BASINDAN YAZILAR
Maliye, “Maliyete Ekle Öyle Gider Yaz” Diyor / Nedim Türkmen | Muhasebe TR

Maliye, “Maliyete Ekle Öyle Gider Yaz” Diyor / Nedim Türkmen

Dün itibarıyla toplam 9.5 milyon kişinin başvuru yaptığı ve devletin 14.5 milyar TL gelir elde edeceğini düşündüğü imar affı ödemelerinin; gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri açısından, doğrudan gider yazılabileceğini ya da maliyete eklenerek faydalı ömür süresi dikkate alınarak amortisman yoluyla itfa edilebileceğini 23 Aralık 2018'deki yazımda sizlerle paylaşmıştım.

Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) imar affı ödemelerinin gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yönünden; gider yazılıp yazılamayacağı ya da gider yazılacak ise doğrudan gider mi yazılabileceği ya da maliyete eklenerek amortisman yoluyla mı itfa edileceği ile ilgili görüşünü, nihayet 25 Aralık 2018 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığı web sitesinde bir mukteza ile açıkladı. (25.12.2018 Tarihli Mukteza)

Mevzuat açıklaması doğru, ulaşılan sonuç yanlış

Gelir İdaresi Başkanlığı, imar affı ödemelerinin kanunen kabul edilen gider olduğunu kabul ediyor, bu çok önemli bir sonuç mükellefler açısından. Bu kabulden sonra kanunen gider yazılabilecek olan imar affı ödemelerinin nasıl gider yazılabileceği ile ilgili olarak GİB bir mükellefe verdiği yazılı görüşünde, bu tür ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ıncı maddesinin birinci fıkrasının; (6) numaralı bendinde sayılan giderlerden olmadığı, dolayısıyla bu tür ödemelerin kurum kazancının tespitinde doğrudan gider olarak indirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıyor. İmar affı ödemelerinin “harç” niteliği taşıdığı, söz konusu bentte yer alan “kaydiyeler”kapsamı içinde değerlendirilmesi gerektiği aşikardır.

GİB yazılı görüşünde devamla, “Şirketiniz adına kayıtlı taşınmaz için 7143 sayılı Kanun'un 16'ncı maddesi uyarınca yararlanacağınız İmar Barışı'na istinaden ödenecek olan kayıt bedelinin, taşınmazın iktisadi kıymetini artıran giderler kapsamında değerlendirilmesi ve söz konusu taşınmazın maliyet bedeline eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmamış olması halinde, maliyet bedeline dahil edilecek söz konusu tutarın taşınmazın kalan amortisman süresine göre itfa edilmesi; taşınmazın amortisman süresinin tamamlanmış olması halinde ise maliyet bedeline eklenen söz konusu tutarın taşınmaza ilişkin faydalı ömür ve amortisman oranı dahilinde aktife alındığı tarihten itibaren itfa edilmesi icap etmektedir” demektedir.

Çözüm var

Vergi kaybı endişesi mevzuatın yanlış yorumlanmasına neden olmamalıdır. İmar affı ödemelerinin kanunen kabul edilen gider olduğunu kabul ettikten sonra, Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddesinde sayılmamıştır sonucuna ulaşmak; tamamen vergi kaybı endişesinin idarenin görüşüne hakim olduğunu, göstermektedir. Üstelik verilen görüşte; maliyet bedeline eklenerek faydalı ömür süresince amortisman yoluyla itfa edilebileceği ifade edilirken, itfa süresi dolmuşsa bedelin direkt gider yazılabileceği de ifade ediliyor. Dolayısıyla çok ciddi bir tenakuz söz konusudur.

İmar affı düzenlemelerinin 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla hem başvuru süresinin hem de ödeme süresinin uzatılacağını hepimiz biliyoruz.

GİB bu yazılı görüşünü imar affı düzenlemelerinin süresinin uzatılacağını da dikkate alarak değiştirmelidir. Görüşünü açıklarken imar affı kapsamında yapılan ödemelerin gider yazılması durumunda, gelir ve kurumlar vergisi kaybını düşünmek yerine vergi kanunlarının kapsamını çizdiği ve mevzuata uygun sonuçları kamuoyuna açıklaması gerekmektedir. Yorum yoluyla vergi almaya çalışmak Anayasa'ya ve vergi hukukunun genel ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir. Muktezalar, sadece talep eden mükellefleri bağlayan vergi hukukunun ikincil kaynaklarıdır. Dolayısıyla GİB'e yazılı görüş için başvurmayıp, bu tür bir yazılı görüş almamış olan mükelleflerin, imar affı ödemelerini direkt gider yazmak ya da maliyete ekleyip amortisman yoluyla itfa etmelerinin önünde hiçbir engel yoktur. Maliye'den yazılı görüş alarak kendilerini bağlamış olan vergi mükelleflerinin; 2019 yılında verecekleri gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerini “ihtirazi kayıt”la verip vergi mahkemesinde dava açarak bu durumdan kurtulmaları mümkündür.

(Sözcü Gazetesi | 31.12.2018)

GÜNDEM