YAZARLARIMIZ
Bekir Güneş
Yeminli Mali Müşavir
E. Vergi Müfettişi
ymmbekirgunes@gmail.com



Enflasyon Düzeltmesi Sonrası İndirimli Kurumlar Vergisi Uygulamasında Matrah Sorunu

1. Giriş

İhracattan elde edilen kazançlara kurumlar vergisi oranının 5 puan indirimli uygulanması, vergi sisteminde oran bazlı bir teşvik mekanizması olarak düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme, ihracat faaliyetlerinin desteklenmesi ve uluslararası rekabet gücünün artırılması amacı taşımaktadır. Bu teşvik, kazanç istisnası veya matrah indirimi niteliğinde olmayıp, doğrudan vergi oranına ilişkin bir indirim mekanizmasıdır.

2023 ve 2024 hesap dönemlerinde yeniden uygulamaya giren enflasyon düzeltmesi ise mali tabloların parasal olmayan kalemlerinin enflasyonun etkisinden arındırılmasını sağlamayı amaçlayan teknik bir muhasebe düzenlemesidir. Enflasyon düzeltmesi sonucunda ortaya çıkan kâr veya zarar, kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaktadır. Ancak bu düzeltme sonucu oluşan zararların, indirimli kurumlar vergisi uygulamasında nasıl dikkate alınacağı önemli bir tartışma alanı doğurmuştur.

Bu çerçevede temel soru şudur: Enflasyon düzeltmesi zararı, indirimli kurumlar vergisine tabi ihracat kazancından ayrıca indirilmeli midir?

2. Hukuki Çerçeve

2.1. İndirimli Kurumlar Vergisinin Niteliği

İhracat faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanacak 5 puan indirimli oran, kurum kazancına uygulanacak vergi oranına ilişkin bir düzenlemedir. Bu düzenleme bir kazanç istisnası veya matrah indirimi niteliğinde değildir. Dolayısıyla öncelikle kurum kazancı belirlenmekte, ardından bu kazanç içinde ihracat faaliyetlerinden elde edilen kısım ayrıştırılmakta ve sadece bu tutara indirimli oran uygulanmaktadır.

Bu sistematik içerisinde esas olan, faaliyet bazlı kazancın doğru biçimde tespit edilmesidir. Vergi oranına ilişkin bir teşvik söz konusu olduğundan, kazanç kavramının kanuni çerçevede belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

2.2. Enflasyon Düzeltmesinin Niteliği

Enflasyon düzeltmesi, Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde mali tabloların düzeltilmesine yönelik teknik bir işlemdir. Bu işlem, parasal olmayan kıymetlerin enflasyon karşısındaki değer kaybının giderilmesini amaçlamaktadır. Düzeltme sonucu ortaya çıkan zarar, belirli bir faaliyet sonucunda doğmuş operasyonel bir zarar değildir. Aksine, mali tabloların genelini etkileyen teknik bir bilanço düzeltmesi niteliğindedir.

Bununla birlikte, enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan kâr veya zarar kurum kazancının tespitinde dikkate alınmaktadır. Ancak bu zararın faaliyet bazlı bir gelir unsuruna doğrudan bağlanıp bağlanamayacağı tartışmalıdır.

3. Tartışmanın Teknik Çerçevesi

Sorunun özü, enflasyon düzeltmesi zararının ihracat kazancına dağıtılıp dağıtılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Bu konuda iki farklı yaklaşım ortaya çıkmaktadır.

İlk yaklaşım, enflasyon düzeltmesi zararının kurumun tüm faaliyetlerini etkilediğini ve dolayısıyla ihracat kazancına isabet eden kısmının da indirimli oran uygulanacak kazançtan düşülmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu görüşe göre indirimli oran, düzeltilmiş net faaliyet kazancı üzerinden uygulanmalıdır. Bu yaklaşım, idari bakış açısından daha muhafazakâr bir yorum olarak değerlendirilebilir. Ancak bu görüşün kanunda açık bir dayanağı bulunmamaktadır.

İkinci ve kanaatimizce daha güçlü olan görüşe göre ise enflasyon düzeltmesi teknik bir bilanço işlemidir ve operasyonel kazanç kavramı ile doğrudan bağlantılı değildir. İhracat kazancı faaliyet bazlı bir kavram olup, üretim ve satış sürecinin ekonomik sonucunu ifade eder. Enflasyon düzeltmesi zararı ise faaliyet performansını ölçen bir unsur değildir. Ayrıca kanunda bu zararların faaliyetlere oransal olarak dağıtılacağına dair açık bir hüküm yer almamaktadır. Vergi hukukunda daraltıcı ve mükellef aleyhine genişletici yorum yapılamayacağı ilkesi dikkate alındığında, dağıtım zorunluluğunun kanuni bir dayanağa sahip olması gerekir.

Bu yaklaşım çerçevesinde önce faaliyet bazlı ihracat kazancı tespit edilmeli, indirimli oran bu kazanca uygulanmalı ve enflasyon düzeltmesi zararı genel kurum kazancı içinde dikkate alınmalı; ancak ayrıca ihracat kazancından düşülmeye zorlanmamalıdır.

4. Vergi Tekniği ve Temel İlkeler Açısından Değerlendirme

Vergi hukukunda kanunilik, belirlilik, aleyhe kıyas yasağı ve dar yorum ilkeleri temel anayasal prensiplerdir. Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı sürece, mükellef aleyhine sonuç doğuracak yorumların idari düzenlemeler yoluyla genişletilmesi mümkün değildir.

İndirimli kurumlar vergisi uygulaması bir oran indirimi niteliğindedir ve kanuni bir teşviktir. Bu teşvikin kapsamı, kanunda açıkça belirlenmiş sınırlar içinde uygulanmalıdır. Kanunda enflasyon düzeltmesi zararının faaliyet bazında dağıtılacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı sürece, zorunlu dağıtım yapılması mükellef aleyhine genişletici yorum olarak değerlendirilebilir.

Ayrıca enflasyon düzeltmesi gelir unsuru yaratmaz, faaliyet performansını ölçmez ve sadece parasal olmayan kalemlerin reel değerini düzeltir. Bu nedenle operasyonel kazanç kavramından ayrışmaktadır.

5. Risk Analizi Perspektifi

Risk temelli denetim yaklaşımı açısından değerlendirildiğinde, indirimli oran uygulamasında ihracat kazancının gerçeğe uygun biçimde belirlenmesi önemlidir. Ancak teknik bilanço zararının faaliyet kazancına zorunlu olarak dağıtılması, hukuki dayanağı tartışmalı bir uygulamadır.

Mükellefin ihracat kazancını segment bazlı hesaplaması, maliyet dağılımını belgelendirmesi ve transfer fiyatlandırması raporlarıyla desteklemesi durumunda, indirimli oran uygulamasının savunulabilirliği güçlenecektir.

6. Olası İdari Yaklaşım

Vergi idaresinin 176 No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri’nde ortaya koyduğu yaklaşım dikkate alındığında, enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan kâr veya zararların kurum kazancının bir unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği ve birden fazla faaliyet alanı bulunan mükelleflerde bu tutarların uygun bir dağıtım anahtarı kullanılarak faaliyetlere isabet ettirilmesinin esas olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede idarenin bakış açısına göre, enflasyon düzeltmesi zararı sadece genel bir bilanço düzeltmesi olarak görülmemekte; aksine faaliyet bazlı kazanç tespitinde dikkate alınması gereken bir unsur olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla indirimli kurumlar vergisi uygulamasında, ihracat kazancına isabet eden enflasyon düzeltmesi zararının da dağıtım yoluyla indirimli orana tabi kazançtan düşülmesi gerektiği yönünde bir idari yorumun varlığı söz konusudur. Bu yaklaşım, kurum kazancının bütüncül bir yapıya sahip olduğu ve düzeltme farklarının bu bütün içinde faaliyetlere yansıtılması gerektiği varsayımına dayanmaktadır.

7. Uygulamada Savunma Stratejisi

Enflasyon düzeltmesi zararının ihracat kazancına dağıtılmaması yönündeki yaklaşımın tercih edilmesi halinde, ihracat kazancı segment bazlı olarak ayrıntılı biçimde hesaplanmalı, enflasyon düzeltmesinin teknik niteliği dipnotlarda açıklanmalı ve zararların faaliyetle ilişkilendirilemeyeceği gerekçelendirilmelidir. Ayrıca hesaplama tablolarının muhafaza edilmesi ve gerekli dokümantasyonun hazırlanması önem arz etmektedir.

Bu yaklaşım, olası bir vergi incelemesinde güçlü bir savunma zemini oluşturacaktır.

8. Sonuç

Enflasyon düzeltmesi zararı ile indirimli kurumlar vergisi uygulaması arasındaki ilişki kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Vergi tekniği ve sistematik yorum çerçevesinde değerlendirildiğinde, enflasyon düzeltmesi zararının ihracat kazancına zorunlu olarak dağıtılması gerektiğine dair açık bir hüküm bulunmamaktadır.

İndirimli oran uygulaması faaliyet kazancı üzerinden gerçekleştirilmelidir. Kanuni düzenleme bulunmadıkça, mükellef aleyhine genişletici yorumdan kaçınılması gerekmektedir. Bu nedenle enflasyon düzeltmesi zararının indirimli oran uygulanacak ihracat kazancından ayrıca düşülmemesi, daha güçlü hukuki temele dayanan bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir.

24.02.2026

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.

>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.

>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.

>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV  Ayrıntılar için tıklayın.

GÜNDEM