YAZARLARIMIZ
Yalçın Pekgöz
Yeminli Mali Müşavir
yalcinpekgoz@platodenetim.com



Debit ve Credit Note Uygulamalarının Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu

I. GİRİŞ:

Debit ve credit note; uluslararası ticaret yapan şirketlerce çeşitli sebeblerle oluşan fiyat farklılıklarını dengelemek amacıyla kullanılan araçlardır. Debit note; satıcının alıcıdan alacaklı olduğunu göstermek amacıyla satıcı tarafından düzenlenen bir belgedir. Alıcının ithal etmiş olduğu eşyaya ilişkin olarak ödemesi gereken ek bir maliyet, ithalatçı firmanın yurt dışına olan borcunu arttıran ilave bir yüktür. Credit note; ise çeşitli nedenlerle ortaya çıkan fiyat indirimleri sebebiyle, alıcının satıcıdan alacaklı olduğunu gösteren bir belgedir. Credit note işlemi alıcıdan/müşteriden alacak miktarını azaltan bir işlemdir.

Bu araçlardan özellikle credit note için fatura düzenlenmesinin gerekip gerekmediği, fatura düzenlenmesi halinde credit note tutarı üzerinden KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı hususları ile ilgili uygulamada tereddütler hasıl olmuş ve bu konu hakkında birçok özelge talebinde bulunulmuştur. Yazımızda debit ve credit note uygulamaları, vergi kanunları ile Maliye İdaresi tarafından verilen özelge kapsamında ortaya konulup değerlendirilecektir.

II. DEBİT VE CREDİT NOTE UYGULAMALARININ VERGİ USUL VE KDV KANUNU AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ:

II.1. DEBİT NOTE:

Aralarındaki anlaşmaya istinaden yurtdışında bulunan satıcının yurtiçindeki alıcıdan alacak tutarını arttırmak amacıyla düzenlediği belge uluslararası litaratürde debit note olarak adlandırılmaktadır. İlgili işlem ile daha önce gerçekleşmiş uluslararası ticerete ilişkin yurtdışındaki şirket debit note tutarı kadar maliyetlerini azaltmış, yurtiçindeki şirket ise aynı tutarda maliyetlerini arttırmış olacaktır. Debit note düzenlenmesi işlemi ile eşyanın gümrük kıymetini artırıcı bir etki ortaya çıkmakta bu nedenle hem gümrük kanunu hem de vergi kanunları açısından sonuçlar doğurmaktadır.

Vergi Usul Kanunu’nun 229 ve takip eden maddelerinde tevsik edici belgeler; fatura, perakende satış vesikaları, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, ücret bordrosu, taşıma irsaliyesi, yolcu listeleri, günlük müşteri listeleri, muhabere evrakı olarak sayılmıştır. Aynı Kanunun 227. maddesinde ise “Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. Defter tutmak mecburiyetinde olmayan mükellefler vergi matrahlarının tespiti ile ilgili giderlerini tevsike mecburdurlar.” ifadesi yer almaktadır. 253 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde ise “Yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elamanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.” açıklaması bulunmaktadır. Buna göre, yurtdışındaki firmanın debit note için düzenlediği belgenin ilgili şirketin mukim olduğu ülkede muhasebe kayıtlarına uygun ve geçerli bir belge olması şartıyla Türkiye’de gider hesaplarına kayıt edilebileceklerdir.

Önceden tamamlanmış ithalata ilişkin yurtdışındaki satıcının yurtiçindeki alıcıdan alacaklı olduğunu göstermek amacıyla debit note düzenlemesi ithalata konu eşyanın katma değer vergisi matrahını artırıcı bir etki yaratacaktır. Gümrük Yönetmeliğinin 53. maddesinin 5. fıkrasında “ithal eşyasının gümrük kıymetine veya katma değer vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları için, en geç söz konusu kıymet veya matrah unsurunun öğrenildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunulur.” hükmü yer almaktadır. Ayrıca Gümrükler Genel Müdürlüğü’nce yayımlanan 2011/48 sayılı Genelge’de ithal eşyasının gümrük kıymeti unsurlarında herhangi bir değişiklik meydana gelmesi halinde gümrük idaresinin tespitinden önce bu değişikliğe ilişkin eksik KDV’nin vergi dairesine 2 Nolu KDV beyannamesi ile ödenebileceği belirtilmiştir. Vergi dairesine ödenen KDV tutarı ile gümrükte hesaplanan KDV tutarı arasında farklılık olmaması kaydıyla Gümrük İdaresi tarafından ek bir işlem tesis edilmeyecektir. Buna göre, debit note üzerinden hesaplanacak KDV tutarı ilgili gümrük müdürlüğüne ödenebileceği gibi 2 No.lu KDV beyannamesi ile vergi idaresine de ödenebilecektir.

II.2. CREDİT NOTE:

Satılan mal veya hizmetin istenilen kalite ve standartlarına uygun olmaması vb. sebeblerle ortaya çıkan ve yurtdışında bulunan satıcının yurtiçindeki alıcıdan alacak tutarını azaltmak amacıyla düzenlediği belge uluslararası litaratürde credit note olarak adlandırılmaktadır. Diğer bir anlatımla credit note düzenlenmesi ile alınan mal veya hizmetin fiyatı azalacak, dolayısıyla yurtiçindeki şirketin yurt dışındaki satıcıya olan borcunun azalması sonucu geliri artmış olacaktır. Konu hakkında verilmiş birçok özelge bulunmaktadır ve zaman zaman fatura düzenlenmesi, KDV uygulamaları ile ilgili farklı görüşler ortaya konulmuştur. Yakın tarihte verilmiş özelgede konu aşağıdaki şekilde ele alınmış ve açıklanmıştır.

Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 23.11.2018 Tarih ve 97726449-130[5260044566]-E.134979 Sayılı Özelgede;

I- VERGİ USUL KANUNU UYGULAMASI:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir." hükmü yer almaktadır. Söz konusu kayıtların ise mezkûr Kanunun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan, fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu şeklindeki belgelerden herhangi birisi ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

Buna göre, üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait kayıtlar vesikalara dayanılarak tevsik edilecektir.

Diğer taraftan, alacak ve borç notu "credit note-debit note" uluslararası ticaret yapan şirketlerce ticarette öngörülmeyecek şekilde ortaya çıkan maliyete ilişkin unsurları karşılıklı olarak dengelemek amacıyla kullanılan notlardır. Bu notlar, genellikle firmalar tarafından fiyat farklılıklarına ilişkin birer düzeltme aracı olarak kullanıldığı gibi, satıcı tarafından alıcıya ticari, lojistik, teknik talepler, komisyon ve indirim gibi nedenlerle de gönderilir.

Buna göre, yurt dışındaki satıcı tarafından satılan mal miktarına veya fiyat farkına istinaden firmanız adına fiyat indiriminde bulunması durumunda alınan mal veya hizmetin fiyatı azalacak, dolayısıyla şirketinizin yurt dışındaki satıcıya olan borcu da azalarak geliri artmış olacaktır. Bu durumda şirketiniz tarafından yurt dışındaki firma adına fatura düzenlemesi gerekmektedir. Ayrıca, yurt dışındaki müşterinin credit note düzenlemesi mümkün olmakla beraber kayıtların vergi mevzuatına göre tevsiki açısından faturanın düzenlenmesi zorunluluğu ortadan kalkmamaktadır.

II- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (8/2) maddesine göre, vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV'yi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde, düzenlediği bu tür vesikalarda KDV gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edilir. Şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şarttır.

Konuyla ilgili olarak Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin I/C-1.1.2. Fazla veya Yersiz Ödenen Verginin İadesi başlıklı bölümde, "İndirim hakkına sahip mükelleflerin ithalat matrahında, ithalat işleminden sonra meydana gelen azalmalar (transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtıldığının tespit edildiği durumlar dahil) nedeniyle fazla veya yersiz ödenen vergiler, bu mükellefler tarafından indirim hesaplarına alındığından iade edilmez.

İthalat sırasında fazla veya yersiz olarak ödenen bu vergiler ile ilgili olarak indirim hesaplarında herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır." açıklamasına yer verilmiştir.

Buna göre, fiili ithal tarihinden sonra yurtdışındaki firmanın alış iskontosu nedeniyle tarafınıza göndereceği "credit note" belgesine istinaden lehinize bir fiyat indirimi yapılması nedeniyle ortaya çıkan KDV, ilgili dönemde indirim konusu yapıldığından, indirim hesaplarında herhangi bir düzeltme yapılmasına ve KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.”

Yukarıda açıklandığı üzere, idare credit note düzenlenmesi ile ilgili, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227, 229 ve müteakip maddelerine atıf yapmış, yutiçindeki firmanın yurt dışındaki satıcıya olan borcunun azalarak gelirinin arttığı bu nedenle yurtiçindeki firma tarafından yurt dışındaki firma adına fatura düzenlenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

Özelge’de KDV açısından yapılan değerlendirmede ise, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun (8/2) maddesine göre fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi gerektiği belirtmiş. Akabinde ise Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin I/C-1.1.2. Fazla veya Yersiz Ödenen Verginin İadesi başlıklı bölümünü dayanak gösterip, ithalat sırasında fazla veya yersiz olarak ödenen KDV tutarının geri iade edilmeyeceği ve indirim hesaplarında herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmadığı değerlendirmesinde bulunmuştur.

Yapılan değerlendirme ile yuriçindeki şirketler kendilerine düzenlenen debit note sonucu oluşan matrah artışı üzerinden KDV ödeyecek fakat credit note sonucu oluşan matrah azalışı nedeniyle fazla ödedikleri KDV tutarları kendilerine iade edilmeyecektir. Dolayısıyla yurtiçi firmalar kendilerine düzenlenen credit note sonucu fazla ödedikleri KDV tutarlarını indirim hesaplarında herhangi bir düzeltme yapmadan tahsil ettikleri KDV tutarlarından mahsup etmek suretiyle giderebileceklerdir. Devreden KDV tutarları yüksek olan şirketler ise credit note sonucu ödedikleri fazla KDV tutarlarını mahsup edemeyeceklerinden söz konusu KDV tutarları üzerlerinde finansman yükü olarak kalacaktır.

III. SONUÇ

Debit note ve credit note düzenlenmesi işlemleri çeşitli sebeblerle oluşan fiyat farklılıklarını dengelemek amacıyla uluslararası ticarette yaygın olarak kullanılmaktadır. Konunun ilgili mevzuat hükümleri ile Maliye İdaresi’nin görüşleri çerçevesinde değerlendirilmesi neticesinde, yurtdışındaki firma tarafından düzenlenen debit note için yuriçindeki firmanın herhangi bir belge düzenlemesine gerek bulunmadığı, yapılan işlem neticesinde oluşan matrah artışı sonucu hesaplanan KDV tutarının ise gümrük idaresine veya vergi dairesine (2 Nolu KDV beyannamesi ile) ödenebileceği sonucuna varılmaktadır.

Credit note düzenlenmesi ile ilgili verilen güncel özelgede ise, yutiçindeki firmanın yurt dışındaki satıcıya olan borcunun azalarak gelirinin arttığı bu nedenle yurtiçindeki firma tarafından yurt dışındaki firma adına fatura düzenlenmesi gerektiği, credit note sonucu oluşan matrah azalışı nedeniyle fazla ödenen KDV tutarlarının ise yurtiçi firmalara (alıcılara) iade edilmeyeceği belirtilmiştir.

Yurtiçi firmalar tarafından credit note sonucu fazla ödenen KDV tutarları firmaların ödenecek KDV’leri var ise mahsup edilebilecek fakat devreden KDV tutarları mevcut olan şirketler ise fazla ödedikleri KDV tutarlarını mahsup edemeyeceklerinden söz konusu KDV tutarları üzerlerinde finansman yükü olarak kalacaktır. Dolayısıyla nasıl ki düzenlenen debit note sonucu eksik ödenen KDV tutarı şirketlerden tahsil ediliyorsa, credit note sonucu fazla ödenmiş KDV tutarlarının da devreden KDV durumunda olan şirketlere ek finansman yükü oluşturmasını önlemek amacıyla iade edilmesi gerektiğinin hakkaniyete daha uygun olacağı görüşünü paylaşmaktayım.

KAYNAKÇA

  1. Mehmet ÖZKOÇ, Yaklaşım / Temmuz 2017 / Sayı: 295
  2. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu
  3. 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
  4. Gümrük Yönetmeliği
  5. Gümrükler Genel Müdürlüğü 2011/48 sayılı Genelge
  6. Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı 23.11.2018 Tarih ve 97726449-130[5260044566]-E.134979 Sayılı Özelge

24.05.2019

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

GÜNDEM