YAZARLARIMIZ
Gonca Bayrak
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
goncabayrak@hotmail.com



Vergi Usul Kanunu (VUK) ve Türkiye Muhasebe Standartları (TMS)’ye Göre Temel Değerleme Esasları

Değerleme ölçüleri işletmelerin finansal bilgilerini ve ilgili dönemin kar/zarar performansını etkilemektedir. İşletmeye dahil varlık ve kaynakların hangi yöntemle değerleneceği işletmenin dönem karını veya zararını doğrudan etkiler. TMS’nin öngördüğü değerleme ölçütleri ile Vergi Usul Kanunun zorunlu kıldığı değerleme ölçütü arasında uyumsuzluk varsa, bu durumda düzeltme kayıtları yapılır. Düzeltme kayıtlarının yapılması ile birlikte mali kara ulaşılabilir.

VERGİ USUL KANUNUNDA DEĞERLEME ÖLÇÜLERİ

VUK m. 186’ya göre ‘Envanter çıkarmak, saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları kati bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektir.’  Değerleme işlemi, muhasebe dışı envanter işlemlerinin bir parçasıdır ve sayımdan sonra yapılmaktadır. Çünkü değerleme işleminde varlık ve kaynakların hesaplarda kayıtlı değeri dikkate alınmayıp, sayım sonucu miktar ve mahiyetleri belirlenmiş unsurların parasal tutarları belli değerleme ölçüleri kullanılarak tespit edilmektedir.

Vergi Usul Kanunu 258. Maddesinde Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasıyla ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tespiti olarak tanımlanmıştır. İşletmenin faaliyeti sonucunda vergi matrahına etkisi nedeniyle VUK değerlemeyi düzenlemiştir. VUK’a göre kullanılan değerleme ölçüleri dokuz adettir.

1- Maliyet bedeli: Bir iktisadi varlığın elde edilmesi için katlanılan toplam giderleri ifade eder. Hisse senedi, stoklar, duran varlıklar maliyet bedeli ile değerlenir. Bu giderin bir kısmı varlığın elde ediminde bir kısmı ise varlığın değerinin veya kullanım değerinin artırılması için sonradan yapılabilir. Örneğin, işletme varlıklarına kayıtlı bir makinenin yenilenmesi sebebiyle faydalı ömrünü artırmak için yapılan giderler söz konusu makinenin maliyetine eklenebilir. Değerleme işlemi sırasında en yaygın ölçü maliyet bedelidir. Maliyet bedeli hesaplamasında 3 unsur dikkate alınır;

  1. Varlığın türü,
  2. Varlığın edinilme şekli,
  3. Mükellefin iradesi

Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir:

  • İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri,
  • İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri,
  • İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.),
  • İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri,
  • Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler. (7338 sayılı kanunun 27 nci maddesiyle eklenen fıkra; Yürürlük:26.10.2021)

Aşağıdaki iktisadi kıymetler maliyet bedeli ile değerlenir (VUK m 269-275)

  • Gayrimenkuller,
  • Gemiler ve diğer taşıtlar,
  • Tesisat ve makineler,
  • Gayrimenkuller tamamlayıcı unsurları (bir geminin motoru gibi),
  • Gayri maddi haklar,
  • Elektrik üretim ve dağıtım varlıkları,
  • Alet, edavat, mefruşat ve demirbaş eşya,
  • Emtia (Malzeme, yarı mamul, mamul ve ticari mal),
  • Zirai ürünler,
  • Hayvanlar ,

ÖRNEK; ABC işletmesi %20 KDV hariç 500.000 TL tutarındaki bir makineyi satın almış ve makinenin nakliyesi için 50.000 TL, işletmede kurulum ve montaj için 15.000 TL ödenmiştir. Bu durumda maliyet bedeli aşağıdaki gibi hesaplanır;

Maliyet Bedeli = Alış Bedeli + Nakliye Gideri + Montaj ve Kurulum Gideri

                         = 500.000+50.000+15.000

                         =565.000 TL

2- Borsa Rayici: Borsa rayici, gerek menkul kıymetler ve kambiyo borsasına, gerekse ticaret   ve kıymetli madenler borsalarına kayıtlı olan iktisadi kıymetlerin değerlemeden evvelki son muamele gününde borsadaki muamelelerin ortalama değerlerini ifade eder. Bir iktisadi varlığın değerlemeden evvelki son işlem günündeki borsa işlemlerinin ortalama değeridir. Normal temevvüçler dışında fiyatlarda bariz kararsızlıklar görülen hallerde, son muamele günü yerine değerlemeye takaddüm eden 30 gün içindeki ortalama rayici esas olarak aldırmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.

3- Tasarruf değeri: Bir iktisadi varlığın değerleme gününde sahibi için arz ettiği gerçek değerdir. Tüm envanter işlemlerinin yapılmasının amacı işletmenin varlık ve kaynaklarının bilanço ilkeleri gereği gerçek değeri ile gösterilmesini sağlamaktır. Senetli alacak ve senetli borçların değerlemesinde kullanılabilir.

ÖRNEK; bilanço gününde işletmenin elinde 50.000 TL olan ve vadesine 30 gün kalan bir alacak senedi bulunmaktadır. TMCB tarafından ilan edilen yıllık reeskont oranı %20 ise tasarruf değeri nedir?

                              Nominal değer x faiz oranı x süre
Reeskont Tutarı =

                               36.000 + (faiz oranı x gün sayısı)

                                       50.000  x 20 x 30
Reeskont Tutarı =                                                               = 819,67

                               36.000 + (20 x 30)

Tasarruf Değeri = Nominal Değer – Reeskont Değeri

                           =50.000 – 819,67

                            = 49.180,33 TL

4- Mukayyet değer: bir iktisadi varlığın muhasebede gösterilen hesap değeridir. Bu değer sayma, ölçme, tartma vb faaliyetlerle fiziki varlığı ortaya konulabilen iktisadi kıymetlerin dışında kalan ve diğer işletmenin muhasebe defter ve hesaplarından tespit edilen iktisadi kıymetlerin değerlemesinde kullanılır.

5- İtibari değer: her türlü senet ve tahvilin üzerinde yazılı değerdir. Nominal değer olarak da ifade edilebilir. Yabancı paralar hariç Kasa Mevcudu (VUK m.284),  Şirket ve İktisadi Kamu kuruluşları tarafından çıkarılan tahviller itibari değer ile değerlenir. (VUK m.286)

6- Rayiç bedel: bir iktisadi varlığın normal alım satım değeridir. İşletmeye dahil iktisadi kıymetlerde rayiç bedelle değerlenmesi gereken bir kıymet  VUK’ta değil Emlak vergisi Kanunu ile Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun uygulanan bir ölçüttür. .

7- Emsal Bedeli Ve Emsal Ücreti: değeri tespit edilemeyen bir malın emsaline göre sahip olacağı değerdir. Artıklar, hurdalar vb. varlıkların değerlemesinde kullanılır.

8- Vergi Değeri: bina ve arazinin emlak vergisi kanununun 29’uncu maddesine göre tespit edilen değerdir. Emlak vergisi kanununun 29. Maddesi:

a. Arsa ve araziler için takdir komisyonlarınca takdir olunan birim değerlere göre,

b. Binalar için, bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak hesaplanan bedeldir.

9- Alış Bedeli; Alış bedeli, bir iktisadi kıymetin satın alma bedelidir. İktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi ile ilgili diğer giderler alış bedeline dâhil değildir.

 

TMS/TFRS’LERDEKİ DEĞERLEME ÖLÇÜLERİ

TMS’ye göre değerleme ölçüleri standart bazında birbirinden farklı olarak ifade edilmiştir. Muhasebe standartlarında gerçeğe uygun değer kavramı önemli yere sahiptir. İşletmenin varlıklarının ve borçlarının gerçeğe uygun bir şekilde ölçümlenmesi, değerlenmesi ve finansal tablolarda gösterilmesinin, bu tabloları kullananlar açısından daha sağlıklı bir değerlendirme sunacağı ortadadır.

  1. Tarihi Maliyet (Maliyet Bedeli): Varlıklar, Yükümlülükler ve ilgili gelir ve giderler hakkında parasal bilgi sağlar. Kavramsal çerçevede varlıklar ve borçlar ayrı tanımlanır. Varlıkların maliyeti; satın alma maliyeti, dönüştürme maliyeti ve stokların mevcut durumuna veya konumuna getirilmesi içim katlanılan maliyetlerdir. Varlıklar elde edildiklerinde veya elde etme aşamasında ödenen nakit veya nakit benzerleri ya da verilen diğer bedeller gerçeğe uygun değeridir. Varlıkların tarihi maliyeti ise, varlıkların elde edildikleri zaman alımları için ödenen nakit ve nakit benzerlerinin tutarları veya onlara karşılık gelen varlıkların piyasa değeridir.  Borçların tarihi maliyeti ise; borç karşılığında elde edilenin tutarı ile veya işletmenin normal faaliyetlerinden kaynaklanan borçlarda, borcun kapatılması için gereken nakit veya nakit benzerlerinin tutarıdır. TMS ve TFRS’lerde tarihi maliyet esasına atıfta bulunan ve maliyet bedeli ile değerlemesi öngörülen varlıklardaki maddi duran varlıklar, maddi olmayan duran varlıklar, yatırım amaçlı gayrimenkuller olarak sınıflandırılır.
  2. Cari Değer:  Ölçüm tarihindeki koşulları yansıtacak şekilde güncel bilgileri kullanarak varlıklar, yükümlülükler ve ilgili gelir ve giderler hakkında parasal bilgi sağlar. Güncelleme nedeniyle varlık ve yükümlülüklerin cari değerleri, bir önceki ölçüm tarihinden bu yana nakit akış tahminlerinde söz konusu cari değerle yansıtılan diğer faktörlerde meydana gelen değişiklikleri yansıtır. Bir varlık ya da yükümlülüğün cari değeri, kısmen de olsa varlık ve yükümlülüğü doğuran işlem veya diğer olayın fiyatında elde edilemez.  Esasları şunlardır;

    i) Gerçeğe Uygun Değer: Karşılıklı pazarlık ortamında, bilgili ve istekli gruplar arasında bir varlığın el değiştirmesi ya da bir borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken tutardır. Gerçeğe uygun değer piyasa katılımcıların bakış açısını yansıtır. Varlık veya yükümlülük, söz konusu piyasa katılımcılarının kendilerine en iyi gelen ekonomik çıkarları doğrultusunda hareket etmeleri durumunda bu varlık veya yükümlülüğü fiyatlandırırken kullanacağı varsayımlarla aynı varsayımlar olarak ölçülür. Gerçeğe uygun değer kısmen de olsa, varlık ve yükümlülüğü doğuran işlem veya diğer olayın fiyatında elde edilmez, bu nedenle gerçeğe uygun değer, varlık edinilirken katlanılan işlem maliyetine göre artmaz ya da yükümlülüğe katlanırken veya yükümlülük devralınırken katlanılan maliyete göre azalmaz. Bununla beraber gerçeğe uygun değer, varlığın nihai olarak elden çıkarılması ya da yükümlülüğün ödenmesi üzerine katlanılacak işlem maliyetlerini yansıtmaz.

    ii) Kullanım Değeri ve İfa Değeri: Kullanım Değeri, işletmenin bir varlığın kullanımdan ve nihai olarak elden çıkarılmasından elde etmeyi beklediği nakit akışlarının ya da diğer ekonomik faydaların bugünkü değeridir. İfa Değeri, işletmenin bir yükümlülüğü yerine getirdiğinde devretmek zorunda olmayı beklediği nakit ya da diğer ekonomik kaynakların bugünkü değeridir. Bu nakit ve diğer ekonomik kaynak tutarları sadece yükümlülüğün karşı tarafına devredilecek tutarları değil, aynı zamanda işletmenin yükümlülüğü ifa etmesine imkan vermeleri için diğer taraflara devretmek zorunda olmayı beklediği tutarları da içerir.

    iii) Cari Maliyet: Cari maliyetin esas alındığı ölçümleme biçiminde varlıklar, aynı varlığın veya bu varlıklara eşdeğer olan bir varlığın alınması için hali hazırda gereken nakit veya nakit benzerlerinin tutarı ile gösterilir. Borçlar, yükümlülüğün kapatılması için gereken nakit veya nakit benzerlerinin iskonto edilmemiş tutarları ile gösterilir. Cari maliyet tarihi maliyet gibi, bir giriş değeridir. İşletmenin varlığı edinebileceği veya yükümlülüğe katlanabileceği piyasadaki fiyatlara yansıtır.

SONUÇ

Değerlemenin amacı, işletme faaliyet sonuçlarını, varlıklarını, borçlarını doğru tespit etmektir. VUK’taki değerlemenin amacı daha çok devlet tarafının çıkarlarını gözeterek verginin doğru alınmasını sağlamaktan geçer. TMS/TFRS’de ise amaç, bilgi için muhasebe yapmaktır. Bu nedenle VUK ve TMS/TFRS arasında değerleme farklılıkları olması olağandır. VUK’ta klasik bir yaklaşım olan Maliyet Bedeli ölçüsü ağır basmaktadır. TMS/TFRS’de ise maliyet bedeli ölçüsünden zamanla Gerçeğe Uygun Değere geçiş vardır. Gerçeğe uygun değerle yapılan raporlar ve hazırlanan tablolar bu bilgilerin kullanıcıları açısından ihtiyaçlarını kullanmaya daha yakındır. Ancak gerçeğe uygun değerin belirlenmesi aşamasında sorunlar yaşanabilmektedir. Piyasa değeri olmayan varlıkların değerlemesinde kullanılacak ölçütlerin net olmaması işletmenin tasarrufuna bırakılması objektif bir bakış açısı sağlamamaktadır. Bu nedenle, VUK’un standartlara uyumlu hale getirilmesi, TMS ve TFRS’de yer alan eksikliklerin de tamamlanarak standartlaşması ve objektif olarak kullanımın sağlanması önem arz etmektedir.

29.01.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM