BASINDAN YAZILAR
Yeni Varlık Barışı ve mükelleflere müjde! / İsmail Kökbulut - MuhasebeTR

Yeni Varlık Barışı ve mükelleflere müjde! / İsmail Kökbulut

Varlık barışı olarak adlandırılan 5811 sayılı kanun uygulaması kamuoyunda oldukça ses getirmişti.

Yürürlük süresi biten uygulamaya göre yurtdışında bulunan ve kayıtlarda yer almayan bazı varlıklar yurtiçine getiriliyor ve beyan ediliyordu. Yine yurtiçinde bulunan ve kayıtlarda yer almayan aynı tür varlıklar da beyan edilerek kayıt altına alınabiliyordu. Bu uygulamanın maliyeti ise yurtdışından getirilen varlıklar için %2, yurtiçindeki varlıklar için %5 oranında vergi ödemesiydi.

Bu uygulamanın mükellefleri cezbeden belki de en önemli fonksiyonu, olası vergi incelemelerinde ortaya çıkabilecek matrah farklarından beyan edilen varlıkların değerinin düşülmesi imkânı idi. Bir nevi bu uygulamadan yararlanan mükellefler, vergi incelemelerine karşı sigortalarını yaptırmış olmaktaydılar. Örneğin 1.000.000 TL kayıt dışı bir varlık beyan eden bir mükellef, 1.000.000 TL'lik matrah farkı çıkması durumunda herhangi bir vergi cezası ile karşılaşmayacak.

Varlık barışı uygulamasının uygulama süresinin bitmesine doğru çok fazla talep gelmiş; ancak bu uygulamadan yararlanmak istediği halde yararlanamayan ve belki de pişman olan epey mükellef ortaya çıkmıştı. TBMM'de kabul edilen 5917 sayılı kanun ile Varlık Barışı uygulaması tekrar canlandırıldı.

İşte yeni Varlık Barışı Yasası'nın uygulama esasları.

1- Uygulama/bildirim süresi:

Yeni düzenlemeye göre Varlık Barışı'ndan yararlanmada son gün 30 Eylül 2009.

Buna göre, gerçek veya tüzel kişilerce, 1/6/2009 tarihi itibarıyla sahip olunan ve yurtdışında bulunan;

-           Para

-           Altın

-           Döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları

-           Varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazlar

30/09/2009 (30 Eylül) tarihine kadar YTL cinsinden rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirilebilecek ya da vergi dairelerine beyan edilebilecek.

2- Ödeme süresi:

Vergi dairelerine gerek yurtiçi gerekse yurtdışında bulunan varlıklar için bir beyanda bulunulduğunda, beyan edilen değerin %5'i oranında vergi tarh edilecek ve bu vergi tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecek.

Banka ve aracı kurumlara bildirim yapılmışsa bu kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edip aynı sürede ödeyecekler.

3- Beyan edilen varlıklarla ilgili inceleme yapılmayacak:

Eski uygulamada olduğu gibi, beyan edilen varlıklar nedeniyle 1/1/2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak.

4- Mükelleflere müjde: Beyan edilen değerler, indirimi reddedilen KDV'den mahsup edilebilecek:

Mükellefleri belki de yeni uygulamada en çok mutlu eden yenilik bu olsa gerek! Eski uygulamada 2008 öncesi dönemlere ilişkin vergi incelemelerinde bulunan matrah farklarından, beyan edilen varlıkların değeri mahsup edilebiliyordu. Bu uygulama, Varlık Barışı'ndan yararlanan mükelleflere, bir nevi vergi incelemesi sigortası sağlıyordu.

Ancak vergi incelemelerinde, teknik adıyla "matrah farkı" değil de indirimi reddedilen bir KDV durumu ortaya çıktığında bu mahsup yapılamıyordu. Örneğin bir vergi incelemesinde tespit edilen bir faturada yer alan KDV, fatura sahte olduğu gerekçesiyle indirim konusu olmaktan çıkartılırsa, beyan edilen varlıkların değeri bu KDV reddiyatından mahsup edilemiyordu.

Yeni uygulama ile indirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin mahsup imkânı getirildi. Buna göre indirimi reddedilen katma değer vergisine ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, indirimi reddedilen vergiye esas teşkil eden bedel olacak

İndirimi reddedilen vergiye ilişkin bedelin tespit edilememesi halinde mahsup edilecek matrah tutarı, %18 KDV oranı dikkate alınarak hesaplanacak.

Böylece bilmeden sahte belge kullanımlarında olduğu gibi, KDV indirimi reddedilen mükellefler de, bu reddiyatlardan Varlık Barışı kapsamında beyan ettikleri varlıkların değerini düşebilecekler. Mesela

100.000 TL'lik sahte faturayı bilmeden kullanan mükellefler, 100.000 TL varlık beyanında bulunmuşlar ise, yapılacak mahsup sonucu 18.000 TL'lik KDV ödemekten kurtulacaklar.

Ancak 5917 sayılı kanunla getirilen yeni düzenlemelere göre beyanda bulunanlardan 19/6/2009 (19 Haziran 2009) tarihinden önce haklarında vergi incelemelerine başlanmış olanlar, bu incelemelerle ilgili olarak mahsup imkanından yararlanamayacaklar.

5- Mahsuptan yararlanmak ödeme şartına bağlı:

Mahsuptan yararlanmanın önemli bir şartı, beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %2 veya %5 olarak tarh edilecek vergilerin ödenmiş olması.  Bu vergiyi ödemeyenler mahsup imkânından yararlanamayacaklar.

22/11/2008 tarihi ile 2/3/2009 tarihleri arasında yapılan bildirim veya beyanlar nedeniyle tahakkuk eden  ve süresinde ödenmeyen vergiler  30/9/2009 tarihine kadar gecikme zammıyla birlikte ödenmezse, mahsup imkanından gene yararlanılamayacak.

6- Önceki uygulamaya göre yapılan bildirimler ve tarhiyatlarda eski hükümler uygulanacak:

Yeni uygulama ile yapılan değişikliklerden önce yapılan bildirim ve beyanlar ile tarhiyat ve mahsuba ilişkin olarak, 5811 sayılı Kanunun değişiklik yapılmadan önceki hükümleri uygulanacak. Dolayısıyla önceki dönemlerde beyan edilen varlıklarla ilgili olarak, 2008 öncesi dönemlere ilişkin vergi incelemelerinde KDV indirimi reddiyatı için mahsup imkânı geçerli olmayacak.

7- Varlık Barışı'nda bir daha süre uzatımı olabilir mi?

5917 sayılı kanun ile Bakanlar Kurulu'na bildirim ve beyan sürelerini, 30 Eylül 2009 tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar uzatmaya yetki verildi. Dolayısıyla Bakanlar Kurulu isterse, bir defaya mahsus olmak üzere, Varlık Barışı uygulama süresini 2009 sonuna kadar uzatabilir.

 

(Kaynak: Bugün Gazetesi | 06.07.2009)

GÜNDEM