YAZARLARIMIZ
Yüksel Altun
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
Bağımsız Denetçi
Bilim Uzmanı
yukselaltun0655@gmail.com



İşçinin, İşveren Mülkiyetindeki Bilgisayar ve İnterneti Kişisel Amaçlı Kullanması ve İşveren Denetiminin Değerlendirilmesi

Modern iş hukukunun temel işlevi, işçi ve işveren arasında kurulan iş ilişkisinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır. İş ilişkisi işçiye iş görme, sadakatli davranma, işini özenle ifa etme, iş sırlarını saklama, işverene itaat etme ve işverenle rekabet etmeme gibi borçlar yüklerken; işverene de ücret ödeme, işçiyi koruma, gözetme ve eşit davranma borçları yüklemektedir. İşçi, işverene karşı borçlarını ifa sırasında işyerinde bilgi iletişim teknolojisinin kullanıcılara sunduğu bilgisayar, tablet, mobil telefon, internet, elektronik posta (e-posta) gibi araçları kullanmaktadır.

Bugün bilgi iletişim teknolojisindeki bu hızlı gelişme, çalışma hayatını da etkileyerek işçinin işe girişinde, iş ilişkisinin devamında ve sona ermesinde rol oynamaya başlamıştır. Bu araçların işyerinde kullanılması bir taraftan işlerin görülmesini kolaylaştırırken diğer taraftan da işçi-işveren ilişkilerinin zedelenmesine yol açabilmektedir.

İşçi, işyerinde kendisine tahsis edilen bilgisayar ve interneti mesleki işleri için kullanması gerekirken; bazen kişisel işleri için de kullanabilmektedir. Çalışma saatlerinde bilgisayar ve internetin özel amaçlar için iş haricinde kullanılması davranışına “Sanal Kaytarma” adı verilmektedir. İşçilerin çalışırken internette mesajlaşma, google, youtube, facebook ve benzeri ağlarda zaman geçirme, müzik veya film indirme, müstehcen sitelere girme gibi eylemleri sanal kaytarmaya örnek gösterilebilir.

İşyerinde işçinin kişisel amaçlı bilgisayar ve internet kullanması hakkında çalışma hukukunda münferit bir düzenleme bulunmamaktadır. Konu ile ilgili ortaya çıkan problemler İş Kanunu 25/II “Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri” başlıklı maddesindeki; b) İşçinin işveren hakkında olumsuz sözler söylemesi c) İşçinin iş arkadaşına cinsel tacize kalkışması d) İşçinin işveren ve ailesine veya iş arkadaşına sataşması e) İşçinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesine ilişkin bentleri, İş Hukukunun genel prensipleri, Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri, Yargıtay İçtihatları ve işçinin kişiliğinin korunmasına ilişkin genel hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulmaktadır.

İşçinin, işveren mülkiyetindeki bilgisayarı ve interneti izinsiz şekilde ve kişisel amaçlı kullanması işveren açısından işgücü ve verimlilik kaybına, bilgisayara virüs bulaşmasına, ticari sırlarının üçüncü kişilere ifşasına ve telif hakları ile ilgili hukuki sorunlar yaşamasına neden olabilmektedir.

Bu nedenle işveren, yönetim hakkı çerçevesinde işçinin interneti kişisel amaçla kullanıp kullanmadığını denetleme, bu konuda yazılı kural koyma ve yaptırım uygulama gibi önlemler alabilir. İşveren, böyle bir denetim sırasında işçinin özel ve sosyal hayatının işyerinde de devam ettiği bilinci ile özel hayatın gizliliğine saygı duymalıdır. İşçinin, kişisel amaçlı internet ve sosyal medya kullanımının denetiminde işverenin haklı bir menfaati söz konusu ise ve bu menfaat hukuki bakımdan işçinin kişiliğinin korunması ilkesinden daha ağır basıyorsa yapılan denetim işçinin kişilik haklarının ihlali sayılmayacaktır.

Ayrıca işverenin, denetimin detayları ve alınan tedbirler ile ilgili işçiye önceden bilgi vererek denetime ilişkin onay alması, ölçülülük, şeffaflık, kişisel verilerin korunması ve güvenliği konusundaki ilkelere uyması ve mümkünse de minimum düzeyde denetleme ve gözetleme gerçekleştirmesi iş barışı açısından büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda işçinin asli borcu olan işin ifası sırasında internet ve sosyal medyada vakit geçirmesi hukuken uygun değildir.

Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, internetin kişisel amaçlı kullanımına ilişkin vermiş olduğu bir kararında; “…İşverenin açıkça veya örtülü izni olmaksızın işyerinde internetin özel amaçlı olarak kullanımı yasaktır. Bir başka anlatımla, örtülü veya iş sözleşmesi ile açıkça internetin özel olarak kullanılabileceğine dair izin yoksa işçi işyerinde özel amaçlı olarak internet kullanamaz. Ancak bu yasak istisnaen acil durumlarda ve işine ilişkin sebeplerden dolayı meşru bir şekilde delinebilir. Özel amaçlı kullanım izni verilmiş olsa dahi, işçi internet ya da e-mail komünikasyon sisteminin sınırsız kullanımına mezun değildir…” (17/03/2008 Tarih, 2007/27583 Esas, 2008/5294 Karar)  işçinin kişisel amaçlı internet kullanmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Yüksek Mahkeme aynı kararda işverenin, işçinin özel amaçlı internet kullandığını bildiği halde bu duruma en az altı ay boyunca ses çıkarmamasını da işverenin örtülü izin vermesi şeklinde değerlendirmiştir.  

Bu nedenle işveren, yönetim hakkının kendisine verdiği yetkiye dayanarak toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi ve personel yönetmeliği gibi iç mevzuat düzenlemeleri ile işçinin internet veya sosyal medyayı hangi hallerde ne kadar sürelerle kişisel amaçlı kullanıp kullanmayacağının sınırlarını belirleyerek denetim yapması hakkaniyete uygun düşecektir. Bu meyanda işçinin de işyerindeki bilgisayar ve interneti, işverenin belirlediği kurallara göre kullanması, işverenin denetim ve ihtarlarına riayet etmesi menfaati icabıdır.

Kanaatimize göre; bu tarz iç mevzuat uygulamaları, işçi-işveren ilişkisinin sağlıklı bir şekilde yürümesine ve taraflar arasında ileride ortaya çıkabilecek hukuki sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır.

04.09.2020

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM