BASINDAN YAZILAR
Bilim adamları yeni Sosyal Güvenlik Yasası istiyor / Şerif Akçan - MuhasebeTR

Bilim adamları yeni Sosyal Güvenlik Yasası istiyor / Şerif Akçan

Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü tarafından organize edilen “11. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Kongresi” geçtiğimiz hafta Antalya Side SGK Eğitim Tesislerinde yapıldı. Bugün, başından sonuna kadar takip ettiğim kongre ile ilgili gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum...

BAKAN AÇIP KAÇMADI...
Bu yılki kongreyi diğerlerinden ayıran önemli bir yanı vardı. Kongreye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Prof. Dr. Ömer Dinçer bizzat katıldı. Bunda ne var, bu tür toplantılara ilgili Bakanların katılması âdettendir diyebilirsiniz.
Ancak bu defa Çalışma Bakanı, önceki yıllarda olduğu gibi açılış konuşmasına katılıp ayrılmadı. Bir gün boyunca bilim adamları ile istihdam, işsizlik, sosyal güvenlik, iş güvenliği gibi bakanlığını ilgilendiren konuları tartıştı. Hocaların görüşlerini dinleyip eleştiri ve önerilerini aldı.
Kongreye Bakan yalnız katılmadı. Başta Çalışma Bakanlığı Müsteşarı, Müsteşar Yardımcısı, Sosyal Güvenlik Kurum Başkanı, İŞ-KUR Genel Müdürü, Çalışma Genel Müdürü, Sosyal Sigortalar Genel Müdürü ve Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü gibi Bakanlığın üst düzey bürokratlarının katılımını sağladı. Hatta bunların önemli bir kısmı kongreyi sonuna kadar takip ettiler.
Doğrusu bu kongreye devlet ve hükümetin en üst seviyede katılmış olmasından dolayı bilim insanlarının duydukları memnuniyeti bilmenizi isterim. Zira, bu insanlar yıllardır alanlarında bilimsel araştırmalar ve çalışmalar yapıyorlar. Dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri yakından takip ediyorlar. Uygulayıcılara faydalı olacak yol gösterecek eleştiri ve öneriler getiriyorlar. Ancak, yeterince seslerini duyuramamaktan şikayetçilerdi. Bu kez devlet ve hükümet kanadının kendilerinin görüşlerini almasından dolayı çok memnun kaldılar. Çalışma Bakanı ile bürokratlarına sundukları eleştiri ve önerilerin dikkate alınması halinde çok daha fazla mutlu olacaklarına inanıyorum.

ÜNİVERSİTEYE SORULMADI
Kongrede konuşulan konulara gelince, Sosyal Güvenlik Reformu ekseninde bir panel düzenlendi ve tebliğler sunuldu. Söz konusu panelde hemen hemen herkesin üzerinde durduğu konu, Sosyal Güvenlik Reformu yapılırken üniversitelerin görüşü alınmamasıydı. Bunun sonucu olarak da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, kanun tekniğinden uzak, karışık ve anlaşılıp yorumlanması hayli zor bir kanun olmuştur. Ali Rıza Okur hocamız yaklaşık bir yıl önce yürürlüğe giren 111 maddelik Kanunda bugüne kadar 282 defa değişiklik yapılmasını haklı olarak eleştirdi.
Bu eleştirilerin yanında daha uzun bir süre tartışılan ve üzerinde çalışılan sosyal tarafların tamamının görüşlerinin alındığı yeni bir “Sosyal Güvenlik Temel Yasası”nın hazırlanması gerektiği ve buna çok ihtiyaç olduğu vurgulandı. Diğer yandan Genel Sağlık Sigortasının hayata geçirilmiş olmasının çok önemli bir reform olduğu belirtildikten sonra uygulamada ortaya çıkan aksaklıklar ve giderilme yolları tartışıldı.
Kongrenin önemli tartışma konularından birisi de hiç şüphesiz “işsizlik” konusuydu.
Ülkemizde yüksek bir işsizlik oranının olduğuna işaret edildikten sonra işsizlikle mücadele yolları ele alındı. Üzerinde mutabık kalınan en önemli nokta kayıt dışı ekonomi ve dolayısıyla istihdamla mücadele edilmesi, prim oranlarında indirime gidilmesi ve üretimi teşvik edecek olan uygulamalara ağırlık verilmesi olmuştur. İşsizlikle mücadelede bir başka araç ise meslek edindirme kurslarının yaygınlaştırılması ve İŞ-KUR’un daha aktif hale getirilmesi olmuştur. Bir yanda iş arayan vasıfsız binlerce insan varken, diğer yanda işçi arayan ama vasıflı işçiye ihtiyaç duyan binlerce işletmenin varlığını konu ile ilgilenip de bilmeyen yoktur.

TÜRK-İŞ ÇOK DEĞİŞMİŞ
Kongreye, TÜRK-İŞ Başkanının ve yöneticilerinin katılması da ayrıca not edilmesi gereken bir husustur. Hem kongrenin finansörlüğünü yapıyor olmaları hem de bir sendikanın bilim dünyası ile beraber hareket etmesi, onların görüş ve önerilerini almaları sendikaların geleceği açısından not edilmeye değerdir diye düşünüyorum.
Tabii ki kongrenin tartışma konularından birisi de halen üzerinde çalışılan Sendikalar ve Toplu İş Görüşmeleri yasa tasarısı olmuştur. Başta TÜRK-İŞ olmak üzere herkes sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasının gerektiği konusunda mutabık kalmışlardır. Daha özgürlükçü bir sendikal örgütlenmenin önünü açacak düzenlemeler bekleniyor.
Bu kongre çok iyi organize edilmiştir. Tartışılan konular ve katılımcılar konusunda çok isabetli olunmuştur. Kongre ile ilgili yazılacak daha çok şey olmasına rağmen gördüğüm iki eksik noktayı sizlerle paylaşarak yazımı sonlandıracağım.
Kongreye devlet üniversitelerimizin Çalışma Ekonomisi Bölümü hocalarının çok büyük bir kısmı katıldı. Özel üniversitelerden ise bir-iki istisna dışında benim görebildiğim kadarıyla katılım olmadı. Özel üniversitelerin bu kadar önemli bir kongrede bulunmamasını doğrusu yadırgadım. Özellikle istihdam ile ilgili sorunların çok ciddi olarak tartışıldığı, sosyal güvenlik reformunun yeniden masaya yatırıldığı, çalışma psikolojisi ve sosyolojisi konularının ele alındığı kongrede özel üniversitelerimizde görev yapan değerli bilim adamlarımızın söyleyecekleri çok şey olsa gerekti.

İŞVEREN NEREDE!
İkinci eksik nokta ise işveren temsilcisinin bulunmamasıydı. Böyle bir kongrede üniversiteler var, hükümet var, devlet var, işçi sendikası var ancak işveren sendikaları yok. Sosyal taraflardan birisi de şüphesiz işverenlerdir. İşverenleri yok sayarak sosyal politikalar üretemeyeceğimizin farkında olmalıyız. Temennimiz gelecek yıllarda yapılacak olan bu tür çalışmalara işveren temsilcilerinin de davet edilmesidir.
Son bir not, TÜRK-İŞ başkanlık düzeyinde bu kongreye katılırken HAK-İŞ ve DİSK adına bir temsilcinin dahi olmaması ayrı bir gariplik olarak karşımıza çıkmıştır. Umarım HAK-İŞ ve DİSK’in katılmamak için geçerli bir mazereti vardır. Kendileri lütfedip bir açıklama gönderirlerse siz okurlarımla paylaşacağımdan emin olabilirsiniz.

(Kaynak: Türkiye Gazetesi | 18.10.2009)

GÜNDEM