BASINDAN YAZILAR
Ücret Dolar İle Ödenemez / Ahmet Metin Aysoy - MuhasebeTR

Ücret Dolar İle Ödenemez / Ahmet Metin Aysoy

 Malum, doların ateşi yükseliyor. Darbe girişimini önleyen bu kahraman millet,  ekonomik terörü de yenecektir.

Bu yazımızda, İş Kanunu, Borçlar Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu açısından yabancı para olarak kararlaştırılmış ücret ve diğer alacaklar konusunu ele alacağız.

1-Ücret, prim ve ikramiye dolar ile ödenemez

Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir.

Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir (4857 sayılı İŞ Kanunu/madde 32).

Yukarda belirttiğimiz yasa maddesinde yer alan ‘Türk parası ile ödeme yapılabilir’ ifadesi, işverene Türk parası ile yabancı para arasında bir ödeme seçeneği olduğunu göstermez. Bu ifadedeki ‘ödeme yapılabilir’ sözünden ücret, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın yabancı para ile de ödenebileceği neticesini çıkarmamak gerekir. Bu madde hükmü, ücretin yabancı para olarak kararlaştırılabileceğine vurgu yapma amacını taşımaktadır. Ödeme Türk Lirası ile yapılmalıdır. Gene de yasada yer ‘ödeme yapılabilir’ ifadesi yerine zorunluluğu belirten ‘ödeme yapılır’ ifadesi kullanılsaydı daha yerinde olurdu.

2-Yabancı para üzerinden takip yapılamaz

Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir.

Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir (6098 sayılı Borçlar Kanunu/madde 99).

Yukarda belirttiğimiz Borçlar Kanunu hükmünden, sözleşmede ödemenin aynen yabancı para ile yapılmasının kararlaştırılabileceği anlaşılmaktadır.

Ancak, İcra ve İflas Kanunu’nun 58/3 maddesine göre, icra dairesine yapılacak takip talebinde; ‘Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin’ yer alması gerekmektedir.

İcra ve iflas Kanunu, alacağın takibinin ancak Türk Lirası üzerinden yapılmasına müsaade etmektedir.

Sözleşmede ödemenin aynen yabancı para ile yapılmasına ilişkin hüküm olsa bile, icra takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası’na çevrilmesi ve harcın TL üzerinden yatırılması gerekmektedir.

Sözün özü, sözleşmelerin TL üzerinden yapılmasını özendirecek yasal düzenlemelerin gündeme gelmesinin, yabancı paraya bağımlılığın ve kur riskinin azalmasında yararlı olacağı düşünülmektedir.

(Kaynak: Star Gazetesi | 06.12.2016)

GÜNDEM