Ahmet Şanlı
K.V.K. 10/ı maddesinde yer alan nakit sermaye artışı faiz indirimi 6637 sayılı kanununla getirilmiş olup madde gerekçesinde “Bu uygulama ile sermaye şirketlerinde nakit artırılan sermaye üzerinden hesaplanan faizin kurumlar vergisi matrahından indirilerek sermaye artışı teşvik edilmekte ve uygulama esasları belirlenmektedir.” denilmiştir.
Nakit sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi uygulamasında indirim oranı, “TCMB tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'si.” olarak belirlenmiş ve indirim oranının “…arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla …” indirim oranını 0’ a kadar indirmeye Cumhurbaşkanı (eski haliyle Bakanlar Kurulu) yetkili kılınmıştır.
26/6/2015 tarihli ve 2015/7910 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kanunda yer alan bu yetki kullanılmış ve diğer başka sınırlamalarla birlikte “Arsa ve arazi yatırımı yapan sermaye şirketlerinde arsa ve arazi yatırımına tekabül eden tutarla sınırlı olmak üzere indirilebilecek tutarın hesaplanmasında indirim oranı %0” olarak belirlenmiştir.
K.V.K. 1. Seri no.lı tebliğinde konuya ilişkin verilen örnek aşağıdaki gibidir.
Örnek: 11/1/2016 tarihinde 1.000.000 TL nakdi sermaye artırımında bulunan (M) A.Ş. 23/10/2017 tarihinde 800.000 TL bedelle bir arsa satın almıştır.
Buna göre, (M) A.Ş. şartların sağlanması kaydıyla 2016 hesap döneminde 12 ay olarak ve genel indirim oranı dikkate alınmak suretiyle indirim uygulamasından yararlanabilecektir. 2017 hesap döneminde 1.000.000 TL'lik nakdi sermaye artırımı dolayısıyla 10 ay genel indirim oranı dikkate alınacak, kalan 2 aylık sürede ise 23/10/2017 tarihinde arsa alımında kullanılan 800.000 TL tutarla sınırlı olmak üzere indirim oranı %0 olarak uygulanacaktır."
Tebliğdeki örnek nakit sermaye artırımı yapılmasını müteakip arsa/arazi yatırımı yapılması halinde indirimden yararlanılıp yararlanılamayacağı konusunda tereddüt oluşmasına mahal verebilecek türdendir. Çünkü arsa yatırımının parasal kaynağı ile illiyet bağı kurulmamıştır.
Mükellefler kullanılabilecek haklar konusunda mevzuatta açık ifadeler bulmayı istemekte, kanun ve tebliğlerde hakların ve sınırlamaların net ve anlaşılır bir şekilde ortaya konulmaması durumunda verilen özelgeler önemli bir mevzuat kaynağı haline gelmektedir. Dolayısıyla da özelgelerdeki her bir ifade önem arz etmektedir.
GİB arşivinde yer alan 30.11.2023 tarih ve 38418978-125[10-18/7]-554597 sayılı özelgede ise “Diğer taraftan, nakden artırılan sermaye ile satın almış olduğunuz araziye tekabül eden tutar için nakdi sermaye indiriminden faydalanmanız mümkün olmayıp, söz konusu arazinin daha sonraki bir tarihte satılarak nakde çevrilmesi durumunda da arazinin satın alma bedeline tekabül eden tutar için söz konusu indirimden faydalanmanız mümkün değildir” denilmiştir.
Özelgede arazinin sonradan satılıp nakde dönülmesi durumunda dahi satın alma bedeline tekabül eden tutar için indirimden yararlanılamayacağına dair mükellef açısından olumsuz bir görüş verilmekle birlikte “nakden artırılan sermaye ile satın almış olduğunuz araziye tekabül eden tutar için” denilmiş olmasıyla kanunda ve tebliğde yer almayan bir konu hakkında hak kullanımı yönünden kapı aralanmıştır.
Özelgedeki ifadeden arsa/arazinin doğrudan nakit artırılan sermaye karşılığında yani kasa veya bankada mevcut nakit kullanılarak alınmış olması durumunda indirimden yararlanılamayacağı anlaşılmaktadır. Bakanlar kurulu kararındaki “…arsa ve arazi yatırımları için sermayenin kullanıldığı alanlar itibarıyla …” ifadesi de artırılan sermayenin kullanıldığı yere odaklanmaktadır.
Dolayısıyla nakden artırılan sermaye karşılığı kasa veya bankaya konulan para kullanılmadan, yani eldeki müşteri çeklerinin ciro edilmesi, alacak karşılığında takas/temlik veya doğrudan kredi kullanılması suretiyle arsa/arazi alınması durumunda indirimden yararlanılmasın olanaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu görüşe paralel olarak kasa veya bankadaki sermaye artışı kaynaklı olmayan diğer nakitlerin kullanılması durumunda da indirimden yararlanılması mümkün olmalıdır. Satın alma sonrasında eldeki nakit mevcudun sermaye artışı yapılan tutar kadar olması yeterli sayılmalıdır. Çünkü eldeki nakdin menşeini belirlemek yersiz ve gereksiz olup pratikte bunu tespit etmekte mümkün değildir.
Umarız yeni özelgelerle durum daha da açık ve anlaşılır hale gelir.
22.04.2026
Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)
>> Duyurulardan haberdar olmak için E-Posta Listemize kayıt olun.
>> SGK Teşvikleri (150 Sayfa) Ücretsiz E-Kitap: hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Apple Store 'dan hemen indir.
>> MuhasebeTR mobil uygulamasını Google Play 'den hemen indir.
>> YILIN KAMPANYASI: Muhasebecilere Özel Web Sitesi 1.666 TL + KDV Ayrıntılar için tıklayın.