BASINDAN YAZILAR
İdare Tarafından Mükellefiyet Kaydının Silinmesi / Yılmaz Sezer - MuhasebeTR

İdare Tarafından Mükellefiyet Kaydının Silinmesi / Yılmaz Sezer

 Teknik anlamda “re’sen terkin” olarak adlandırılan bu işlem, belirli şartların gerçekleşmesi halinde mükellefiyet kaydının idare tarafından silinmesidir. Burada esas amaç bürokratik işlemlerin azaltılması ve naylon fatura düzenleyicilerin önüne geçilmesidir.

Re’sen terkin yasal dayanağını Vergi Usul Kanunu 160. maddeden almaktadır. Ek olarak Maliye Bakanlığı yayınlamış olduğu 2016/2 numaralı iç genelge ile re’sen terkin işlemlerinin günümüz teknolojisinin verdiği imkânlardan da yararlanılarak daha etkin bir şekilde kullanılmasını amaçlamış olup bu konuda izlenecek usul ve esasları yeniden belirlemiştir.

Mükellefiyetin silinmesinde esas olan mutlaka ki gerçek veya tüzel kişilerin irade beyanları, bu yönde beyan ettikleri istek ve arzulardır. Re’sen terkin sistemi, kişilerin irade beyanlarına aykırı bir işlem öngörmemekte olup, sadece belirli şartların gerçekleşmesi ve idarenin de bu şartların gerçekleştiğini tespit etmesi halinde idareye tek taraflı olarak mükellefiyet kaydının silinmesinin yetkisinin verilmesidir.

Re’sen terkin işlemi mevcut uygulamada sadece vergi daireleri tarafından yerine getirilmekte olup, mükelleflerin vergi kayıtlarını silinmesi şeklinde uygulanmaktadır. Mükellefiyet kaydının terkin edilmesi, mükellefin işi bırakmasından önceki döneme ilişkin yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı gibi bu tarihten sonra faaliyette bulunduğunun tespiti halinde de bu dönemlere ilişkin vergilendirmeye ve sahte belge düzenleme fiilini işleyenler hakkında kovuşturma yapılmasına ve ceza uygulanmasına da engel teşkil etmemektedir.

Ancak genel inanış re’sen terkin sonrası mükellefiyete ilişkin tüm ödev ve sorumlukların tamamen ortadan kalktığıdır. Yani gerçek ve tüzel kişilerin vergi mükellefiyetleri ile beraber bu mükellefiyetlerinden kaynaklı sosyal güvenlik sistemi (Bağ-Kur) ile ve/veya ticaret sicil kayıtları ve ticaret odası üyeliklerinin de silindiği düşünülmektedir. Oysa mevcut yasal sistemimiz sadece vergi dairesi mükellefiyet kaydının silinmesini öngörmektedir. Hatta Maliye Bakanlığı yaptığı düzenlemede şirketler için Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen işlemlerin yapılmadığı sürece tüzel kişiliğin sona ermeyeceğinin net bir şekilde altını çizilmiştir. Bu yöntemle kişinin Bağ-Kur’lu olmasını sağlayan, Bağ-Kur’a üye olmasını sağlayan vergi mükellefiyeti kaydının silinmiş olması rağmen kişinin Bağ- Kur kaydı devam etmektedir. Yine aynı şekilde şirketlerin vergi kayıtları silinmekte ama şirketlerin tüzel kişiliği devam etmektedir.

Şüphe yok ki, re’sen terkin işlemi Maliye Bakanlığı nezdinde istenen ve beklenen faydayı sağlamakta gereksiz iş ve işlemlerin yapılmasının önüne geçmektedir. Ancak bize göre re’sen terkinin etki alanı sadece Maliye Bakanlığı ile sınırlı kalmayıp ilgili tüm kurum ve kuruluşların iş ve işlemlerini içerse daha büyük bir fayda sağlanmış olacaktır. Bu amaçla da yeni yasal düzenlemeler yapılarak vergi dairesinin terkin işlemi ile beraber ilgili tüm kurum ve kuruluşlarda ki mükellefiyetlerin eş zamanlı olarak sonlandırılmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir.

(Dünya Gazetesi | 14.07.2016)

GÜNDEM