Ahmet Halis Başli
Ekonomik faaliyetler, devletlerin egemen çatıları altında mevcudunu yaşatır ve temelinde yasal bir izlenebilirlik sözleşmesi yatar. Egemen gücün varlığı altında geçmiş dönemlerde olduğu gibi günümüzde de kayıt dışı hep var olmuştur. Bildiğimiz tek şey her dönem için form değiştirmektedir. Günümüz içinde dijitalleşen ödeme yöntemleri ve "IBAN üzerinden tahsilat" gibi pratikler, kayıtlı ekonomi ile kayıtdışı alan arasındaki çizgiyi bulanıklaştırmıştır. Bu ayrımı anlamak, modern devletin mali yapısını ve mükellef riskini kavramanın anahtarıdır.
A) Kayıtlı Ekonomi (Enformel Olmayan Ekonomi):
Kayıtlı ekonomi, devletin denetim, gözetim ve istatistik mekanizmalarına tam entegre olmuş, hukuk kuralları çerçevesinde yürüyen faaliyetler bütünüdür. Bu sistemde her ekonomik hareket (mal teslimi, hizmet ifası veya para transferi), 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK) tarafından belirlenen fatura, sevk irsaliyesi veya perakende satış fişi gibi yasal belgelerle tevsik edilir.
B) Kayıtdışı Ekonomi (Gölge / Enformel Ekonomi):
Literatürde "gölge ekonomi" olarak da adlandırılan bu kavram, yasal düzenlemelerin kapsamına girmesine rağmen, kasıtlı veya ihmal yoluyla beyan dışı bırakılan faaliyetleri ifade eder. Enformel ekonomi bunların yanı sura suç olarak addedilen eylemlerin kazanımı sonrası kayıtlı ekonomiye entegrasyonu gibi birçok unsuru barındıran geniş bir yelpazedir. Şunu belirtmemiz gerekir ki kayıt dışılık sadece "vergi ödememek" değildir:
Maliye yönetimi, geleneksel yerinde denetimlerden ziyade artık "veri madenciliği" ve "çapraz kontrol" odaklı bir denetim stratejisi izlemektedir:
KDV sisteminin temel felsefesi, işletmelerin sadece yarattıkları "katma değer" üzerinden vergilendirilmesidir. Ancak kayıt dışılık durumunda bu mekanizma tamamen tıkanır. Vergisel istatistiklerimizde görüleceği üzere KDV konusunda özellikle her aşaması vergiye tabi olan yayılı bir vergi türünde kanun metni içerişinde belirtilen birden çok istisnadan kaynaklı olarak bu vergi türünün verimliliğini sorgulatmaktadır. Bu kısım ayrı bir tartışma alanı olduğundan yazımız içerisinde sadece bu kısmı ile sınırlandırıp geçelim.
A) Normal ve İdeal Durum (Kayıtlı Ticaret):
Normal şartlar altında bir mükellef, 10 milyon TL + KDV satış yaptığında, bu malı alırken ödediği KDV'yi (indirilecek KDV) satıştan tahsil ettiği KDV'den (hesaplanan KDV) düşer.
B) Vergi İncelemesinde Yaygın Durum ve Varsayımlar:
İnceleme başladığında Vergi Denetim Kurulu genellikle şu yaygın tabloyla karşılaşır: Mükellef IBAN üzerinden 10 milyon TL toplamıştır ancak bu paranın karşılığında mal alırken ödediği KDV'ye dair ne bir fatura sunabilir ne de bu işlemi defterine kaydetmiştir.
Vergi incelemesinde idarenin tutumu şu aşamalardan geçer:
10 Milyon TL Hasılat Örneğinde KDV Tablosu (İnceleme Varsayımı):
|
|
Hesaplama Yöntemi |
Tutar (TL) |
|
Tespit Edilen Brüt Hasılat |
Banka/IBAN Kayıtları |
10.000.000 |
|
Hesaplanan KDV (%20) |
10.000.000 * 0,20 |
2.000.000 |
|
İndirilecek KDV |
(Belgesizlik Nedeniyle Red) |
0 |
|
Vergi Ziyaı Cezası |
Vergi Aslı Kadar (1 Kat) |
2.000.000 |
|
KDV Toplam Yükü (Vergiye Bağlı Gecikme Faizi Hariç) |
|
4.000.000 |
Kurumlar Vergisi’nde vergilendirilen unsur hasılat değil, safi kazançtır. Ancak inceleme aşamasında bu durum bir ispat savaşına dönüşür.
A) Normal İşleyiş (KVK Madde 6 ve GVK Madde 40):
Kayıtlı bir işletmede, 10 milyon TL hasılat elde edilirken katlanılan 7 milyon TL’lik maliyet (hammadde, işçilik vb.) fatura ile belgelendirilir. Vergi, sadece aradaki 3 milyon TL’lik kâr üzerinden hesaplanır.
B) Vergi İncelemesi Aşamasında Yaşananlar (Gider Reddi ve Matrah Takdiri):
İnceleme memuru 10 milyon TL girişi tespit ettiğinde şu prosedürü işletir:
10 Milyon TL Hasılat Örneğinde Kurumlar Vergisi Tablosu (İnceleme Senaryosu):
Aşağıda detaylandırdığımız tablo inceleme safhasında uygulanırlığı yok denecek kadar az olan veya olmayan bir yöntem olup olmayacağına herhangi bir kanuni engelin olmadığı senaryo olarak tablolaştırılmıştır.
|
|
Hesaplama Yöntemi |
Tutar (TL) |
|
Toplam Hasılat |
Tespit Edilen Tutar |
10.000.000 |
|
Kabul Edilen Maliyet |
(Belgesiz Olduğu İçin Reddedilen) |
0 |
|
Vergi Matrahı (Kâr) |
Tamamı Kâr Sayılırsa |
10.000.000 |
|
Kurumlar Vergisi (%25) |
10.000.000 *0,25 |
2.500.000 |
|
Vergi Ziyaı Cezası |
Vergi Aslı Kadar (1 Kat) |
2.500.000 |
|
KV Toplamı |
(Faiz Hariç) |
5.000.000 |
Aşağıda detaylandırdığımız bu tablo ise inceleme safhasında uygulanırlığı sıkça görülen idarenin mükellef lehine davranarak uygulamalarında olan bir yöntemdir.
|
|
Hesaplama Yöntemi |
Tutar (TL) |
|
Toplam Hasılat |
Tespit Edilen Tutar |
10.000.000 |
|
Kabul Edilen Maliyet |
Genel Olarak İnceleme Safhasında Çeşitli Verilere Dayanılarak Makul Maliyetlendirme Yapılır ve Maliyet Kabul Edilir |
7.000.000 |
|
Vergi Matrahı (Kâr) |
İnceleme Safhasında Mükellef Lehine Maliyetlendirme Yapılırsa |
3.000.000 |
|
Kurumlar Vergisi (%25) |
3.000.000 *0,25 |
750.000 |
|
Vergi Ziyaı Cezası |
Vergi Aslı Kadar (1 Kat) |
750.000 |
|
KV Toplamı |
(Faiz Hariç) |
1.500.000 |
VUK Madde 112 ve 6183 Sayılı Kanun Madde 51 uyarınca işletilen faizler, borcu kontrol edilemez hale getirir. Son dönem oranlarıyla (aylık %4,5 - %5), 3 yılın sonunda faiz yükü vergi aslını dahi aşarak toplam borcu 10 milyon TL'lik ana paranın 2-3 katına çıkarabilir.
Vergi hukukunda "hukuki güvenlik" ile "vergi adaleti" arasındaki en büyük tartışma, kayıtdışı hasılatın maliyet ve indirimlerinin kabulü noktasında yaşanır.
A) İdarenin "Şekli Hukuk" Yaklaşımı:
İdareye göre fatura kamu düzenidir. Fatura ve defter kaydı yoksa, hukuki bir hak doğamaz. Belgesiz maliyeti kabul etmek, dürüst mükellefi cezalandırmak olur.
B) Yargının "Maddi Hukuk" ve VUK Madde 3 Yaklaşımı:
Danıştay, Vergi Usul Kanunu Madde 3'teki "Gerçek Mahiyet" ilkesini savunur:
Danıştay, "gerçek mahiyet" ilkesini savunur. Danıştay 9. Dairesi (E. 2016/14589, K. 2019/3241) kararlarında vurgulandığı üzere; hasılatın varlığını kabul eden devlet, bu hasılatı elde etmek için katlanılan maliyeti de kabul etmelidir. Aksi halde vergi, bir kazanç vergisi olmaktan çıkarak mükellefi ekonomik olarak yok eden bir cezaya (müsadereye) dönüşür.
Analiz edilen tablo, kayıt dışılığın bir finansman yöntemi gibi görülebilir ancak gerçek bu değil, işletmeyi tasfiyeye götürebilecek bir mali felaket olduğunu kanıtlamaktadır. 10 Milyon TL'lik bir işlemde karşılaşılan 12-14 Milyon TL'lik yükten kurtulmak için şu stratejik adımlar kritiktir:
Nihayetinde 2025 ve sonrası ekonomi konjonktüründe Maliye'nin dijital takip kapasitesi maksimum seviyededir. Kayıt dışılıkta ısrar etmek yerine, kayıtlı sisteme geçip devlet teşviklerinden (SGK indirimleri, Ar-Ge destekleri vb.) yararlanmak, uzun vadeli ticari sürdürülebilirliğin tek yoludur.
06.01.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.279 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.