Yaşar Çatalkaya
Serbest bölgeler, uzun yıllardır ihracat, üretim ve döviz kazandırıcı faaliyetler bakımından Türk vergi sisteminin en önemli teşvik alanlarından biri olmuştur. Bu çerçevede, serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançlar, Avrupa Birliği’ne tam üyeliğin gerçekleştiği tarihi içeren yıllık vergileme döneminin sonuna kadar gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmekteydi.
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun geçici 3’üncü maddesindeki bu yapı, uzun süre üretim odaklı serbest bölge modelinin temel unsurlarından biri olarak uygulandı.
Ancak 7524 sayılı Kanun ile önemli bir daraltmaya gidildi. Bu düzenleme ile istisna, üretimin serbest bölgede yapılmış olmasına değil, aynı zamanda satışın yurt dışına gerçekleştirilmiş olmasına bağlandı. Böylece serbest bölgede üretim yapan bir firmanın, imal ettiği ürünü Türkiye içine satması hâlinde, bu satıştan doğan kazanç istisna kapsamı dışına çıkarılmış oldu.
Bu değişikliğin pratik sonucu açıktı: 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren serbest bölgede imal edilen ürünlerin yurt içine satışından elde edilen kazançlara gelir ve kurumlar vergisi istisnası uygulanmayacaktı. Buna karşılık, ihracat niteliği taşıyan yurt dışı satışlardan elde edilen kazançlar bakımından istisna devam edecekti. Başka bir anlatımla, 2025 yılı başından itibaren serbest bölgedeki üretim tek başına yeterli sayılmamış; kazancın istisna kapsamında değerlendirilebilmesi için satışın yurt dışına yapılmış olması şartı aranmıştır.
Uygulamada bu değişiklik önemli tartışmaları da beraberinde getirdi. Çünkü serbest bölgeler yalnızca yurt dışına satış yapılan alanlar değil; aynı zamanda serbest bölge içi ticaretin ve bölgeler arası mal hareketinin de yoğun olduğu özel ekonomik alanlardır. Bu nedenle, üretici firmaların serbest bölge içinde yaptıkları teslimlerin veya bir serbest bölgeden diğerine yaptıkları satışların neden istisna dışında bırakıldığı hususu, sistemin kendi mantığı bakımından eleştiriliyordu.
Nitekim 17 Nisan 2026 tarihli ve 33227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7577 sayılı Kanun ile bu kez ters yönde bir adım atıldı. Yapılan değişiklikle, serbest bölgelerde üretim yapanların imal ettikleri ürünleri yalnızca yurt dışına değil; serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere satmaları hâlinde elde ettikleri kazançların da istisna kapsamında olduğu açıkça hüküm altına alındı.
Böylece 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren serbest bölgede üretilen ürünlerin yurt dışına, serbest bölge içine veya diğer serbest bölgelere satışından elde edilen kazançlar yeniden istisna kapsamına alınmış oldu.
Burada özellikle altı çizilmesi gereken husus şudur: 7577 sayılı Kanun, 2025 yılında daraltılan istisnayı tamamen eski haline döndürmemiştir. Düzenleme yalnızca istisnanın kapsamını, yurt dışı satışlara ek olarak serbest bölge içi satışları ve diğer serbest bölgelere yapılan satışları da kapsayacak şekilde genişletmiştir. Buna karşılık, serbest bölgede imal edilen ürünlerin Türkiye içine satışından elde edilen kazançlar bakımından istisna geri getirilmemiştir.
Dolayısıyla bugün itibarıyla tablo nettir: Serbest bölgede üretilen ürünlerin yurt dışına, aynı serbest bölgeye veya diğer serbest bölgelere satışı istisna kapsamında; Türkiye içine satışı ise istisna dışındadır.
Bu ayrımın uygulamada önemli muhasebe ve vergileme sonuçları olacaktır. Özellikle aynı işletmenin hem istisna kapsamındaki satışları hem de Türkiye içine yönelik vergili satışları bulunuyorsa, kazanç ayrıştırmasının son derece dikkatli yapılması gerekir. Hasılatın hangi satıştan doğduğu, maliyetlerin hangi faaliyete ilişkin olduğu ve müşterek giderlerin ne şekilde dağıtılacağı artık çok daha kritik hale gelmiştir. Aksi durumda, istisna kapsamındaki kazanç ile vergilendirilecek kazancın doğru ayrıştırılamaması ileride vergi incelemelerinde ihtilaf yaratabilecektir.
Sonuç olarak, 2025 yılında serbest bölge kazanç istisnası ihracatla sınırlandırılmış; 2026 yılında ise bu sınır bir ölçüde genişletilerek serbest bölge içi ve diğer serbest bölgelere yapılan satışlar da yeniden istisna kapsamına alınmıştır. Ancak Türkiye içine yapılan satışlar bakımından istisna hâlen geri gelmemiştir. Bu nedenle serbest bölgede üretim yapan işletmeler açısından artık sadece üretim yapmak değil, satışın nereye yapıldığı da vergi yükünü belirleyen temel unsurlardan biri haline gelmiştir.
20.04.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.