YAZARLARIMIZ
Zuhal Ceyhan
Yeminli Mali Müşavir
info@ymmzuhalceyhan.com.tr



Sağlık Turizminde Vergisel Avantajlar

GVK’nın 89/13 maddesi ve KVK’nın 10/1-ğ bendi uyarınca; 15/06/2012 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, Sağlık Bakanlığı’nın izni ve denetimine tabi olarak sağlık alanında faaliyet gösteren işletmeler tarafından münhasıran bu faaliyet kapsamında sunulan hizmetlerden elde edilen kazançların %80’i, beyan edilen kazançtan indirilebilmektedir. KDV Kanunu’nun 13/ı maddesi kapsamında KDV’den istisna edilmiştir.

30 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 49 Seri No.lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği ile birlikte, sağlık turizmi başta olmak üzere birçok istisna ve indirim uygulamasında yeni bir döneme girilmiştir. Bu Tebliğ ile, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yer alan ve belirli tutarları aşan indirim ve istisnaların YMM tasdik raporu ile tevsik edilmesi zorunlu hale getirilmiştir.

Bu düzenleme, 2025 ve izleyen vergilendirme dönemlerine ait beyannameler için geçerli olup, 2025 yılında elde edilen sağlık turizmi kazançlarının 2026 yılında beyanı sırasında fiilen uygulanacaktır.

1. 49 No.lu Tebliğ’in Amacı ve Getirdiği Temel Değişiklik

49 No.lu Tebliğ’in temel amacı; vergi mevzuatında yer alan indirim ve istisna uygulamalarının gerçekliğini, doğruluğunu ve belgelere dayanıp dayanmadığını YMM tasdik sistemi aracılığıyla güvence altına almaktır.

2. Sağlık Turizmi İndirimi İçin Zorunlu Tasdik Sınırları

49 No.lu Tebliğ uyarınca;

•          Beyannamede sağlık turizmi kazanç indirimi tutarı 500.000 TL’yi aşarsa, YMM tasdik raporu zorunludur.

•          Sağlık turizmi indirimi bu tutarın altında kalsa bile, beyannamedeki tüm indirim ve istisnaların toplamı 1.000.000 TL’yi aşarsa, yine tasdik zorunluluğu doğar.

•          “Diğer indirimler” veya “diğer istisnalar” gibi genel satırlarda yer alan tutarların toplamı 1.000.000 TL’yi aşarsa da tasdik zorunluluğu söz konusudur.

3. YMM Tasdik Raporunda İncelenecek Kritik Hususlar

YMM’ler, sağlık turizmi faaliyeti yürüten mükelleflerin raporlarını düzenlerken özellikle şu hususları incelemek ve tevsik etmek zorundadır:

•          Hizmet verilen kişilerin Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancılar olduğunun pasaport ve/veya Mavi Kart üzerinden tespiti,

•          7491 sayılı Kanun kapsamında kazancın tamamının Türkiye’ye transfer edildiğinin banka dekontlarıyla tevsiki,

•          Kuruluşun Sağlık Bakanlığı ruhsatı ve yetki belgelerinin varlığı,

•          Hasılat, gider ve maliyetlerin diğer faaliyetlerden ayrıştırılarak muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği.

4. Raporun İbraz Süresi

Kurumlar vergisi mükellefleri için tasdik raporu, beyanname verme süresinin bitimini izleyen iki ay içinde (Haziran sonuna kadar) Dijital Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda gönderilmek zorundadır.

5. Raporun Verilmemesinin Sonuçları

7338 sayılı Kanun ile VUK 353’e eklenen hüküm uyarınca:

•          İndirim tutarının %5’i oranında özel usulsüzlük cezası kesilir.

•          2025 yılı için bu ceza 330.000 TL’den az, 3.300.000 TL’den fazla olamaz.

•          60 günlük ek süreye rağmen rapor verilmezse indirim reddedilir.

6. Sağlık Turizmi Kapsamında GVK / KVK Kazanç İndirimi ve KDV İstisnasından Kimler Faydalanabilir?

Sağlık turizmi kapsamında Gelir Vergisi Kanunu (GVK) ve Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) uyarınca kazanç indirimi ile KDV istisnasından yararlanılabilmesi için, hizmeti sunan gerçek veya tüzel kişilerin Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilmiş sağlık kurum ve kuruluşu olması zorunludur.

Bu kapsamda;

• Hastaneler (kamu, özel ve üniversite hastaneleri),

• Tıp merkezleri,

• Poliklinikler,

• Aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezleri,

• Muayenehaneler,

• Laboratuvarlar ve müesseseler,

• Ağız ve diş sağlığı hizmeti sunan özel sağlık kuruluşları,

• Ambulans hizmeti sunan kuruluşlar,

• Diyaliz merkezleri,

• Fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleri,

• Genetik hastalıklar tanı merkezleri,

• Hiperbarik oksijen tedavisi uygulayan özel sağlık kuruluşları,

• Hemoglobinopati tanı merkezleri,

• Madde bağımlılığı tedavi merkezleri,

• Üremeye yardımcı tedavi merkezleri,

• Terapötik aferez merkezleri,

• Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama merkezleri,

• Kordon kanı bankaları,

• Kaplıcalar,

7. Türkiye’de Yerleşmiş Olmayan Yabancı Uyruklu Gerçek Kişiler Kimlerdir?

İstisnadan, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler yararlanabilmektedir.

Bu kapsamda;

• 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 3/1-d maddesine göre, yabancı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi ifade etmektedir.

• 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Türkiye’de yerleşme” başlıklı 4’üncü maddesine göre;

– İkametgâhı Türkiye’de bulunanlar ile,

– Bir takvim yılı içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (geçici ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez),

Türkiye’de yerleşmiş sayılmaktadır.

• Ancak, GVK’nın 5’inci maddesi uyarınca; Türkiye’de bulunma amaçları sürekli yerleşme olmayıp geçici ve belirli bir amaçla sınırlı olan aşağıdaki kişiler, Türkiye’de altı aydan fazla kalmış olsalar dahi Türkiye’de yerleşmiş sayılmazlar:

– Belli ve geçici bir görev veya iş için Türkiye’ye gelen iş insanları, ilim ve fen adamları, uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve benzeri kişiler,

– Tahsil amacıyla Türkiye’ye gelenler,

– Tedavi amacıyla Türkiye’ye gelenler (sağlık turizmi kapsamında gelenler dahil),

– İstirahat veya seyahat amacıyla Türkiye’ye gelenler,

– Tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye’de alıkonulan veya kalmak zorunda kalanlar.

Bu çerçevede;

• Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan ve

• 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre Türkiye’de yerleşmiş sayılmayan

yabancı uyruklu gerçek kişiler, sağlık turizmi kapsamında düzenlenen kazanç indirimi ve KDV istisnasından yararlanabilmektedir.

Ayrıca;

• 5901 sayılı Kanunun 28’inci maddesi uyarınca Mavi Kart sahibi olup Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler de bu istisnadan faydalanabilmektedir.

8. Hangi Hizmetler İstisna/İndirim Kapsamındadır, Hangileri Kapsam Dışındadır?

Sağlık turizmi kapsamında Gelir ve Kurumlar Vergisi yönünden uygulanan kazanç indirimi ile Katma Değer Vergisi istisnası, yalnızca kanunda açıkça sayılan nitelikteki sağlık hizmetleri için uygulanabilmektedir.

Bu kapsamda;

• İstisna, yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilmiş sağlık kurum ve kuruluşlarının kendi bünyesinde, münhasıran sunulan;

– Koruyucu hekimlik,

– Teşhis (tanı),

– Tedavi,

– Rehabilitasyon

hizmetleri için uygulanabilmektedir..

Bu çerçevede;

• Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile birlikte verilse dahi;

– Konaklama,

– Ulaşım,

– Yemek,

– Transfer, organizasyon ve benzeri hizmetler,

istisna kapsamına girmemektedir.

• Ayrıca, her ne kadar sağlık kuruluşları tarafından sunuluyor olsa da, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamında “estetik ve kozmetik amaçlı işlemler” olarak tanımlanan ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bedeli karşılanmayan işlemler, bu istisna kapsamında değerlendirilmez. Bu kapsamda özellikle;

– Saç ekimi ve saç ekimine ilişkin işlemler,

– Cilt bakımı ve gençleştirme uygulamaları,

– Botoks ve dolgu uygulamaları,

– Rinoplasti (burun estetiği),

– Yüz germe (face lifting),

– Blefaroplasti (göz kapağı estetiği),

– Otoplasti (kepçe kulak estetiği),

– Mamoplasti (meme büyütme, küçültme veya dikleştirme),

– Liposuction (yağ aldırma),

– Karın germe (abdominoplasti),

– Vücut şekillendirme ameliyatları (BBL dahil),

– Çene ve yüz konturu estetik işlemleri,

– Lazerle yapılan estetik uygulamalar,

– Mezoterapi, PRP ve benzeri kozmetik işlemler,

SUT kapsamında tıbbi zorunluluk halleri dışında kalan estetik işlemler olarak kabul edilmekte ve SGK tarafından bedeli karşılanmamaktadır. Bu nedenle, söz konusu işlemler tedavi edici nitelikte sağlık hizmeti olarak değerlendirilemez ve bunlardan elde edilen kazançlar bakımından kazanç indirimi ve KDV istisnası uygulanması mümkün değildir.

9. Belgelendirme, Faturalama ve İspat Yükümlülüğü

Sağlık turizmi kapsamında kazanç indirimi ve KDV istisnasının uygulanabilmesi için, sunulan hizmetlerin ve hizmet verilen kişinin usulüne uygun şekilde belgelendirilmesi, faturalandırılması ve ispat edilmesi zorunludur.

Bu kapsamda;

• Sağlık Bakanlığı tarafından izin verilen gerçek veya tüzel kişiler, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının kendi bünyesinde verdikleri koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin olarak düzenleyecekleri faturalarda KDV hesaplamazlar.

• İstisna kapsamında düzenlenecek faturada aşağıdaki bilgilere açık ve eksiksiz şekilde yer verilmesi zorunludur:

– Hizmet verilen yabancının adı ve soyadı,

– Hangi ülkenin uyruğunda olduğu,

– Pasaport numarası veya Mavi Kart numarası,

– Verilen hizmetin niteliği,

– Hizmetin sunulduğu yer,

– Hizmet bedeli.

• Yabancıya ait pasaportun veya Mavi Kartın bir örneği (fotokopisi), hizmeti sunanlar tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanmak zorundadır.

• Yabancılara sunulan koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin faturanın;

– Yabancı hasta yerine,

– Sigorta kuruluşları,

– Yabancı sosyal güvenlik kurumları,

– Yetkili acenteler veya

– Sosyal Güvenlik Kurumu adına (ikili sosyal güvenlik anlaşması bulunan ülkelerde yerleşik kişilere verilen hizmet bedelinin SGK tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edilmesi durumunda)

düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır.

Bu durumda;

• İstisnanın uygulanabilmesi için düzenlenecek faturada, yukarıda sayılan bilgilere ilave olarak aşağıdaki bilgilerin de yer alması zorunludur:

– Hizmet verilen yabancının adı ve soyadı,

– Hangi ülkenin uyruğunda olduğu,

– Pasaport numarası veya Mavi Kart numarası,

– Türkiye’ye en son giriş tarihi,

– Verilen hizmetin niteliği,

– Hizmet bedeli..

Fatura ve eklerinde bulunması gereken bilgilerin eksik veya hatalı olması halinde, istisna reddedilecek ve buna bağlı olarak vergi, ceza ve gecikme faizi riski doğacaktır.

10. Yetkili Acenteler, Yetkisiz Aracılar, KDV Uygulaması ve %80 Kazanç İndirimi Karşısındaki Durum

Sağlık turizmi kapsamında sunulan hizmetlerde, yetkili acenteler aracılığıyla yapılan işlemler ile yetkili olmayan kişi veya kuruluşlar tarafından yapılan aracılık faaliyetleri arasında gerek Katma Değer Vergisi uygulaması gerekse kazanç indirimi uygulaması bakımından önemli farklar bulunmaktadır.

Bu kapsamda;

• Sağlık Bakanlığı ve/veya ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili acente sıfatını haiz kuruluşlar tarafından, hastaneye ödenen sağlık hizmeti bedelinin tedavi hizmeti verilen yabancı hastaya birebir ve aynen aktarılması halinde, bu işlem sağlık hizmetine aracılık mahiyetinde kabul edilir ve bu aktarıma ilişkin olarak KDV hesaplanmaz.

• Ancak, bu aktarma sırasında;

– Ödenen sağlık hizmeti bedelini aşan bir tutara yer verilmesi veya,

– Ayrıca komisyon, hizmet bedeli, organizasyon bedeli vb. bir bedelin gösterilmesi

halinde, bu fazla tutar veya komisyon bedeli, sağlık hizmetinden ayrı bir hizmet olarak kabul edilir ve genel oranda (%20) KDV’ye tabi tutulur.

• Buna karşılık, aracılık faaliyetinde bulunan şirketin yetkili acente olmaması halinde;

– Hastanenin yabancı hastaya doğrudan sunduğu sağlık hizmeti bakımından KDV istisnası uygulanmaya devam eder.

– Ancak, hastane ile şirket arasındaki işlemler ile şirket tarafından yapılan yansıtma işlemleri bakımından KDV istisnası uygulanması mümkün değildir.

• Bu çerçevede, yetkili acente olmayan şirketin;

– Hastane tarafından şirkete düzenlenecek faturada ve

– Şirket tarafından ödenen sağlık hizmeti bedelinin yabancı hastaya birebir aktarılmasına ilişkin düzenlenecek faturada

%10 oranında KDV hesaplanması gerekmektedir.

• Ayrıca, şirket tarafından düzenlenecek faturada;

– Ödenen sağlık hizmeti bedelini aşan bir tutara yer verilmesi veya,

– Ayrı bir komisyon veya hizmet bedeli gösterilmesi

halinde, bu fazla tutar veya komisyon bedeli, aracılık / organizasyon hizmeti olarak değerlendirilecek ve genel oranda (%20) KDV’ye tabi olacaktır.

• Diğer taraftan, sağlık turizmi kapsamında faaliyet gösteren yetkili acentelerin (aracı kurumların), elde ettikleri aracılık ve/veya komisyon gelirleri bakımından, Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) ve Gelir Vergisi Kanunu (GVK) kapsamında düzenlenen %80 kazanç indiriminden yararlanmazlar

11. İndirim Tutarının Hesabı ve Muhasebeleştirilmesi

Sağlık hizmeti ihracatı kapsamında indirim konusu yapılabilecek kazanç, indirim kapsamında kabul edilen faaliyetlerden elde edilen hasılattan, bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi suretiyle tespit edilir. Bu şekilde bulunan kazancın %80’i, kurumlar vergisi / gelir vergisi beyannamesinin “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde gösterilmek suretiyle indirim konusu yapılabilir.

Bu kapsamda;

• Diğer indirim ve istisnalar ile geçmiş yıl zararları nedeniyle indirim konusu yapılamayan tutarlar, izleyen dönemlere devredilemez.

• Faaliyet sonucunun zararlı olması halinde, bu faaliyet için herhangi bir indirim uygulanması söz konusu değildir.

• Sağlık hizmeti ihracatı ile ilgili olarak indirim kapsamında kabul edilen faaliyetlerden elde edilen kazancın doğru şekilde tespit edilebilmesi için;

– Hasılat,

– Maliyet ve

– Gider unsurlarının

ayrı ayrı izlenmesi, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve muhasebe kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir.

• İndirim kapsamında kabul edilen faaliyetler ile bu kapsama girmeyen faaliyetlerin birlikte yürütülmesi halinde, indirim uygulanacak kazanca ilişkin hasılat, gider ve maliyet unsurlarının ayrı ayrı tespit edilmesi esastır.

• Gider ve maliyet unsurlarının ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle doğrudan tespitinin mümkün olmadığı hallerde, müşterek genel giderler; indirim kapsamındaki faaliyetlere ait cari yıl hasılatının, toplam hasılata oranı esas alınmak suretiyle dağıtılacaktır.

• İndirim kapsamındaki faaliyetler ile indirim kapsamında olmayan faaliyetlerde müştereken kullanılan tesisat, makine ve ulaştırma vasıtalarına ait amortismanlar ise, bunların her bir işte kullanıldıkları gün sayısına göre dağıtıma tabi tutulacaktır.

• Hangi işte ne kadar süreyle kullanıldığı tespit edilemeyen sabit kıymetlere ilişkin amortismanlar ise, müşterek genel giderlerle birlikte dağıtıma tabi tutulacaktır.

• İlgili şirketlerin esas faaliyet konusu dışındaki işlemlerinden elde ettikleri gelirler ile olağandışı gelirleri, indirim kapsamında değerlendirilemez.

Bu çerçevede özellikle;

• Nakitlerin değerlendirilmesi sonucu oluşan faiz gelirleri,

• Kasada bulunan dövizlerin değerlemesinden kaynaklanan kur farkı gelirleri,

• İktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan satış kazançları,

Sağlık hizmeti ihracatı indiriminin kapsamında kabul edilen kazançların tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Sağlık turizmi kapsamında uygulanan %80 kazanç indirimi ve KDV istisnası, hastaneler ve büyük sağlık grupları açısından çok ciddi tutarlarda vergi avantajı yaratmaktadır. 49 Seri No.lu Tebliğ ile Yeminli Mali Müşavir tasdiki ve mesleki sorumluluğu altına girmiştir.

21.01.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM