EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
SON YAZILAR
BASINDAN YAZILAR
İmar Affı,Niyet ve Akıbet / Nedim Türkmen - MuhasebeTR

İmar Affı,Niyet ve Akıbet / Nedim Türkmen

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İmar Barışı ile ilgili gerekçeyi; “Ülkemizdeki imara aykırı yapıların yüzde 50'in üzerinde olduğu bilinmektedir. Bu da yaklaşık olarak 13 milyon bağımsız birime tekabül etmektedir. Bu yapılarda daha çok dar gelirli vatandaşlar oturmaktadır.

Yapılan yasal düzenleme ile ülkemizde İmar Barışı'nı sağlamak maksadı hedeflemiştir. Yapılardaki mevcut aykırılıkların büyük çoğunluğu 1950-2000 yıwlları arasındaki yapılaşmalardan kaynaklanmaktadır.

Vatandaş ve belediyeler arasında ortaya çıkan imardan kaynaklı sorunlar mahkemelerde altından kalkılamayacak kadar dosyaların birikmesine yol açmaktadır. Ayrıca belediyeler imara aykırı yapılarla ilgili olarak yıkım işlemini birçok sebepten dolayı gerçekleştirememektedir.

Vatandaşlar bu ihtilaflardan dolayı oturdukları evlerine su, elektrik ve doğalgaz bağlatamamakta ya da kaçak kullanım yapmaktadır. Konut veya iş yerleri ekonomik olarak bir değer ifade etmemektedir. Fabrika ve konut yapıları ticari piyasalarda ipotek

veya teminat olarak gösterilememektedir” şeklinde açıklamıştır.

BEKLENEN GELİR HEDEFİNE ULAŞILAMADI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca hayata geçirilen İmar Barışı'nda; 31.12.2018 tarihi itibarıyla başvuru sayısı 9 milyon 698 bin 238'e ulaşırken 16 milyar 500 milyon lira ödeme yapıldı.

İmar affında hükümetin beklentisi 42 milyar lira gelir elde etmekti, 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla süre uzatılmasına gerek duyulmasının en önemli nedenlerinden birisi de bu hedeflere ulaşılamamasıdır.

538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapı kayıt belgesi başvuru süresi 15 Haziran 2019'a ödeme süresi ise 30 Haziran 2019 tarihine ertelendi.

Bilindiği üzere imar affı ile ilgili süre uzatımından önce; kanun ile Sarıyer, Beykoz ve Üsküdar ilçelerinin (yalılar hariç) Boğaziçi öngörünüm bölgesinde kalan ve kararname ekinde sınırları belirtilen alanları da, imar affı kapsamına dahil edilmişti.

HEDEFLERE ULAŞMAK HALEN MÜMKÜN, AMA…

İmar affına başvurusunu süre uzatılmadan önce yapmış ancak henüz ödemesini yapmamış olanlar; 31.12.2018 tarihi itibarıyla hesaplanmış tutarı, 30 Haziran 2019 tarihine kadar zamsız bir şekilde ödeyeceklerdir. İmar affına uzatma tarihinden itibaren yani 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren başvuracak olanları bir sürpriz beklemektedir. Şöyle ki; imar affında arsa payı değerinin yüzde 3'ü alınmaktadır. Yeni yılla birlikte arsa payı değerlerinin kanun gereği, yeniden değerleme oranının yarısı kadar artırılması gerekmektedir. Bu durumda, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren imar affı uygulamasına başvuracak olanlar yüzde 11.865 oranında yeniden değerleme yapılmış arsa payı değeri üzerinden ödeme yapacaklardır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı imar affı uygulamalarının beklenen sonuçları verebilmesi için; mutlaka imar affı ödemeleri ile ilgili vermiş olduğu muktezadaki görüşünü mevzuata uygun hale getirmek durumundadır. Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin aktiflerine kayıtlı binalarla ilgili olarak ödedikleri imar affı bedelleri, gayrimenkulün aynından doğan ödemeler olmaları sebebiyle ve ayrıca Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. Maddesi'nin altı numaralı bendinde açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen, Hazine ve Maliye Bakanlığı, yanlış bir yorumla imar affı ödemelerinin maliyete eklenerek amortisman yoluyla gider yazılması gerektiği şeklinde yazılı görüş açıklamıştır. Hatta bu görüşünde ciddi bir çelişkiye düşmüştür. Düşünün bir şirketin aktifinde yer alan binanın faydalı ömrü 50 yıl bu bina ile ilgili 50. yılında imar affı ile ilgili ödeme yapıyorsanız; bu ödemenin tamamını gider yazabilirsiniz. İmar affına başvurduğunuz da binanın faydalı ömür süresi bitmiş, bu bina 51. yılında ise yaptığınız bu ödemeleri 2019'dan başlayarak 2069 yılına kadar gider yazabileceğiniz söyleniyor. Bu görüşün doğru olmadığını anlayabilmek için vergi hukukçusu olmak gerekmiyor.

İmar affı kapsamında 1 milyon TL ödeme yapan bir şirket bunu direkt gider yazdığında; 220 bin liralık bir vergi avantajı sağlıyor. İmar affı kapsamında ödenen bedellerin, yapı kayıt belgesi ile sınırlı olmadığı yapı kayıt belgesi alındıktan sonra tapuda kat mülkiyeti tesisi veya cins tashih-i yapılmak istenildiğinde aynı bedellerin bir kez daha ödenmek durumunda olduğu hatırlanarak, konunun bir an önce açıklığa kavuşturulmasında büyük fayda olduğunu düşünüyorum.

(Sözcü Gazetesi | 08.01.2019)

GÜNDEM