YAZARLARIMIZ
Erhan Selim
Vergi Müfettişi
E. Gelirler Kontrolörü
erhanselim@yahoo.com



Vergi İncelemesinin Geleceğini Tasarlamak

Covid-19 salgınıyla beraber ülkelerin vatandaşlarına yaptığı sosyal yardımların artması ve ekonomik faaliyetin azalması kamu gelirlerini doğrudan azaltırken, vergi politikasının yeni şartlara göre tasarlanması salgınla mücadele eden ülkelerin gündeminde yer etmeye başladı. Bu politikanın bir parçası olarak vergi incelemelerinin ve genel olarak denetim başlığının önem arz ettiğini inkâr edemeyiz. Üstelik ülkemizde bir alışkanlık olduğu üzere ara ara gündeme gelen matrah artırımı gibi denetim tatillerini yasalaştırmak yerine genel eğilim, mevcut sistemin eksiklerini gidermek ve esnekliğini arttırmak yönünde çalışmalara odaklanmak oldu.

Önceki yazılarımızı takip etmişseniz IRS’in denetim gücünün nasıl azaldığını ve kullandığı (Cobol ağırlıklı) teknolojilerin tarihi eser standartlarına sahip olduğunu kapsamlı bir şekilde ele almıştık. Bunun üzerine IRS’in bir kısmı 2019 yılından olmak üzere çok sayıda vergi beyanını işlemede halen daha yetersiz kaldığını öğrendik[1]. 2021 yılı itibariyle 5.473 ek personele ihtiyaç duyan kurum sadece 2.021 personeli işe alabilirken yazıcılarını çalıştıracak toner bulamaması durumun vahametini bir kez daha ortaya koydu. Biden yönetiminin IRS’in eski gücünü tesis edecek yeni bir yapılandırmaya gitmesi artık kaçınılmaz gibi görünüyor[2].

Mevzu bahis yapılandırmanın IRS’in artan etkinliği ile beraber aynı zamanda vergi kaçırmaya engel olacak ve gelecek yıllarda kamu bütçesine 700 milyar USD katkı sağlayacak bir adım olarak anıldığını söyleyebiliriz.  Bu yazımızda bu algının ortaya çıkmasında önemli bir paya sahip olan bir araştırmayı ve bu araştırmanın tespitlerini kendi ülkemizin vergi denetim gücü ve tasarımını da irdeleyecek şekilde anlatmaya çalışacağız.

Vergi Açığının Azaltılması: Yaklaşımlar ve Gelir Potansiyeli

            Yukardaki başlıkla aynı adı taşıyan ve birisi eski hazine bakanı olmak üzere (Prof. Lawrence H. Summers – Harward Üniversitesi ve Ast. Prof. Natasha Sarin – Pennsylvania Üniversitesi ) iki akademisyenin gerçekleştirdiği araştırma, IRS’in 2020 – 2029 yılları arasında 7,5 Trilyon USD vergi gelirini tahsil etmekten mahrum kalacağını ortaya koydu[3]. Gerçekleştirilen analize göre IRS üç başlıkta politika değişikliğine giderek ek 1 trilyon gelir yaratacak şekilde bu açığın yaklaşık %15’ini kapatma imkânına sahip görüldü. Bu başlıklar söz konusu çalışmada;

  • Özellikle yüksek gelir grubunda yer alan mükelleflerin incelenmesi olmak üzere daha fazla vergi denetimi gerçekleştirilmesi,
  • Bildirim ve raporlama gereksinimlerinin arttırılması,
  • Bilgi teknolojilerine daha fazla yatırım yapılması,

şeklinde sıralandı. Şimdi bu başlıkları kendi durumumuzu da ele alacak şekilde açıklayalım.

Daha Fazla Denetim Gerçekleştirilmesi

Toplanan vergi gelirlerinin bir kısmının IRS’e bütçe olarak tahsis edilmesinde son 25 yılda ciddi bir düşüş yaşandı. Bu oran en yüksek olduğu 1993 senesinde %0,6 iken 2019 yılında %0,36’ya kadar geriledi ve 2011 yılında net %34 düşüş yaşandı. Gereken bütçenin alınamaması ile beraber IRS’in sahip olduğu denetçi sayısı ilk kez II. Dünya Savaşı yıllarındaki sayının gerisinde kaldı. Denetlenebilen beyan sayısı 2011 yılından bu yana %45 azalırken denetimler neticesinde tahsil edilebilen vergilerden kaynaklı ek gelir yarı yarıya düştü. Bireysel gelir vergisinde denetim %1,1’den %0,5’e kadar geriledi. 

Vergi açığının önemli bir kısmının (yaklaşık %70)bireysel gelir vergisinin beyanıyla bağlantılı olduğu, bu alandaki açığın çoğunluğunun (yaklaşık %80) vergi matrahının düşük beyan edilmesinden kaynakladığı ve matrahın düşük beyan edilmesinin yüksek gelir gruplarında daha yüksek oranda gerçekleştiği çalışmaya yansıdı. Oysa 1 milyon USD’den daha fazla kazanan mükelleflerin denetlenme oranı 2011 yılında %12,5 olarak gerçekleşmişken bu oran %3,2’ye kadar geriledi ve milyonerlerin denetiminden kaynaklanan ek gelir %70 oranında azaldı.

Çalışmaya göre 2011 yılındaki denetim performansı sürdürülseydi, IRS 775 bin daha fazla beyanı inceleyebilecek ve bu denetim 2018 yılında 14 milyar USD; 2020 – 2029 yılları arasında 180 milyar USD ek gelir yaratabilecekti. 2013 yılında 200 bin USD kazanç beyan eden her kişi için harcanan ek bir saat denetim 650 USD ek gelir yaratmakla beraber 5 milyon USD ve üzeri kazananlar için harcanan ek bir saat denetim 4.900 USD ek gelir yarattı. Çalışanların maaşı olarak değerlendirildiğinde ve beşeri sermaye yatırımı olarak ele alındığında yüksek gelir gruplarının incelenmesi %1.800 yatırım üzerinden getiri (inceleme sonucu ek gelir) yarattı.

Ülkemizin Denetim Gücüne İlişkin Değerlendirme

Kendi denetim gücümüze ilişkin en kapsamlı değerlendirmeleri Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın 2012 – 2018 yılı faaliyet raporlarından, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2019 -2020 faaliyet raporlarından ve Gelir İdaresi Başkanlığı istatistiklerinden yola çıkarak yapabiliyoruz. 2020 yılındaki görece yükselmeyi göz ardı edersek mükellef sayısına göre inceleme sayımızın 2014 yılından itibaren istikrarlı bir şekilde düştüğünü, en düşük inceleme oranlarının son iki yıla yansıdığını ve 2013 yılındaki inceleme oranına bir daha erişemediğimizi görüyoruz:

Yıl

Mükellef Sayısı

İncelenen Mükellef Sayısı

İnceleme Oranı

2012

2.431.464

46.845

1,92%

2013

2.460.281

71.352

2,90%

2014

2.472.658

55.284

2,24%

2015

2.527.084

58.676

2,32%

2016

2.541.016

49.817

1,96%

2017

2.636.370

44.182

1,68%

2018

2.727.208

44.376

1,63%

2019

2.813.452

40.763

1,44%

2020

3.004.329

47.597

1,58%

Rakamların bizlere anlattığı bir başka husus 2014 yılından bu yana sınırlı incelemelerin toplam incelemelere oranındaki düşüş oluyor. Bu düşüş çok yüksek olmasa da sınırlı incelemeler tam incelemelere göre mükelleflerin daha az rahatsız olduğu, daha pratik ve daha keskin incelemeler olduğundan matrah farklarının bu incelemelerden kaynaklanması her zaman daha makbul.

Yıllar

Sınırlı İnceleme

Tam İnceleme

Toplam İnceleme

Sınırlı İnceleme Oranı %

2014

111.692

37.355

149.047

74,94

2015

129.209

30.291

159.500

81,01

2016

144.820

40.642

185.462

78,09

2017

92.034

26.992

119.026

77,32

2018

101.422

33.681

135.103

75,07

2019

94.571

33.849

128.420

73,64

2020

107.343

37.859

145.202

73,93

Aşağıdaki tablodaki analizimiz ise Gelir, Kurumlar ve KDV gibi inceleme sonucunda ilgili yıllarda tarhı istenen vergi ve vergi ziyaı cezalarına dayanıyor. Biliyoruz ki sahte belge incelemelerinde şartlar sağlanırsa vergi ziyaı cezası 3 kat kesiliyor. Elimizde ilgili yıllardaki vergi incelemelerinin ne kadarının sahte belge incelemelerinden oluştuğuna ve bu incelemelerden kaynaklı tarhı önerilen verginin tutarına ilişkin bir veri yok. Diğer tüm ihtimalleri sabit kabul ettiğimizde, bir varsayımda bulunarak tarhı istenilen verginin bir katını aşan vergi ziyaı cezasının yarısı kadar verginin sahte belge incelemelerinden kaynaklandığını kabul ettiğimizde aşağıdaki rakamlar ortaya çıkıyor:

Yıl

Tür

Matrah Farkı

Tarhı İstenen Vergi

Kesilmesi Önerilen Ceza

Sahte Belge Kaynaklı Vergi En Az %

2014

Kurumlar

3.675.766.919

633.908.319

1.092.567.113

36,18

Gelir

537.119.617

170.145.501

328.447.023

46,52

Katma

7.050.405.486

3.429.807.653

7.674.086.062

61,87

TOPLAM

11.263.292.022

4.233.861.473

9.095.100.198

57,41

2015

Kurumlar

5.721.126.309

882.807.654

1.539.588.634

37,20

Gelir

477.830.515

146.704.285

267.338.801

41,11

KDV

7.277.771.008

5.227.813.584

11.601.867.902

60,96

TOPLAM

13.476.727.832

6.257.325.523

13.408.795.337

57,14

2016

Kurumlar

5.173.034.624

943.815.890

1.807.373.624

45,75

Gelir

372.531.672

112.173.299

236.287.853

55,32

KDV

8.279.902.913

3.851.763.512

9.467.689.012

72,90

TOPLAM

13.825.469.209

4.907.752.701

11.511.350.489

67,28

2017

Kurumlar

2.283.246.483

334.576.841

602.327.127

40,01

Gelir

489.020.950

139.733.182

391.615.600

90,13

KDV

5.217.928.134

3.047.427.562

8.933.363.021

96,57

TOPLAM

7.990.195.567

3.521.737.585

9.927.305.748

90,94

2018

Kurumlar

4.201.464.344

763.592.687

1.498.653.986

48,13

Gelir

4.046.792.399

186.366.600

386.900.095

53,80

KDV

12.104.078.223

4.917.247.676

12.267.600.968

74,74

TOPLAM

20.352.334.966

5.867.206.963

14.153.155.049

70,61

2019

Kurumlar

5.241.626.858

963.755.191

1.856.676.064

46,33

Gelir

641.794.144

192.882.575

366.838.151

45,09

KDV

10.765.510.091

6.408.853.514

16.577.329.526

79,33

TOPLAM

16.648.931.093

7.565.491.280

18.800.843.741

74,25

2020

Kurumlar

21.955.510.952

3.167.137.443

4.350.674.146

18,68

Gelir

1.767.180.882

540.716.003

1.014.603.615

43,82

KDV

31.892.779.036

8.539.454.248

20.602.287.894

70,63

TOPLAM

55.615.470.870

12.247.307.694

25.967.565.655

56,01

Her yıl tarhı istenen verginin en az yarısından fazlasının sahte belge incelemelerinden kaynaklandığını anlıyoruz. Bu oran çok daha fazla olabilir.

Yukardaki üç tablodaki verileri birlikte incelediğimizde şu sonuçlara varıyoruz: birincisi 2014 yılından bu yana gerçekleştirilen incelemelerde incelenen mükellef sayısına oransal olarak bakıldığında yaklaşık %30 azalma göze çarpıyor; ikincisi toplam inceleme içerisinde artan tam inceleme sayısı ile beraber incelemelerin keskinliğinin azaldığını tahmin ediyoruz; üçüncüsü ve en önemlisi yoğunluğu ve keskinliği giderek azalan vergi inceleme gücümüzün en az yarısından fazlasını sahte belge incelemeleri gibi önerilen verginin tahsili hemen hemen mümkün olmayan verimsiz incelemelere ayırıyoruz.

Kötü haber şu ki sahte belge incelemelerinin işgal ettiği, düşen inceleme sayısı ve daha fazla zaman alan tam incelemelerden kaynaklı olarak ciddi bir vergi açığına sahip olma ihtimalimiz çok yüksek görünüyor. İyi haber ise sınırlı inceleme sayısını ve incelemelerin keskinliğini arttırarak bir yandan mükelleflere daha az rahatsızlık vererek denetimlerimizi gerçekleştirirken diğer yandan inceleme sayısını arttırarak veya sahte belge incelemelerini bertaraf ederek bu açığı kapama ve ciddi bir ek gelir yaratma potansiyelimiz bulunuyor.

İnsan Kaynağı, Raporlama ve Teknolojiye Yatırım

IRS için yürütülen araştırmaya dönüş yaparsak IRS’in ekonomik işlemlere ilişkin daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlayacak yeni raporlama ve bildirim zorunluluklarının oluşturulması, insan kaynağının arttırılması ve teknolojik altyapısının güncellenmesi geleceğe dönük vergi açığının azaltılmasında kayda değer başlıklar olarak ortaya konuyor. Ülkemizde vergi idaresi bankalar daha pek çok kurumdan ve mükelleflerden çok farklı adımlarda çok detaylı bilgileri halihazırda alıyor. Dolayısıyla bizim açımızdan bu başlıkta kaydedilebilecek önemli bir ilerleme ufukta görünmüyor. Şimdi gelelim acaba daha fazla vergi inceleme elemanı istihdam ederek incelemelerden daha fazla ek gelir yaratmak olanaklı mı sorusuna.

Aşağıdaki tabloda ilgili yıllar itibariyle vergi müfettişleri tarafından tarhı istenen verginin tamamının tahsil edildiğini varsayarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın ilgili yıllardaki harcama tutar toplamına oranlayarak incelemeye yapılan yatırımın getirisini hesaplamaya çalışıyoruz. 2019 ve 2020 yıllarındaki faaliyet raporlarında eski raporlar gibi ayrıntılı rakamlar olmadığından bu yıllara yer verilmemiştir.

Yıl

Müf. Sayısı

Harcama Personel + SGK

Harcama Mal, Hizmet ve Sermaye

Toplam Harcamadaki MHS Oranı %

Tarhı İstenen Vergi

Yatırım Getirisi Oranı %

2012

4.763

284.222.089

32.163.549

10

4.535.523.091

1433,54

2013

5.550

289.854.634

42.826.790

13

8.561.313.250

2573,43

2014

9.212

430.021.327

76.233.220

15

7.939.389.423

1568,26

2015

9.205

559.278.720

99.088.339

15

9.803.999.983

1489,14

2016

8.501

632.712.800

140.167.400

18

7.234.873.130

936,09

2017

8.244

636.313.000

126.831.000

17

5.878.506.580

770,30

2018

8.263

736.271.482

86.137.272

10

8.722.800.218

1060,64

Tablodan anlaşılabileceği üzere müfettiş sayısı artmasına rağmen yatırımın getiri oranının zaman içerisinde gerilemesi, müfettiş sayısının artması ile incelemeden kaynaklı ek gelir getirisi arasında doğrusal bir ilişki olmadığını göstermektedir. Elbette ek bir kişi müfettiş, inceleme sayısı ve tarhı istenen vergiyi arttırma potansiyeline sahip bulunmaktadır. Ancak bu kişilerin ne kadar etkin çalıştığı veya çalışabildiği de önem arz etmektedir. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın gerçekleştirdiği harcamalarının ilgili yıllardaki %80 – 90’ı personel ücreti ve sgk ödemeleri gibi doğrudan personelle ilgili harcamalardan oluşmakta olup yürütülen emek yoğun çalışmanın karşılığının beklendiği gibi olmadığı anlaşılmaktadır.

Vergi İncelemesinin Yeniden Planlanması

 Bu yazıda ele alınan rakamlar ilgili kurumlar tarafından kamuoyuna açıklanan rakamlardan oluşmakla beraber daha net ve kesin rakamlar devletimizin elinde bulunmaktadır. Bu basit analizde bile ülkemizin sahte belge ile olan probleminin çözülmesinin hem bu alandaki kaybı azaltırken hem de bu incelemeleri yürüten denetim gücünün daha verimli incelemelere kaydırılması yoluyla ciddi bir gelirin elde edilebileceğini ve hesaplaması zor olsa da kayda değer bir kamu geliri açığının bulunduğunu göstermektedir.

Zaten gerilemiş olan vergi incelemesi oranları ile vergi gelirlerindeki yıllara tabi azalma arasında bağlantı olabileceği, bu kapsamda af uygulamalarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Matrah artırımı gibi vergi denetim gücünü daha da zafiyete uğratacak uygulamalar yerine vergi inceleme sayısı ve keskinliğinin arttırılması, emek yoğun bir çalışma modelinin aksine vergi teknolojilerine yatırım yapılmasının daha makul sonuçlar üretebileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca Vergi müfettişlerin çalışma ortam ve imkânlarının geliştirilmesi, gerekli teknik altyapı ile donatılmaları daha etkin bir işgücünün yaratılmasına olanak sağlayabilecektir.


[1] YahooMoney, IRS employees say ‘out of ink’ printers are delaying tax returns, https://money.yahoo.com/irs-employees-say-out-of-ink-printers-are-delaying-tax-returns-171522801.html

[2] CNN, Biden seeks $80 billion to boost IRS enforcement, https://edition.cnn.com/2021/04/27/politics/biden-irs-enforcement/index.html

[3] Nber, Shrinking The Tax Gap: Approaches And Revenue Potential, https://www.nber.org/system/files/working_papers/w26475/w26475.pdf

12.05.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM