BASINDAN YAZILAR
Yapılandırmada Süre Uzatımının Yarattığı Hukuki Sorunlar - MuhasebeTR

Yapılandırmada Süre Uzatımının Yarattığı Hukuki Sorunlar

7326 sayılı kamu alacaklarının yapılandırılması hakkındaki Kanunla ilgili süreler, bitimine 5 gün kala, 27 Ağustos günlü Resmi Gazete’de yayınlanan 4420 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile birer ay uzatıldı.

Uzatma Kanunun 9. maddesinin 16. fıkrasının Cumhurbaşkanına verdiği yetkiye istinaden yapıldı. Ancak uzatmanın sınırlandırılarak yapılması, beraberinde sorunları da getirdi. Önce neler uzadı ona bakalım. Sonra sınırlandırmaya ve sorunlarına geçelim.

Gazetemizin değerli yazarı Abdullah Tolu, Cumartesi günlü DÜNYA’da uzayan süreler listesini yayınladı. Bizde ondan alalım. “Başvuru ve ilk taksit ödeme süreleri uzatılan işlemler şu şekilde: Kesinleşmiş borçların yapılandırması (md. 2), kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan borçların yapılandırması (md. 3), İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan işlemler (md. 4), Matrah ve vergi artırımı (md. 5), işletme kayıtlarının (kasa, ortak cari ve diğer ilgili hesaplar, stok vs.) düzeltilmesi (md. 6), kesinleşmiş SGK borçlarının yapılandırılması (md. 7), eksik işçilik prim tutarları ile kesinleşmemiş idari para cezalarının yapılandırılması (md. 8), bazı aidat ve borçların yapılandırılması (md. 10)”

           Öte yandan Kanunun 7326 sayılı Kanunun 10/7. maddesinde; Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 121. maddesi uyarınca uyumlu mükellef indiriminden yararlanmakla birlikte, haklarında yüzde 5 indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye ilişkin beyanların gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti üzerine yapılan tarhiyatların bu Kanunun 3 ve 4. maddelerine göre yapılandırılarak kesinleşmesi ve yapılandırmanın ihlal edilmemesi şartıyla, ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergilerin aranmayacağı ve bu durumun yüzde 5 indirimin ihlali olarak değerlendirilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

           4420 sayılı süreleri uzatan Cumhurbaşkanı Kararında bu 10/7. maddenin süre uzatımı dışında bırakıldığı yazılmıştır. Açık anlatımla uyumlu mükellef indiriminden yararlandıktan sonra tarhiyata muhatap olanlar, söz konusu tarhiyatlar için 3 veya 4. maddeler kapsamında yapılandırma yoluna, 31 Ağustostan sonra yani uzatılan süre içerisinde müracaat ederlerse yararlandıkları indirim tutarını cezasız olarakta olsa faizi ile ödemek zorunda kalacaklardır. Ve belki 2021’de indirim haklarını kaybedecekler.  

           Her şeyden önce eşitlik ilkesine aykırı olan bu düzenlemenin, 10/7. fıkrayı süre uzatımı dışında bırakmanın yasal dayanağı olup olmadığına da bakmak gerekmektedir. Cumhurbaşkanına süre uzatımı yetkisi veren düzenleme (7326 sayılı Kanunun 9/16. fıkrası); “Cumhurbaşkanı bu Kanunda öngörülen başvuru ve ilk taksit ödeme sürelerini bir aya kadar (…) uzatmaya yetkilidir” şeklindedir. Görüldüğü gibi yetki, “başvuru ve ödeme sürelerini uzatma” konusundadır. Başvuru ve ödeme süreleri dışında, Kanun maddeleri ve fıkralarının koşulları veya sonuçları üzerinde uzatıp uzatmama veya değişiklik yapma yetkisi söz konusu değildir.

           Öte yandan uyumlu mükellef indiriminden yararlananları ilgilendiren 10/7 düzenlemesi, başvuru süresi veya ödeme süresi ile ilgili bir düzenleme içermeyip, söz konusu durumda olanların sadece 3 ve 4. maddelerden yararlanmış olmasının sonucunu düzenlemektedir. Bu nedenle zaten 10/7. maddenin uygulanmasının, başvuru süresinin uzatılması veya uzatılmamasına yahut 3 ve 4. maddeye göre müracaatın hangi tarihte yapıldığına bağlanması mümkün değildir. Söz konusu durumda olanlar, ister normal süresinde isterse uzatılan sürede 3 veya 4. maddeye göre yapılandırma yapmaları ve ödemelerini aksatmamaları halinde kendiliğinden 10/7’den yararlanmaları gerekir ve mümkündür.

           Bu nedenle söz konusu Kararda, 10. maddenin 7. fıkrasının kapsam dışı bırakılması yasal dayanağa sahip değildir. (6. fıkra da kapsam dışında olmakla birlikte bu fıkradan zaten 31.12.2021 tarihine kadar yararlanma olanağı var olduğundan burada bir sorun yoktur)

Bu durumda, uzatma süresi içerisinde 3 veya 4. maddeye göre yapılandırmaya müracaat edecek söz konusu durumda olanlar, yararlandıkları uyumlu mükellef indirimi tutarının tarhiyat konusu yapılması halinde (veya 2021 yılı beyannamesini verirken indirimden yararlandırılmaları gerektiği yolunda ihtirazi kayıtla) beyanda bulunmak suretiyle konuyu yargıya taşıyabilirler. Ancak burada dava konusu bir genel düzenleyici işlemin –Kararın 1. maddesinin parantez içi hükmünün- iptaline bağlı olacağından bu davanın doğrudan Danıştay’da açılması gerekmektedir (Danıştay Kanunu md. 24). 

Burada adeta, işini vaktinde yapmayıp, uzatılan süreye bırakanlara Kanunda olmayan bir yaptırım ihdas edilmektedir. Oysa Kanunda normal sürede müracaat ile uzatılan sürede müracaatın farklı sonuçlara bağlanmasına yönelik veya elverişli hiçbir düzenleme yoktur.

Burada bir de taksit vadesi sorunu doğmuştur. Söz konusu durumda olanlar yapılmış tarhiyatlar için uzatılan sürede müracaat ederlerse indirimden yararlanamayacaklarına göre, uzatılan süre öncesinden (31.8’e kadar) müracaat edenlerin indirim hakkını kullanmamaları için ödemelerini de uzatmayı dikkate almadan yapmaları gerekmektedir. Yoksa onlarda uzatılan ödeme sürelerine göre ödeme yapacaklarsa, uzatılan sürede müracaat edenlerden bir farkları kalmayacaktır. O halde 31.8’e kadar söz konusu tarhiyatlar için yapılandırma yapanların, indirim haklarını muhafaza etmeleri için taksit sürelerinin uzamadığının da kabulü gerekmektedir.  

Galiba en iyisi sorunlar çıkmadan ve davalar oluşmadan anılan Karar’da düzeltme yapılmasıdır.

Bu vesile ile bir konuya daha değineyim. 7326 sayılı Kanun diyor ki, “daha önce yapılmış tarhiyatlar dolayısıyla uyumlu mükellef indiriminden kendiliğinden yararlanmamış olanlar, bu tarhiyatlar için 3 ve 4. madde düzenlemesine göre yapılandırma yoluna gittikleri takdirde düzeltme yolu ile indirimden yararlandırılmalarını isteyemez”. Bu düzenleme de eşitliğe ve dolayısıyla Anayasa’ya aykırıdır. Burada da düzeltme hükümleri veya İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesine dayanılarak konu yargıya taşınabilir ve Anayasa’ya aykırılık iddia edilebilir. Zira indirim uygulamasından yararlandıktan sonra hakkında tarhiyat yapılanlar, yapılandırma ile ödüllendirilerek indirdikleri tutar kendilerinden istenmezken, önce tarhiyata uğradığı için indirimden yararlanamayanlar indirim tutarı kadar eşitliğe aykırı olarak zarara uğramış durumdadırlar.

(Kaynak: Bumin Doğrusöz / Dünya Gazetesi | 31.08.2021)

GÜNDEM