Sedat İşkara
Yüksek enflasyon dönemlerinde tarihi maliyet esasına göre hazırlanan mali tablolar, paranın satın alma gücündeki değişimleri yansıtmaktan uzaklaşarak "bilgi kirliliği" yaratmaktadır. VUK 165 ve 555 No.lu Tebliğ çerçevesinde şekillenen enflasyon düzeltmesi süreci, 2024 yılı itibarıyla vergi etkisi doğuracak bir aşamaya gelmişken yapılan ertelemeler, iş dünyasında farklı finansal projeksiyonlara yol açmıştır. Bu makale, enflasyon muhasebesinin uygulanmaya devam etmesi durumunda ortaya çıkacak artı ve eksileri, teknik hesaplama dinamikleri ve uygulama örnekleriyle analiz etmektedir.
Muhasebenin temel kavramlarından "Parayla Ölçülme" ilkesi, paranın değerinin istikrarlı olduğu varsayımına dayanır. Ancak enflasyonist ortamlarda bu varsayım çöker. İşletmelerin bilançolarında yer alan ve "parasal olmayan kıymet" olarak adlandırılan stoklar, demirbaşlar ve özkaynaklar, güncel değerlerini yansıtmaması sebebiyle kağıt üzerinde yüksek, ancak reel anlamda erimiş bir karlılık sunar. Enflasyon muhasebesi, bu illüzyonu dağıtarak mali tabloların "gerçek değerine" rücu etmesini sağlayan bir restorasyon işlemidir.
Enflasyon düzeltmesi basit bir endeksleme işlemi değildir. Sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için iki temel katsayının doğru ayrıştırılması gerekir:
Özellikle stoklarda kullanılan "Basit Ortalama Yöntemi"nde katsayı hesaplanırken, Mart 2024 ve Haziran 2024 ÜFE değerlerinin doğru oranlanması hayati önem taşır.
3.1. Pozitif Etkiler (Artılar)
3.2. Negatif Etkiler ve Riskler (Eksiler)
Vaka 1: Stok Düzeltmesi
Bir işletmenin 30 Haziran 2024 itibarıyla bilançosunda 5.000.000 TL stok bulunmaktadır. Basit ortalama yöntemi katsayısının 1,03421 olduğunu varsayalım.
Bu fark, stok maliyetini artırırken 698 Enflasyon Düzeltme Hesabı üzerinden 648 Enflasyon Fark Kârları hesabına aktarılacaktır.
Vaka 2: Sabit Kıymet ve ROFM Ayrıştırması
İşletme, 2024 başında 10.000.000 TL'ye aldığı bir makine için 1.000.000 TL kredi faizi ödemiş ve maliyete eklemiştir. Enflasyon düzeltmesi yapılırken bu faiz tutarı içindeki "Reel Olmayan Finansman Maliyeti" (ROFM) toplam borç yöntemiyle ayrıştırılmalıdır.
2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesinin vergi etkisi doğurmayacak şekilde uygulanması, kısa vadede meslek mensupları için bir "nefes alanı" oluştursa da finansal analizciler için bir "bilgi kopukluğu" yaratmaktadır.
Ertelenen uygulama nedeniyle:
Enflasyon muhasebesi sadece bir vergi meselesi değil, bir "ölçümleme" disiplinidir. Uygulanmaya devam etseydi, mali tablolar üzerindeki "toz bulutu" kalkacak, sermaye erozyonu resmen belgelenecekti. Uygulamanın ertelenmesi, işletmeleri geçici bir idari yükten kurtarmış olsa da finansal tabloların gerçek durumu yansıtma kabiliyetini zayıflatmıştır.
Muhasebe departmanlarının, vergi kanunları nezdindeki ertelemeye rağmen, iç raporlamalarında enflasyon etkisinden arındırılmış tablolar hazırlamaları, "operasyonel körlüğün" önüne geçilmesi için yegane yoldur.
28.01.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.