Mehmet Ali Uğurluay
İş kazası kavramı, çalışma hayatının en önemli risk alanlarından birini oluşturmakta olup, yalnızca iş sağlığı ve güvenliği bakımından değil, sosyal güvenlik hukuku bakımından da önemli sonuçlar doğurmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, iş kazası kavramı ile unsurlarını açıklamak ve iş kazası sigortasından doğan hakları sosyal güvenlik mevzuat hükümleri ışığında incelemektir.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) iş kazasını; “belirli bir zarara ya da yaralanmaya neden olan, beklenmeyen ve önceden planlanmamış bir olay” olarak tanımlamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise iş kazasını; “önceden planlanmamış, çoğu kez kişisel yaralanmalara, makine, araç ve gereçlerin zarara uğramasına ve üretimin bir süre durmasına yol açan olay” şeklinde ifade etmektedir.
Görüldüğü üzere uluslararası tanımlarda iş kazasının temel unsuru, beklenmeyen ve ani bir olay sonucunda zarar meydana gelmesidir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda iş kazasının doğrudan tanımı yapılmamış, bunun yerine hangi hâllerin iş kazası sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Kanunun 13 üncü maddesine göre iş kazası;
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay olarak kabul edilmiştir.
Bu düzenleme, mevzuatımızda iş kazası kavramının yalnızca işin fiilen yapıldığı anla sınırlı tutulmadığını; sigortalının iş ilişkisi kapsamında bulunduğu zaman dilimi ve mekânı da kapsayacak şekilde geniş yorumlandığını göstermektedir. Nitekim 2024 yılında iş kazası geçiren toplam sigortalı sayısı 733.646[1] kişi olmasına rağmen, bu kişilerin 440.010’unun kaza günü çalışabilir durumda olması, iş kazasının mutlaka sigortalıyı derhâl iş göremez hâle getiren bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, kavramın sosyal güvenlik hukuku bakımından daha geniş bir perspektifle ele alındığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte, uygulamada meydana gelen her kaza olayının iş kazası olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için bazı temel şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda;
şartlarının bir arada bulunması zorunludur.
İş kazasının bildirimi ve bildirim süresi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelere göre, hizmet akdine tabi sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde işverenin iki ayrı merciye bildirim yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna göre işveren, kazanın meydana geldiği yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal bildirim yapmak; ayrıca kazadan sonraki üç iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu” ile bildirimde bulunmak zorundadır.
Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan durumlardan biri, sigortalının işverenin kontrolü dışında bir yerde kaza geçirmesi ve işverenin kazayı derhal öğrenmesine engel bir durumun bulunmasıdır. Bu gibi hâllerde üç iş günlük bildirim süresi, kazanın meydana geldiği tarihten değil, işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren başlamaktadır.
Belirtilen süreler içerisinde bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, işveren açısından önemli mali sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca, bildirim süresine kadar Kurum tarafından sigortalıya ödenen veya ödenecek olan geçici iş göremezlik ödenekleri işverenden tahsil edilmektedir.
Bunun yanı sıra, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca iş kazasının süresinde SGK’ya bildirilmemesi hâlinde, işyerinin çalışan sayısı ve tehlike sınıfı dikkate alınarak 2026 yılı için işverene uygulanacak idari para cezası en az 44.443 TL, en çok ise 133.329 TL tutarındadır.
Öte yandan, iş kazası hükümleri kısa vadeli sigorta kollarına tabi sigortalılar yönünden uygulanmakta olup, 4/1/c kapsamındaki memurlar kısa vadeli sigorta kollarına tabi olmadıklarından bu hükümler ve sağlanan haklar memurlar hakkında uygulanmamaktadır. Ancak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen gerçek kişileri “çalışan” olarak tanımladığından, memurların geçirdiği kazalar bakımından da ilgili kamu idareleri tarafından iş kazası bildirimi yapılma zorunluluğu bulunmaktadır.
İş kazası sigortasından doğan haklardan yararlanabilmek için sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı veya yaş şartı bulunmamakta olup, iş kazası sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
a. Geçici İş Göremezlik Ödeneği
Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası hallerinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama halidir. Sigortalılık niteliği devam eden sigortalının iş kazası sonucu iş göremez hale gelmesi durumunda istirahatli olduğu her gün için Kurumca geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
b. Sürekli İş Göremezlik Geliri
Sürekli iş göremezlik geliri, iş kazası sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanmaktadır.
c. Ölüm Geliri
Sigortalının iş kazası sonucu vefat etmesi veya sürekli iş göremezlik geliri almakta iken hayatını kaybetmesi hâlinde, hak sahiplerine ölüm geliri bağlanmaktadır. Sigortalının işe başladığı ilk gün meydana gelen iş kazası sonucu vefatı hâlinde dahi hak sahipleri ölüm gelirinden yararlanabilmektedir.
d. Evlenme Ödeneği
Ölüm geliri almakta iken evlenen ve bu nedenle aylığı kesilen kız çocuklarına, evlenme tarihindeki gelir veya aylığının iki yıllık tutarı bir defaya mahsus olmak üzere evlenme ödeneği olarak ödenmektedir.
e. Cenaze Ödeneği
Cenaze ödeneği, Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan onayı ile yürürlüğe giren tarife üzerinden, vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan bir defaya mahsus yardımdır.
Cenaze ödeneği;
ölen sigortalının hak sahiplerine verilir.
Cenaze ödeneği sigortalının sırasıyla eşine, yoksa çocuklarına, o da yoksa ana babasına, o da yoksa kardeşlerine verilir. Cenazenin bu kişiler dışında gerçek veya tüzel kişiler tarafından kaldırıldığının belgelenmesi durumunda, masraflar gerçek veya tüzel kişilere ödenir.
2026 yılı için cenaze ödeneği tutarı 6.398,00 TL’dir.
İş kazası kavramı, yalnızca iş sağlığı ve güvenliği yönüyle değil, sosyal güvenlik hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar itibarıyla da çalışma hayatının en önemli konularından birini oluşturmaktadır. 5510 sayılı Kanunda iş kazasının doğrudan tanımı yapılmamış olmakla birlikte, hangi hâllerin iş kazası sayılacağının ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olması, kavramın geniş ve koruyucu bir anlayışla ele alındığını göstermektedir.
İş kazasının tespiti kadar, süresinde ve usulüne uygun şekilde bildirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, işverenler açısından hem idari para cezası hem de Kuruma karşı mali sorumluluk doğurmakta; bu durum iş kazasının yalnızca hukuki değil, mali sonuçlarının da bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Öte yandan iş kazası sigortasından sağlanan haklar bakımından sigortalılardan, herhangi bir prim gün, yaş veya sigortalılık süresi şartı aranmaması, sosyal devlet ilkesinin bu alandaki en somut yansımalarından biridir. Geçici iş göremezlik ödeneğinden sürekli iş göremezlik gelirine, ölüm gelirinden evlenme ve cenaze ödeneğine kadar uzanan bu haklar, iş kazasına maruz kalan sigortalı ve hak sahiplerinin ekonomik güvenliğini sağlamayı amaçlamaktadır.
[1] https://www.sgk.gov.tr/Istatistik/Yillik/fcd5e59b-6af9-4d90-a451-ee7500eb1cb4/ , Tablo 3.1.1- 5510 Sayılı Kanunun 4-1/a Maddesi Kapsamındaki Sigortalılardan İş Kazası Geçiren veya Meslek Hastalığına Tutulan Sigortalı Sayılarının Ekonomik Faaliyet ve Cinsiyete Göre Dağılımı, 2024
05.02.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.