YAZARLARIMIZ
Yusuf Yurdakul
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
yusufyurdakul@msn.com



Sermaye Tamamlama Fonlarının Kurumlar Vergisi Açısından Değerlendirilmesi

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376 ncı maddesi şirket yönetici ve ortaklarına şirket zararlarını önlenme ve telafi hususunda bir takım sorumluluklar yüklemektedir. Ülkemizdeki sermaye şirketlerinin çoğunluğu aile şirketi olup şirket zararlarının ortaklarca tanzimi doğal bir süreç olarak işlemektedir. Yazımızın konusu şirket zararlarının ortaklarca karşılanarak iflasın önlenmesi durumunda ortaklarca karşılanan bedellerin Kurumlar Vergisi’ne tabi olup olmadığının irdelenmesidir.

 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376 ncı maddesi;

“Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar. (2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.”

şeklindedir. Yasanın öngördüğü şekilde sermayenin tamamlanmasına karar verilir ve uygulamada sıklıkla yapıldığı şekilde sermaye tamamlama fonu adı altında ortaklardan bedel tahsil edilirse gelir idaresine göre bu tutarlar sermayeye eklenmediği sürece kurumlar vergisine tabidir. Bizim katılmadığımız bu görüşü gelir idaresi öteden beri sürdürmekte olup yakın tarihli verdiği bir özelge ile konuyu pekiştirmiştir. Şirket zararlarının 331 hesabında yer alan ortakların alacaklarıyla kapatılmasının gelir olarak dikkate alınıp alınamayacağının ve mevcut vergi kanunları kapsamında mümkün olup olmayacağı hususunda talep edilen 22.10.2021 Tarihli özelgeye cevaben özetle;

Sermayenin tamamlanması, bilânço açıklarının ortakların tamamı veya bazı ortaklar tarafından kapatılmasıdır. Kanuni yedek akçelerin yitirilen kısımlarının tamamlanmasına gerek yoktur. Sermayenin tamamlanmasına karar verilmesi halinde her ortak zarar sebebiyle karşılıksız kalan tutarı kapatacak miktarda parayı vermekle yükümlüdür. Her ortak, payı oranında tamamlamaya katılabilir ve verdiğini geri alamaz. Bu yükümlülük, sermaye konulması veya borç verilmesi niteliğinde olmayıp karşılıksızdır. Ayrıca yapılan ödemeler, gelecekte yapılacak sermaye artırımına mahsuben bir avans olarak nitelendirilmez. (2) Sermayenin tamamlanmasında, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler bakımından Kanunun 421 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, limited şirketler bakımından ise 603 ve devamı maddeleri uygulanır. Sermayenin tamamlanamaması, bazı ortakların kendi istekleriyle tamamlama yapmasına engel oluşturmaz. (3) Bilanço zararlarının kapatılması için getirilen yükümlülükler uyarınca yapılan ödemeler öz kaynaklar içerisinde sermaye tamamlama fonu hesabında toplanır ve takip edilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yukarıda yer alan Kanun hükümleri ve anılan Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde, bilanço zararlarının kapatılması için şirketinizin ortaklarına olan ticari ve mali borçlarının sermaye tamamlama fonu hesabına aktarılması halinde, aktarılan söz konusu tutarların, şirketiniz tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında sermayeye ilave edilmemesi ve bununla ilgili vergi mevzuatında bir istisna hükmü bulunmaması nedeniyle, kurum kazancına dâhil edilmesi gerekmektedir.*

Yukarıdaki görüşe katılmamız mümkün değildir, Şöyleki;

Anayasa’nın Vergi ödevi başlıklı 73.Maddesine göre;
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.

Kurumlar Vergisinin Kanunu 1.Maddesinin 2.bendinde Verginin konusu’nun Gelir Vergisinin konusuna giren gelir unsurlarından oluştuğu belirtilmiştir. Diğer taraftan mezkur kanunun Safi Kurum Kazancı başlıklı 6.maddesinde;

Kurumlar vergisi, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanır.Safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanır. Ziraî faaliyetle uğraşan kurumların bu faaliyetinden doğan kazançlarının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun 59 uncu maddesinin son fıkra hükmü de dikkate alınır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37 ve 38. Maddelerinde Ticari kazancın tarifi yapılmış ve ne şekilde hesaplanacağı açıklanmıştır. Buna göre;

Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.

Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce:

1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir;

2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.

Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur.

denilmiştir. Bize göre sermaye tamamlama yahut zarar telafi adı altında işletmeye ilave olunan tutarların kurum kazancında dikkate alınmaması, Ticari kazancın hesaplanmasında “İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir”  hükmü gereğidir.

Burada lafız gayet açık olmakla birlikte, vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır.

İşletmeye ortaklarca bilanço zararlarının kapatılması maksatlı ilave olunan tutarlar, ticari bir kazanç sonucunda oluşmamış, işletme faaliyetiyle doğrudan ilgisi bulunmayan ortakların özvarlıklarından karşıladığı özünde sermaye olarak nitelenebilecek unsurlardır.

Bizim yaklaşımımız yukarda açıklanan gerekçelerle zarar telafi yahut sermaye tamamlama fonlarının Kurumlar Vergisine tabi olmaması gerektiği yönünde olmakla birlikte idarenin görüşü güncel verilen özelgeden de anlaşılacağı gibi zarar telafi yahut sermaye tamamlama fonlarının kurum kazancına eklenmesi yönündedir.

Kaynaklar

*E-79690095-125[3-2021-120-100]-89161 Sayılı 22.10.2021 Tarihli Özelge.
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

08.12.2021

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM