YAZARLARIMIZ
Mehmet Cevat Kerem
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
cevat.kerem@gmail.com



Elektronik Çağda Karşıt İnceleme Tutanağı Israrın Anlamı Var Mı?

KDV iade sistemi uzun yıllardır Türkiye’de hem mükellefler hem de meslek mensupları açısından en tartışmalı alanlardan biri olmayı sürdürmektedir. Özellikle yıllardır YMM raporlarına dayalı iade süreçlerinde düzenlenen karşıt inceleme tutanakları, sistemin bel kemiği olarak kabul edildi. Ancak 2026 itibarıyla bu tutanakların elektronik ortamda gönderilmesinin öngörülmesi, tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Madem her şey elektronik, bu uygulama hâlâ neden var?

Bugün gelinen noktada:

  • e-Fatura
  • e-Arşiv
  • e-İrsaliye
  • e-Defter
  • Banka ve finansal hareketlerin elektronik izlenebilirliği
  • Diğer kurumlardan anlık bilgi akışının yapılması gibi sistemlerle idare, mükellefin işlem zincirini neredeyse anlık izleyebiliyor. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın risk analiz merkezleri, çapraz kontroller, algoritmik eşleştirmeler ve sektör bazlı analizlerle zaten olağan dışı hareketleri analiz edebiliyor.

Bu durumda şu soru kaçınılmaz:

İade sürecinde esas olan risk analiz sonucuysa, yüzlerce karşıt inceleme tutanağının fiili katkısı nedir?

Bugün 1.000 karşıt düzenlense bile, sistem riskli bulduğu tek bir halkayı esas alıyor. Diğer 999 tutanak, çoğu zaman dosyada formalite unsuru olarak kalıyor çünkü.

Karşıt inceleme uygulaması geçmişte elbette anlamlıydı. Elektronik izleme imkânı yokken, zincir doğrulaması fiilen sahaya inilerek yapılmak zorundaydı.

Ancak artık:

  • Tedarik zinciri dijital,
  • Fatura gerçekliği sistem üzerinden teyit edilebilir,
  • Vergi kimlik numarası üzerinden tüm işlem geçmişi analiz edilebilir,
  • Riskli mükellefler sistemsel olarak işaretlenebiliyor.

Buna rağmen manuel (veya şimdi elektronik ama yine manuel içerikli) karşıt inceleme ısrarı, teknolojik dönüşümle çelişen bir idari refleks ve keyfilik görüntüsü vermektedir.

Ancak burada kritik soru şu: Sorun yöntem mi, yoksa yöntemin kendisi mi?

Eğer uygulamanın özü gereksiz hale geldiyse, onu elektronik ortama taşımak sadece bürokratik yükü dijitalleştirmek anlamına gelir. Bu, verimlilik değildir; sadece format değişikliğidir.

Son yayımlanan düzenlemeye karşı bazı SMMM odalarının Danıştay’da dava açması dikkat çekici. Bu durum, meslek camiasında görüş birliği olmadığını göstermektedir.

Oysa mesele basit bir “görev alanı” tartışması değil. Mesele:

  • Mesleki emeğin verimli kullanılması,
  • Gereksiz iş yükünün azaltılması,
  • Meslek içi dayanışmanın korunması,
  • Kamu kaynaklarının etkinliği.

YMM’lerin bu konuda daha güçlü bir inisiyatif almaması da sorgulanıyor. Eğer sistem gerçekten risk analizine dayanıyorsa, karşıt inceleme uygulamasının kaldırılması yönünde ortak bir mesleki talep neden oluşmuyor? TÜRMOB nuna neden itiraz etmiyor?

Vergi idaresi zaten şunları yapabiliyor:

  • Sahte belge düzenleme riski yüksek mükellefi işaretlemek
  • Zincir kırılmalarını otomatik tespit etmek
  • Anormal KDV devri analizleri yapmak
  • Sektörel ortalamalardan sapmaları belirlemek

Bu kadar güçlü bir veri altyapısı varken, her iade dosyasında rutin karşıt inceleme zorunluluğu, akıllı denetim yerine evrak denetimine dönüşmüş bir alışkanlık izlenimi vermektedir.

Belki de mesele teknik değil, kültüreldir.

Karşıt inceleme uygulaması, vergi sistemindeki temel güvensizlik refleksinin bir yansıması olabilir. Herkes potansiyel risklidir anlayışı üzerine kurulu bir yapı, teknolojik ilerlemeye rağmen şekil şartlarını terk etmekte zorlanıyor maalesef.

Oysa modern vergi idareleri:

  • Önleyici analiz,
  • Hedefli denetim,
  • Veri odaklı risk sınıflandırması ilkeleriyle çalışıyor.

Gereksiz görülen uygulamalar:

  • YMM–SMMM ayrışmasını derinleştiriyor,
  • Meslek mensupları arasında rol çatışmasına yol açıyor,
  • Kamuoyu nezdinde mesleğin “evrak üretim mekanizması” algısını güçlendiriyor.

Oysa asıl ihtiyaç, meslek mensubunun analitik ve danışmanlık rolünün güçlendirilmesidir; şekli teyit memurluğuna indirgenmesi değil.

Karşıt inceleme uygulaması bir dönemin ihtiyacının ürünüdür. Ancak her düzenleme sonsuza kadar sürmek zorunda değildir.

Eğer:

  • Risk analiz sistemi esas alınacaksa,
  • Elektronik veri bütünlüğü sağlanmışsa,
  • Anlık çapraz kontrol mümkünse,  o zaman sistem ya sadeleştirilmeli ya da sadece riskli dosyalarla sınırlandırılmalıdır.

Gerçek reform, uygulamayı elektronikleştirmek değil, gereksiz olanı cesaretle kaldırmaktır.

Vergi idaresinin güçlü veri altyapısı, meslek mensuplarının uzmanlığı ve kamu yararı ortak bir zeminde buluşabiliyorsa, karşıt inceleme artık istisnai bir araç olmalı, genel bir zorunluluk olmamalıdır. Olacak ise de makul mantıklı bir sistem kurulmalı ve tarafları verileri sistem elektronik alabilmeleri sağlanmalıdır.

Belki de asıl soru şudur:

Dijital çağda, kağıt mantığıyla ısrar etmek kime ne kazandırıyor?

27.02.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM