BASINDAN YAZILAR
Kur Korumalı Mevduat Uygulaması Genişletiliyor - MuhasebeTR

Kur Korumalı Mevduat Uygulaması Genişletiliyor

TBMM’ye 12 Nisan 2022 tarihinde verilen bir kanun teklifi ile kur korumalı mevduat uygulamasına ilişkin yeni düzenleme yapılıyor. Değişikliğin kapsamını belirtmeden önce uygulamanın tarihçesini hatırlayalım. Kur korumalı mevduat uygulaması, önce gerçek kişiler bakımından 2021 yılı aralık ayı içerisinde uygulamaya konuldu, Ocak 2022’de de kapsama 31 Aralık 2021 tarihli bilançolarındaki döviz bakiyeler itibariyle finansal kurumlar hariç, kurumlar vergisi mükellefleri dahil edildi. Açılan hesaplarda oluşan getiriler, kurumlar vergisinden istisna edildi. Düzenleme kapsamında kurumlar bakımından açılabilecek kur korumalı mevduat vadesi önce altı ay iken, daha sonra üç aya indirildi ve vade yenileme imkanı getirildi.
 
*        *        *
 
TBMM’ye verilen yeni bir kanun teklifi ile kurumlar bakımından kapsamdan yararlanabilmek için şart koşulan 31 Aralık 2021 tarihli bilançolarında mevcut olan döviz bakiyeleri sınırlaması, 31 Mart 2022 tarihine ilerletiliyor. Düzenlemeyle Cumhurbaşkanı’na, bu sınırlamayı 2022 yılı ikinci ve üçüncü çeyrek sonuna kadar uzatabilme yetkisi de veriliyor.
 
Bu köşede daha önce konuya ilişkin görüşlerimizi belirtmiş ve kur korumalı mevduat uygulamasında gidişata göre genişletme imkanlarının olabileceğini ifade etmiştik. Belli ki, özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısıyla başlayan savaşın da etkisiyle kurlardaki artış eğilimini değerlendirerek kurumlar bakımından da uygulamanın kapsamını genişletme tercihi, belki de bu vesileyle biraz öne çekiliyor. İçerisinden geçmekte olduğumuz süreçte savaşın da etkisiyle enerji fiyatları başta olmak üzere, hammadde fiyatlarındaki artışın da etkisiyle hem cari dengedeki düzelme eğilimi tersine döndü hem de enflasyon oranları yükselme eğilimini devam ettirdi. Kurlardaki baskının bu süreci daha da olumsuz ve kalıcı hale getirme tehlikesi oluşmaya başladı. Son açıklanan rakamlara göre, Şubat 2022’de; bir önceki yılın aynı ayına göre, ihracat birim değer endeksi yüzde 9.5 artarken, ithalat birim değer endeksi yüzde 36.5 arttı. Bunun yarattığı olumsuz etki, aynı dönem kıyaslaması itibariyle ihracat miktar endeksindeki yüzde 14.5 artışa karşılık ithalat miktar endeksinin yüzde 5.9 artmasıyla bir nebze azaltılabildi. Bütün bu gelişmelerin yarattığı olumsuz etkilerin azaltılması bakımından yapılması planlanan düzenleme yerinde olacaktır.
 
*        *        *
 
Merkez Bankası gösterge faizinin piyasa belirleyicisi olmaktan çıkması ile faiz artırım beklentileri de önemli ölçüde bu dönem için gündem dışına itildi. Kapsamlı bir politika değişikliği olmadığı sürece şu aşamada gösterge faizdeki birkaç puanlık artış, yanlış sinyalin ötesinde bir sonuç doğurmayacaktır. Üstelik bu dönemde müteşebbislerin enflasyonun altında maliyetlerle fon kullanabilmeleri bakımından Merkez Bankası, bankalara düşük faizli fonlama sağlıyor. Belli ki, bankacılık sisteminde oluşan kârın bir bölümünün alınabilmesi için de finans sektörüne ilişkin kurumlar vergisi oranı yüzde 25’e çıkarıldı.
 
Önümüzdeki dönemde yüksek enflasyon sürecinin kalıcı hale gelmemesi bakımından döviz kurlarının makul düzeylerde kalması önemli olacak. Pandemi sürecinin sonlarına geliniyor olması ve Ukrayna’daki savaşın tamamen sona ermesiyle enerji fiyatlarında oluşabilecek gerileme ve artan turizm gelirleri cari dengeyi yaz aylarında olumlu etkileyecek ve kurlardaki artış baskısı, ABD ve Avrupa Birliği merkez bankalarının faiz artırımlarına rağmen sınırlı kalabilecek. Ülkemizde halen ÜFE-TÜFE arasındaki makas nedeniyle yüksek enflasyon baskısı devam ediyor. Türkiye, Ukrayna savaşı sırasında son derece tutarlı ve kararlı bir tavır içerisinde oldu. Bu avantaj, turizm gelirleri ve ürün fiyatlarındaki gevşemenin etkisiyle yaz aylarında enflasyondaki artışın duraksaması, yıl sonuna doğru da baz etkisiyle birlikte gerileme eğilimine girmesiyle yabancı yatırımcının da çekilebilmeye başlanılmasını sağlayacaktır.
 
Yüksek enflasyon algısının toplumsal kanaat haline gelmesinin beklentileri bozmasıyla, yüksek enflasyon sürecinin daha uzun devam etmesi tehlikesine neden olur. Bu algının en büyük tetikleyicisi, döviz kurlarının kontrolden çıkması izleniminin oluşmasıdır. Bu nedenle kurlardaki artışı engelleyici politikaların devam ettirilmesi önem arz ediyor. Kanun teklifi ile buna yönelik önemli bir adım atılıyor.

(Kaynak: Osman Arıoğlu / İto Haber | 18.04.2022)

GÜNDEM