YAZARLARIMIZ
Zeyneddin Çetin
Vergi Müfettişi
cetinzeyni@gmail.com



Gelir ve Kurumlar Vergisi Matrahının Hesaplanmasında Tercihli Yöntem: Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti

7186 sayılı Kanun, 19 Temmuz 2019 tarihli ve 30836 sayılı Resmi Gazetenin 1. Mükerrerinde yayımlanmıştır. Bu Kanunla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun(GVK) mülga 113 üncü maddesi yeniden ihdas edilmiş olup, gelir ve kurumlar vergisi matrahının hesaplamasına yönelik olarak ‘hasılat esaslı kazanç tespiti’ yeni bir yöntem olarak benimsenmiştir. Bahse konu yöntemin usul ve esasları ile ilgili olarak 309 seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği 03/12/2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

İlgili Kanun ve Tebliğ çerçevesinde, "hasılat esaslı kazanç tespiti (HEKT)’’ yöntemi özet halinde aşağıdaki şekildedir:

1-Kimler Yararlanabilir:

1.1-Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan gelir vergisi(basit usule göre vergilendirilenler dahil) ve kurumları vergisi mükellefleri yararlanabilmektedir.

1.2-Uygulamadan yararlanabilmek için bu faaliyetlerden kaynaklanan hasılatın tamamının elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde edilmesi gerekmektedir. Hasılatın bir kısmının nakden tahsil edilmesi halinde bu uygulamadan faydalanılamaz. Bu faaliyete ilişkin hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde etmemeleri halinde, bu durumların gerçekleştiği yılın başından itibaren söz konusu uygulamadan çıkarlar.

Mükelleflerin ilave olarak şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden başka alanda da faaliyet göstermesi halinde, bu uygulamadan yararlanmasına engel değildir. Ancak bu durumda olanların katma değer vergisi kanununda yer alan ‘hasılat esaslı vergilendirme’ uygulamasından yararlanmasına engeldir. Diğer taraftan, münhasıran şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunulsa bile belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketleri ile halk otobüsü adı altında sürücüsü dahil on sekiz oturma yerinden az olan minibüs, dolmuş, taksi dolmuş gibi toplu taşımacılık hizmetlerini sunan mükellefler katma değer vergisi yönünden hasılat esaslı vergilendirme usulünden yararlanamaz. Ancak bu kapsamda yer alan mükellefler gelir/kurumlar vergisi yönünden hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden yararlanabilirler.

2-Bahse konu Usule Geçmek İçin Başvuru, Şartları ve İhlali:

2.1-Mükelleflerin, bağlı olunan vergi dairesine uygulamadan yararlanma hususunda yazılı olarak talepte bulunması gerekmektedir. Vergi dairelerinin ise 1 ay içinde başvuruyu sonuçlandırarak, yazı ile bilgilendirme yapması gerekmektedir.

2.2-Talepleri kabul edilenler, söz konusu bildirimin kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren söz konusu usulüne geçeceklerdir.(Aralık ayı içerisinde başvuranlardan bir sonraki takvim yılı içerisinde kendilerine yazı ile bildirimde bulunulanlar ise, bildirimin yapıldığı takvim yılının başından itibaren söz konusu usule geçeceklerdir.)

Örnek: Minibüs işleticisi (A),  HEKT uygulamasından yararlanmak için 03/12/2019 tarihinde başvuruda bulunması, bu usule geçebileceği 04/12/2019 tarihinde kendisine bildirilmesi halinde 01/01/2020 tarihinden itibaren bu usule tabi olacaktır. Veya bu usule geçebileceği 02/01/2020 tarihinde kendisine bildirilmesi halinde, yine 01/01/2020 tarihinden itibaren bu usule tabi olacaktır.

2.3-Yeni işe başlayanlardan bu usulü tercih etmek isteyenler ayrı bir dilekçe ile başvurmaları gerekmekte olup, söz konusu talepleri uygun görülenler, işe başlama tarihinden itibaren bu uygulamadan yararlanacaklardır.

Örnek: Yeni işe başlayan dolmuş işleticisi (A),  HEKT uygulamasından yararlanmak için işe başladığı 03/12/2019 tarihinde başvuruda bulunması ve bu usule geçebileceği 24/12/2019(veya 02/01/2020) tarihinde kendisine bildirilmesi halinde, 03/12/2019 tarihinden itibaren bu usule tabi olacaktır.

2.4-Bu usule geçen mükellefler, geçtikleri tarihten itibaren iki yıl geçmeden bu usulden çıkamayacaklardır. İki yıllık sürenin tamamlanması kaydıyla, bağlı olunan vergi dairesine verecekleri dilekçelerine istinaden, takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden çıkabileceklerdir.

Örnek: Özel halk otobüsü işleticisi (A),  başvurusu üzerine 1/1/2020 tarihi itibariyle hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Buna göre, 1/1/2022 tarihinden önce söz konusu usulden çıkamayacaktır. 15/7/2022 tarihinde bağlı bulunduğu vergi dairesine verdiği dilekçede takip eden yılın başından itibaren bu usulden çıkmak istediğini belirtmiştir. Buna göre, 1/1/2023 tarihinden itibaren vergiye tabi kazancının tespitinde gerçek usulü uygulanacaktır.

2.5-Uygulamasından yararlanan mükellefler, bu dönemlerle sınırlı olmak üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun(VUK) 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca bir takvim yılı içerisinde haklarında iki kez ceza kesilmesi halinde, bu mükellefler cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılı boyunca bu uygulamadan yararlanamazlar. Söz konusu mükellefler anılan fıkralar uyarınca ikinci cezanın kesildiği takvim yılının başından itibaren hasılat esaslı kazanç

tespiti uygulamasından çıkarlar.

Örnek: Özel halk otobüsü işleticisi (A),  1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne tabi olup, adına 25/10/2019, 2/1/2020 ve 5/2/2020 tarihlerinde VUK’ un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmesi durumunda, 2019 yılında kesilen ceza bu uygulamadan yararlanmasına engel teşkil etmeyecek ancak 2020 yılında iki kez özel usulsüzlük cezası kesilmesi nedeniyle, 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından faydalanamayacak olup, cezaların kesildiği yılı takip eden iki takvim yılı boyunca da bu uygulamadan yararlanamayacaktır.

Görüleceği üzere bu yöntem için ihlal edilme hali öngörülmüştür. KDV Kanununda yer alan hasılat esaslı vergilendirme uygulamasında böyle bir şart öngörülmemiştir.  Gelirin tahsil edilme yöntemi ve matrahın hesaplanma usulü dikkate alındığında hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasının daha da başarılı olabilmesi açısından bu şartın olup olmamasının veya şart ihlalinin KDVK’ da yer alan hasılat esaslı vergilendirme için de geçerli olup olmamasının tartışılması gerektiği düşünülmektedir.

3-Gelir ve Kurumlar Vergisi Matrahının Tespiti

3.1-Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerden, başvuruları vergi dairesi tarafından kabul edilenler, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10’unu bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi ticari kazanç olarak beyan edeceklerdir.

Örnek: Basit usule tabi taksici (A), 85.000-TL maliyet ve gideri olmuş, 95.000-TL hasılat elde etmiştir. Ayrıca gider/maliyetler nedeniyle 12.500-TL KDV ödemiştir. Buna göre HEKT yöntemine göre beyan edilecek matrah aşağıdaki gibidir.

 

Tutar-TL

Hasılat

a

95.000,00

Gelir Vergisi Matrahı

b=a x 10%

9.500,00

3.2-Bu usulünden faydalanan mükelleflerden, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi(KDV) Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilenler, hasılat esaslı kazancın tespitinde bu faaliyetlerine ilişkin hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarı gayrisafi hasılat tutarı olarak dikkate alacaklardır. Münhasıran bu faaliyette bulunulması halinde, Katma Değer Vergisi yönünden hasılat esaslı vergilendirme usulü seçilebilir ve bu durumda 4 nolu KDV beyannamesi vermeye tabi olunur.

Örnek: Sadece elektronik ücret toplama sistemini kullanan, münhasıran şehir içi yolcu taşımacılığı yapan Özel halk otobüsü işleticisi (A), 85.000-TL maliyet ve gideri olmuş, KDV hariç 99.000-TL hasılat elde etmiştir. Ayrıca gider/maliyetler nedeniyle 12.500-TL KDV ödemiştir. Buna göre HEKT yöntemine göre beyan edilecek matrah aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.

 

Tutar-TL

Hasılat

a

99.000,00

Hesaplanan KDV

b=a x 18%

17.820,00

Gelir Vergisi Matrahı

c=(a+b) x 10%

11.682,00

3.3-Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin vergiye tabi kazancın hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanmasında, bu faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu usule göre tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

Örnek: Sadece elektronik ücret toplama sistemini kullanan, münhasıran şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ve ilk defa mükellef olan 28 yaşındaki Özel halk otobüsü işleticisi (A), 85.000-TL maliyet ve gideri olmuş, 99.000-TL hasılat elde etmiştir. Ayrıca gider/maliyetler nedeniyle 12.500-TL KDV ödemiştir. Ayrıca kamuya yararlı bir derneğe 250-TL nakdi bağış yapmıştır. Buna göre HEKT yöntemine göre beyan edilecek matrah aşağıdaki gibidir.

 

Tutar-TL

Hasılat

a

99.000,00

Hesaplanan KDV

b=a x 18%

17.820,00

Gelir Vergisi Matrahı

c=(a+b) x 10%

11.682,00

Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası

İstisnaya konu edilemez

-

Kamuya Yararlı Derneğe Yapılan Nakdi Bağış

İndirim uygulanamaz

-

Gelir Vergisi Matrahı

c=(a+b) x 10%

11.682,00

Bahse konu usule göre hesaplanan kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanamayacağından Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesinde düzenlenen genç girişimcilerde kazanç istisnası uygulanması ve kamuya yararlı derneğe yapılan nakdi bağışı beyanname üzerinde indirim konusu yapılması mümkün değildir. Ancak münhasıran değil de başka alanda da faaliyet gösterilmesi halinde, diğer faaliyetlerden elde edilen kazançtan söz konusu istisna ve indirimin yapılması imkan dahilindedir.

3.4-Bu usule geçen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetleri yanında vergiye tabi başkaca faaliyetlerinin veya kazanç ya da iratlarının bulunması halinde, müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin toplam maliyetler içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacak ve bu faaliyete düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve gelir ya da kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Örnek: Özel halk otobüsü işleticisi (A), bu faaliyetinin yanında otel işletmeciliği faaliyetinde de bulunmakta olup, hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmesi durumunda, söz konusu faaliyetlerine ilişkin verilere göre beyan edilecek matrah aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.

 

şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti

otel işletmeciliği faaliyeti

Toplam-TL

Hasılat

100.000

200.000

300.000

Maliyet

80.000

170.000

250.000

Ortak Giderler

 

 

10.000

Dağıtım Anahtarı Verisi

80.000/250.000

170.000/250.000

 

Dağıtım Anahtarı

0,32

0,68

1

Ortak Gider Payı

3.200

6.800

10.000

Hesaplama Yöntemi

hasılatın %10 u

hasılat-maliyet

 

Kazanç

10.000

30.000

40.000

Esas Alınacak Ortak Gider

6.800

6.800

Matrah

10.000 

 23.200

33.200

Buna göre, 10.000-TL olan ortak giderlerden sadece 6.800-TL’si matrah hesaplamasına dahil edilmekte olup, bu durumda da matrah daha düşük çıkmaktadır.

Sonuç

GVK’ da yer alan hasılat esaslı kazanç tespiti yöntemi, basit usule tabi olanlar dahil gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, tercihine bağlı olarak hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla yapılan şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti için geçerlidir. KDV Kanununda yer alan hasılat esaslı vergilendirme uygulamasından farklı olarak bu yöntemden yararlanabilmek için bahse konu faaliyetinin münhasıran ve otobüsle yapılması gerekmemektedir. Bu anlamda hasılat esaslı kazanç tespiti yönteminden, hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre çok daha geniş bir mükellef grubu faydalanabilmektedir.

Bu yöntemle, matrah hesaplamasının kısmen basitleştiği ve mükelleflerin vergi yükünün azalacağı düşünülmekte olup, yine de uygulamanın tercih edilebilir ve başarılı olmasını zaman gösterecektir.

Kaynakça:

-193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

-3065 sayılı KDV Kanunu

-718 sayılı CBK

-309 seri nolu Gelir Vergisi Tebliği

06.12.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM