YAZARLARIMIZ
Emre Özerçen
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
info@emreozercen.com



Ortaklar Sözleşmesi (SHA) Nedir? Girişimcilerin Gözden Kaçırmaması Gereken Kritik Hükümler

Değerli okurlar, iş hayatında yalnızca güvene dayanarak ilerlemek, zaman içinde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Özellikle birden fazla ortağın bulunduğu şirketlerde, başlangıçta üzerinde durulmayan konular ilerleyen dönemde anlaşmazlıkların temelini oluşturabiliyor.

Bu nedenle ortaklık kurulurken yalnızca işin nasıl büyütüleceğini değil, işler beklendiği gibi gitmezse ne yapılacağını da konuşmak gerekiyor. Bir anlamda, ortaklığın sona ermesi ihtimalini de daha en baştan değerlendirmek ve gerekli düzenlemeleri yapmak önemli.

Bugün sizler ile ortaklar arası sözleşme (Shareholder Agreement – SHA) hakkında kritik noktaları paylaşacağım. Türk Borçlar Hukuku’nun tanıdığı sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca, ortaklar arasında ana sözleşmeye konulamayan veya konulması mümkün olmayan bazı özel düzenlemeler SHA ile düzenlenebilir.

Atipik bir borçlar hukuku sözleşmesi olan SHA, şirketin üçüncü kişilerle olan işlemleri etkilemez ve dışa karşı hüküm doğurmaz. Yalnızca imzalayan ortaklar arasında bağlayıcıdır. İhlali hâlinde ise tazminat ve cezai şart yaptırımı sağlar.

Peki, ortaklar sözleşmesi hazırlanırken hangi konular üzerinde durulmalı?

Ortaklar Sözleşmesi (SHA) ile Şirket Esas Sözleşmesini Birbirine Karıştırmamalı

Şirket kurulurken yapılan hatalardan biri, esas sözleşmenin ileride ortaya çıkabilecek bütün sorunları çözeceğini düşünmek. Oysa şirket esas sözleşmesi ile ortaklar sözleşmesinin işlevleri aynı değil.

Şirket esas sözleşmesi; şirketin kuruluşuna, yönetimine ve işleyişine ilişkin temel çerçeveyi belirler. Ortaklar sözleşmesi ise ortakların kendi aralarındaki hak ve yükümlülükleri daha ayrıntılı biçimde düzenlemek için kullanılabilir. Finansman taahhütleri, pay devir koşulları, ortaklıktan ayrılma halleri ve anlaşmazlıkların çözüm yöntemleri bu konular arasında sayılabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, iki sözleşmenin birbiriyle uyumlu olmasıdır. Her hükmün yalnızca ortaklar sözleşmesine yazılması yeterli olmayabilir. Şirketin türü, ilgili mevzuat ve düzenlemenin şirket bakımından doğuracağı sonuçlar birlikte değerlendirilmelidir. Sözleşmeye aykırılık halinde tazminat veya cezai şart öngörülüyorsa bunların hukuki geçerliliği de ayrıca ele alınmalıdır.

Ortaklık Yapısını Koruyacak Hükümleri Başlangıçta Belirlemeli

Ortaklık kurulurken herkesin aynı heyecanı taşıması doğal. Ancak zaman geçtikçe ortakların şirkete ayırdığı zaman, üstlendikleri sorumluluklar ve beklentileri değişebilir. Bu ihtimallerin en baştan değerlendirilmesi, ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkları önlemek açısından önemlidir.

Kademeli Hakediş (Vesting)

Birlikte yola çıkan üç ortağın her birinin yüzde 33 pay aldığı bir şirket düşünelim. Ortaklardan biri altı ay sonra ayrılmak istediğinde, sahip olduğu payların tamamını koruyacak mı? Diğer ortakların karşısına çıkabilecek önemli sorulardan biri budur.

Kademeli hakediş sistemiyle payların belirli bir zaman diliminde veya kararlaştırılan koşulların yerine getirilmesiyle kazanılması düzenlenebilir. Erken ayrılma durumunda henüz hak edilmemiş paylar için devir ya da alım mekanizmaları öngörülebilir. Ancak bu düzenlemelerin şirket türüne ve ilgili mevzuata uygun biçimde hazırlanması gerekir.

Görev Dağılımı ve Çalışma Taahhütleri

Ortakların şirkete ne ölçüde katkı sağlayacağı da açıkça konuşulmalı. Kim hangi işten sorumlu olacak? Kim günlük operasyonları yürütecek, kim finansmanı sağlayacak? Ortakların şirkete ayıracağı zaman ve üstleneceği sorumluluklar nasıl belirlenecek?

Bu soruların cevabı başlangıçta netleştirilmezse, zaman içinde emek ve katkı konusunda tartışmalar çıkabilir. Haftanın büyük bölümünü şantiyede veya işin başında geçiren bir ortakla şirkete yalnızca gerektiğinde uğrayan diğer ortağın beklentileri aynı olmayabilir. Bu farklılıkların baştan konuşulması, ortaklık ilişkisinin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur.

Tıkanıklık Çözme Mekanizmaları (Deadlock – Rus Ruleti)

Yüzde 50-%50 ortaklık yapısında tarafların önemli bir konuda anlaşamaması, şirketin karar alamaz hale gelmesine neden olabilir. Özellikle yönetim ve yatırım kararlarında yaşanan bu tür kilitlenmeler, şirketin faaliyetlerini de olumsuz etkileyebilir.

Bu gibi durumlarda kullanılabilecek yöntemlerden biri, uygulamada Rus ruleti olarak bilinen teklif mekanizmasıdır. Bir ortak, diğerine belirli bir fiyat üzerinden payını satmasını teklif eder veya aynı fiyat üzerinden onun payını satın almayı kabul edeceğini bildirir.

Böylece ortaklığın sona ermesi ya da ortaklardan birinin ayrılması için bir yol oluşturulabilir. Ancak bu yöntemin her durumda adil sonuç vereceği düşünülmemeli; tarafların mali gücü ve sözleşmenin uygulanma koşulları da dikkate alınmalıdır.

Birlikte Satma ve Satışa Katılma Hakları (Drag-Along ve Tag-Along)

Şirkete ileride bir yatırımcı çıkabilir veya şirketin tamamının satılması gündeme gelebilir. Böyle bir durumda ortakların satış karşısındaki haklarının önceden belirlenmesi önem taşır.

Drag-Along (Birlikte Satışa Zorlama Hakkı): Belirlenen koşullar oluştuğunda, çoğunluk pay sahibinin şirketin tamamının satışını gerçekleştirebilmesine yönelik bir mekanizma sağlar. Böylece küçük pay sahiplerinin satış sürecini engellemesi önlenebilir.

Tag-Along (Birlikte Satışa Katılma Hakkı): Büyük ortağın payını üçüncü bir kişiye satması halinde küçük ortağa da belirlenen koşullarla satışa katılma imkânı verir. Böylece küçük ortak, büyük ortağın satışından sonra şirket içinde istemediği bir ortakla baş başa kalma riskine karşı korunabilir.

Fikrî Mülkiyet (IP) Haklarının Şirkete Devri

Özellikle yazılım, tasarım, teknoloji ve proje geliştiren şirketlerde fikrî mülkiyet konusu gözden kaçırılmamalı. Şirketin faaliyetleri sırasında ortaya çıkan bir yazılımın, tasarımın veya logonun hangi hak sahibine ait olduğu açıkça belirlenmelidir.

Geliştirme sürecinde emeği bulunan ortağın şirketten ayrılması halinde, bu hakların kime ait olduğu tartışma konusu haline gelebilir. Bu nedenle fikrî ve sınai mülkiyet haklarının şirkete devri, ilgili hakların niteliğine ve mevzuata uygun biçimde sözleşmede düzenlenmelidir. Gerekli durumlarda ayrı devir belgeleri de hazırlanmalıdır.

Finansman ve Kasa Yönetimi

Şirketin finansman ihtiyacı ortaya çıktığında ortaklardan biri diğerlerinden daha fazla para koyabilir. Bu tutarın hangi hukuki ve mali nitelikte olduğu başlangıçta belirlenmezse, ileride geri ödeme konusunda anlaşmazlık yaşanabilir.

Örneğin ortağın şirkete sağladığı ek finansman, koşullarına göre ortak alacağı olarak değerlendirilebilir ve geri ödeme planına bağlanabilir. Burada önemli olan, yapılan ödemenin niteliğinin doğru belirlenmesi ve muhasebe kayıtlarının buna uygun tutulmasıdır.

Banka hesaplarının kullanımı ve harcama yetkileri de aynı şekilde düzenlenmelidir. Örneğin belirli bir tutarı aşan işlemlerde çift imza veya yönetim onayı aranması kararlaştırılabilir. Böylece hem şirketin nakit varlığı korunur hem de ortakların finansal işlemler üzerindeki sorumlulukları netleşir.

Bütçe, Maaş ve Temettü Politikası

Ortakların şirketten alacağı ücretler ile dönem sonunda elde edilen kârın nasıl değerlendirileceği de üzerinde durulması gereken konular arasında yer alır.

Ortaklardan biri şirketin günlük işlerini yürütürken diğeri yalnızca sermaye sağlamış olabilir. Bu durumda ortakların ücretleri, görevleri ve şirkete katkıları dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir. Kâr dağıtımı ise şirketin finansman ihtiyacı ve ilgili mevzuat çerçevesinde ele alınmalıdır.

Kârın tamamının dağıtılması her zaman doğru tercih olmayabilir. Şirketin yeni yatırımlar için kaynak ayırması veya işletme sermayesini güçlendirmesi gerekebilir. Bu nedenle bütçe, ücret ve kâr dağıtımına ilişkin ilkelerin önceden belirlenmesi, ileride yaşanabilecek nakit sıkışıklıklarının ve ortaklar arasındaki görüş ayrılıklarının önüne geçilmesine yardımcı olur.

Rekabet Yasağı

Ortaklardan birinin şirketten ayrıldıktan sonra aynı alanda faaliyet göstermesi veya şirketin müşterileriyle ve çalışanlarıyla kendi adına ilişki kurması, bazı durumlarda ciddi sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle ortaklık devam ederken ve ayrılık sonrasında uygulanacak rekabet yasağı hükümleri üzerinde durulmalıdır. Ancak ayrılık sonrası rekabet yasağının kapsamı ve süresi her durumda aynı şekilde belirlenemez. Şirketin türü, ortakların hukuki konumu, faaliyetin niteliği ve ilgili mevzuat dikkate alınmalıdır.

Müşteri ve çalışanların başka bir işletmeye yönlendirilmesi gibi durumlara ilişkin hükümler de açıkça düzenlenebilir. İhlal halinde cezai şart öngörülmesi düşünülüyorsa, bunun hukuki geçerliliği ve uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Seyrelme (Dilution) Yönetimi

Şirket büyüdükçe yeni yatırım alınması veya sermaye artırımı yapılması gündeme gelebilir. Bu işlemler sonucunda mevcut ortakların pay oranları düşebilir. Uygulamada seyrelme olarak ifade edilen bu durum, özellikle yeni yatırım turlarında önem kazanır.

Örneğin başlangıçta şirketin yüzde 40'ına sahip olan bir ortağın payı, yeni payların çıkarılması ve sermaye yapısının değişmesi sonucunda daha düşük bir orana inebilir.

Bu nedenle yeni yatırım alınırken mevcut ortakların hangi haklara sahip olacağı, sermaye artırımına katılım imkânları ve pay oranlarının korunmasına ilişkin koşullar önceden değerlendirilmelidir. Böylece şirketin büyümesi için yeni kaynak sağlanırken ortakların hakları da daha öngörülebilir bir çerçeveye oturtulabilir.

Sonuç

Ortaklık kurarken yalnızca sermayeye, iş fikrine ve büyüme hedeflerine odaklanmak yeterli değil. Ortakların görevleri, finansmana katkıları, karar alma süreçleri ve ayrılık halinde izlenecek yol da en az bunlar kadar önemli.

Başlangıçta üzerinde durulmayan bir konu, şirket büyüdüğünde çok daha karmaşık bir soruna dönüşebilir. Bu nedenle ortaklar sözleşmesi hazırlanırken yalnızca mevcut ihtiyaçlar değil, ileride ortaya çıkabilecek farklı senaryolar da değerlendirilmelidir.

15.10.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)



>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM