Mehmet Ali Özsoy
Muhterem okurlar, malumunuz olduğu üzere 2023 yılında vergisiz 2024 yılında ise vergili olarak uygulanan enflasyon muhasebesi uygulayıcılar tarafından yoğun bilgilendirme ve ikazlara rağmen, enflasyon düzeltmesinin vergili uygulanmasının kamu yararı içermediği tam aksine hazinenin bu uygulamada vergi kaybına uğrayacağı, vergi ödeme kapasitesi düşük olan küçük işletmelerin, krediyle çalışan borçlu işletmelerin ağır vergi yüküyle karşılaşabilecekleri, buna karşılık öz sermayesi güçlü büyük işletmelerin ise karlı çakacakları bir anlamda vergi kazancı elde edecekleri anlatılmasına rağmen 2024 yılında vergili olarak uygulandı.
Geldiğimiz noktada bizdeki haliyle dünyada eşi benzeri olmayan bu hatalı uygulamadan 25.12.2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanan 7571 sayılı torba yasaya bir madde eklenerek enflasyon şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın, 2025 hesap dönemi ile bu döneme ilişkin geçici vergi dönemleri dahil olmak üzere 2026 ve 2027 yılında da uygulaması ertelenerek, akabinde ise üç yıllık Cumhurbaşkanı’na uzatma yetkisi de verilerek bu hatalı ve tahrifatı yüksek uygulamaya son verilmiş oldu.
Bilindiği gibi, enflasyon düzeltmesinin ertelenmesi ile birlikte yeniden değerleme uygulaması tekrar yapılabilir hale gelmiştir. Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesine 7338 sayılı Kanun ile eklenen (Ç) fıkrası, amortismana tabi iktisadi kıymetler bakımından “sürekli yeniden değerleme” müessesesini Türk vergi sistemine kazandırmıştır. Bu düzenleme ile mükelleflere, enflasyonist ortamda mali tabloların daha gerçekçi hale getirilmesi imkânı sağlanırken, geçici yeniden değerleme uygulamasından farklı olarak her yıl tekrarlanabilen bir değerleme rejimi oluşturulmuştur.
Sürekli yeniden değerleme, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298/Ç maddesi uyarınca her hesap döneminde yeniden değerleme oranı dikkate alınarak değerlenmesine imkân tanıyan bir uygulamadır.
VUK’un mükerrer 298 inci maddesine eklenen (Ç) fıkrasıyla, enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinde, fıkrada öngörülen kapsam ve şartlar dahilinde amortismana tabi iktisadi kıymetlerin ve bunlara ait amortismanların yeniden değerlemeye tabi tutulabilmesine imkân sağlamıştır.
Yeniden değerleme yapabilecek mükelleflerin, VUK mükerrer 298 (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme yapması zorunlu olmayıp, ihtiyari bir uygulama olarak bu karar mükelleflerin tercihine bırakılmıştır. Bu kapsamda, dileyen mükellefler bilançolarında kayıtlı iktisadi kıymetlerini ilgili dönemde yeniden değerlemeye tabi tutmayarak mevcut durumlarını muhafaza edebilir.
Yeniden değerlemeye tabi tutulabileceği belirtilen iktisadi kıymetlerin tamamı veya bir kısmı için sürekli yeniden değerleme uygulamasından yararlanılabilir. Sürekli yeniden değerleme uygulaması geçici ve tek seferlik yeniden değerleme uygulamasından farklı olarak herhangi bir vergi ödeme yükümlülüğü getirmemektedir.
Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan kollektif, adi komandit ve adi şirketler de dahil olmak üzere ferdi işletme sahibi gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri bilançolarına kayıtlı iktisadi kıymetlerini, kanunda yazılı istisnalar dışında yeniden değerleme hakkında sahip bulunmaktadırlar.
Ancak aşağıda yer alan mükellefler, yeniden değerleme hükümlerinden yararlanamayacaktır.
İşletmenin aktifinde kayıtlı bulunan, amortismana tabi iktisadi kıymetler (binalar, tesisler, makineler, cihazlar, taşıtlar vb.) için uygulanabilir. 1/1/2025 tarihinden itibaren, mükelleflerin geçici vergi dönem sonlarında amortismana tabi iktisadi kıymetlerini ve bunlara ait amortismanlarını, enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği her geçici vergi dönem sonları itibarıyla, 213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleyebilmeleri mümkündür.
Amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenecektir.
Aşağıda yer alan unsurlar sürekli yeniden değerleme kapsamı dışındadır:
kıymetler yeniden değerlemeye tabi tutulamaz.
Yeniden değerleme, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin ve varsa bunlara ait amortismanların, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve değerlemenin yapılacağı hesap döneminin sonu itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan değerleri üzerinden yapılabilir.
Amortismanların yeniden değerlemeye tabi tutulmasında, esas itibarıyla, kapsam dahilindeki iktisadi kıymetlere ilişkin olarak ayrılmış olup bilançonun pasifinde gösterilen amortismanlar yeniden değerlemede dikkate alınır. Ancak, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin amortismanının herhangi bir yılda eksik ayrılması veya hiç ayrılmamış olması durumunda, yeniden değerlemeye esas alınacak değer, bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.
Bu durumda amortismana tabi iktisadi kıymetlerin yeniden değerlemesine esas değerler olarak, enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş son bilançoda yer alan değerler dikkate alınır.
En son enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuş amortisman tarihi 31.12.2024 tarihi olduğundan esas alınacak değer, ilgili iktisadi kıymetin 31.12.2024 tarihindeki bilanço değeri olacaktır.
İktisadi kıymetin maliyet bedeline eklenmiş bulunan (iktisadi kıymetlerin aktifleştirildiği hesap dönemine ilişkin olanlar hariç) kur farkları ve kredi faizleri (bunlara isabet eden amortismanlar dahil) yeniden değerleme kapsamına girmez. Bu nedenle yeniden değerleme uygulamasında yeniden değerlemeye konu değerler, söz konusu kur farkları ve kredi faizleri ile bunlara isabet eden amortismanlar tenzil edilmek suretiyle tespit edilir.
Örneğin, hesap dönemi takvim yılı olan bir mükellef tarafından yabancı para cinsinden kullanılan kredi ile finanse edilerek 2023 yılında iktisap edilen makinenin maliyetine eklenen 2023 yılana kadar oluşan kredi faizleri ve kur farkları ile bunlara tekabül eden amortisman tutarları yeniden değerleme kapsamına girmekte, ancak 2024 ve sonraki yıllara ilişkin olarak anılan makinenin maliyetine dahil edilen kredi faizleri ve kur farkları ile bunlara tekabül eden amortisman tutarları, yeniden değerleme kapsamına girmemektedir.
Yeniden değerleme yapması zorunlu olmayıp, bu karar mükelleflerin tercihine bırakılmıştır.
Bu kapmamda, dileyen mükellefler bilançolarında kayıtlı iktisadi kıymetlerini yeniden değerlemeye tabi tutmayarak mevcut durumlarını muhafaza edebilirler. Yeniden değerlemeye tabi tutulabilecek iktisadi kıymetlerin tamamı veya bir kısmı için bu uygulamadan yararlanılabilir.
Yeniden değerleme yapmanın mümkün olduğu dönemde yeniden değerleme yapmama halinde sonraki dönemler yeniden değerleme yapılabilir.
213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme, uygulamadan yararlanma hakkını haiz mükelleflerin 01/01/2025 tarihinden itibaren, enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği dönemlerde, değerlemenin yapılacağı dönem sonu itibarıyla, yasal defter kayıtlarında yer alan amortismana tabi iktisadi kıymetler ve bunlara ait amortismanların yeniden değerlemeye esas değerleri üzerinden yapılır.
Yeniden değerlemenin herhangi bir hesap döneminde yapılmaması veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı, daha sonraki hesap dönemlerinde, geçmiş hesap dönemlerine ilişkin yeniden değerleme yapılamaz.
Örneğin, 2026 yılı için yeniden değerleme oranının %15 (yüzde on beş) olarak tespit edilmesi, ancak mükellefçe %10 (yüzde on) olarak uygulanması veya yeniden değerlemenin hiç yapılmamış olması halinde, 2026 yılını takip eden yıllarda, aradaki %5 (yüzde beş)'lik fark veya hiç değerleme yapılmaması nedeniyle belirtilen tam oran dikkate alınarak geçmişe yönelik yeniden değerleme yapılması mümkün olamayacaktır.
Aynı hesap dönemi içerisinde; geçici vergi dönemlerinin hiçbirinde ya da herhangi bir veya daha fazla geçici vergi dönemlerinde yeniden değerleme yapılmaması, sonraki geçici vergi döneminde veya ilgili hesap dönemi sonunda yeniden değerleme yapılmasına engel teşkil etmez.
Ayrıca, geçici vergi dönemlerinde yapılan tercih yıllık uygulamayı bağlamamaktadır. Örneğin 2026 yılı geçici vergi dönemleri itibarıyla yeniden değerleme yapan mükellef isterse 2026 hesap dönemi sonunda yeniden değerleme yapmayabilir.
213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerlemenin herhangi bir hesap döneminde yapılmaması, enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği, sonraki hesap dönemlerine ilişkin olarak mezkûr (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme yapılmasına engel teşkil etmez.
213 sayılı Kanunun 174 üncü maddesi kapsamında, öteden beri kendilerine özel hesap dönemi tayin edilmiş olan mükellefler, 2025 yılında başlayan hesap döneminden itibaren mükerrer 298 inci maddenin (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme yapabilir
Sürekli yeniden değerlemede esas alınacak oran, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından her yıl ilan edilen yeniden değerleme oranıdır. Bu oran;
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir.
Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2025 yılı için % 25,49 (yirmi beş virgül kırk dokuz) olarak tespit edilmiştir.
Örnek 1: X A.Ş’nin 31.12.2024 tarihli yasal kayıtlarında yer alan ve 2022 yılında 200.000 TL bedelle iktisap etmiş olduğu makineni 31.12.2024 tarihli bilançosunda yer alan amortisman tutarı 40.000-TL’dir. Faydalı ömrü 10 yıl olan makinenin amortisman oranı %10’dur. 2025 yılında ilan edilen (VUK 585. Nolu Tebliğ 27.11.2025 tarihli Resmî Gazete) %25,49’dur. Söz konusu makinanın yeniden değerleme sonrası değerleri ve muhasebe kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.
|
Açıklama |
Yeniden Değerlemeye Esas Tutar (A) |
Yeniden Değerleme Oranı |
Yeniden Değerlenmiş Tutar (B) |
|
Makine |
200.000,00 |
25,49% |
250.980,00 |
|
Birikmiş Amortisman |
40.000,00 |
50.196,00 |
|
|
Net Bilanço Aktif Değeri |
160.000,00 |
200.784,00 |
|
|
Net Değer Artışı (B-A) |
40.784,00 |
||
Yeniden değerlemeye konu edilen makinedeki değer artışı muhasebe kayıtlarına aşağıdaki gibi alınacaktır.
-----------------------31.12.2025----------------------------
253. Tesis Makine ve Cihazları Hesabı 50.980,00
257. Birikmiş Amortismanlar Hesabı 10.196,00
522. MDV Yeniden Değerleme Artışları 40.784,00
------------------------------------------------------------------
Örnek 2: Tam mükellefiyet esasında vergilendirilen, hesap dönemi takvim yılı olan (A) A.Ş.'nin 31/12/2024 tarihi itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan ve 2019 yılında peşin bedelle iktisap edilmiş olan bir makinenin maliyet bedeli 2.000.000 TL ve 31/12/2024 tarihli bilançosunda birikmiş amortismanı 1.000.000 TL'dir. Söz konusu makinenin faydalı ömrü 10 yıl, normal amortisman oranı ise %10 olup, 2021 yılında amortisman ayrılmamıştır.
Makinenin, 2025 yılı yeniden değerleme oranı %25,49 ‘dir. Hesap dönemi sonunda yeniden değerlemeye tabi tutulması halinde, yeniden değerlemeye ilişkin hesaplamalar aşağıdaki şekilde olacaktır.
Değer artışının hesabında, yeniden değerleme öncesi ve sonrası net bilanço aktif değerleri olarak, değerlemenin yapılacağı hesap dönemi sonu itibarıyla makinenin yasal defter kayıtlarında yer alan değeri ile bu makine için ayrılmış olup bilançonun pasifinde gösterilen birikmiş amortismanları (önceki dönemlerde ayrılmamış olanlar dahil) arasındaki fark ve bunların yeniden değerleme sonrası bulunan tutarları arasındaki fark dikkate alınacaktır.
|
Açıklama |
Yeniden Değerlemeye Esas Tutar (A) |
Yeniden Değerleme Oranı |
Yeniden Değerlenmiş Tutar (B) |
|
Makine |
2.000.000,00 |
25,49% |
2.509.800,00 |
|
Birikmiş Amortisman |
1.200.000,00 |
1.505.880,00 |
|
|
Net Bilanço Aktif Değeri |
800.000,00 |
1.003.920,00 |
|
|
Net Değer Artışı (B-A) |
203.920,00 |
||
2021 yılında amortisman ayrılmamış olduğundan bilançonun pasifindeki birikmiş amortisman 1.000.000 TL olmakla beraber, amortismanın herhangi bir yılda yapılmamış olması durumunda söz konusu değerin, VUK 298 (Ç) hükme gereğince bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenmesi gerektiğinden birikmiş amortisman 1.200.000 TL olarak dikkate alınmıştır.
Bu kapsamda değer artışı, makinenin;
- Yeniden değerleme sonrası net bilanço aktif değerinden (2.509.800 – 1.505.880 = 1.003.920 TL),
- Yeniden değerleme öncesi net bilanço aktif değerinin (2.000.000 – 1.200.000 = 800.000 TL) indirilmesi suretiyle hesaplanacak olup, örneğimizde (1.003.920- 800.000 =) 203.920 TL olarak gerçekleşecektir.
Söz konusu değer artışına ilişkin muhasebe kayıtları ise aşağıdaki şekilde olacaktır.
-----------------------31.12.2025----------------------------
253. Tesis Makine ve Cihazları Hesabı 509.800,00
257. Birikmiş Amortismanlar Hesabı 305.880,00
522. MDV Yeniden Değerleme Artışları 203.920,00
------------------------------------------------------------------
Mükellef, yeniden değerlemeye tabi tuttuğu makineyi yeni değeri üzerinden amortismana tabi tutabilecektir. Buna göre, söz konusu makinenin kayıtlı değeri 2.509.800 TL'ye çıktığından, 2024 yılı yıllık toplam amortisman tutarı da (2.509.800 x %10 =) 250.980 T L olacaktır.
213 sayılı Kanunun mükerrer 298 inci maddesinin (Ç) fıkrası kapsamında yeniden değerleme yapılabilmesinin mümkün olduğu herhangi bir hesap döneminde yeniden değerlemenin yapılmaması, sonraki hesap dönemlerinde aynı fıkra kapsamında yeniden değerleme yapılabilmesine engel teşkil etmez.
Söz konusu fon;
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298/Ç maddesi kapsamında düzenlenen sürekli yeniden değerleme uygulaması, enflasyon düzeltmesinin ertelendiği dönemlerde mükelleflerin mali tablolarının ekonomik gerçekliğe daha yakın bir şekilde sunulmasına imkân tanıyan önemli bir değerleme mekanizmasıdır. Özellikle 2025 ve izleyen hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın bu uygulamanın yeniden işlerlik kazanması, amortismana tabi iktisadi kıymetlerin reel değerlerinin korunması açısından uygulamada ciddi bir boşluğu doldurmaktadır.
Sürekli yeniden değerleme; herhangi bir vergi ödeme yükümlülüğü doğurmadan, iktisadi kıymetlerin güncel değerleri üzerinden amortisman ayrılabilmesine olanak sağlamakta, bu yönüyle hem mali tabloların doğruluğunu artırmakta hem de mükelleflerin vergi ödeme kapasiteleriyle daha uyumlu bir vergileme sonucuna katkı sunmaktadır. Özellikle öz kaynak yapısı zayıf, borçla finansmanı yüksek işletmeler açısından uygulamanın finansal oranlar üzerindeki olumlu etkisi yadsınamaz niteliktedir.
KAYNAKÇA
06.02.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.