçok farklı vergi ile muhatap kalınabileceği gibi özellikle 'yabancı pasaportlu yerli fonların' vergi kaçakçılığı yaptığı bile iddia edilebilir.

2 lira ödeyerek 200 liralık cezadan kurtulabilirsiniz

Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alımsatımı ile devamlı olarak uğraşanların bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar Gelir Vergisi Kanunu'nda ticari kazanç olarak kabul ediliyor. 'Yabancı pasaportlu yerli fonlar'; bu işe ciddi bir sermaye tahsis ediyor, bir organizasyon kurarak ve süreklilik arz edecek şekilde bu işi yapıyor. Çoğu zaman bu işleri için bir büro dahi kullanıyorlar. Konu bu kapsamda değerlendirilince de, elde edilen gelirler menkul sermaye iratlarına tanınan indirim ve istisnalardan faydalanamaz. Bu durumda kazancın tamamı üzerinden Gelir Vergisi hesaplanır.

Ayrıca gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanların bu işlemleri yaparak gizledikleri verginin kaçakçılık suçu kapsamında değerlendirilme ihtimali de bulunuyor. Çünkü bu kişiler, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan bir kısım yabancı kurumlar oluşturup kendi adlarına bu kurumlar üzerinden işlem yaparak vergi kaybına sebep oluyorlar. Gizlenen verginin bu kapsamda değerlendirilmesi durumunda ise vergi ziyaı cezasının 3 kat uygulanması, çıkan vergi ve cezanın uzlaşma kapsamı dışında kalması, ayrıca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile yargılanmak üzere cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulması mecburiyeti ve sonucu ortaya çıkar.

Bu yüzden bu durumdaki kişi veya kurumların Varlık Barışı Kanunu'nun verdiği fırsatı iyi değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu kanun kapsamında 100 lira için verilecek 2 liralık vergi inceleme sonucu ortaya çıkacak en az 200 liralık vergi ve cezadan kurtulmayı sağlayabilir.

(Zaman Gazetesi | 02.03.2009)

GÜNDEM