YAZARLARIMIZ
Ertuğrul Tuncer
Yeminli Mali Müşavir
Köker YMM Bağımsız Denetim A.Ş.
etuncer@kokerymm.com



6183 Sayılı Kanunun 35. ve Mükerrer 35. Maddesinin Uygulama Farklılığını Biliyor Muyuz?

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki 6183 sayılı Kanunda yer alan, limited şirket ortak ve yöneticilerinin sorumluluğuna değinen  iki maddesindeki uygulama özellikleri hakkında temel bazı bilgileri paylaşmak istiyoruz.

Genellikle kullanılan ancak aralarındaki  farklılık konusunda fazla yazılıp çizilmeyen  35. Madde ve Mükerrer 35. Maddenin nitelik ve uygulanma biçimlerine ilişkin açıklamalar yapmak istiyoruz.

35. Madde müstakilen Limitet şirket ortaklarının, tüzel kişiliğin  amme borcu karşısındaki durumu hakkında 2025 yılı başlarında daha detaylı bilgiler veren bir yazımız yine MuhasebeTR’ de yayınlanmıştı.

Bu yazıda ise  sadece ve özellikle 35.  ve Mükerrer 35. Maddelerin farklılığı üzerinde durmak istiyoruz.

LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ  SORUMLULUĞU

Limited şirketlerin borçlarıyla ilgili olarak ortakların sorumluluğu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35’inci maddesinde düzenlenmiştir.

Bu maddenin  düzenleniş biçimine  göre,  bir amme alacağı ;

- Öncelikle şirket tüzel kişiliğinden ve tüzel kişilik mal varlığı ve alacaklarından

- Tüzel kişilikten tahsil  imkanının  olmadığı veya kalmadığının anlaşıldığı hallerde “İkincil” sorumlu olarak  ortaklardan

Takip ve tahsil edilecektir.

Ortakların amme borçlarından sorumluluğu koyduğu (veya koymayı taahhüt ettiği)  sermaye payı oranına göre belirlenmektedir.

Bu nedenle,  ortak ve yöneticilerin amme alacaklarına karşı sorumluluğu iki ayrı maddede düzenlenmiştir.

6183 sayılı Kanunun 35. Maddesi ortakların amme alacakları karşısındaki sorumluluğunu düzenlemekte olup yöneticilerin tüzel kişiliğin amme borçlarından sorumluluğu Mükerrer 35. Maddede yer almaktadır.

Limited Şirketin yönetici olmayan iştirakçilerinin sorumluluk sıralamasını belirleyen 35. Maddeye göre, ilk sorumlu şirket tüzel kişiliğidir.

Amme alacaklarının şirketten tahsili için yeterli çalışma ve araştırma yapılmaksızın veya bu çalışmalara paralel olarak aynı zamanda ortakların takibe alınması hukuksuzdur.

35. Maddenin tedvin tarzından bu durum açıkça görülmektedir. Madde hükmüne göre,  limitet şirket ortakları,  ancak, şirket tüzel kişiliğinden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar. Yönetim yetkisi olmayan ortaklar ancak sorumlulukları başladıktan sonra  takibe tabi tutulabilir.

Bu düzenlemenin nedeni, ortakların sorumluluğunun,    ancak tüzel kişilikten tahsil edilemeyen veya tahsiline imkan kalmayan  NET amme borcu (bakiye takipli borç kısmı)  üzerinden  hesaplanması şartıdır.   

Düzenleme, Vergi İdaresinin en çok zorlandığı konulardan biridir. Zira amme alacağının tüzel kişilikten tahsili;  şirketin varlıklarının tespiti, haciz ve haciz bildirisi ile alacak ya da menkul kıymet  haczi, şirketin tasfiyesi, konkordato, iflas, borca batıklık, tebligat imkansızlığı  gibi nedenlerle ya uzun bir süre gerektirmekte ya da hacze iştirak, kısım kısım tahsilat nedeniyle NET amme alacağının tespitine bağlı olmaktadır.

Ortakların uzun bir süre sorumluluğunun başlamaması, amme alacağının sürüncemede kalmasına ve hatta tahsil zaman aşımına uğramasına yol açmaktadır.

Limited Şirket ortaklarının, dolanlı işlemlerle iştirakçi olmaktan çıkıp sorumluluktan kurtulma yolunu seçmesini önlemek için 35. Maddeye 2008 yılında iki fıkra eklenmiştir.    

Buna göre;

  •  Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.
  • Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.

Maddeye eklenen bu fıkralar limitet şirket iştirakçilerinin amme borcu karşısında müteselsil sorumlu tutulmalarını  düzenlemekle beraber, doğrudan maddenin birinci fıkrasına atıf yapıldığı için, sorumluluğun başlamasına ilişkin yukarıda belirttiğimiz şartların (önce tüzel kişilikten tahsilata  çalışılması ve tahsil imkansızlığının açık biçimde ortaya konulması) varlığı göz ardı edilemez.

“Amme alacağı”  tabiri geniş kapsamlı, “torba” bir tanımlama olduğu için, vergi idaresince tahsili gereken  vergi, harç, ceza, faiz, gecikme zammı, idari para cezası  gibi amme  alacakların tamamını kapsamaktadır. 

Son bir konuyu da belirtmekte yarar vardır. Eskiden, ortakların sorumluluğu koydukları sermaye tutarına göre belirlenirken 4369 sayılı Kanun kapsamında, sermaye tutarı, “Sermaye Payına” dönüşmüştür. Bu nedenle, ortaklar için  yapılacak takip  sadece fiilen konulan sermaye kısmına değil, aynı zamanda taaahüt edilen sermaye kısmı da dikkate alınarak yapılacaktır.   

 YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU

Ödenmeyen amme alacaklarından yöneticilerin sorumluluğu Mükerrer 35. Maddede ayrıca düzenlenmiştir.

Kanundaki yerine bakarak Mükerrer 35. Maddenin  sadece Limited şirket yöneticileri ile ilgili olduğu düşünülmemelidir.

Mükerrer 35. Madde, bir uzantı değil,  müstakil bir sorumluluk maddesidir.  

Mükerrer 35. Maddenin var oluşu aslında, 6183 sayılı Kanunun sadece vergilerle ilgili olmamasından kaynaklanmaktadır. Uzun süre, 35. Madde üzerinden yürütülen ortak  sorumluluğu takip için yeterli olmamış, vergi dışı amme alacaklarının takibinde de kullanılabilmesi için Mükerrer 35. Madde ihdas edilmiştir.

Mükerrer 35. Maddeye göre,  Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

Burada, sadece tüzel kişilerin değil, tüzel kişi olmayan ancak vergi veya vergi dışı bir amme alacağına muhatap  olan  ancak yasal olarak bünyesinde bir ortaklık ilişkisi bulunmayan örgütlerin yöneticileri / kanuni temsilcilerinin sorumluluğu söz konusudur.

Müstakil bir madde olan Mükerrer 35. Madde ile  aynı zamanda, tarhiyat usul hukukundaki  (VUK) “yönetici sorumluluğu” hükümleri ile paralellik sağlanmıştır. 

Yöneticilerin sorumluluğu  sınırsızdır. 

Mükerrer 35. Maddenin Limitet şirketler için uygulanması halinde, sorumluluk sıralaması değişmekte, tüzel kişilikten tahsil olanağı kalmayan amme alacakları için önce YÖNETİCİLERE gidilip o yolun tüketilmesi beklenmemektedir.  Vergi İdaresi Limited Şirket yöneticisinin takibi safhasında ortaklar için de paralel  takip işlemi başlatabilir. 

5766 sayılı yasa ile Limited şirketin amme borçlarından, eski ve yeni ortakların ne şekilde sorumlu olacakları hususu  düzenlenmiştir.

Bu durum, özel bazı farklılıklar içerdiği için ayrı bir yazı konusu olacak niteliktedir.  

24.02.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM