YAZARLARIMIZ
Yılmaz Dönmez
Yeminli Mali Müşavir
Gelir İdaresi E. Grup Müdürü
ydonmez@ninovaymm.com



Gündemdeki Af Teklifi ve Hassasiyetler

Tarih: 22.07.2014 

Yüzyılın en kapsamlı af yasası olarak kamuoyuna duyurulan yasa teklifi, TBMM Genel Kurulunda görüşülmektedir.

Öncelikle belirtmek isteriz ki, Ak Partili bir kısım milletvekili tarafından verilen yasa teklifi, Ak Parti hükümetleri döneminde 2003 ve 2011 tarihlerinde çıkarılan af yasalarından daha dar kapsamlıdır.

Yasa teklifi verildiği dönemlerde ve Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmelerinde Maliye Bakanımız bu tür yasalara sıcak bakmadığını beyan etmiştir. Bu tür yasaların vergilerini zamanında ödeyen mükellef nezdinde rahatsızlık meydana getirdiğini ifade etmiştir.

Bu hassasiyet nedeniyle de vergi aslından sonra vergi ziyaı cezalarının da tahsilinden vazgeçmemiştir. 2003 ve 2011 yıllarında çıkarılan af yasalarının çok gerisinde bir yasa teklifi, genel kurul gündemine gelmiş ve halen görüşülmektedir.

Vergisini zamanında ödeyen, yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz yerine getiren mükelleflerin hassasiyetlerine önem vermek ve hatta onlara pozitif ayrımcılık yapmak da gerekir.

Nitekim, Ak Parti hükümetleri öncesinde çıkarılan af yasalarında vergi aslının da bir kısmı silinmekteyken, 2003 ve 2011 yıllarında çıkarılan af yasalarında, mükelleflerin hassasiyetleri dikkate alınmış ve vergi aslının bir kısmı silinmediği gibi, faiz, zam ve benzeri gibi fer’ilerinin yerine enflasyon farkının ödenmesi şartı geritirilmiştir.

Bu hassasiyetlere dikkat edilirken diğer mükelleflerin de hassasiyetlerini göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.

Örneğin vergi aslına bağlı olarak vergi ziyaı cezasının uygulandığı mükelleflere de haksızlık yapılmamış mıdır? Şöyleki, Maliye Bakanlığı inceleme elemanları tarafından yapılan incelemelerin oranı, % 2 gibi çok düşük bir oran kalmaktadır. Bunun anlamı, her yüz mükelleften ancak ikisi incelenebilmektedir. Inceleme oranının bu kadar düşük olması, devlet eliyle incelenen mükellef aleyhine haksız rekabete neden olmaktadır.

Vergi Denetim Kurulu tarafından açıklanan faaliyet raporlarını incelediğimizde; hemen hemen incelenen her mükellefe, cezalı tarhiyat yapılmış olduğunu görüyoruz.

İncelenen mükellefler arasında, vergisini zamanında ödeyen ve hatta vergi rekortmeni olan mükellefler de bulunmaktadır. Başka bir deyişle, incelemenen mükellef vergi rekortmeni olsa bile cezalı tarhiyata muhatap olabilmektedir.

Vergi Rekortmeni olsa bile incelendiğinde cezalı tarhiyata muhatap olan mükelleflerin hassasiyetleri ne olacaktır? İnceleme oranı arttırılmadığı sürece bunlar aleyhine bir haksızlık yapılmış olmayacak mıdır?

Yukarıda da açıkladığımız nedenlerle gündemde olan af yasasında, vergi inceleme oranının % 2 olduğunu ve incelenen her mükellefe, vergi rekortmeni bile olsa, vergi ziyaı cezası kesildiğini göz ardı etmeden, vergi ziyaı cezalarıyla ilgili hükümlerin, daha önce çıkarılan yasalardaki hükümler gibi silinmesi ve vergi aslının ise tamamının tahsil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yukarıda belirttiğimiz hassasiyetler nedeniyle; 2003 ve 2011 yıllarındaki af yasalarında yer alan bir çok hüküm, bugün gündemde olan yasa teklifinde yer almamaktadır. Örneğin matrah arttırımı, davalık dosyalarla, stoklarla ilgili hükümler, bu yasa teklifinde yer almamaktadır.

Ancak, kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacaklarla ilgili hükümler, yasa teklifinde yer almaya devam etmektedir.

Matrah arttırımı, stok ve davalık dosyalarla ilgili olarak hassasiyetlere azami özen gösterenlerin, kasa ve ortaklardan alacaklarla ilgili hassasiyetleri görmezden gelmelerini anlamak mümkün değildir.

Sadece kasa ve ortaklardan alacaklarla ilgili hükümlerin yasalaşması durumunda; kamuoyunda bu hükümlerin, belli bir kişi veya zümre için çıkarıldığı algısını nasıl bertaraf edilecektir.

Kamuoyunun bu konudaki hassasiyetleri görmezden mi gelinecektir?

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz)

GÜNDEM