Fatih Sultan Mehmet Çiçek
Türk vergi hukukunda mülkiyet üzerinden alınan vergilerin başında gelen Emlak Vergisi, hem yerel yönetimlerin en önemli gelir kalemlerinden birini oluşturması hem de geniş bir mükellef kitlesini doğrudan ilgilendirmesi nedeniyle stratejik bir öneme sahiptir.[1] 31 Aralık 2025 tarihli ve 33124 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 89), 2026 yılı ve müteakip yıllar için vergilendirme rejiminde köklü değişiklikler ve geçici koruma mekanizmaları öngören 7566 sayılı Kanun'un uygulama esaslarını belirlemektedir.
Bu bilgi notu, söz konusu Tebliğin getirdiği yenilikleri, özellikle sınırlama mekanizmasını, yeniden değerleme oranındaki yapısal değişikliği ve bu düzenlemelerin mükellefler, yerel yönetimler ve genel ekonomi üzerindeki etkilerini derinlemesine analiz etmek amacıyla hazırlanmıştır. Raporun temel tezi; getirilen düzenlemenin, yüksek enflasyonist ortamda gayrimenkul değerlerinde yaşanan fahiş artışların vergi yüküne doğrudan yansımasını engellemek adına bir "sosyal hukuk devleti" refleksi olduğu, ancak aynı zamanda 2027 yılından itibaren tam endeksleme modeline geçilerek vergi tabanının reel değerini korumayı hedeflediği yönündedir.
Tebliğ metninde yer alan tüm yasal dayanaklar, hesaplama formülasyonları ve dokuz adet uygulama örneği, akademik bir titizlikle ve teknik detaylarla irdelenmiş; hukuksal, mali ve idari boyutlarıyla bütüncül bir perspektif sunulmuştur.
2.1. Düzenlemenin Ekonomik ve Sosyal Arka Planı
Son yıllarda Türkiye ekonomisinde yaşanan makroekonomik dalgalanmalar ve enflasyonist baskılar, gayrimenkul piyasasındaki değerlerin hızla yükselmesine neden olmuştur. Emlak Vergisi Kanunu uyarınca her dört yılda bir toplanan Takdir Komisyonları, arsa ve arazi metrekare birim değerlerini belirlerken, piyasayı dikkate almak durumundadır. 2025 yılında gerçekleştirilen takdir işlemleri sonucunda, birçok bölgede asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinde %1000'leri aşan, hatta bazı bölgelerde daha fazla artışlar kaydedilmiştir.
Vergi hukukunun temel ilkelerinden biri olan "Mali Güç" ilkesi gereği, mükelleflerin ödeme güçlerini aşan ve sermaye kaybına yol açabilecek nitelikteki vergileme işlemlerinin önlenmesi gerekmektedir.[2] Takdir Komisyonu kararlarının doğrudan uygulanması halinde, 2026 yılında tahakkuk edecek emlak vergilerinin, vatandaşların ve işletmelerin nakit akışını bozacak seviyelere ulaşma riski olacaktır. Bu risk, kanun koyucuyu olağanüstü bir tedbir almaya itmiş ve 7566 sayılı Kanun ile 1319 sayılı Kanun'a Geçici 23. Madde eklenmiştir.
2.2. 89 Seri No'lu Tebliğin Amacı ve Kapsamı
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 89 Seri No'lu Tebliğ, bu yasal müdahalenin teknik altyapısını kurmaktadır. Tebliğin 1. maddesinde belirtildiği üzere, düzenlemenin temel amacı, 2026 yılı emlak vergi değerlerinin hesabında uygulanacak olan üst sınır kuralının usul ve esaslarını belirlemektir.
Tebliğ, sadece 2026 yılına özgü bir sınırlama getirmekle kalmamakta, aynı zamanda 1319 sayılı Kanun’un 29. maddesinde yapılan kalıcı değişikliği de (yeniden değerleme oranının yarısı yerine tamamının uygulanması) hüküm altına almaktadır. Bu yönüyle Tebliğ, kısa vadeli bir şok emici mekanizma ile uzun vadeli bir değer koruma mekanizmasını aynı metinde birleştirmektedir.
Emlak vergisinde matrah, Vergi Değeri olarak adlandırılır.[3] 2026 yılı, dört yıllık takdir döneminin (2026-2029) ilk yılı olması sebebiyle kritik bir öneme sahiptir. Normal şartlarda, Takdir Komisyonları tarafından 2025 yılında belirlenen değerler, 2026 yılında doğrudan matrah olarak uygulanır. Ancak 89 Seri No'lu Tebliğ, bu doğrudan geçişe bir filtre koymaktadır.
3.1. İki Kat Fazlası Kuralının Matematiksel ve Hukuki Yorumu
Tebliğin 2. maddesi ve Geçici 23. madde hükmü şöyledir: "2026 yılı için hesaplanan bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin iki kat fazlasını geçemez.". Bu ifade, hukuk dilinde sıkça yanlış anlaşılan bir kavramdır. İki katı ile iki kat fazlası arasında matematiksel olarak %50'lik bir fark vardır:
Kanun koyucu burada iki kat fazlası ifadesini bilinçli olarak seçerek artış oranına %200'lük bir tavan getirmiş, ancak yeni değerin eski değerin %300'üne (3 katına) kadar çıkmasına izin vermiştir.
Tebliğ kapsamındaki hesaplamalarda belediyeler tarafından uygulanacak algoritma şu şekildedir:
1. Adım: 2025 yılı vergi değerini tespit et. (VD 2025)
2. Adım: 2026 yılı için Takdir Komisyonu kararına ve inşaat maliyetlerine göre teorik değeri hesapla. (VD 2026)
3. Adım: Yasal üst sınırı hesapla. (VD 2025+ 2xVD 2025)
4. Adım: Karşılaştırma yap.
Bu formül, devletin vergi alacağından feragat ettiği anlamına gelmez; bilakis, devlet vergi alacağını tahsil edilebilir ve adil bir seviyede tutarak vergi uyumunu artırmayı hedeflemektedir
3.2. Kapsam ve İstisnalar
Tebliğ, bu sınırlamanın kapsamını oldukça geniş tutmuştur:
Sınırlamanın uygulanmayacağı tek alan, Takdir Komisyonu değerinin zaten 2025 değerinin 3 katının altında kaldığı durumlardır. Bu durumda daha düşük olan yani komisyon değeri uygulanır.
Tebliğ metninde yer alan 9 adet örnek, uygulamanın röntgenini çekmektedir. Bu bölümde, her bir örnek olay, sağlanan veriler ışığında adım adım çözümlenecek ve anlamları irdelenecektir.
4.1. Örnek 1: Arsa Vergi Değerinde Sınırlama Uygulaması
Bu örnek, değer artışının yasal sınırı aştığı en temel senaryoyu temsil eder.
|
Parametre |
Değer |
Açıklama |
|
2025 Matrahı |
900.000,00 TL |
1.500 m² x 600 TL |
|
2026 Komisyon Değeri |
6.000.000,00 TL |
1.500 m² x 4.000 TL |
|
Yasal Üst Sınır |
2.700.000,00 TL |
900.000 TL + (900.000 x 2) |
|
Fark |
3.300.000,00 TL |
Komisyon Değeri - Sınır |
4.2. Örnek 2: Mesken (Bina) Vergi Değerinin Hesaplanması
Bina vergisi, arsa payı değeri ile bina inşaat maliyetinin toplamından oluşur. Bu örnek, bileşenlerden birinin (arsa) artışının, toplam değeri nasıl etkilediğini gösterir.
4.3. Örnek 3: Sınıra Takılmayan Durum (Arazi)
Her değer artışı müdahaleyi gerektirmez. Tebliğ, artışın %200'ün altında kaldığı durumlarda piyasa dinamiklerine saygı duyar.
a. Vaka:
b. Analiz:
c. Yorum: Bu senaryo genellikle kırsal arazilerde veya rantın düşük olduğu bölgelerde görülecektir. Devlet burada "Zaten makul bir artış yapılmış, ekstra bir indirime gerek yok" mesajı vermektedir.
4.4. Örnek 4: Fabrika Binası ve Yüksek Baz Etkisi
Ticari gayrimenkullerde (fabrika, AVM, otel) baz değerler zaten yüksektir. Bu örnekte, yüksek değerli bir mülkün durumunu görüyoruz.
a. Veriler:
b. Hesaplama:
c. Önemli Tespit: Fabrika binalarında "normal inşaat maliyeti" metrekare birim fiyatları konutlara göre daha yüksektir (Çelik karkas vb.). Arsa payı artsa bile, toplam değer içindeki inşaat maliyeti ağırlığı ve baz yılın yüksekliği, artışın oransal olarak %200'ü geçmesini zorlaştırabilir. Bu durum, sanayiciler için 2026 yılında vergi yükünün (sınıra takılanlara göre) daha "gerçek" değerler üzerinden oluşacağı anlamına gelebilir.
4.5. Örnek 5: 2025 Yılında Satın Alınan Arsa (Mükellefiyet Değişimi)
En çok merak edilen konulardan biri, mülk el değiştirdiğinde bu "koruma kalkanının" kalkıp kalkmayacağıdır. Tebliğ, mülkiyet değişikliğinin korumayı sonlandırmadığını açıkça ortaya koyar.
a. Vaka:
b. Analiz: Yeni malik, arsayı 2025'te satın almıştır. 2025 yılı vergisini eski malik ödemiştir. Yeni malik 2026'da ilk vergisini ödeyecektir.
c. Stratejik Önem: Bu düzenleme, 2025 yılında gayrimenkul yatırımı yapanların "cezalandırılmasını" engellemektedir. Eğer bu kural olmasaydı, 2025'te arsa alan bir kişi, 2026'da takdir komisyonunun belirlediği fahiş değerle baş başa kalacaktı. Kanun, mülke bağlı bir "hak" tanımıştır; kişiye bağlı değil.
4.6. Örnek 6: İşyeri Binasının Satışı
Bu örnek, Örnek 5'in bina versiyonudur. Mantık aynıdır: 2025 yılındaki eski malik dönemindeki bina vergi değeri bulunur, bu değer 3 ile çarpılır ve tavan belirlenir. Yeni malik bu tavanı aşan kısmı ödemez.
4.7. Örnek 7: Yeni İnşaat (Mesken) ve Sınır Altında Kalma
2024 yılında biten ve 2025 yılında satın alınan bir binanın durumu. Burada da hesaplama yapılmış ve 2026 değeri, 2025 değerinin 3 katını aşmadığı için olduğu gibi kabul edilmiştir. Bu örnek, sistemin her koşulda "otomatik indirim" yapmadığını, sadece "fren" mekanizması olduğunu teyit eder.
Tebliğin en teknik bölümlerinden biri, 2025 yılında "Vergi Değerini Tadil Eden" (Değiştiren) bir olay yaşandığında ne yapılacağıdır.
5.1. Vergi Değerini Tadil Eden Sebepler (Madde 33)
Kanunun 33. maddesi, bir mülkün vergi değerinin yeniden hesaplanmasını gerektiren durumları sayar:
Bu durumlarda, önceki yıla ait bir karşılaştırılabilir baz değer bulmak zordur. Çünkü mülkün niteliği değişmiştir. Örneğin, geçen yıl tarlaydı, bu yıl üzerinde bina yapılmıştır.
5.2. Örnek 8: Yeni Bina İnşaatı (Arsa Bazlı Sınırlama)
Burada "Yeni Bina" olduğu için 2025 yılında bir bina değeri yoktur. Peki sınır neye göre hesaplanacak? Tebliğ çözüm olarak şunu getirir: Sınırlama sadece ARSA payı üzerinden yapılır.
a. Vaka:
b. Hesaplama:
c. Yorum: Yeni binalarda inşaat maliyeti indirime tabi tutulmaz, çünkü o zaten güncel maliyettir. Ancak binanın üzerine oturduğu arsanın değeri, eski arsa değerinin 3 katını geçemez. Bu, müteahhitler ve yeni ev sahipleri için çok önemli bir detaydır.
5.3. Örnek 9: Arazinin Parsellenerek Arsaya Dönüşmesi
Arazinin imar görüp arsaya dönüşmesi, değerini katbekat artırır. Tebliğ burada da bölgedeki arsa emsalleri üzerinden bir koruma sağlar. Eğer parselasyon sonucu oluşan arsanın 2026 takdir değeri, o bölgedeki 2025 arsa rayicinin 3 katını aşmıyorsa sorun yoktur. Aşıyorsa, 3 kat sınırına çekilir.
Tebliğin en az 2026 yılı uygulaması kadar önemli olan diğer boyutu, Emlak Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde yapılan kalıcı değişikliktir. Bu değişiklik, 7566 sayılı Kanun ile yapılmış ve 89 No'lu Tebliğ ile açıklanmıştır.
6.1. Yarısından Tamamına Geçiş
6.2. Kümülatif Etki Analizi (Simülasyon)
Bu değişikliğin uzun vadeli etkisi çok büyüktür. Aşağıdaki tablo, %40 sabit YDO varsayımı altında 3 yıllık bir simülasyonu göstermektedir:
|
Yıl |
Eski Sistem Artış (%20) |
Yeni Sistem Artış (%40) |
Kümülatif Fark |
|
2027 |
100 x %20 120 |
100 x %40 140 |
+20 Puan |
|
2028 |
120 x %20 144 |
140 x %40 196 |
+52 Puan |
|
2029 |
144 x %20 172.8 |
196 x %40 274.4 |
+101.6 Puan |
Sonuç: Sadece 3 yıl içinde, yeni sistemdeki vergi matrahı, eski sisteme göre %58 daha yüksek oluşmaktadır (274.4 vs 172.8). Bu, devletin vergi tabanını enflasyona karşı tam korumalı hale getirdiğini ve yerel yönetimlerin gelirlerinin reel olarak erimesini engellediğini göstermektedir. 2026 yılındaki sınırlama bir kerelik bir uygulamadır; ancak 2027 sonrası tam bir mali disiplin dönemidir.
Emlak Vergi Değeri, Türk vergi sisteminde bir "çıpa" görevi görür. Birçok harç ve vergi bu değere endekslidir. Tebliğin 8. maddesi, hesaplanan bu sınırlı değerlerin diğer kanunlar için de geçerli olduğunu teyit eder.
7.1. Tapu Harçları
Gayrimenkul alım-satımlarında Tapu Harcı matrahı, Emlak Vergi Değerinden az olmamak üzere beyan edilen gerçek satış bedelidir.[4]
7.2. Veraset ve İntikal Vergisi
Miras yoluyla intikallerde de ilk tarhiyat emlak vergi değeri üzerinden yapılır. 2026 yılında vefat eden bir kişinin mirasçıları, veraset beyannamesi verirken bu "sınırlı" değerleri kullanacaklardır. Bu da mirasçılar lehine önemli bir vergi avantajıdır.
8.1. Belediyelerin Rolü
Tebliğin 9. maddesi, belediyelere açık bir talimat vermektedir: "Takdir komisyonlarınca yeni bir takdir işlemi yapılmayacaktır.". Belediyeler, mevcut bilgi işlem sistemlerini revize ederek, 2025 ve 2026 verilerini karşılaştırmak zorundadır. Bu tebliğ, özellikle yüz binlerce abonesi olan büyükşehir belediyeleri ilgilendirmektedir.
8.2. Dava Süreçleri (Madde 9/3)
Eğer Takdir Komisyonu kararlarına karşı dava açılmış ve mahkeme kararı ile değerler değişmişse (iptal, yeni değer belirleme vb.), Tebliğ bu yeni yargı kararlarının da aynı sınırlama (x3) testine tabi tutulacağını belirtir. Yani, mahkeme takdir komisyonunun değerini düşürse bile, o düşürülmüş değer 2025 değerinin 3 katından fazlaysa, yine Tebliğ sınırı uygulanır. Mahkeme kararı, Tebliğin getirdiği tavanı delemez.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 89 Seri No'lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği, yüksek enflasyon ortamında vergi adaleti ile kamu geliri güvenliği arasında stratejik bir denge kurarak iki fazlı hibrit bir vergilendirme modeli ortaya koymaktadır, Yapılan analizler neticesinde, bu düzenlemenin kısa vadede 2026 yılı için takdir komisyonlarınca belirlenen fahiş değer artışlarına karşı "iki kat fazlası" (toplamda %300) kuralı ile mükellefleri ani vergi yüklerinden koruyan bir "şok emici" mekanizma işlevi gördüğü; uzun vadede ise 2027 yılından itibaren yeniden değerleme oranının yarısı yerine tamamının uygulanmasıyla vergi tabanının enflasyona tam endeksli hale getirildiği kalıcı bir mali disiplin dönemini başlattığı tespit edilmiştir. Tapu harçlarından veraset vergisine kadar geniş bir mali spektrumu doğrudan etkileyen bu yapısal reform, mülkiyet sahipleri için 2026 yılını yasal bir tavanla korunan geçiş yılı ilan ederken, sonraki yıllar için nakit akışlarının tam enflasyon oranındaki artışlara göre planlanması gereken yeni bir "değer koruma" ve tam endeksleme rejimini hayata geçirmektedir.
KAYNAKÇA
Bostan, M. K., & Karakuş, S. (2022). Gayrimenkul Değerlemesinin Emlak Vergisi Üzerine Etkilerinin İncelenmesi: Tokat İli Turhal İlçesi Örneği. The Journal of International Scientific Researches, 7(3), 242-259.
Çiftçi, T., & Organ, İ. (2015). TÜRKİYE’DE EMLAK VERGİSİ UYGULAMASINDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ. Niğde Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 8(4), 127-147.
Dayıoğlu Erul, R. (2022). Seçilmiş Ülkelerde Gayrimenkul Devir Vergisi ve Verginin Türkiye’deki Karşılığı Olarak Tapu Harcı. Ekinoks Ekonomi İşletme Ve Siyasal Çalışmalar Dergisi, 9(2), 189-204. https://doi.org/10.48064/equinox.1142363
Gökçay, Ş. E. (2017). TÜRK VERGİ SİSTEMİNDE VERGİ ÖDEME GÜCÜNE ULAŞMA TEKNİKLERİ. Journal of Life Economics, 4(3), 113-133.
Töremen E. (2020). Emlâk Vergisine Esas Arsa Birim Değerlerinin Belirlenmesindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 2(1), 21-42.
[1] Bostan, M. K., & Karakuş, S. (2022). Gayrimenkul Değerlemesinin Emlak Vergisi Üzerine Etkilerinin İncelenmesi: Tokat İli Turhal İlçesi Örneği. The Journal of International Scientific Researches, 7(3), 246.
[2] Gökçay, Ş. E. (2017).TÜRK VERGİ SİSTEMİNDE VERGİ ÖDEME GÜCÜNE ULAŞMA TEKNİKLERİ. Journal of Life Economics, 4(3), 117.
[3] Töremen E. (2020). Emlâk Vergisine Esas Arsa Birim Değerlerinin Belirlenmesindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 2(1), 23.
[4] Dayıoğlu Erul, R. (2022). Seçilmiş Ülkelerde Gayrimenkul Devir Vergisi ve Verginin Türkiye’deki Karşılığı Olarak Tapu Harcı. Ekinoks Ekonomi İşletme Ve Siyasal Çalışmalar Dergisi, 9(2), 197-199.
06.02.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.