BASINDAN YAZILAR
SGK’nın yöneticisi sonrasını düsünmeden 80 bin vatandası sahtekâr ilan etmis olabilir mi / Ali Tezel - MuhasebeTR

SGK’nın yöneticisi sonrasını düsünmeden 80 bin vatandası sahtekâr ilan etmis olabilir mi / Ali Tezel

 

 

Geçen hafta bir büyük gazetede ‘80 bin ölü SGK’dan aylık almış’ manşet haberi gerçeği yansıtmıyor. Haberi okuyunca cümle alem sahtekâr olmuş, SGK’nın beceriksiz yöneticilerini de SGK’yı sahtekâr vatandaşlardan koruyan şövalyeler sanırsınız. İşin aslı hiç de öyle değil. Haberde adı geçen SGK’nın üst düzey yöneticisi kendi beceriksizliği ile görevi ihmalini ilan ediyor, haberi yok. Madem 80 bin dolandırıcı var, nerede 80 bin suç duyurusu...

Hoca Nasrettin’in canı ciğer yemek istemiş bir gün. Kasaptan iki kilo ciğer alıp evine götürmüş.

 

 

  • Akşama güzelce pişir bunları, demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımın misafirleri gelmiş. Kadıncağız ciğeri pişirip onlara ikram etmiş. Akşam da tarhana çorbası çıkarmış Hoca’nın önüne.
     
  • Ciğer nerede demiş Hoca. Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış.
     
  • Ciğeri kedi yedi, demiş.
     
  • Getir şu kediyi bakalım demiş Hoca. Sonra teraziyi çıkartıp kediyi tartmış. Bakmışlar ki tam iki kilo geliyor. Hoca hanımına sormuş:
     
  • Peki hanım demiş, kedi bu ise bizim ciğer nerede? Ciğer buysa kedi nereye gitti?
     


    1-Ölenin yerine aylık alan sayısı 100 kişiyi geçmez

    SGK’nın üst düzey bir yetkilisinin verdiği beyanata göre; “2003 yılından beri sürdürülen incelemelerde 80 bin kişinin, ölen yakınlarının emekli maaşını almaya devam ettiği tespit edildi” deniyor. YALAN KÜLLİYEN YALAN.

    Fıkralar bu ülkede hem de SGK’da gerçek oluyor. Haber perşembe günü en çok satan gazete ZAMAN’da manşet idi, “80 bin ölü, devletten emekli maaşı almış!”. 80 bin ölü aylık aldıysa en az 80 bin sahtekârın, dolandırıcının olması, tıpkı “Şerafettin Nine” gibi onların da cezaevine girmesi gerekmez mi? İstatistiklere göre 1 Kasım 2008 günü itibarıyla sadece 43157 hükümlü var. Bunun içinde kader mahkumları olduğu gibi, hırsızı, katili, dolandırıcısı, kapkaççısı, zimmetine para geçireni yani velhasıla hepsi var. Öte yandan tutuklu sayısı ise 57.943 hepsi tamamı 101 bin kişi var.

    Bu ülkeden ölenin yerine bir müddet aylık alan sayısı 100 kişiyi geçmez, nerede 80 bin kişinin ölenin yerine aylık aldığı gerçeği. Eğer öyle olsaydı şu an hapishanelerde 80 bin kişinin SGK’yı dolandırması nedeniyle cezaevinde yatıyor olması gerekirdi. Toplam mahkum sayısından bile haberi olmayan SGK’nın beceriksiz yöneticisi sayıyı da sallamış, 80 bin kişi sahtekârlık yapıp, ölenin yerine aylık alıyor diye beyanat vermiş.
     


    2- Vefat edenin yakınlarının ölümü SGK’ya bildirme yükümlülüğü

    yoktur, bildirse de bir işe yaramaz


    Haberde deniyor ki, “...Mevzuata göre ölen emeklilerin bir ay içinde SSK, Bağ-Kur ya da Emekli Sandığı’na bildirilmesi gerekiyor...” bilgisi de doğru değil ama bu muhabirin değil haberi veren SGK yöneticisinin aymazlığı. Haberi veren SGK yöneticisinin kim olduğunu da verdiği bilgilerden çıkarabiliyorum ama neyse...

    Mevzuata göre, hiç kimsenin ölen yakınını SGK’ya bildirme diye bir yükümlülüğü yoktur, hatta ölümü bildirme yakınların değil resmi makamların görevidir.

    Herhangi bir vatandaşın yakınım öldü diye beyanı hiçbir resmi makamda muteber değildir. İşleme de alınmaz, hadi isterseniz deneyin, SGK’dan aylık alan bir yakınınızın öldüğünü bir dilekçe ile SGK’ya bildirin bir işlem yapabilecekler mi görün.

    3-Ölümü ancak resmi makamlar bildirir

    Mevzuat gereğince ölümü tespit eden yetkililer durumu Nüfus ve Vatandaşlık İşleri (NVİ) Genel Müdürlüğü’ne (veya Nüfus Müdürlüğü’ne) bildirirler. 25.04.2006 günü TBMM’de kabul gören ve 29.04.2006 günü Resmi Gazete’de yayımlanan NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU’nun 31’inci maddesine göre;

    Ölüm olayını;

    a) Şehir ve kasabalarda 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gereğince defin ruhsatı vermeye yetkili olanlar,

    b) Köylerde, varsa resmî tabip veya sağlık kuruluşu yetkilileri, yoksa köy muhtarları,

    c) Hastane ve bakım evi gibi sağlık kurumlarında kurum amirlikleri,

    ç) Askeri birliklerde tabipler veya iç hizmet mevzuatına göre kıta komutanlıklarınca görevlendirilmiş olanlar ve askerlik şubeleri,

    d) Doğal afetlerde mülkî idare amirlerince görevlendirilecek memurlar,

    e) Adlî olaylarda ve kazalarda ilgili cumhuriyet savcılıkları, olayın meydana geldiği tarihten itibaren, dış temsilcilikler ise olaydan haberdar oldukları tarihten itibaren on gün içerisinde Genel Müdürlüğe ya da nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdürler.

    4- Nüfus Müdürlüğü de SGK’ya bilgisayarda gösterir

    Nüfus Müdürlüğü’ne gidin, emeklinin karşısında emekli işareti vardır. Normal şartlarda NVİ’nin MERNİS sistemi gereğince, nüfus bilgilerini SGK 2001 yılından beridir anında gördüğü gibi vefat edeni de anında bilgisayarlarında görmektedir. Ancak, o kadar beceriksizler ki her zaman görebildikleri nüfus kayıtlarından bu kişilerin öldüğünü görüp aylıkları kesmeyi düşünemezler. Ölenin yakınlarının kendilerine nüfus müdürlüklerinden vukuatlı nüfus kayıt örneği alıp, SGK’ya bildirmelerini beklerler. Yoksa aylıkları kesmezler, üstelik aylık alanlardan bazılarını da belli aralıklarla yoklama kağıdı gönderip, yaşayıp yaşamadıklarını sorarlar. Yani SGK, nüfusu bilgisayarlarından kontrol edeyim diye de düşünemez mi?

    5- Dul-yetim aylığı alacak olan varsa talep ederler

    Vefat edenin geride, dul-yetim aylığı alacak eşi-çocukları varsa onlar, SGK’ya ölümü nüfus müdürlüklerinden alacakları vukuatlı nüfus kayıt örneği ile yaparlar, yani onlar da ölümü nüfus kayıtlarını delil göstererek SGK’ya bildirirler ve kendilerine dul veya yetim aylığı talep ederler. Burada da geride kalanların aylık talepleri yoksa SGK’ya ölümü bildirme yükümlülükleri yoktur.

    Vefat edenin yakınlarının da bir ay için mirasçılarını belli etmek için asliye hukuk mahkemelerine müracaat edip, veraset ilamı çıkartmaları gerekir. Bunun dışında bir yükümlülükleri yoktur.

    6- Reformdaki beceriksizliklerini gizlemeye çalışıyorlar

    PEKİ o zaman bu tür yalan-dolan beyanatlar niye verilmiş de ZAMAN Gazetesi gibi saygın bir gazeteye manşet olmuş derseniz? Sosyal Güvenlik Reformu’nun tam gündemde olması gerektiği şu günlerde kamuoyunu reform haberlerinden uzaklaştırmak amacındalar. Çünkü, bu berbat reformdan milletin haberdar olmasını istemiyorlar. En azından yerel seçimlerin yapılacağı zamana kadar reformu kamuoyunun gündeminden düşürmek istiyorlar. Öte yandan seçimleri düşündüklerinden bilerek mi yoksa gerçekten beceriksiz oldukları için mi bilinmez, Sosyal Güvenlik Reformu’nu uygulamaya koyamadıklarını, nasıl altında kaldıklarını duyurmak istemiyorlar.

    7- 18 bin bebek olayı da yalan

    Yİne habere göre; “Kötü niyetli kişilerin SGK’yı dolandırma girişimleri, sadece ölenlerin maaşını almaya devam etmekle kalmıyor. Kurumun kontrolör ve müfettişleri daha önce de 18 bin bebeğin erken yaşta emeklilikten yararlanmak için ‘çalışıyormuş gibi’ sigortalı gösterildiğini tespit etmişti. Söz konusu bebeklerin sigortası da iptal edilmiş...” YALAN haberin daniskası.

    Bu tür haberleri SGK yöneticileri aylardan beri uçuruyorlar. Peki etrafta 18 bin çocuğunun sigortası iptal edilmiş aile olsa bir tanesi bile TV’lere, gazetelere çıkmaz mıydı? Ben aylardan beri bir tanesi olsa da haber konusu yapsam diye uğraşıyorum ama yoklar, bir tane bile bulamadım. Hatta yılmadım, SGK’ya bilgi edinme yoluyla sordum, özel hayatın gizliliği deyip isim veremediler.

    Mesela merak ediyorum, SGK’nın başkan yardımcısının çocuklarının sigortası iptal oldu mu? Sayın Cumhurbaşkanımızın oğlunun sigortası iptal oldu mu? Bakanların, milletvekillerinin çocuklarının-torunlarının sigortası iptal oldu mu? Peki bu haberin aslı ne? 1,5 milyon kişi 30 Nisan 2008 günü öncesine SSK’ya akın edip sigortalandı ve 65 yaşında emekli olmaktan kurtuldu. Öte yandan bir o kadar vatandaş ise çocuklarını sigortalı yapmadı veya yapamadı. İşte çocuklarını sigortalı yapamayan aileler devamlı surette bize de bir hak tanıyın diye SGK’ya müracaat edip, siyasilere baskı yapıyorlar. Bu ailelerin taleplerini azaltmak hatta yok etmek için ‘merak etmeyin, o çocukların sigortasını iptal ettik’ diyorlar.
     

(Akşam Gazetesi | 16.12.2008)

GÜNDEM