BASINDAN YAZILAR
Girişim Sermayesi Fonları ve Kazançlarında Vergileme - MuhasebeTR

Girişim Sermayesi Fonları ve Kazançlarında Vergileme

Girişim sermayesi yatırım fonları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (Kanun) 54’üncü maddesi kapsamında III-52.4 sayılı Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (Tebliğ) ile düzenlenmiştir.

Anılan düzenlemelere göre Girişim Sermayesi Yatırım Fonu; nitelikli yatırımcılardan katılma payları karşılığında toplanan paralarla, pay sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenmiş varlık ve işlemlerden oluşan portföyü işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri ve girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri tarafından bir içtüzük ile süreli olarak kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan malvarlığıdır.

Fonun malvarlığı, kurucunun, portföy saklayıcısının ve portföy yöneticisinin malvarlığından ayrıdır. Fon malvarlığı; fon hesabına olması, içtüzük ile ihraç belgesinde hüküm bulunması şartıyla kredi alınması ve koruma amaçlı türev araç işlemleri yapılması amacı haricinde teminat gösterilemez ve rehnedilemez. Fon malvarlığı kurucunun ve portföy saklayıcısının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi başka bir amaçla tasarruf edilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, üzerine ihtiyatî tedbir konulamaz ve iflas masasına dâhil edilemez. Kurucunun ve/veya portföy yöneticisinin üçüncü kişilere olan borçları ve yükümlülükleri ile fonların aynı üçüncü kişilerden olan alacakları birbirlerine karşı mahsup edilemez.

Katılma paylarının itibari değeri yoktur. Fon birim pay değeri, fon toplam değerinin katılma paylarının sayısına bölünmesiyle elde edilir. Fon birim pay değerinin en az yılda bir kere hesaplanması ve nitelikli yatırımcılara bildirilmesi esastır.

Katılma payı satışı,

- Fon birim pay değerinin tam olarak nakden ödenmesi veya bu değere karşılık gelen iştirak paylarının fona devredilmesi;

- Katılma payının fona iadesi, yatırımcıların katılma paylarının ihraç belgesinde belirlenen esaslara göre fona iade edilmek suretiyle nakde çevrilmesi veya

- Katılma paylarına karşılık gelen iştirak paylarının yatırımcılara devredilmesi

suretiyle gerçekleştirilebilir. Katılma paylarının nitelikli yatırımcılar arasında devri mümkündür. Nitelikli yatırımcılar arasında katılma payı devrinin gerçekleştirilebilmesi için devralan kişi ve/veya kuruluşların nitelikli yatırımcı vasıflarını haiz olduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin devir işlemlerini yürüten kuruluşa iletilmesi zorunludur.

Katılma paylarının Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde üye ve hak sahipleri bazında izlenmesi zorunludur.

Fon ihraç belgesinde yer verilen esaslar çerçevesinde, fon tarafından katılma payı sahiplerine kar dağıtabilir.

VERGİLEME

A-Fonun kazançlarının vergilemesi

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2. maddesi hükmü uyarınca, Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tâbi fonlar sermaye şirketi sayılmakta olduğundan Girişim Sermayesi Yatırım Fonları da kurumlar vergisi mükellefidirler. Ancak, anılan Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendine göre, Türkiye’de kurulu Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının kazançları kurumlar vergisinden istisna edilmiştir Bu istisna, anılan fon ve ortaklıkların söz konusu kazançları üzerinden tevkifat (kesinti) yoluyla vergi alınmasına engel teşkil etmemektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15’inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; Kanunun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde yazılı Girişim Sermayesi Yatırım Fonları’nın istisna kazançları üzerinden, bu kazançları dağıtılsın veya dağıtılmasın, kurum bünyesinde tevkifata tabi tutulması öngörülmüştür. Ancak, 12 1 2009 tarihli ve 2009/14594 sayılı BKK ile tevkifat oranı “0” olarak belirlenmiştir.

Anılan fonların istisna kazançları üzerinden %0 (sıfır) da olsa tevkifat yapıldığı için, bu kurumların kar payı dağıtmaları durumunda, dağıtılan kazançları ayrıca kâr dağıtımına ilişkin vergi kesintisine tabi olmayacaktır.

B- Fon katılma belgesi sahiplerinin fondan elde ettikleri gelirlerin vergilemesi

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesinin (1) numaralı fıkrası hükmü ile bankalar ve aracı kurumlar,

- Alım-satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının alış ve satış bedelleri arasındaki fark,

-  Alımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının alış ve itfa bedelleri arasındaki fark,

- Menkul kıymetlerin ve diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık ettikleri dönemsel getirileri (herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan),

- Aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinde, ödünç veren tarafın lehine kalan tutar

üzerinden vergi tevkifatı yapmakla sorumlu tutulmuşlardır.

Anılan Kanun maddesi hükmü uyarınca; gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olması, vergi mükellefiyeti bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmaması ve elde edilen kazancın vergiden istisna olup olmaması yukarıda belirtilen durumlarda yapılacak tevkifatı etkilemez. Bu kapsamda tevkifata tâbi tutulan kazançlar için gerçek kişilerce yıllık veya münferit beyanname verilmez. Diğer gelirler dolayısıyla verilecek yıllık beyannameye bu gelirler dahil edilmez.

Öte yandan, fon katılma paylarından elde edilen gelirler;

- Katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler (menkul sermaye iradı),

- Katılma paylarının üçüncü kişilere satışından doğan gelirler (değer artışı kazancı) ve

- Katılma paylarının elde tutulduğu dönemde elde edilen dönemsel gelirler (menkul sermaye iradı),

olarak gruplandırılmaktadır.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nca verilmiş Özelgede katılma paylarının fona iade edilmemesi durumunda katılımcıların elde etmiş olduğu kâr payları, “elde tutulduğu dönemde elde edilen dönemsel getiri” olarak değerlendirilmiş ve anlan kar paylarının Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında tevkifata tabi tutulması gerektiği belirtilmiştir.

Dolayısıyla, gerçek kişi ve kurumlarca sahip olunan ve Sermaye Piyasası Mevzuatına göre sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilen yatırım fonları katılma belgelerinden elde edilen gelirler (katılma belgelerinin fona iadesinden doğan ya da fonun kar payı dağıtımından elde edilen), Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67’nci maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde tevkifat yoluyla vergilendirilmektedir.

Girişim Sermayesi Yatırım Fonu katılma paylarından tam ve dar mükellef gerçek kişilerce elde edilen gelirlerin tamamı geçici 67’nci maddenin (1) numaralı fıkrası kapsamında %10 oranında tevkifata tabi bulunmaktadır. Ancak, iki yıldan fazla süreyle elde tutulan girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarından elde edilen kazançlar için tevkifat oranı %“sıfır”dır. Keza, 2006/10731 sayılı Kararname’nin değişik geçici 3. maddesi hükmü uyarınca; 22/12/2020 tarihi ile 31.12.2021 tarihi (bu tarih dahil) arasında iktisap edilen girişim sermayesi yatırım fonu katılma belgelerinden elde edilen gelir ve kazançlar (bu gelir ve kazançlar ne zaman elde edilirse edilsin) için de tevkifat oranı % “sıfır” olarak uygulanacaktır.

Anılan düzenlemeler uyarınca; üzerinden vergi tevkifatı yapılmış olan (ya da tevkifat oranı % “sıfır”  da olsa tevkifat yapılmış sayılan) girişim sermayesi fonu katılma belgelerinden gerçek kişilerce elde edilen gelirler için tevkifat nihai vergileme olacak ve tam mükellef gerçek kişilerce bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecek ve/veya başka gelirler için yıllık beyanname veriliyorsa bu gelirler yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir. Keza, dar mükellef gerçek kişiler de bu gelirleri için münferid beyanname vermeyeceklerdir.

Girişim Sermayesi Yatırım Fonu katılma paylarından kurumlarca elde edilen gelirler ise geçici 67’nci maddenin (1) numaralı fıkrası gereği hem tam mükellef hem de dar mükellef kurumlar için % 0 oranında tevkifata tabi bulunmaktadır.

 Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin 1 inci fıkrasının a-3 bendi hükmü uyarınca, kurumların, tam mükellefiyete tabi girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarından elde ettikleri kâr payları. Kurumlar vergisinden müstesnadır.

6322 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Diğer İndirimler” başlığı altında yer alan 10’uncu maddesine eklenen (g) bendi ile de Vergi Usul Kanunu’nun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarlar, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirim konusu yapılabilmektedir. Girişim sermayesi fonunun indirim konusu yapılabilmesi için;

- Ayrılan fon tutarının kurum kazancının veya beyan edilen gelirin %10’unu ve öz sermayenin %20’sini aşmaması (her iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.),

- Fonun ayrıldığı yılın sonuna kadar, Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak olan ve Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetimine tabi girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına veya fonlarına yatırım yapılması,

- Ayrılan fon tutarının ilgili yılın kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmesi,

gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan vergisel avantajlar Girişim Sermayesi yatırım Fonlarını cazip hale getirmiş olup, özellikle, 31.12.2021 tarihine kadar iktisap edilen girişim sermayesi yatırım fonu katılma belgelerinden ne zaman elde edilirse edilsin, elde edilen gelir ve kazançlar üzerinden yapılacak vergi tevkifatı oranının % “sıfır” olarak belirlenmiş olması bu cazibeyi daha da artırmıştır.

(Kaynak: Akif Akarca / Dr.Mehmet Şafak / Dünya Gazetesi | 21.10.2021)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> Uygulamalı Enflasyon Muhasebesi (171 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.


GÜNDEM