YAZARLARIMIZ
Yalçın Pekgöz
Yeminli Mali Müşavir
E.Vergi Müfettişi
yalcinpekgoz@platodenetim.com



İndirimli Orana Tabi İşlemlerde Bünyeye Giren KDV Tutarının Hesaplanması

I. GİRİŞ:

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28 inci maddesine göre, Bakanlar Kurulu KDV oranını (%1)'e kadar indirmeye, bu oranlar dâhilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir. Bakanlar Kurulu da bu yetkisini kullanmış ve KDV oranını ekli (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için (%1), ekli (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için (%8), olarak tespit etmiştir. İndirimli orana tabi işlemleri gerçekleştiren mükelleflerin çoğunun gerçekleştirdiği harcamalar %18 oranında KDV’ye tabidir ve bu durum KDV iadesini gündeme getirmektedir. Mükelleflere indirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade tutarının hesaplanması diğer iade hesaplamalarına göre işin tekniği ve mantığı açısından daha karmaşık gelebilmektedir. Bu yazımızda indirimli orana tabi işlemlerde bünyeye giren KDV tutarının kanun ve tebliğde yapılan açıklamalar doğrultusunda nasıl hesaplanması gerektiği ve özellik arz eden hususlar işlenecektir.

II. İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLERDE YÜKLENİLEN KDV TUTARI

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade tutarının hesaplanmasında, önce işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV tutarları dikkate alınır. İşlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar ticari işletmelerde mal alım bedeli, alım giderleri vb., üretim işletmelerinde ise üretimi gerçekleştirilen ürün için sarfedilen ilk madde malzeme, ambalaj malzemesi, genel üretim giderleri vb. şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Üretim sürecinde  direkt ilk madde ve malzeme gideri gibi hangi ürün için ne kadar tüketildiği belli olmayan giderler genel üretim gideri olarak adlandırılmaktadır. Genel üretim giderlerine ilişkin yüklenilen KDV tutarı hesaplanırken satışı gerçekleştirilen ürünlerin bünyesine giren KDV tutarı dikkate alınmalı, stokta kalan ve satışı ileride gerçekleşecek ürünler için yapılan genel üretim giderlerine isabet eden KDV tutarı iade hesabına dahil edilmemelidir.

İşlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV dikkate alındıktan sonra, ilgili dönem genel yönetim giderleri için yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilir.  İndirimli orana tabi olmayan teslim ve hizmetler ile indirimli orana tabi işlemlerle ilgisi bulunmayan giderler dolayısıyla yüklenilen KDV tutarları iade hesabına dâhil edilmez. Genel yönetim giderleri için yüklenilen KDV’den pay verilirken ilgili harcamaların hangi teslimlere ilişkin olduğunun bilinmesi ve buna göre iade hesabına dahil edilmesi önemlidir. Örneğin firma tarafından gerçekleştirilen ihracat teslimleri için kurulan irtibat bürosuna ilişkin yapılan harcamalar münhasıran ihracat işlemleri ile ilgili olduğundan, irtibat bürosu için yüklenilen KDV tutarı  indirimli orana tabi teslimlerin bünyesine giren KDV tutarı hesaplanırken dikkate alınmamalıdır.

İndirimli orana tabi teslim veya hizmetlerle ilgili olarak yüklenilen KDV ile söz konusu işlemler üzerinden hesaplanan KDV arasındaki farkın, (% 1) oranına tabi işlemler için işlem bedelinin (% 17)’si, (% 8)’e tabi işlemler için ise işlem bedelinin (% 10)’u iade alınabilecek azami tutardır. Yukarıda açıklandığı şekilde hesaplanan tutarın, azami iade edilebilir KDV tutarının altında kalması halinde, en fazla aradaki farka isabet eden tutar kadar amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) dolayısıyla yüklenilen KDV’lerden iade hesabına pay verilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, amortismana tabi iktisadi kıymetler nedeniyle yüklenilen KDV tutarından iade hesabına pay verilebilmesi için söz konusu iktisadi kıymetlerin indirimli orana tabi işlemlerde kullanılması gerektiğidir. Söz konusu iktisadi kıymetlerin bizzat mükellef tarafından imal ve inşa edilmesi halinde, imal ve inşa sırasında yüklenilen KDV tutarından, bu kıymetlerin aktife alındığı ve indirimli orana tabi işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade hesabına pay verilebilecektir.

Örnek 1: Ankastre ürünlerle birlikte veya mobilyalı olarak satılan 150 m²’nin altındaki bir konut tesliminden kaynaklanan iade talebinde; buzdolabı, fırın, davlumbaz, bulaşık makinesi, mobilya, perde, avize, vestiyer, televizyon ve benzeri eşyalar, konut sahibi kişilerce sökülüp taşınarak tekrar kurulup kullanılabilecek (eklenti) mahiyette olup, bunların teslimi konut tesliminden bağımsız bir teslim olarak değerlendirilecektir.

Dolayısıyla söz konusu eşyaların teslimi için bu eşyaların tabi olduğu KDV oranı uygulanacak ve konut ile birlikte teslim edilen söz konusu eşyaların temininde yüklenilen KDV, genel esaslara göre indirim konusu yapılacak, ancak iade hesabına dâhil edilemeyecektir.

Diğer taraftan 150 m²’nin altındaki konutun inşasında kullanılan kombi, cam balkon, duş teknesi, duşakabin, küvet, mutfak dolabı, evye, batarya, duş başlığı, panel radyatör gibi eşyalara ilişkin yüklenilen KDV iade hesabına dahil edilebilecektir.

Örnek 2: 150 m²’nin altındaki bir konutun inşasına yönelik olarak yapılan harcamalar (arsa bedeli dâhil), genel yönetim giderleri (akaryakıt, büro malzemeleri, reklam, komisyon, temizlik malzemeleri ve benzeri) ve ATİK’lerden işleme isabet eden paya ilişkin olarak yüklenilen KDV, işlemin bünyesine giren vergiler kapsamında değerlendirilecektir.

150 m²nin altındaki konut teslimlerine yönelik iade taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilebilecek, konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dâhil edilmeyecektir.

Dolayısıyla bir arada bulunan konutların ortak kullanımına ait olan sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, çim ekimi, spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara ilişkin konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar nedeniyle yüklenilen KDV iade hesabına dâhil edilemeyecektir.

Ancak arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme ve benzeri işler) nedeniyle yüklenilen vergilerin iade hesabına dâhil edilmesi mümkündür.

III. BÜNYEYE GİREN KDV TUTARI HESAPLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

III.1. Stoklarda Yer Alan Mallar

Stoklarda yer alan mallarla ilgili olarak yüklenilen KDV tutarlarının, gerçekleşen indirimli orana tabi işlemlere ilişkin iade hesabına dahil edilmesi mümkün değildir. Stoklarda yer alan mallar nedeniyle yüklenilen KDV tutarları, ancak söz konusu malların satış işleminin gerçekleştirildiği vergilendirme dönemine ait iade hesabında dikkate alınabilir. Bunun için indirimli oranda satışı gerçekleştirilen ürün ticari mal ise alımında yüklenilen KDV tutarının, üretilen bir ürün ise üretiminde yüklenilen KDV tutarlarının birebir tespit edilmesi gerekmektedir. İndirimli oranda satışı gerçekleştirilen ürünler çeşit ve sayı olarak çok fazla olduğundan birebir takip imkanı bulunmuyorsa ilgili dönem stok dengesinin tespit edilmesi bünyeye giren KDV tutarının doğru hesaplanması açısından önem arz etmektedir.

III.2. Sonradan Düzenlenen veya Temin Edilen Belgeler

İndirimli orana tabi işlemin gerçekleştiği dönem içinde veya öncesinde bu işlemle ilgili olarak yapılan mal ve hizmet alımlarına ait fatura ve benzeri belgelerin, belge düzenleme süresi içerisinde olmakla birlikte, indirimli orana tabi işlem gerçekleştikten sonra düzenlenmesi veya zamanında düzenlenen belgenin işlemin gerçekleştiği vergilendirme döneminden sonra temin edilmesi halinde, bu belgelerde yer alan KDV tutarları, işlemin gerçekleştiği vergilendirme dönemi iade hesabına düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle dahil edilebilir.

Bu durumda iade, KDV İadesi YMM Tasdik Raporu (YMM Raporu) ile talep edilmişse söz konusu YMM Raporunda gerekçeleriyle birlikte açıklanır. İade YMM Raporu ile talep edilmemiş ise mükelleften yazılı bir izahat istenir, izahatın yeterli görülmesi halinde bu tutarlar da genel esaslar çerçevesinde iade edilir.

Yukarıda açıklanan husus aşağıdaki gibi örneklendirilebilir.

Örneğin; (X) İnşaat A.Ş. teslim aşamasında konutta tespit edilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla (Y) Yapım A.Ş. ile anlaşmıştır. (Y) Yapım A.Ş. ilgili eksiklikleri 05 Mart 2018 tarihinde tamamlamıştır. (X) İnşaat A.Ş. 07 Mart 2018 tarihinde konutu alıcısına teslim etmiş ve faturasını düzenlemiştir. (Y) Yapım A.Ş. faturasını belge düzenleme süresi içerisinde örneğin 09 Mart 2018 tarihinde düzenler ise bu faturada hesaplanan KDV iade konusu yapılabilecektir. Fakat fatura 20 03 2018 tarihinde düzenlenirse ilgili faturada gösterilen KDV iade konusu yapılamayacaktır. Ayrıca 09 Mart 2018 tarihinde düzenlenen faturanın Haziran/2018 döneminde temin edilip kayıtlara alınması durumunda Mart/2018 dönemine düzeltme beyannamesi verilerek iade konusu yapılabilecektir. Tabiki bu durumda hem iade tutarının hem de bu dönem indirilecek KDV tutarının verilecek düzeltme beyannamesi ile düzeltilmesi gerekmektedir.

III.3. İndirimli Orana Tabi İşlemin Gerçekleşmesinden Sonra Yapılan Alımlar ve İskontolar

İndirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra, işlem ile ilgili olarak garanti, reklam, royalty, know-how, isim hakkı, ciro primi gibi harcamalar üzerinden KDV ödenebilmektedir. Ayrıca, indirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra, satıcı tarafından yapılan iskontolar nedeniyle, alıcılar tarafından iskontoya dair düzenlenen faturada KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda, indirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra, işlemle ilgili olarak yapılan garanti, reklam, royalty, know-how, isim hakkı, ciro primi gibi harcamalar ve iskontolar nedeniyle satıcılar tarafından yüklenilen KDV’nin, indirim hesaplarına dahil edildiği vergilendirme dönemine ilişkin iade hesabında dikkate alınması uygun görülmüştür.

İndirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra indirim konusu yapılan garanti, reklam, royalty, know-how, isim hakkı, ciro primi faturalarının bünyeye giren KDV’ye nasıl dahil edileceği konusu idare ve mükellefler arasında uyuşmazlıklara neden olmaktaydı. İndirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra indirim konusu yapılan fatura matrahının bahse konu işlemin gerçekleştiği dönem satış matrahından düşülmesi şeklinde veya indirim konusu yapıldığı dönemin yüklenilen KDV hesabına dahil edilmek suretiyle iadeye konu edilmesi  şeklindeki iki farklı uygulama bulunmaktaydı. Bahsi geçen iki uygulamadan hangisinin uygulanması gerektiği hususunda vergi daireleri nezdinde de görüş birliği olmadığından vergi dairesinin tutumuna göre hareket edilmekteydi. Yapılan bu düzenleme sonrasında indirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra indirim konusu yapılan garanti, reklam, royalty, know-how, isim hakkı, ciro primi faturalarının indirim konusu yapıldığı dönemin yüklenilen KDV hesabına dahil edilmek suretiyle iadeye konu edilmesi gerektiği kanısındayım.

V. SONUÇ

İndirimli orana tabi işlemlerden doğan KDV iade tutarı hesaplanırken, önce işlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler dikkate alınır. İşlemin bünyesine doğrudan giren harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler dikkate alındıktan sonra ilgili dönem genel yönetim giderleri için yüklenilen vergilerden pay verilir. Hesaplanan bünyeye giren KDV tutarının, azami iade edilebilir vergi tutarının altında kalması halinde, en fazla aradaki farka isabet eden tutar kadar amortismana tabi iktisadi kıymetler (ATİK) dolayısıyla yüklenilen vergilerden iade hesabına pay verilebilir. İndirimli orana tabi işlemlerde bünyeye giren KDV tutarı hesaplanırken stoklarda yer alan mallarla ilgili olarak yüklenilen KDV tutarları iade hesabının dışında tutulmalı, indirimli orana tabi işlemin gerçekleşmesinden sonra, işlem ile ilgili harcamalar üzerinden ödenen KDV tutarları ise KDV iade hesabına dahil edilmelidir. Aksi takdirde indirimli orana tabi işlemlerde bünyeye giren KDV tutarı doğru bir şekilde hesaplanamayacak bu da mükelleflerin fazla veya eksik KDV iadesi almalarına sebebiyet verebilecektir. Fazla KDV iade alınması fazla alınan tutarın vergi ziyaı ve gecikme faizi ile birlikte geri ödenmesine, eksik iade alınması ise mükelleflerin üzerinde donmuş KDV tutarının bir finansman yükü olarak kalmasına sebebiyet verecektir.

KAYNAKÇA

  1. 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
  2. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği

18.10.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM