Ahmet Acar
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe koyduğu Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerin Türk Lirasına Dönüşüm Desteği Uygulama Talimatı ile ihracatçı ve döviz kazandırıcı hizmet sağlayan firmaların dövizlerini Türk lirasına dönüştürmelerine yönelik destek uygulamasında önemli değişiklikler yapılmıştır.
Yeni uygulamada %3 oranındaki döviz dönüşüm desteğinden yararlanabilmek için yalnızca dövizin bozdurulması yeterli değildir. Firmanın döviz pozisyonunun belirlenen %10 sınırı içerisinde olması, destek kapsamında satılabilecek döviz tutarının belirlenen limitleri aşmaması ve diğer şartların da sağlanması gerekmektedir.
Ayrıca, reeskont kredisi kullanan firmalar açısından da ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husus bulunmaktadır. Reeskont kredisi devam eden bir firmanın aynı dönem içerisinde döviz dönüşüm desteğinden yararlanması, uygulamadaki mükerrer yararlanma yasağı nedeniyle çeşitli yaptırımlar doğurabilecektir.
Bu nedenle uygulamada özellikle 4 konu önem taşımaktadır: %10 döviz pozisyon sınırının hesabı, firmanın destek kapsamında satabileceği azami döviz tutarı, 2026 yılının son üç ayı için uygulanacak kıst dönem hesabı ve Reeskont kredisi kullanım durumunda
Yeni düzenleme kapsamında destek oranı %3 olarak belirlenmiş olup uygulama 31 Ocak 2027 tarihine kadar geçerlidir. Ancak destekten yararlanılabilecek tutar, firmanın mali yapısı ve ilgili dönemdeki limitler dikkate alınarak ayrıca hesaplanacaktır.
Destekten yararlanmak isteyen firmanın, düzenleme tarihindeki Hazır Döviz Varlıkları toplamının, son onaylı yıllık bilançoda yer alan Net Satış Hasılatı veya Aktif Toplamından büyük olan tutarın %10’unu aşmaması gerekmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, %10 sınırının doğrudan aktif toplamı veya net satış hasılatı üzerinden ayrı ayrı hesaplanmamasıdır. Öncelikle bu iki tutar karşılaştırılmalı, yüksek olan tutar belirlenmeli ve %10 sınırı bu tutar üzerinden hesaplanmalıdır.
Örneğin;
2025 yılı Net Satış Hasılatı: 500 milyon TL
2025 yılı Aktif Toplamı: 350 milyon TL
Düzenleme tarihi itibarıyla Hazır Döviz Varlıkları: 40 milyon TL
Bu durumda Net Satış Hasılatı daha yüksek olduğu için hesaplamada 500 milyon TL esas alınacaktır. %10 sınırı ise 50 milyon TL olacaktır.
Dolayısıyla firmanın 40 milyon TL tutarındaki hazır döviz varlığı bu sınırın altında kaldığından, diğer şartların da sağlanması kaydıyla %10 pozisyon şartı bakımından destekten yararlanılabilecektir.
Buradaki önemli husus, firmanın kasasında veya banka hesaplarında yüksek miktarda döviz bulunmasının tek başına destekten yararlanmayı engellemediğidir. Esas olan, bu tutarın son onaylı yıllık bilançodaki Net Satış Hasılatı veya Aktif Toplamının yüksek olan tutarının %10’u ile karşılaştırılmasıdır.
Bu nedenle destek başvurusu öncesinde yalnızca güncel döviz bakiyesinin değil, 2025 yılı bilançosundaki Net Satış Hasılatı ve Aktif Toplamının da birlikte kontrol edilmesi gerekir.
Firma bazında hesaplanan satış limiti kadar döviz satılması halinde dahi alınabilecek destek tutarı ayrıca bir üst limite tabidir. Bir firmanın bir takvim yılında yararlanabileceği toplam döviz dönüşüm desteği 100 milyon TL ile sınırlandırılmıştır.
Örneğin, firmanın destek kapsamında satabileceği döviz tutarı 4 milyar TL olsa ve bu tutarın tamamı %3 destek kapsamında değerlendirilebilse dahi, hesaplanan destek tutarı 120 milyon TL olacaktır. Ancak yıllık destek sınırı nedeniyle firmanın yararlanabileceği destek 100 milyon TL ile sınırlı kalacaktır.
Dolayısıyla uygulamada iki ayrı limitin birlikte dikkate alınması gerekir:
Bu iki sınırdan herhangi birine ulaşılması halinde ilgili dönem için daha fazla destek alınması mümkün olmayacaktır.
Düzenlemenin 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 2026 yılının yalnızca 1 Ekim–31 Aralık 2026 tarihleri arasındaki dönemi uygulama kapsamına girmektedir. Bu nedenle 2026 yılı için tam yıl limitlerinin doğrudan uygulanması yerine, düzenlemenin yürürlükte olduğu üç aylık dönem dikkate alınarak kıst dönem hesabı yapılması gerekmektedir.
100 milyon TL tutarındaki yıllık azami destek tutarının üç aylık dönem için karşılığı:
100.000.000 TL × 3/12 = 25.000.000 TL
olacaktır.
Dolayısıyla 2026 yılının 4. çeyreğinde bir firmanın yararlanabileceği toplam döviz dönüşüm desteği 25 milyon TL'yi aşamayacaktır.
Aynı şekilde firma satış limitinin belirlenmesinde de ilgili düzenlemede öngörülen kıst dönem katsayısının dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle 2026 yılı için hesaplanan yıllık limitin tamamının son üç aylık dönemde kullanılabileceği düşünülmemelidir.
Örneğin, bir firmanın tam yıl için hesaplanan satış limiti 120 milyon TL ise, 2026 yılının yalnızca son üç ayında destek uygulamasından yararlanılması nedeniyle bu tutarın tamamının 2026 yılı içerisinde kullanılabileceği sonucu çıkmaz. İlgili limit için de düzenlemede öngörülen kıst dönem hesabı ayrıca yapılmalıdır.
1 Ocak 2027 tarihi itibarıyla yeni takvim yılı başlayacağından 2026 yılına ilişkin kıst dönem sınırı sona erecek ve 2027 yılı için öngörülen yıllık limitler yeniden uygulanacaktır
Destek başvurusunda kullanılan Döviz Pozisyonu Bildirim Formu (EK: C), firmanın %10 döviz pozisyon şartını sağlayıp sağlamadığının tespitinde esas alınan belgelerden biridir. Bu nedenle formun hazırlanmasında kullanılan verilerin doğru kaynaktan alınması ve TL dönüşümlerinde uygulanacak kurun doğru belirlenmesi önem taşımaktadır.
Form hazırlanırken özellikle aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
Formda yer alan döviz ve altın cinsinden varlık ve yükümlülüklerin TL karşılıkları hesaplanırken, formun düzenlendiği günün TCMB kuru kullanılmamaktadır. Bildirimlerde, içinde bulunulan yılın ilk iş gününe ait TCMB Döviz Alış Kurları ile Borsa İstanbul altın fiyatları esas alınmaktadır.
Örneğin 2026 yılı içerisinde düzenlenen bir EK: C formunda, işlem veya bildirim tarihindeki kur yerine 2 Ocak 2026 tarihinde geçerli olan ilgili kurların esas alınması gerekmektedir.
Bu nedenle güncel mizan üzerinden hazırlanan formda, dövizli hesapların TL karşılıklarının muhasebe kayıtlarındaki tutarla aynı olması beklenmemelidir. Form açısından ayrıca yıl başı kuru üzerinden bir hesaplama yapılması gerekir.
Formda kullanılacak bilanço verileri ile döviz pozisyonuna ilişkin verilerin aynı kaynaktan alınması gerekmemektedir.
Aktif Toplamı ve Net Satış Hasılatı, GİB'e verilmiş en güncel yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamesindeki bilgilerden alınmalıdır. 2026 yılı içerisinde yapılan bildirimlerde bu veriler kural olarak 2025 yılına ilişkin mali tablolardan takip edilecektir.
Dövizli varlık ve yükümlülükler ise formun düzenlendiği tarih itibarıyla firmanın güncel mizan ve muavin kayıtları üzerinden belirlenmelidir. Ancak bu tutarların TL karşılığı hesaplanırken yukarıda belirtilen 02.01.2026 tarihli kurlar kullanılmalıdır.
Bu ayrım özellikle önemlidir. Çünkü aktif toplamı ve net satış hasılatı geçmiş yılın onaylı mali tablolarından alınırken, döviz pozisyonu güncel durum üzerinden hesaplanmaktadır.
EK: C formunda yer alan “1.4 Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri” satırına ilgili tutar pozitif olarak yazılmaktadır. Formun hesaplama yapısı, bu tutarı hazır değerler toplamından düşmektedir.
Bu nedenle verilen çek tutarının ayrıca eksi olarak yazılması, aynı tutarın iki kez dikkate alınmasına ve döviz pozisyonunun hatalı hesaplanmasına neden olabilir.
EK: C formunun SMMM veya YMM tarafından imzalanıp kaşelenmesi, forma meslek mensubunun son üç ay içerisinde alınmış Faaliyet Belgesinin eklenmesi ve formun firma yetkililerince de onaylanması gerekmektedir.
Ayrıca formun düzenlenme tarihinden itibaren 15 gün süreyle geçerli olduğu dikkate alınmalıdır. Bu nedenle başvuru dosyasının hazırlanması ile bankaya sunulması arasındaki sürenin de ayrıca takip edilmesi gerekir.
Özetle, EK: C formunun hazırlanmasında en sık karıştırılabilecek konu, “güncel mizan + güncel kur” şeklinde bir hesaplama yapılmasıdır. Oysa güncel mizan verileri kullanılmakla birlikte, döviz ve altın tutarlarının TL karşılığında ilgili yılın ilk iş gününe ait kurlar esas alınmaktadır.
Uygulamada özellikle dikkat edilmesi gereken konulardan biri, TCMB reeskont kredisi kullanan firmaların döviz dönüşüm desteğinden yararlanma durumudur. Düzenleme, aynı döviz kaynağı veya işlem bakımından birden fazla destekten yararlanılmasını önlemeye yönelik sınırlamalar içermektedir.
Bu nedenle reeskont kredisi kullanan bir firmanın, kredi vadesi devam ederken döviz dönüşüm desteğinden yararlanıp yararlanamayacağı ayrıca kontrol edilmelidir. Burada yalnızca firmanın destek şartlarını taşıyıp taşımadığı değil, mevcut reeskont finansmanı nedeniyle ayrıca bir engel bulunup bulunmadığı da değerlendirilmelidir.
Özellikle aşağıdaki hususların birlikte kontrol edilmesi gerekir:
Buradaki temel risk, firmanın bir taraftan düşük maliyetli reeskont finansmanından yararlanırken diğer taraftan aynı kapsamda döviz dönüşüm desteğinden de faydalanmaya çalışmasıdır.
Bu nedenle finansman planlaması yapılırken reeskont kredisi kullanım tarihleri ile döviz dönüşüm işlemlerinin tarihlerinin birlikte takip edilmesi önem taşımaktadır.
Mükerrer yararlanma şartlarına aykırı bir işlem tespit edilmesi halinde ise yalnızca %3'lük desteğin hesaplanması açısından değil, reeskont kredisi bakımından da ilgili Talimat ve kredi uygulaması kapsamında ortaya çıkabilecek sonuçların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle reeskont kredisi kullanan firmaların, döviz dönüşüm desteği başvurusu yapmadan önce mevcut kredi sözleşmelerini ve ilgili TCMB düzenlemelerini birlikte değerlendirmeleri daha sağlıklı olacaktır.
Döviz dönüşüm desteğinden yararlanmak isteyen firmaların, başvuru sırasında aracı bankaya sunacağı belgelerin eksiksiz hazırlanması gerekir. Özellikle EK: C formunda yer alan bilgiler ile başvuru dosyasındaki diğer belgelerin birbiriyle uyumlu olması önem taşımaktadır.
Başvuru dosyasının temel olarak aşağıdaki belgelerden oluşturulması gerekmektedir:
Burada sadece belgelerin dosyada bulunması yeterli görülmemelidir. Başvuru öncesinde özellikle EK: C'deki döviz pozisyonu, firmanın mali tablolarındaki bilgiler ve destek kapsamında gerçekleştirilen ihracat veya döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin belgelerin birbiriyle uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Bu nedenle başvuru dosyasının hazırlanması yalnızca bankaya belge tesliminden ibaret değildir. Özellikle finans ve muhasebe birimlerinin başvuru öncesinde belgelerde yer alan tutar, tarih ve firma bilgilerinin birbirini doğruladığını kontrol etmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uyumsuzlukların önüne geçilmesi açısından önemlidir.
12.10.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Telif Uyarısı: Bu makalenin en fazla %20'si, kaynak gösterilip aktif link verilerek paylaşılabilir. Aksi takdirde yasal işlem başlatılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.250 TL Ayrıntılar için tıklayın.