Hüseyin Ergut
Geçtiğimiz hafta ülkemizin sermaye piyasalarında organize, örgütlü bir finansal terör eylemi gerçekleştirildiği tabirini kullanmak isterim. Cumhuriyet tarihimize geçen bu fon skandalını çok yönlü değerlendirmek ve ilerisi için atılması gereken adımların ivedilikle, kararlılıkla alınması gerekmektedir.16.09.2026’tarihinin akşam vakitleri ve 17.09.2026’tarihinde finansal sistem için ülkemiz en büyük geniş kapsamlı bir organize, örgütlü piyasa dolandırıcılığı ile karşılaşmıştır. Bazı yatırım fonları arka arkaya temerrüt bir borçlunun ödeme veya borç yükümlülüğünü vadesinde yerine getirmemesi durumu) oluştuğunu Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) aracılığı ile duyurmuştur. Bunu müteakiben Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kurulu ardı ardına bültenler yayımlamış ve olaya el koymuştur. Öncelikle; Kurul Karar Organının 17/09/2026’ tarih ve 57/1706 ile 57/1707’sayılı Kararları (60)’ no.lu bülteni ile hangi portföy şirketlerinin ve hangi fonların tasfiyeye alındığı kamuoyu ile liste halinde paylaşılmıştır. Yedi (7) portföy şirketine ait toplam 130 fonun tasfiye kararı çıkmıştır. Akabinde, yine aynı günün akşam saatlerin de Kurul karar organının 17/09/2026’tarih ve 57/1708’sayılı kararları (61) no.lu bülten ile tasfiyede görevli kurumları ve genel hatları ile tasfiye sürecinde uygulanacak usul, esasların hatları çizilmiştir. (61) no.lu bülten ile tasfiyenin nasıl yürütüleceğini ayrıca düzenlenmiştir.
Portföy Yönetim Şirketi ile Fon Arasındaki Fark:
Portföy yönetim şirketi anonim şirket olarak faaliyet gösterir. Yatırım fonu ise bu şirketin kendi malvarlığının bir parçası değildir. Fon, yatırımcılardan toplanan varlıkların belirli bir yatırım stratejisi doğrultusunda yönetilmesi amacıyla oluşturulan ve kural olarak tüzel kişiliği bulunmayan ayrı bir malvarlığıdır.
Bu husus yatırımcı açısından önemli bir güvence sağlamaktadır. Fon, malvarlığı, kurucu portföy yönetim şirketinin veya portföy saklayıcısının borçları nedeniyle haczedilemez ve bu kuruluşların iflas masasına dahil edilemez. Ancak bu koruma, yatırımcının anaparasını veya tasfiye öncesinde ekranda gördüğü son fon değerini garanti etmemektedir. Fon, malvarlığının ayrı olması, varlıkların piyasa değerinin düşmeyeceği veya istenilen fiyat üzerinden satılabileceği anlamına da gelmemektedir.
Tasfiye Sürecine Giren Fonlarla İlgili Bazı Önemli Sorular:
I- Genel olarak süreci şöyle sıralayabiliriz;
İlk olarak, bankalar ile Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) arasında tasfiye edilecek fonların her biri bakımından toplam katılma pay adedi, bunlar üzerindeki takyidatlar, yatırımcılar ve gerçekleşmemiş emirlere ilişkin bir mutabakat yapılacaktır. Buna, “yatırım fonu ve yatırımcı” mutabakatı denilmektedir.
İkincisi; saklama kuruluşu, banka ve Takasbank arasında her bir fonun borç ve alacaklarının tespiti amacıyla ikinci bir mutabakat yapılacaktır. Buna da “yatırım fonu borç alacak mutabakatı” denir. Sonrasında ise fon malvarlığı paraya çevrilecek ve ilk olarak (SPK)’nın fon borcu olarak tasnif ettiği alacaklar ödenecek, (yani 17.09.2026/13:30’dan önce ve önceki günler satış emri verilmiş ve takas/blokaj uygulanmış emirler ilgili fonun (T+0) (T+1) (T+2) normal günlerine göre son birim fiyatı belirlenerek ilk öncelikle ödemeleri yapılacaktır. Çünkü teknik olarak işleme alınan (takas/blokaj) da olan emirler açısından bu yatırımcılar artık fonun hissedarı, mudisi değil alacaklısıdır. Daha sonra da kalan yatırımcılar için tasfiye usullerine göre ödeme yapılacaktır. Sürecin olağan akışı bu şekilde gerçekleştirilecek olup, bu süreç sonucunda katılma payına karşılık alacağını (piyasa değeri) alamayacak olan yatırımcılar olursa o halde onlar açısından zarar koşulu gerçekleştiği için hukuki yollara başvuru imkanı oluşabilecektir.
II-Gerçekleşmeyen ya da iptal edilen emirler; 17 Eylül 2026/ 13.30’dan önce verilmiş lakin işleme alınmamış(takas/blokaj) oluşmamış, gerçekleşmemiş bir satış emirlerinin durumu, revize edilecek midir.? Ve edilmesi durumunda bu emirlerin ödemesi (değerlemesi) hangi gün fiyatı üzerinden (değer) olacaktır.?
17.09.2026’tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) internet sitesinde yayımlanan (61) sayılı bültende yer alan 17/09/2026’ tarih ve 57/1708’ sayılı Kurul Kararında şu düzenleme yer almaktadır; İhbarlı fonlar için 17.09.2026’ tarihinde saat 13.30’dan sonra iletilen katılma payı iade talimatları ile para piyasası fonları için izahnamede yer verilen gün sonu valör atlama saatinden sonra iletilen iade talimatları işbu tasfiye esasları kapsamındadır. Tasfiye kararı verilen fonlardan, Takasbank (TEFAS) Platformu üzerinden fon satım emri verilen ve gerçekleştirilmeyen iade talimatları karşılığında oluşan tutar fon hesabına borç olarak tahakkuk ettirilir ve banka tarafından yukarıdaki (5) no.lu maddede yer verilen yöntemlerle elde edilen nakit ile öncelikli olarak bu borçlar ödenir. Anlaşıldığı üzere, 17.09.2026’ tarihi ve saat 13.30’dan önce satış talimatı veren yatırımcılar ile hiç satış talimatı vermeyen ve tasfiyeye kalan yatırımcılar arasında alacağın tahsili bakımından önemli bir fark oluşturulmuştur. Bu kapsamda 17.09.2026 tarihi saat 13.30’dan önce verilen satış talimatları akabinde oluşan yatırımcı alacağı, bir fon borcuna dönüşmekte ve ilgili fonun tasfiyesinden elde edilecek paradan öncelikle tahsil hakkına kavuşmaktadır. (Fonun normal işleyiş sürecindeki gün fiyatı ile değerlenecek, T+0-T+1-T+2)
III-Tasfiye edilen fonda satış emri vermemiş yatırımcının payı ne zaman ve hangi değer üzerinden paraya dönüşecektir.? (PPF)’de, Hisse Senedi Yoğun Fon’da ve Serbest Fon’da nasıl değişecektir.?
Tasfiye kapsamında paraya çevirme işlemlerinin genel olarak belli bir zaman alacağını söylemek yanlış olmaz. Bu kapsamda net bir tarih belirtmek şu an için mümkün değildir. Bu konuda ilgili banka; yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşullarını gözeterek satış işlemini gerçekleştirecektir. Satış değeri ise satış zamandaki ilgili varlığın piyasa değeri olacaktır.
IV-Portföydeki varlıklar parça parça nakde dönüştüğünde yatırımcıya da parça parça ödeme yapılması söz konusu mudur.?
Bu konuda düzenlemede bir açıklık bulunmamakla beraber bir fonun bütün malvarlığı nakde çevrilmeden ödeme yapılmayacağı düşünmekteyim. Dolayısı ile fonun bütün malvarlığı paraya çevrilip, fon borçları ödendikten sonra kalanı yatırımcılara ödenecektir.
V-Havuz oluşturulması gerçekçi midir.?
Tasfiyeye alınan her bir fon bir diğerinden bağımsız olarak tasfiye edilecektir. Çünkü her bir fonun niteliği, özellikleri ve yatırımcısı farklılık göstermektedir. Bu nedenle mevcut düzenlemelere göre ek bir havuzun oluşturulmasının mümkün olmadığını düşünmekteyim.
Kaynakça:
-17/09/2026’ tarih ve 57/1706 ile 57/1707’sayılı Kararları (60)’ no.lu bülteni.
-17/09/2026’tarih ve 57/1708’sayılı kararları (61) no.lu bülteni.
25.09.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.