Vedat Erdem
Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin 1’inci fıkrasının (3) numaralı bendinde işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınabileceği, 41’inci maddesinin (6) numaralı bendinde ise her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatlar (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar, cezai mahiyette tazminat sayılmaz.) gider olarak indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Kurumlar Vergisi Kanununun “Kabul Edilmeyen İndirimler” başlıklı 11’inci maddesinin 1’inci fıkrasının (g) bendinde ise sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Vergi idaresi görüşleri;
1-“… Şirketinizde iş kazası geçiren bir işçi için Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı tarafından ............ İş Mahkemesinde açılan dava sonucu Şirketinizin %90 oranında kusurlu bulunduğu ve tazminat ödenmesi yönünde hüküm verildiği belirtilmiş olup söz konusu tazminat tutarının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.
…
Bu hükümlere göre, yazınızda belirtilen mahkeme karan uyarınca şirketiniz tarafından ödenen tazminatlardan, şirketinizin kusurlu olmadığı orana isabet eden tutarın Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’inci maddesinin (3) numaralı bendine göre gider olarak dikkate alınması mümkün olup, kusurlu olduğu orana isabet eden tutarın ise 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11’inci maddesinin (g) bendine göre gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.” (B.07.1.GİB.0.03.49/4914-228/ 8166 sayılı 31.01.2007 tarihli özelge)
2-“… İliniz ... Vergi Dairesi mükelleflerinden ... ... tarafından, kendisine ait işyerinde 12.10.2000 yılında gerçekleşen iş kazası neticesinde iş gücünün % 50' sini kaybeden işçisi tarafından açılan davanın, işçi lehine sonuçlanması üzerine ödenen manevi tazminat ve yasal faizin, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilip indirilemeyeceği hususunda görüş talep edildiği, ilgili mahkeme kararında iş kazasının 6/8 oranında işyeri sahibinin, 2/8 oranında da işçinin kusurundan kaynaklandığı belirtilmiş olduğundan tazminatın gider yazılıp yazılamayacağı konusunda tereddüte düşüldüğü anlaşılmaktadır.
…
Bu çerçevede, adı geçen mükellefin işyerinde meydana gelen kaza neticesinde bir işçisinin sol kolunu kaybetmesi üzerine ... İş Mahkemesince verilen 29.11.2005 tarih ve Esas No: ..., Karar No: ... Sayılı karara göre işçinin kazada 2/8 oranında kusuru bulunduğundan, mükellef tarafından ödenen manevi tazminat ve yasal faizlerin 2/8 oranında, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinin 3’üncü bendine göre gider yazılması mümkün bulunmaktadır.
Ödenen tazminatın, işverenin kusurlu bulunduğu orana tekabül eden tutarının (6/8) ise, safi ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilemeyeceği tabiidir.” (B.07.1.GİB.0.40/4019-35370 sayılı 18.04.2007 tarihli özelge)
3-“… Şirketinizde çalışmakta olan ... iş kazası geçirmesi sonucu ... Mahkemesinde şirketiniz aleyhine tazminat davası açtığını ve dava görülmekte iken davacı taraf ile anlaşmanız dolayısıyla 07.10.2010 tarih ve ... sayılı mahkeme kararında konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığının belirtilmesi neticesinde ödenen tazminatın gider yazılıp yazılmayacağı hususunda Başkanlığımızın görüşü sorulmaktadır.
…
Ödenen tazminatların gider yazılabilmesi için; işle ilgili olması, sözleşmeye, ilama veya kanun emrine istinaden ödenmesi ve söz konusu zararın teşebbüs sahibinin kusurundan doğmamış olması gerekmektedir. Mukavelename, ilam veya kanun emri olmaksızın ödenen tazminatların gider yazılması mümkün değildir.
Yukarıdaki hüküm ve açıklamalara göre, tazminat miktarında anlaşılmış olması nedeniyle, ... Mahkemesinin 07.10.2010 tarih ve ... sayılı kararı ile davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden, şirketiniz çalışanı ... geçirdiği iş kazası sonucu ödediğiniz tazminat tutarının Gelir Vergisi Kanunun 40’ıncı maddesinin (3) numaralı bendine göre, safi kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmamaktadır.” (B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2011/4-82 sayılı 14.07.2011 tarihli özelge)
4-“... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuz, ... organize sanayi bölgesinde bulunan iplik imalatı fabrikanızdaki boya kazanının patlaması sonucu 1 işçinizin vefat ettiği ve 4 işçinizin yaralandığı ve SGK tarafından yapılan iş kazası tespit ve bilirkişi raporları neticesinde şirketiniz ve kazanı yapan firma olan ... San. Tic. Ltd. Şti’nin %50'şer oranında kusurlu bulunduğu ve yine SGK tarafından ... İş Mahkemesi nezdinde dava açıldığı ve anılan mahkemenin 24/12/2010 tarih ve Esas No:2010/29 Karar No: 2010/466 sayılı Kararı ile SGK'na tazminat ödenmesine karar verildiği belirtilerek, mahkeme kararına istinaden SGK'na ödenen tazminat tutarı, geçici iş görmezlik ödeneği ve hastane masrafların tamamının kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.
…
Özelge talep formu ekindeki ... Mahkemesinin Esas No:2010/29 Karar No: 2010/466 sayılı Kararının incelenmesinden, 14/10/2008 tarihli İnceleme Raporu ile Şirketinizin %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği ve bu kusur oranı da dikkate alınmak suretiyle şirketinizin tazminat ödemesine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; kurumlarca işle ilgili ödenen tazminatlar, sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı bulunsa dahi, kurumların, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurundan kaynaklanan bir tazminat ödemesi olması halinde kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
Bu hüküm ve açıklamalara göre, yukarıda belirtilen mahkeme kararına göre %50 kusur oranınız dikkate alınmak suretiyle hesaplanarak ödenen tazminat, geçici iş görmezlik ödeneği ve hastane masraflarının 5520 sayılı Kanununun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.” (B.07.1.GİB.4.34.16.01-KVK 8-728 sayılı 24.02.2012 tarihli özelge)
5-“… tarihinde işyerinizde meydana gelen iş kazası ile ilgili olarak mahkemece; davacı işçinin %30, şirketinizin %70 oranında kusurlu bulunduğu ve şirketinizin tazminata mahkûm edildiği, … tarihinde söz konusu işçiye tarafınızca toplam …-TL ödendiği belirtilmiş olup, şirketinizce mahkeme kararına istinaden ödenen söz konusu tazminat, yasal faiz ve harçların, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider yazılıp yazılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmaktadır.
…
Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, ödenen tazminatların gider yazılabilmesi için, işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı bulunması şarttır. Ancak, kurumlarca işle ilgili ödenen tazminatlar, sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı bulunsa dahi, kurumların, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının kusurundan kaynaklanması halinde gider olarak yazılamamaktadır.
Özelge talep formu ekindeki … İş Mahkemesinin Esas No: …. Karar No: …. Sayılı gerekçeli kararının incelenmesinden, söz konusu iş kazası nedeniyle davacı işçinin maluliyetinin %15,2 olduğu, kazanın oluşumunda şirketinizin %70, davacı işçinin %30 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı ve şirketinizin tazminat ödemesine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, 12.1.2017 tarihinde işyerinizde gerçekleşen iş kazası sonucu yaralanan işçiye, yukarıda belirtilen mahkeme kararına göre kusur oranınız dikkate alınmak suretiyle hesaplanarak ödemek zorunda kaldığınız tazminat, yasal faiz ve harç bedellerinin tamamının, Kurumlar Vergisi Kanununun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.” (E-50426076-125[11-2022/20-454]-157740 sayılı 30.12.2022 tarihli özelge)
Yargı Kararları;
1-Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/9933 E., 2020/4317 K.
“YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ihtirazi kayıtla verilen 2014 takvim yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerine, ihtirazi kaydın dikkate alınmaması suretiyle … tarih ve … sayılı tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin 72.420,00 TL tutarındaki kısmının iptali ile fazladan ödenen tutarın iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; doğal madensuyu(soda) ve meyveli soda üretimi ve pazarlaması işi ile iştigal eden davacı şirketin, 2007 yılında üretimi ve pazarlaması yapılan … marka soda şişesinin kapağının buzdolabından çıkarıldığı sırada patlaması sonucu bir tüketicinin görme yeteneğinin bir kısmını kaybettiği gerekçesiyle, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tazminat davasında, mahkeme kararı üzerine 2014 yılında ödenen toplam 362.190 TL maddi ve manevi tazminat gideri ile mahkeme masraflarının kurum kazancının tespitinden gider olarak indirilmesi gerektiğinden bahisle, 2014 hesap dönemine ilişkin ihtirazi kayıt düşülerek ödenen 72.420 TL'nin tahakkukuna ilişkin … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin iptali ile fazladan ödenen tutarın iadesinin istenildiği, her ne kadar, davalı idare tarafından, ortada bir suçun var olduğu ve bu nedenle davacı şirketin mahkemece tazminata mahkum edildiği ileri sürülmüş ise de, Kanunda açıkça “suçlarından” ibaresinin yer aldığı, olayda, ortada açılmış bir ceza davası ve verilen bir mahkumiyet söz konusu olmadığından, ödenen tazminatın işlenen bir suçtan değil, davacı şirketin ve çalışanlarının kusur sorumluluğundan kaynaklandığının açık olduğu, bunun da 5520 sayılı KVK'nun 11/1-g maddesi kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından, ihtirazi kaydın dikkate alınmaması suretiyle tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin 72.420,00 TL tutarındaki kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “İndirilecek Giderler” başlığını taşıyan 8. maddesinde ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükelleflerin ayrıca hasılattan indirebilecekleri giderlerin bentler halinde sayılmış olduğu, mahkeme kararına istinaden ödenen tazminatların indirilebileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, davacı şirket tarafından ödenen söz konusu tazminatın işlenen bir suçtan değil, şirketin ve çalışanlarının kusurundan kaynaklanmış olması ve bunun da 5520 sayılı Kanunun 11/1-g maddesi kapsamında bulunmadığı gerekçe gösterilerek tahakkukun iptaline karar verilmiş ise de, ödenen tazminatın gider olarak yazılabilmesi için, işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlanmasının şart olduğu, ancak kurumlarca işle ilgili ödenen tazminatlar, sözleşmeye, ilama veya kanun emrine bağlı bulunsa dahi, kurumların, ortaklarının, yöneticilerin ve çalışanların kusurlarından kaynaklanması halinde gider olarak yazılamadığı, davacı şirketin ihmali sonucundaki kusurlu fiili nedeniyle tazminat cezasına muhatap olduğunun olayda açık olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kurumlar Vergisi Kanunun 11/1-g maddesinde kusur kelimesinin değil, suç kelimesinin kullanılmış olduğu, satılan soda şişesinin buzdolabından çıkartılması sırasında patlamasının veya kırılmasının nedeninin kesin olarak bilinmediği, ödenen tazminat bedelinin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi kapsamında, öngörülmeyen zarar, ziyan ve tazminat olarak değerlendirilmesinin gerektiği, ödenen tazminatın işlenen bir suçtan değil, şirket ve çalışanlarının kusur sorumluluğundan kaynaklandığı ve temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının ONANMASINA,”
2-Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2555 E., 2022/5433 K.
“İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlığın çözümü için davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda yer alan, dava konusu cezalı kurumlar vergisinin dayanağı olan matrah kalemlerinin hukuka uygun olup olmadıklarının ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, davacı şirketin ödediği tazminat ödemelerinin, 5520 sayılı Kanunun 11/1-g maddesi uyarınca vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılamayacağı hususunun değerlendirilmesinden, olayda davacı şirket çalışanının meslek hastalığına yakalandığı ve şirkete karşı açtığı tazminat davasında, şirketin kısmen kusurlu bulunduğu, şirketin işçisine 30.000,00-TL manevi tazminat ödemesine karar verildiği, işlemiş faizlerle birlikte mükellef kurum tarafından 107.461,30-TL tutarında ödeme yapıldığı ve ödenen bu tutarın gider kaydedildiği görülmekle, Gelir Vergisi Kanunu'nun 41. maddesinde yer alan “teşebbüs sahibinin suçlarından doğan” ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11/g maddesinde yer alan, “kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan tazminat” giderlerinin indirim olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek kanunun lafzi yorumu sonucu yalnızca “suçlara” hasredilmiş gibi yorumlansa da; gerek Kurumlar Vergisi Kanunu'nun yukarıda alıntısı yapılan 11/g hükmünün gerekçesinde belirtilen “kurumun ve bentte sayılan diğer kişilerin kusurlarından doğan tazminatların işle ilgili olsa dahi kurum kazancından indirilemeyeceğinin belirtilmiş olması ve gerekse Kurumlar Vergisi Kanunu'nun ilgili maddesinde suç fiilini işleyenler sayılırken ceza hukuku anlamında cezalandırılamayacağı açık olan tüzel kişiliği bulunan kurumun kendisinin de sayıldığı dikkate alındığında, madde ile öngörülen “tazminata konu suç” kavramının kusuru da içine alan geniş bir kavram olduğu ve tazminat ödenmesine sebep olan fiilin iş sahibinin kusurundan kaynaklanması durumunun da ilgili madde kapsamında indirim konusu yapılamayacak giderler arasında değerlendirileceği anlaşıldığından, davacı şirketin işçinin meslek hastalığına yakalanmasından dolayı ödediği tazminat tutarını kurum kazancının tespitinde gider olarak indirimi kabul edilemeyeceğinden, dava konusu tarhiyatın, ödenen tazminatın kurumlar vergisi matrahına eklenmesi suretiyle tarh edilen kısmında ve bu kısma isabet eden vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, …
…
kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda ...'den alınan hizmet faturasındaki hizmetin alındığının mükellef kurum tarafından tevsik edilememesi nedeniyle ilgili fatura bedelini indirim konusu yapmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinin tespit edildiği, tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir
DAVACININ İDDİALARI: Mahkeme kararına dayanılarak ödenen manevi tazminatın fiilen ve işle ilgili olarak ödendiğinden gider olarak yazılabileceği hususunun Danıştay kararlarında da belirtildiği, Kocokovanlık üretim giderlerine ilişkin 30/11/2014 tarihinde tahakkuk kaydı oluşturulup, belgesi Ocak 2015 döneminde düzenlenen faturaların tahakkukların 2014 yılında gerçekleştiğinden gider olarak indirilmesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik taraflar istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhine onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.”
3-Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/3637 E., 2024/1313 K.
“YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınan iş kazaları nedeniyle ödenen tazminat tutarlarının kurum kazancından indirilebilir gider olarak değerlendirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinin 453.156,33-TL tutara isabet eden kısmının iptali ve ödenen tutarın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 38. maddesinin 2. fıkrasında, bilanço esasına göre ticari kazancın tespiti sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanun'un 40 ve 41. maddesindeki hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, anılan Kanun'un 40. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde de işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi kazancın tespitinde gider olarak indirilmesinin kabul edileceği hükmünün yer aldığı, 41. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendinde ise, her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından doğan tazminatların gider olarak indirilmesinin kabul olunamayacağının hükme bağlandığı, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun “Kabul Edilmeyen İndirimler” başlıklı 11. maddesinin (g) bendinde ise “sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderleri”nin kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilemeyeceğinin hüküm altına alına alındığı, madde ile öngörülen "tazminata konu suç" kavramının, kusuru da içine alan geniş bir kavram olduğu ve tazminat ödenmesine sebep olan fiilin iş sahibinin kusurundan kaynaklanması durumunun da ilgili madde kapsamında indirim konusu yapılamayacak giderler arasında değerlendirileceğinin kabulü gerektiği, davacı tarafından 2020 yılında kusur oranı da dikkate alınmak suretiyle ödenen ve anılan döneme ilişkin olarak ihtirazı kayıtla verilen 2020 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak matraha dahil edilen 2.059.801,48-TL'lik tutarın, kurum kazancının tespitinde gider olarak değerlendirilemeyeceğinin açık olduğu, mezkur tutarın uyuşmazlık konusu dönem matrahına dahil edilmesi suretiyle ihtirazı kayıtla verilen beyannameye dayanılarak yapılan dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yaşanan iş kazanlarının, şirketin elektrik dağıtım faaliyetleriyle ilgili olduğu, dava konusu tutarın ise, kusur oranı da dikkate alınmak suretiyle mahkeme kararları ve billirkişi raporlarına istinaden kazaya uğrayana ya da mirasçılarına yapılan ödemelerden kaynaklandığı, Kanun hükmünde işletme sahibi ile sayılan diğer kişilerin suçlarından kaynaklı giderlerin indirim konusu yapılamayacağının belirtildiği ve suç ile kusurun farklı kavramlar olduğu, kusurdan kaynaklı tazminat ödemelerinin kurum kazancından indirilmesini engelleyen yasal bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu tazminat ödememelerin kurum kazancından indirilebilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Davacının duruşma istemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin esasına geçildi;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,”
Özellikle son iki kararda kusur kavramı “tazminata konu suç” kapsamında değerlendirilmiş ve ödenen tazminatlar kurum kazancından indirim konusu yapılamayacak giderler arasında olduğu şeklinde değerlendirilmiştir.
KAYNAKLAR
Gelir İdaresi Başkanlığı Özelgeleri
Danıştay Kararları
12.01.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.279 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.