YAZARLARIMIZ
Sezgi Kösem Ünlü
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bilim Uzmanı
szgksm@hotmail.com



Karbonun Muhasebedeki Karşılığı 'Yeni Bir Finansal Raporlama Alanı'

Değerli okurlar,

Bugün sizlerle belki de önümüzdeki yıllarda muhasebe dünyasında daha sık konuşacağımız bir konuyu ele almak istedim ve karbonun finansal tablodaki yerini ele aldım. Dünyada sürdürülebilirlik kavramı giderek ekonomik hayatın merkezine yerleşirken, çevresel sorumlulukların işletmelerin mali tablolarına nasıl yansıyacağı da önemli bir konu haline geliyor. Bir işletmenin karbon salımı çevresel kredileri ve bu kapsamda üstlendiği yükümlülükler artık yalnızca çevre politikalarının değil finansal raporların da konusu. Finansal tabloya giren her konu gibi bu konu da bizi ilgilendiriyor.

ABD, Finansal Muhasebe Standartları Kurulu’nun (FASB) 19 Mayıs 2026 tarihinde standart yayınladı, bu standart ASU 2026-02 – Environmental Credits and Environmental Credit Obligations standardı oldu Türkçesi Çevresel krediler ve çevresel yükümlülükler standardı. Standartta çevresel kredilerin muhasebeleştirilmesi, ölçümü, finansal tablolarda sunumu ve açıklanmasına ilişkin daha kapsamlı bir çerçeve getiriyor. Kredinin hangi amaçla tutulduğu ve nasıl elde edildiği, muhasebe uygulamasının belirlenmesinde önem taşıyor. Ayrıca çevresel kredilerle karşılanabilecek düzenleyici yükümlülüklerin finansal tablolara nasıl yansıtılacağına ilişkin hükümler içeriyor.

Çevresel kredinin varlık olarak kaydedilebilmesi için de çevresel yükümlülüğü yerine getirmek için kullanma şartı var, işletmeler kendi aralarında takas edebiliyor ya da kredisini satabiliyor, karşılıksız da devredebiliyor. Bu koşulları karşılamayan diğer çevresel kredileri edinmek için katlanılan maliyetler ise varlık olarak aktifleştirilmiyor ilgili dönemde giderleşiyor.

Türkiye açısından da konu giderek önem kazanıyor. 7552 sayılı İklim Kanunu ve 27 Ağustos 2026 tarihli Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, karbon fiyatlandırmasının düzenleyici çerçevesini şekillendiriyor. Bu gelişmeler, özellikle ilgili sistem kapsamındaki işletmelerin karbon kaynaklı yükümlülüklerini ve tahsisat işlemlerini daha yakından takip etmesini gerektiriyor.

Burada önemli bir ayrım var: Emisyon ticareti kapsamında kullanılan tahsisatlar ile gönüllü karbon piyasalarında işlem gören krediler aynı kavramlar değil. Edinilme biçimleri, kullanım amaçları ve tabi oldukları düzenlemeler farklılaşabildiğinden, muhasebeleştirme yaklaşımı da işlemin niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Çevresel kredilerin muhasebeleştirilmesi konusu ilerleyen yıllarda TMS/TFRS gündemine girebilir. Uluslararası gelişmelere bakınca bu ihtimal olabilir gibi görünüyor.

Bu dönüşümün muhasebe mesleği açısından da anlamı da açık. Karbon piyasaları geliştikçe, meslek mensuplarının yalnızca finansal kayıtları değil, bu kayıtların arkasındaki çevresel hakları, yükümlülükleri ve ekonomik etkileri de anlayabilmesi önem kazanacaktır.

Sürdürülebilirlik ile finansal raporlama arasındaki bağ güçlenirken, muhasebenin görevi de genişliyor. Önümüzdeki dönemde asıl mesele yalnızca karbonun fiyatını belirlemek değil; bu ekonomik değerin ve beraberindeki yükümlülüklerin finansal tablolarda doğru, tutarlı ve şeffaf biçimde gösterilmesini sağlamak olacaktır.

13.10.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)



>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM