YAZARLARIMIZ
Dr. Mustafa Alpaslan
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
m.alpaslan@windowslive.com



Tasfiyeye Giren veya İflas Halinde Olan Şirketlerde Matrah Artırımı Nasıl Yapılacak?

Uygulamada tasfiyeye giren şirketler açısından matrah artırımı problem yaratmaktadır. Aynı sorun iflas sürecinde olan şirketlerde de matrah artırım konusunda uygulamada çeşitli problemler ile karşı karşıya gelinmektedir. Konuyla ilgili 7326 sayılı Yasa ve bu yasaya bağlı olarak yürürlüğe konulan ilgili 1 seri nolu Genel Tebliği’ne göre, tasfiyeye giren şirketlerde tasfiye süreci bitmiş ise matrah artırımı yapılması olanaksızdır. Başka bir ifade ile, tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin olan şirketlerde şirket adına matrah artırımında bulunmak olanaksızdır.[1]

Tasfiye halinde bulunan şirketlerin tasfiye dönemlerine ilişkin yıllar için matrah artırımında bulunmaları, tasfiye giriş beyannamesinin verilmesi üzerine 5520 sayılı KVK’nun 17. Mad. göre yapılacak olan incelemelere engel teşkil etmemektedir. Ancak, matrah artırımı sonucunda yatırılan vergiler tasfiye karı üzerinden hesaplanan vergilerden gerekli mahsup yapılacaktır.

Öte yandan, KVK’nun ilgili hükmüne göre yapılan devirlerde, devrolan kurumun bütün hak ve mükellefiyetleri devir alan kuruma intikal edeceğinden dolayı, devir neticesinde infisah eden ve ticaret sicilinden terkin edilen vergi kayıtları sonlanan kurumlar adına devir alan şirketler tarafından matrah artırımında bulunulması ve 7326 sayılı Yasa’nın ön gördüğü olanaklardan faydalandırılması olanaklıdır.

Keza, söz konusu kanun kapsamında gerçekleştirilen tam bölünme işlemlerinde de bölünen kurumun varlıklarını devralan kurumlar birlikte, bölünen kurum adına matrah artırımında bulunulabilecektir. Diğer taraftan, 213 sayılı Kanunun 10. Mad. 5. Fıkrasına göre ticaret sicilden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliği sona eren şirketlerin kurumlar vergisi kayıtları hakkında kesilecek vergi cezaları dahil kurular vergisi, KDV, vb. her türlü vergi tarhiyatları yapılmaktadır.

Diğer yandan, tasfiye öncesi dönemler için müteselsilen sorulu olmak üzere yasal temsilcilerden herhangi birisi adına tarhiyat yapılacaktır.

Ayrıca, tasfiye dönemleri için, tasfiye memuru veya birden çok tasfiye memurunun mevcudiyeti halinde müteselsilen sorumlu olmak üzere bunlardan herhangi biri adına da cezalı tarhiyat önerilecektir.

Ancak, söz konusu kurumların kanuni temsilcilerinin veya tasfiye memurlarının söz konusu kanun kapsamında kendileri tarafından ( tasfiye edilerek ticaret sicilden terkin olan kurumların yasal temsilcisi veya tasfiye memuru olduklarına ilişkin bilgileri de içeren) bildirim veya beyanlar ile artırımdan faydalanmaları olanak dahilindedir. Bu kapsamda, tasfiye öncesi dönemleri için, yasal temsilciler hep beraber; tasfiye dönemleri için, tasfiye memuru veya birden çok tasfiye memuru mevcut ise tüm tasfiye memurlarıyla birlikte matrah artırımında bulunmaları mümkündür.

İflasına karar verilen şirketlerde matrah artırımları iflas idaresinden izin alınarak, matrah artırımının yapılacağı yıl için şirkette mevcut ortaklar tarafından, şirketin bağlı bulunduğu en son vergi dairesi baz alınarak 7326 sayılı Kanunun 5. Mad. göre matrah artırımı gerçekleştirilecektir.


[1] 7326 sayılı yasa 09.06.2021 tarih ve 31506 sayılı RG’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 1 seri nolu Genel Tebliğ ise, 14.06.2021 gün ve 31511 sayılı RG’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

16.07.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM