YAZARLARIMIZ
Selahattin İpek
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
bdselahattinipek@gmail.com



Mali Müşavirlere KDV İade Raporu ve Karşıt İnceleme Yazma Yetkisi Hatırlatması

GİRİŞ

Katma Değer Vergisi Kanunu Ve Bazı Kanunlar İle 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ’un 7104 sayılı, 06/04/2018 tarihli ve 30383 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanmasının üzerinden hiç de azımsanmayacak bir süre geçmiştir. İçeriğinde birçok konuya atıfta bulunulmasına rağmen bu Kanunda Mali İdarenin neferleri olarak Serbest Muhasebeci Mali Müşavir meslek mensuplarını çok yakından ilgilendiren önemli bir düzenlemeye gidilmiştir. 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 8 inci maddesinden sonra gelmek üzere, 8/A maddesinin eklenmesini esas alan bu düzenleme aslında bir başka ifade ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM – Mali Müşavir) meslek insanlarına, Katma Değer Vergisi(KDV) İade Raporu yazma yetkisi verilmesinden ibarettir.

Hemen belirtmiş olalım, KDV raporu düzenleme yetkisine haiz usul ve esaslar Mali İdare tarafından henüz belirlenmediği için Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler KDV İade Raporu düzenleyemez.

Yayımı itibariyle meslek insanları arasında heyecan yaratan ve meslek adına kazanım olarak lanse edilen konuda bu zamana kadar herhangi bir ilerleme olmadığına tanıklık ediyoruz. Bu konu, elbette bir pratiğe kavuşturularak uygulama usul ve esaslarının tebliğ ya da yönetmelikle Mali İdare tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. 

O halde, bu değişikliğe gidilmesinin gerekçesini tasarıdan alıntılayarak hatırlayalım. Konuyu tam ve anlaşılır ifade etmek adına bu alıntıyı buraya almayı önemsiyorum.

“Bu Tasarıda öngörülen düzenlemeyle, katma değer vergisi iade sisteminde, indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin sonraki dönemlere devretmesi ve iade edilmemesi kuralı 1/1/2019 tarihinden itibaren kaldırılacaktır. Bu nedenle, bu tarihten sonra indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisinin iadesi ile bu tarihten önceki devreden katma değer vergisinin yetki çerçevesinde iade edilmesi durumunda ortaya çıkacak ilave iş ve işlemlerin hızlı ve doğru bir şekilde yapılabilmesini teminen, Maliye Bakanlığına, serbest muhasebeci mali müşavirlere maddede öngörülen sınırlar dâhilinde iade raporu düzenlettirebilme konusunda yetki verilmektedir.”

SINIRLI VERİLEN YETKİNİN KAPSAMI

Önemli bir değişikliğe sebep olan, Mali Müşavirlere KDV İade Raporu ve karşıt inceleme yazma yetkisinin verildiği Kanunun (3568 SK Md.8/A) 23. Maddesi ‘ne ayrı ayrı şıklar halinde göz atarak yükümlülüklerimizin sınırlarını çizmeye çalışalım. Şöyle ki;

“Serbest muhasebeci mali müşavirlere rapor düzenlettirme yetkisi ve sorumluluk

MADDE 8/A

Maliye Bakanlığı,

  1. Bu Kanun kapsamında yetki almış serbest muhasebeci mali müşavirlere, beyannamelerini imzaladıkları dönem ve mükelleflerle sınırlı olmak kaydıyla, 
  2. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında yapılacak iadeye dayanak teşkil edecek rapor düzenlettirmeye,
  3. Bu kapsamda rapor düzenleyecek serbest muhasebeci mali müşavirlerde aranacak nitelik ve şartlar ile rapor düzenlenebilecek iade türlerini ve azami iade tutarlarını tespite,
  4. Rapor düzenleme yetkisini, belirleyeceği usul ve esaslara göre yapılan eğitimlere katılma ve başarılı olma şartına bağlamaya ve uygulamaya ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Serbest muhasebeci mali müşavirler,

a. İadeye ilişkin düzenledikleri raporların doğru olmasından sorumludurlar.

b. Düzenledikleri raporun doğru olmaması halinde, rapor kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”

Madde metnine göre Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere KDV İadeleri konusunda verilen yetki ve karşıt inceleme ile ilgili tespitlerimizi yaparak, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmesi beklenen ve fakat bir türlü gerekli düzenlemeleri yapılamayan uygulamanın, daha fazla gecikmeden gerçekleşmesine yönelik doğru adımlar atmalıyız.

O halde yukarıda maddeler halinde vermiş olduğumuz Kanun metninde yer alan yetkileri yorumlarımızla açarak çözüm ve önerilerimizi beklentilerimiz doğrultusunda sıralamaya çalışalım.

  1. Kanun, meslek insanına bir kıstas getirerek yetki verecek olursa, hazır ve tecrübe ettiğimiz şekliyle Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu siciline kayıtlı yetkilendirilmiş “Bağımsız Denetçi” belgesine sahip olan meslek mensuplarını esas alabilir.
    Burada bu teoremi fazlaca dillendirmeyeceğim ve fakat üzerinde düşünülmesi gerekir.
  2. 3568 sayılı yasanın 5. Maddesi ile yetki almış Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler, beyannamelerini imzaladıkları dönem ve mükelleflerle sınırlı olmak kaydıyla, KDV İade raporu yazabilecekler. Ancak sözleşmesi olmayan mükelleflerle alakalı bir tasarrufta bulunamadıkları gibi, meslekteki tecrübelerine göre yapılacak düzenleme ile diğer Mali Müşavirlerin müşterilerine de yetki verilmesi halinde rapor yazabilirler. Burada elbette Yeminli Mali Müşavir alternatifini de yetkili Bakanlık gözetebilir. Umarım sınırlı da olsa kendi müşterisi dışındakilere KDV İade raporu yazma hususu Mali Müşavirler tasarrufuna verilerek, çok daha fazla meslek insanını kapsayacak şekilde ele alınır. Bunun için yıl şartı konacaksa, 15 yıl olarak temel alınmasını öneririz. Uygulama örneği Bağımsız Denetçi ruhsatlarında tecrübe edilmiştir. Belirtmek isterim ki, bağımsız denetim siciline haiz yaşadığımız birçok haksızlıktan ders alınarak, burada liyakat şartının herkesi memnun edecek şekilde adaletli olmasını temenni ederim.
  3. Mali Müşavirler, KDV İade Raporu ve buna bağlı olarak yapılması gereken Karşıt İnceleme Raporu diğer Mali Müşavirlerin işlerini yaparken ve veya kendi mükelleflerinin raporunu hazırlarken mutlaka tarafsız ve bağımsız olmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için, Kanun taraf olan Mali Müşavire ister bağımlı isterse serbest çalışan olsun gerekli hukuki ve kanuni düzenlemeler çerçevesinde güvence vermelidir. Bağımlı Mali Müşavir, tabi olduğu firma ve veya grup şirketleri ile sınırlı kalmak kaydıyla belirlenecek limitlerdeki KDV İade Raporlarını yazabilmelidir.
  4. KDV İadelerini düzenleyecek Mali Müşavirlerde aranacak nitelik ve şartları belirlemeye yine madde metninden anlıyoruz ki, Maliye Bakanlığı yetkilidir. Rapor düzenlenebilecek iade türlerini (İndirimli Oran, İhracattan Kaynaklanan ve Tevkifattan Kaynaklanan İade Raporu) ve azami iade tutarlarının tespitine Bakanlık hâkimdir. Rakamsal olarak öngörebilmek zor olmasına rağmen ifade edilen tutarlar, 500 bin Türk Lirası seviyesindedir.
  5. Usul ve esasları belirlemek suretiyle, öğrenim şartı, meslekte belli kıdeme sahip olma ve benzeri düzenlemelerle yapılan eğitimlere katılma ve başarılı olmak şartına bağlamaya yetkilidir.Uygulamanın tek hâkimi Maliye Bakanlığı ‘dır. Bazı yetkilerini Bakanlık meslek odalarına devredebilir. Bu sayede zorunlu katılım şartıyla, KDV iadesi sürekli eğitimlerinin gerçekleştirilmesi sağlanabilir.
  6. Mali Müşavirler, mükelleflerine ait iadeye ilişkin düzenledikleri raporların doğruluğundan sorumlu olmakla beraber; düzenlenen raporun doğru olmaması halinde, rapor kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Maddeler halinde sıralamaya çalıştığımız soru ve veya sorunların cevapları elbette beklenilen uygulama tebliği veya rehberi ile giderilecektir. Fikri düşüncelerimize gem vurmadan konuyu farklı noktalardan da ele almamız kaçınılmaz olacaktır. Mesela aşağıda olduğu gibi:

  • Mükellefin Mali Müşavir değişikliğinden sonra, mükellefin KDV İade Raporu ‘nu dönemine bağlı kalmak kaydıyla bir önceki mi ya yoksa yeni Mali Müşavir mi yazacak?
  • Bu gibi bir durum ile karşı karşıya kaldığımız varsayıldığında, devreden mali müşavir rapor yazmak istemezse ne olacak? İşi bıraktıktan sonra, Kanunun rapor ve karşıt inceleme yazmaya zorlayıcı bir etkisi olmadığı ortada. Dolayısıyla raporu yeni Mali Müşavir veya bir alternatif olarak Yeminli Mali Müşavir mi yazacak? Rehberden öğreneceğiz.
  • Bir başka konu da rapor yazabilmemiz için müşterimiz için ayrıca bir sözleşme mi yapmamız gerekiyor? Eskiden var olan sözleşmelerimiz yetkilenme adına yeterli midir? Ve saire.

MESLEK YASAMIZ (3568 Madde 2 – A) RAPOR YAZMAK HAKKINA TEMEL OLUŞTURUR MU?

Muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusuna giren genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, Mükelleflerin muhasebe ve müşavirlik hizmetlerini yerine getirdiği göz önüne alındığında rapor yazma yetkisinin bugüne kadar gecikmiş ve veya geciktirilmiş bir hatanın, eksikliğin giderilmesi olarak düşünmemize olumlu etkisi bulunmaktadır.

Dolayısıyla Mali İdare ‘nin insicamının temelini oluşturan birçok kayıt ve raporlamayı yerine getiren Mali Müşavir meslek insanından KDV İade Raporu ‘nu esirgemek mantığa ters düşmektedir. Kanun bu eksikliği ortadan kaldırarak hak edilen faydayı ehlîne teslim etmiştir.

Bu vesile ile karşı duruş yapma temayülünde olmanın Mali İdareye ve onun paydaşlarına zarar verecektir. Konunun doğru anlaşılması ve olması gereken gibi kamuoyuna servis edilmesi oldukça önemlidir.

Hali ile dinamikleri yeni ufuklara harekete geçirirken, milli ve yerli düşünmek fiiline aykırı duruş yapılmaması kayıtsız şartsız ehemmiyet arz etmektedir.   

Ayrıca Mali İdare ‘den, vatanımıza ve milletimize daha fazla fayda sağlamak amacıyla beklentilerimizi bir kademe daha yukarılara çıkarabilmek adına yeni bir rapor yazabilme yetkisinin de düzenlenmesini arz ederim. Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamesi ile iadesini talep ettikleri vergi kesintisine ilişkin (stopaj) nakden iade taleplerine ait rapor düzenleme yetkisini de yine Mali İdare, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere verebilir.

Konunun meslek üst birliğimiz olan Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler. Ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) tarafından daha düzenli ve normlara uygun hale getirilerek gerekli makamlara iletilmesini arzu ederiz.

MESLEĞİMİZİ SEVİYORUZ. MESLEĞİMİZ VE GELECEK ESENLİK GÜNLERİMİZ İÇİN TÜRMOB ‘UN YANINDAYIZ.

Buradan açık olarak ifade etmek gerekirse, TÜRMOB yapılanması bizlerin kazanımıdır. Kurulduğu günden bu yana iki şekilde düşünerek geleceğimizi tayin edebilme hakkını elimizde tutarak, kendi özümüzde var olanları seçmek ve seçilmek hakkından dolayı üst birliğimizi sahiplenerek güçlendirmeliyiz.  

  1. İyi çalışan ve
  2. İyi niyetle çalışan.

Ki, kötü niyet aramak ve kötücül bir düşünceye sahip olanların bırakın bu mesleğe girmesini, yönetişim kademesinde yer alması abesle iştigaldir kanaatindeyim.

Yönetimlerle alakalı sıkıntılar olabilir ve fakat bu sıkıntılar kendi hiyerarşik yapısı içinde çözülebilecek şekilde ele alınmalıdır. Aksi davranışlar meslek ve meslektaşlara zarardan öte değildir. Unutmayalım. Bundandır ki, yenilenmek ve medeniyete ayak uydurarak mesleğin yok olmasını önleyerek başkalaşıp daha da saygın olmasını sağlamak öncelikle biz meslek insanlarının ve bizleri temsil eden Odalarımızın asli görevi olmalıdır. Herkes üzerine düşeni yapmalıdır.

Doğru veya yanlış noktasında sorgulayarak önümüzde yeni imkânlar açabilecek kazanımları arttırma yoluna gitmeliyiz. Mesela anlatmaya çalıştığımız 7104 sayılı Kanun ‘un bizlere mahsus 23 ncü maddesinin uygulama pratiğini istemiş olmanın kimseye bir dezavantajı olacağını sanmadığım gibi; hak ettiğimiz bir şeyi istemeyince kimsenin altın tepside bizlere sunmayacağı gerçeğini unutmayalım. 

SONUÇ OLARAK;

7104 sayılı Kanun dâhilinde eklenen madde ile ortaya çıkacak bir diğer hususu yazmadan geçmek istemem. Fakat uygulamaya alınması beklenen bu kısıtlı yetkilendirme, mali dünyanın angaryasının Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ‘lerce yapılarak; hem Mali İdarenin hem de her ne kadar yasalaşmasına kendi yetki alanlarına girildiğinden bahisle itirazları olsa da Yeminli Mali Müşavir ‘lerin eleman ihtiyacına cevap niteliği taşımaktadır.

Gelişen ve değişen yeni dünyamızın var olan fiziki yapısının yanında bir de görünmeyen ve fakat her türlü hissettiğimiz dijital tarafını keşfetmiş bulunmaktayız. Dünya belki de sınırlı imkânlarını daha bir sınırsıza(!) doğru ötelerken, adaletli bir paylaşımı her alanda olduğu gibi, sınırlı KDV İade Raporu ve Karşıt İnceleme Yetkisi ‘nde de görmeyi umut ederiz.

Gereğini Mali Müşavir Meslektaşlarım adına, Yüce Devletimizden en kısa zamanda bekliyoruz.
Saygılarımla.

08.06.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM