YAZARLARIMIZ
Yüksel Altun
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
yukselaltun0655@gmail.com



Ücreti Ödenmeyen İşçi İş Görme Borcundan Kaçınabilir Mi?

İş sözleşmesi işçinin; bir işverene bağımlı olarak belirli bir zaman diliminde iş görmesini, işverenin de bu iş görme edimi karşısında işçiye ücret ödemesini üstlendiği bir özel hukuk sözleşmesidir. (İşK.m.8/1) Bu karşılıklılık ilişkisinde işçi, işveren tarafından kendisine verilen işi ifa etmesi sonucunda ücret almaya hak kazanır. Bu manada işçinin iş görme borcu ile işverenin ücret ödeme borcu birbirini karşılamaktadır.

Genel anlamda ücret ise bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Ücretin işçiye, kanun ve sözleşmeye uygun şekilde özel olarak açılan bir banka hesabına yatırılması gereklidir. (İşK.m.32, TBK m.401) İşçinin iş görme borcunu ifasına mukabil işverenin ücreti öngörülen zamanda ödemesi durumunda bir sorun yoktur.

Ancak bazen işçi üzerine düşen çalışma edimini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmesine rağmen işveren kimi zaman keyfi kimi zaman da çeşitli nedenlerle işçinin ücretini geciktirmektedir. İşçinin arz ettiği işi kabul, işveren için borç değil, haktır. Buna karşın işçiye iş görme ediminin ifası neticesinde vaktinde tediye edilmeyen ücret, başlı başına bir borç ihlalidir.

İş sözleşmesi taraflara sürekli ve karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. İşverenin bir dönemin borcunu ödememesi bu süreklilik arz etme özelliğine aykırılık teşkil eder. Yani iş ilişkisinin, bir iş görme ve karşılığında bir ücret ödemesi şeklinde devam etmesi gerekir.

Ücreti, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir sebep dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir ve bu döneme ait iş görme borcu olmaz. (İşK.34)

İŞ GÖRME BORCUNDAN KAÇINMANIN HUKUKİ DAYANAKLARI

1) İşçinin Hak Edilen Ücretinin Ödenmemesi

Öncelikle belirtelim ki, işçinin çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilmesi için işverenin geniş manada ücret ödeme yükümlülüğünü ifa etmemiş olması, alacağın muaccel hale gelmesi ve zamanaşımına uğramaması gerekir. Ücret ve ekleri beş yıllık zamanaşımına tabidir. (İşK.m.32/8) Vaktinde ödenmeyen ücretler için bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanır. (İşK.m.34)

Yargıtay’ın yerleşmiş kararlarına göre, faiz talebi için kural olarak ücretin muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp ayrıca işveren, TBK 117.madde uyarınca temerrüde düşürülmelidir. (Y9HD. 02/07/2010, 26792/21578)

Eğer iş sözleşmesinde ödeme tarihi kararlaştırılışmış ise işvereni temerrüde düşürmek gerekmediğinden dava açılması ihtar niteliği taşıdığından dava tarihinden itibaren faiz yürütülecektir. (TBK m.117/I,  Y9HD. 23/06/2009, 5001/17850)

2) Süre

İşçinin, iş görme borcundan kaçınma hakkının doğması için işveren, ücret ödemesi yapması gereken tarihin üzerinden 20 gün geçirmiş olması gerekmektedir. 20 günden iş günü değil takvim günü anlaşılmalıdır. 20 günlük gecikme süresi asgari olup bu süre geçmeden işçi iş görmekten kaçınamaz.

İşveren karşısında ekonomik açıdan güçsüz olan işçinin kendisinin ve ailesinin geçimini sağladığı tek gelirin ücret olduğu düşünüldüğünde, işverenin bilinçli olarak ödemeden kaçındığı ve ileriye doğru da hiç ödeme yapmayacağının anlaşıldığı durumlarda, işçiden iş görme edimini ifa etmesi beklenemez. Böyle bir durumda esasen ücreti geciktiren işverenin dürüstlük kuralına uygun davranarak iş sözleşmesini feshetmesi ve işçinin kanuni haklarını ödemesi hukuka uygun bir davranış biçimi olacaktır.

Diğer yandan işverenin kasten ödeme yapmadığının anlaşıldığı hallerde işçinin iş görmekten kaçınma hakkını kullanmak yerine iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi de söz konusudur. (İşK.m.24/II-e)

Yargıtay’a göre, ücretin ödeme günü taraflarca belirlenmemişse işverenin ihtarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. (Y9HD. 25/04/2002, 20821-6575)

3) Ücretin Ödenmesindeki Gecikmenin Mücbir Sebebe Dayanmaması

İşçinin iş görmekten kaçınma hakkından faydalanması için işverenin ücret ödeme borcuna aykırı davranışının mücbir sebepten kaynaklanmaması gerekir. Örneğin, işverenin veya işletmenin dışında gelişen ve önceden kestirilemeyen seferberlik, heyelan, yangın, deprem, sel baskını vb. olağanüstü haller varsa işçi iş görmekten kaçınma hakkını kullanamaz. İşletmenin iyi yönetilememesinden kaynaklanan ekonomik kriz, stok fazlalığı, piyasalardaki durgunluk, gibi nedenler hukuken mücbir sebep niteliği taşımaz. Çünkü işletmenin yönetimi ve her türlü risk ya da kar zarar işverenin yükümlülüğündedir.

4) İşçinin İş Görme Borcundan Kaçınma Hakkını Kullanması

Ücret iş sözleşmesinin asli unsurudur. Bir iş ilişkisinden söz etmenin başlıca şartı iş görmenin ücret karşılığı yapılıyor olmasıdır. Ücret en geç ayda bir ödenmekte olup, iş ve toplu iş sözleşmeleri ile bu süre bir haftaya kadar indirilebilir. İşveren, mücbir sebep olmadan işçinin ücretini belirlenen süreden 20 gün geçtikten sonra ödememesi halinde işçi iş görme ediminden kaçınma hakkını kullanabilir. İşçi bu hakkı kullanırken dürüstlük kuralına aykırı davranmamalıdır.

İşçi iş görmekten kaçınma hakkını, işyerine gelerek işi yavaşlatma veya kısmen işi bırakma şeklinde kullanabileceği gibi iş yerine gelmeden işverene veya vekiline haber vermek suretiyle de kullanabilir. İşçi, ücretin işverence her an ödenmesi olasılığına karşı çalışmaya hazır olarak da bekleyebileceği gibi ya da 4857 sayılı İş Kanunun 24/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle iş sözleşmesini feshetme hakkına sahiptir.

Sonuç olarak ücreti ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir sebep dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu kapsamda işçinin kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemesi sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa bile grev olarak değerlendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. İşçilerin bu nedenle iş sözleşmeleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz ve bu işler başkalarına da yaptırılamaz.

Yargıtay’a göre işçi, ücret ödeme gününden itibaren 20.günü geçtikten sonra herhangi bir tarihte iş görme borcundan kaçınabilir. Ancak hakkın 21.gün hemen kullanılması şart değildir. Eğer işçi 20.günden sonra iş görmekten kaçınma hakkını kullanmadan önce işveren geciken ücreti ödemişse işçi iş görme borcundan kaçınamaz. (Y9HD. 27/11/2006, 22919-31264 Sayılı Kararı)

Kanaatimizce işçinin, kendisi ve ailesinin geçimini sağladığı tek geliri ücret olduğundan, ücretin kasten ödenmediğinin anlaşılması durumunda, kanunun belirlediği 20 günlük süre geçtiği halde her an ödenecekmiş gibi beklemesinin dürüstlük kuralına aykırı olabileceği gibi anayasal hak bakımdan da angarya niteliği taşıması nedeniyle, iş görme borcundan kaçınma yerine iş sözleşmesini fesih yoluna gitmesinin daha yerinde olacağı düşünülmektedir.

Kaynakça:

4857 Sayılı İş Kanunu

Kısaltmalar:

İşK.: 4857 Sayılı İş Kanunu

m.: Madde

TBK: Türk Borçlar Kanunu

Y9HD: Yargıtay 9.Hukuk Dairesi

25.04.2022

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM