BASINDAN YAZILAR
E-Defter ve E-Fatura’da Kapsam Genişledi / Yahya Arıkan - MuhasebeTR

E-Defter ve E-Fatura’da Kapsam Genişledi / Yahya Arıkan

 2014 yılı başından itibaren e-fatura, 2015 yılı başından itibaren de e-defter uygulanmaya başlamıştı. Zaten çok geniş olan kapsam, şimdi daha da genişletildi. 

20 Haziran tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 454 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ ile e-defter ve e-fatura kapsamına girecek mükellefler açıklandı. 421 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile zorunluluk getirilen mükelleflere ilave olarak, aşağıda sayılan mükelleflere elektronik defter tutma ve e-fatura uygulamasına geçme zorunluluğu getirildi.

Kapsama girenler?
1) 2014 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 milyon TL ve üzeri olan mükellefler kapsama dahil edildi. 
Bu ciro şartını 2014 hesap döneminde sağlayan mükellefler, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren, 2015 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler ise ilgili[Haber görseli]hesap dönemine ilişkin gelir/kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihi takip eden hesap döneminin başından itibaren e-defter ve e-fatura uygulamasına geçmek zorundalar. Buna göre, 2015 brüt satış hasılatı 10 milyon TL’yi aşan mükelleflerin 1 Ocak 2017 tarihinde e-fatura ve e-defter kullanması gerekiyor. 
2) Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) lisans alan mükellefler, herhangi bir ciro sınırı olmaksızın kapsama dahil edildi. Ancak, bayilik lisansı olan mükellefler, münhasıran bu lisansa sahip olmaları nedeniyle zorunluluk kapsamında değerlendirilmeyecek.
20 Haziran 2015 tarihinden önce, lisans alan veya mükellefiyet tesis ettirenler 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren, 20 Haziran 2015 tarihinden sonra lisans alan veya mükellefiyet tesis ettirenler ise lisans aldıkları ya da mükellefiyet tesis ettirdikleri tarihi izleyen hesap döneminin başından itibaren elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçmek zorundalar. Ancak, lisans ya da mükellefiyet tesis tarihi ile izleyen hesap dönemi arasındaki sürenin üç aydan kısa olması halinde isteyen mükellefler bir sonraki hesap döneminin başından itibaren elektronik defter tutabilecekler ve e-fatura uygulamasına geçebilecekler.
3) Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli III sayılı listedeki malları imal, inşa ve ithal eden mükellefler de herhangi bir ciro sınırı olmaksızın kapsama dahil edildi. 
Bunların uygulamaya geçme tarihleri ise bir üst başlıkta açıklandığı şekilde tespit edilecek.

İşlemlerde zorunluluk 
E-fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerin, Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11. maddesi kapsamındaki mal ihracı ve yolcu beraberi eşya ihracı (Türkiye’de ikamet etmeyenlere KDV hesaplanarak yapılan satışlar) kapsamında fatura düzenleyecekleri faturaların 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren e-fatura olarak düzenlenmesi zorunlu hale getirildi. 
Kapsam gittikçe genişliyor. Uygulama zor ve maliyetli. Şimdiden hazırlıklı olmakta fayda var. Yakın bir gelecekte tüm mükellefler e-fatura ve e-defter uygulaması kapsamına alınacak. Bizden söylemesi! 

SOSYAL GÜVENLİK
Yıllık ücretli izin süresinin hesaplanması 
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesine göre işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilecektir. Anayasal bir hak olan yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. 
Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmayacak. 
İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi; [Haber görseli]
a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara on dört günden, 
b) Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden, 
c) On beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altı günden, az olamayacaktır. Ancak on sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. 
Yeraltı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri yukarıda belirtilen süreler esas alınarak dörder gün arttırılarak uygulanır. İş Kanunu’nda söz konusu bu hüküm sadece maden işyerlerinin yeraltında çalışanları için değil, tüm yeraltı işçileri için geçerlidir. Çünkü maden yeraltı ayrımı yapılmıştır. 
Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir. 
Yıllık ücretli izin süresi belirlenirken işçinin hak kazandığı tarihteki kıdem dikkate alınarak hak kazanma tarihini takip eden yıl içinde kullanılabilecektir. İzinlerde kapsamlar Yıllık ücretli izin süresi işçinin yaşına ve kıdemine göre belirlenen 14-20-26 “gün” olmakla birlikte, izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatili günleri izin süresinden sayılmayacaktır. 
4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesine göre, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatili günleri izin süresinden sayılmayacaktır.
İşyerlerinde, Cumartesi günü çalışılıp çalışılmamasının herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Çünkü kanuna göre hafta tatili yedi günlük bir zaman diliminde bir gün olup çalışılmayan Cumartesi günü akdi tatildir. Bu nedenle Cumartesi günleri yıllık izne dahil edilecek ve izinden düşülecektir. 
4857 sayılı İş Kanunu’nun 54. maddesinin “İşçi yukarıdaki fıkralar ve 55’inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yılına karşılık, yıllık iznini gelecek hizmet yılı içinde kullanır” hükmüne göre işçi, yıllık ücretli iznini bir sonraki çalışma yılı içerisinde kullanabilecektir. Yani; 1. yılın izni 2. yılda, 2. yılın izni 3. yılda, 3. yılın izni 4. yılda, 4. yılın izni 5. yılda, 5. yılın izni 6. yılda kullanılacaktır. Başka bir ifadeyle, 5 yıldan fazla bir hizmet süresine karşılık, ancak 6. yılın izninin kullanıldığı 7. yıldan itibaren 20 iş günlük yıllık ücretli izin kullanılabilecektir.

(Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi | 25.06.2015)

GÜNDEM