YAZARLARIMIZ
Zeyneddin Çetin
Vergi Müfettişi
cetinzeyni@gmail.com



Sahte Belge Düzenleyicilerin Şah Damarı Kesilebilecek Mi?-1

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na(VUK), 5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 24 üncü maddesiyle, “Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini” başlığıyla 160/A maddesi ilave edilmiştir.

Yapılan yasal düzenlemede temel amaç; sahte belge düzenleyen mükelleflerin sahte belge üretimini sonlandırmak ve iktisadi alanda sahte belge sirkülasyonunu azaltarak belgeye olan güveni güçlendirmektir.

Nihayet konuyla ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla, 520 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği 07.10.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan yasal ve idari düzenlemenin belli başlı esasları aşağıdaki gibidir:

1- Sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilenler: Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Bakanlık ilgili birimleri tarafından yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen ve vergi incelemesine sevk edilen mükellefleri ifade etmektedir.

2- Bakanlık ilgili birimlerinin re’sen ya da ihbar, şikâyet, diğer kurum ve kuruluşlar veya Başkanlık birimleri tarafından yapılan bildirimler üzerine yapacağı analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükelleflere ilişkin bilgiler, mükellefiyet terkin işlemlerine başlanılması amacıyla Başkanlık aracılığıyla ilgili vergi dairesi başkanlığına/defterdarlığa/vergi dairesi müdürlüğüne aktarılır ve söz konusu mükellefler vergi incelemesine sevk edilir.

3- Gerekli işlemlerin yapılması amacıyla vergi daireleri nezdinde komisyon kurulması öngörülmüştür. Komisyon tarafından, söz konusu analiz ve değerlendirme sonuçları ile yapılan yoklama neticesinde tespit edilen hususlarla birlikte;

- Tarh zamanaşımı süresi içindeki dönemlere ilişkin beyannameler ve Ba-Bs bildirimleri,

- Daha önce yapılmış yoklamalara ilişkin tutanaklar,

- Tahakkuk, tahsilat ve vergi borcu bilgileri,

- Alış ve satış ilişkisi içinde olunan mükelleflere ilişkin bilgiler,

- Alış ve satış yapılan mükelleflere ilişkin sahte belge düzenleme ve kullanma fiillerine ilişkin tespitler,

ile vergi dairesinde bulunan diğer bilgi ve kayıtlar (vergi incelemesi bilgileri, kira sözleşmesi, elektronik ortamda bulunan bilgiler vb.) dikkate alınarak mükellefin, cari dönem ve tespitin ilgili olduğu dönem itibarıyla faaliyetinin bulunup bulunmadığı, bulunması hâlinde işletme kapasitesi ile beyanlarının (satış hasılatının, stoklarının, maliyetlerinin vb.) uyumlu olup olmadığı değerlendirilir.

Komisyon, gerek görmesi durumunda, mükelleften ilave bilgi, belge ve açıklama isteyebilir.

Komisyonun yapacağı çalışmalar sonucunda alacağı olumlu ya da olumsuz karar, Vergi Dairesi Başkanının/Defterdarın onayına tabidir.

4- Mükellefiyetin terkin edilmesi gerektiği yönündeki Komisyon kararının, Vergi Dairesi Başkanının/Defterdarın onayını müteakiben, onay tarihi itibarıyla mükellefiyet kaydı re’sen terkin edilir ve bu durum mükellefe tebliğ edilir.

5- Mükellefiyet kaydının yeniden tesisi için, mükellefiyet kaydının re’sen terkin edildiğine ilişkin bilgilendirme yazısının tebliğ tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde;

- Bağlı olunan vergi dairesine başvuruda bulunulması,

- Mükellefiyetin terkin edildiği yıl için geçerli asgari teminat tutarından(2020 yılı için 140.000-TL) az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u tutarında teminat verilmesi,

- Tüm vergi borçlarının ödenmesi,

şartları aranır.

Mükellefiyet kaydının yeniden tesisi, mükellef nezdinde vergi incelemesi yapılmasına engel teşkil etmeyecektir.

Mükellefiyet kaydının re’sen terkin tarihi ile yeniden tesis edildiği tarih aralığında verilmeyen beyanname ve bildirimler, mükellef tarafından, yeniden tesise ilişkin yazının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde verilmesi ve tahakkuk eden vergilerin aynı sürede ödenmesi şarttır.

7194 sayılı Kanun ve 520 Sıra No’lu VUK Genel Tebliğ ile yapılan düzenlemelere göre özetle; sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilenlerin mükellefiyetinin sonlandırılması ve haklarında vergi incelemesinin başlatılması öngörülmüştür.  Bu kapsamdaki mükelleflerin yeniden mükellefiyet kaydı açabilmesi için, bir ay içerisinde bağlı olunan vergi dairesine başvuruda bulunması, belirlenen tutarda teminat göstermesi ve vergi borçlarının ödenmesi şartı getirilmiştir. Ayrıca başka mükelleflerle ilişkili olunması halinde de bunlara da belli başlı yükümlülükler getirilmiştir.

Sahte belge düzenlemenin önüne geçebilmek adına çok önemli yasal bir düzenlemenin yapıldığı ve bu düzenlemenin bir dönüm noktası olacağı, yapılan bu düzenleme ile; getirilen maddi ve diğer yükümlülükler sayesinde sahte belge düzenleme fiilinde çok ciddi bir azalmanın olacağı düşünülmektedir. Bir sonraki yazımızda ise, getirilen diğer yükümlülüklere yer verilecektir.

Öte yandan bilinmesi gereken diğer bir husus ise; sahte belgeye olan talebin de kırılması gerektiğidir. Bir sonraki yazımızda, sahte belgeye olan talepte tam bir engelleme yapılabilmesi için sahte belge kullananlar için de getirilmesi gereken yükümlülüklere ilişkin önerilere yer verilecektir.    

Kaynakça

-213 Sayılı Vergi Usul Kanunu,

-7194 Sayılı Kanun

-520 Sıra No’lu VUK Genel Tebliği

09.10.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM