YAZARLARIMIZ
Dr. Koray Ateş
korayates@muhasebetr.com



KDV ve Muhtasar Beyannamesinde Bunlara Dikkat – 3

Tarih: 15.10.2014

Değerli okurlarım, bundan önceki yazımızda devreden KDV ‘nin olması halinde düzeltme KDV beyannamesi verilecekse eğer aradaki dönemler için ayrı ayrı beyanname vermeye gerek olmadığı sadece hatanın yapıldığı dönem ile hatanın tespit edildiği döneme ilişkin düzeltme beyannamesinin verilmesinin yeterli olduğundan bahsettik. Yine Gider pusulasıyla ödenen ücretlerde yapılan stopaj oranlarına değinmiştir. 

Yazımızın bu bölümünde yine hem KDV hem de Muhtasar da en çok yapılan hatalarla ilgili diğer hususlardan ikisine değineceğiz.

a) Leasing İle Alınan Binek Araçlarda KDV İndirimi Yapmak Beyannamenin Yanlış Düzenlenmesi Anlamına Gelmektedir

Bilindiği üzere Leasing yoluyla satın alınan kıymetlerde her ay leasing faturası düzenlenmektedir. Dolayısıyla leasing ile satın alınan araçlarda tek bir fatura değil kiralama süresi boyunca her ay düzenli olarak fatura gelmektedir.

Peki leasing yoluyla satın alınan binek araçlara ait leasing faturalarında yer alan KDV indirim konusu yapılabilir mi ?

Konuyla ilgili vergi kanunlarımızda maalesef bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak net bir açıklamanın bulunmaması demek leasing faturalarındaki KDV nin indirim hakkını doğurmaz. Şunu bilmemiz gerekir ki leasing her ne kadar kiralama işlemi de olsa kira süresinin sonunda çok küçük bir bedelle kıymetin mülkiyeti alıcıya geçirilmektedir. Dolayısıyla leasing işlemi başlangıçta kiralama işlemi gibi görünse de esasında malın mülkiyetinin alıcıya sonradan geçirildiği bir satın alma işlemidir.

Böyle olunca, leasing yoluyla alınan binek araçlar için ödenen leasing bedeli faturalarına ait KDV’nin indirim konusu yapılmaması gerekmektedir. Çünkü bu işlem aslında bir kiralama işlemi değildir. Kiralama işlemlerinde mülkiyet alıcıya geçmez. Ancak leasing işleminde mülkiyet alıcıya geçmektedir.

Konu ile ilgili olarak İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının 19.04.2013 tarih ve 39044742-KDV.30-02 sayılı özelgesi bulunmaktadır.

b) Avukatların şirketlere düzenledikleri gider makbuzlarında Muhtasarı Etkileyen Hatalar

Bilindiği üzere şirketlerin avukatları  davalar veya benzeri nedenlerle şirketlere gider yansıtmalarında bulunabilmektedirler. Yansıtılan bu giderlerin çoğu dekont veya herhangi bir belge olmaksızın yansıtılmaktadır. Peki bu uygulama doğru mudur? Avukatların hangi giderleri serbest meslek makbuzu ile yansıtılması gereklidir?

Burada avukatların serbest meslek makbuzu ile yansıtmak zorunda oldukları giderler bu şekilde yansıtılmadıkları takdirde ilgili şirketin o ay vereceği muhtasar beyannamede eksik vergi tahakkuk etmiş olmaktadır. Dolayısıyla şirketin bu durumda sorumluluğu doğmaktadır.

Serbest meslek erbabının, müşterisinden veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyetiyle ilgili olarak, para ve ayın şeklinde aldığı gider karşılıkları hasılat sayılmıştır. Buna karşılık, vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi alanlarda harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan para ve ayınların hasılat sayılmayacağı GVK’nun67 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında hüküm altına alınarak gider karşılıklarına bir istisna getirilmiştir. Ancak, bunların tamamen söz konusu hususlara harcanmış olması gerekmektedir. Aksi halde, alınan paralardan harcanmayan kısım hasılat yazılmak zorundadır.

Bu açıklamalara göre, serbest meslek kazançlarında hasılat, tahsil edilme koşuluna bağlandığından, avukat tarafından tahsil edilen yol, konaklama vb. masraf ve giderleri için serbest meslek makbuzu düzenlemesi gerekmektedir. Ancak, tahsil edilmeyen tutarlar için serbest meslek makbuzu düzenlenmeyeceği unutulmamalıdır.  

Konu ile ilgili olarak Antalya Vergi Dairesi Başkanlığının 11.10.2013 tarih ve 49327596-120[65.GVK.2013.29]-259 sayılı özelgesi bulunmaktadır.

Devam edecek….

(Bu makale kaynak gösterilse dahi farklı sitelerde yayınlanamaz.)

GÜNDEM