Serdar Karakuş
Kuyumculuk sektörü, Türkiye ekonomisinin en özgün alanlarından biridir. Bir yanda köklü bir zanaat geleneği, diğer yanda milyarlarca dolarlık işlem hacmi. Altın, ülkemizde yalnızca ticaretin konusu değil; tasarrufun, güvenin ve belirsizlik zamanlarının sığınağıdır. Böylesine kendine özgü bir yapıya sahip bir sektörün muhasebesinin hâlâ klasik parasal sistem içinde tutulması ise artık teknik bir tercih olmaktan çıkmış, doğrudan yapısal bir sorun haline gelmiştir.
Zira sektörün dili para değil, gramdır. Alışlar gramla yapılır, satışlar gramla ölçülür, kazanç çoğu zaman gram üzerinden değerlendirilir. Buna karşılık muhasebe kayıtlarının Türk lirası üzerinden tutulması, özellikle yüksek enflasyon ve fiyat oynaklığı dönemlerinde gerçeği yansıtmayan sonuçlar üretmektedir. Altın fiyatındaki artışlar işletmenin ticari performansından bağımsız şekilde kârlılığı artırıyor gibi görünmekte, düşüşler ise fiilen elde edilen kazancı görünmez hale getirmektedir.
Aslında bu sorun yeni değildir. 2003 yılında yürürlüğe giren 4842 sayılı Kanun ile kuyumculuk sektörü için önemli bir adım atılmış, altının maliyet ile satış değeri arasındaki farkın doğrudan gelir yazılması yerine pasifte özel bir hesapta izlenmesi sağlanmıştır. Bu uygulama ile altın fiyatındaki artıştan kaynaklanan fiktif kazançların vergilenmesinin önüne geçilmiş, sektörün doğasına daha uygun bir yapı kurulmuştur.
Ancak, 2004 yılında enflasyon muhasebesine geçilmesiyle birlikte bu sistem fiilen ortadan kalkmıştır. Enflasyon muhasebesi genel fiyat düzeyini düzeltmeyi amaçlasa da, altının kendi dinamiğinden kaynaklanan değer artışlarını ayrıştırmakta yetersiz kalmaktadır. Çünkü altın fiyatındaki artış enflasyon değildir; piyasanın kendi hareketidir. Bu nedenle yapılan düzeltmeler, sorunu çözmek yerine çoğu zaman daha karmaşık hale getirmiştir.
Bugün gelinen noktada bu durum yalnızca teorik bir tartışma olmaktan çıkmış, sektörün doğrudan talebi haline gelmiştir. Nitekim sektör temsilcileri tarafından da açıkça ifade edildiği üzere, altın esaslı muhasebe düzenlemesi istenmektedir. Bu talep, mevcut sistemin sektör gerçekliğini yansıtmadığının açık bir göstergesidir.
Vergi Usul Kanunu’nun 215. maddesi ile 404 ve 569 Sıra No’lu Genel Tebliğler çerçevesinde Türkiye’de şirketlerin defter kayıtlarını Türk Lirası dışında bir para birimiyle tutabilmesi mümkündür. Bugün yurtdışı merkezli şirketler ile Serbest Bölgelerde ve İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren işletmeler, muhasebe kayıtlarını USD, Euro, GBP gibi döviz cinslerinden tutabilmektedir. Bu durum, muhasebenin mutlak surette ulusal para birimiyle sınırlı olmadığını açıkça göstermektedir.
Türkiye'nin altın ve kıymetli maden piyasası, uzun yıllardır sahtecilik, düşük ayarlı üretim, kayıt dışılık ve tüketici mağduriyetleriyle mücadele etmektedir. Bu sorunlara kökten çözüm getirmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kıymetli Metal Takip Sistemi (KMTS), 2026 yılı itibarıyla sektörün dinamiklerini kökten değiştirecek bir dönüm noktasıdır.
KMTS, 23.02.2023 tarihli ve 32113 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Kıymetli Maden Standartları ve Rafinerileri Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2023/1)" ile Darphane'ye verilen yetki çerçevesinde kurulmuş bir izlenebilirlik sistemidir.
Kuyumculuk sektörü için altın/gümüş esaslı muhasebe sisteminin getirilmesi tercih değil, zorunluluktur. Bu sistemde işlemler Türk lirası yerine gram üzerinden izlenir, böylece fiyat değişimlerinden kaynaklanan yanıltıcı etkiler ortadan kaldırılır. İşletmenin gerçek kazancı net şekilde ortaya çıkar. Aynı zamanda fiziki altın hareketi ile kayıtların uyumlu hale gelmesi, kayıt dışılığın azalmasına da katkı sağlar.
Elbette bu dönüşüm kolay değildir. Mevcut vergi sistemi parasal yapı üzerine kuruludur. Böyle bir değişiklik için Vergi Usul Kanunu’nda düzenleme yapılması, uygulamanın net kurallarla belirlenmesi ve sektörün buna hazırlanması gerekir. Aksi halde uygulamada karmaşa yaşanması kaçınılmazdır.
Ancak bütün bu zorluklara rağmen gerçek açıktır. Bugün enflasyon muhasebesi ile düzeltmeye çalıştığımız sorun, aslında sistemin kendisinden kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak; altınla işleyen bir sektörü parayla ölçmeye devam etmek, gerçeği rakamlara feda etmek olur. Altın/gümüş esaslı muhasebe ise bu gerçeğin doğru şekilde ifade edilmesini sağlayacaktır.
23.03.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.